KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/874
- Karar No
- 2024/1038
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
Karar Metni
3.181 kelime·16 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/874
KARAR NO : 2024/1038
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/11/2020
KARAR TARİHİ : 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Kazaya karışan araç olan ----- plakalı araç üzerine, davacının mağduriyeti ve ekonomik durumu göz önünde tutularak mümkünse teminatsız bir şekilde, mümkün değilse de uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, Davalıların 1. dereceden tam ve asli kusurlu olduklarını,
dava ikame edilmeden önce 31.10.2019 tarihli dilekçe ve tüm gerekli belgeler ile birlikte davalılardan--- başvurularak "Sigortalı --- işleteni olduğu --- plakalı aracın sürücüsü----- kusuru sebebiyle 22.02.2019 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası sebebiyle oluşan zararların Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında davacıya ödenmesi ve uzlaşma" talep edildiğini, akabinde sigorta şirketi yetkililerinin davacının ---- Devlet Hastanesinde heyete girmesini talep ettiğini, ----- Devlet Hastanesinde heyete giren davacıya kalıcı bir maluliyet tesis edildiğini sigorta şirketi taraflarına sözlü olarak bildirildiğini,
fakat yapılan görüşmeler sonucunda sigorta şirketi tarafından olumlu bir dönüş yapılmadığını ve uzlaşılamadığını, taraflarınca söz konusu kalıcı maluliyet raporu davalı sigorta şirketinden talep edilmiş ise de söz konusu rapor sigorta şirketince taraflarına gönderilmediğini, davalı sigorta şirketine yapmış olduğu başvuru olumsuz sonuçlanınca, 18.09.2020 tarihinde zorunlu dava şartı olan arabuluculuk kurumuna da başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davacının 22.02.2019 tarihinden saat 15:30 sıralarında ----- Plakalı aracın şoför koltuğunun arkasındaki yolcu koltuğunda oturmakta iken dava konusu kaza meydana geldiğini,
davacının içinde bulunduğu araç sağ şeritte seyir halindeyken 500 metre mesafe kadar önünde ----- plaka sayılı bir biçerdöver göründüğünü, Biçerdöver şoförü sol tarafta bulunan karşı şeride geçilmesi için açıldığını, refuj aralığından karşı yola geçmek üzere biçer döverin burnunu sola çevirerek duraksadığını, biçerdöverin duraksaması ile hızını arttıran ---- Plakalı araç ise biçerdöverin harekete geçmesiyle hızını azaltıp biçerdöverin dönmesini beklemek yerine biçerdöverin hareket ettiği yönde var olan boşluktan geçmek için hızını daha da arttırdığını,
mesafenin 50 metreye kadar düşmesi ile ani frenle durmaya karar veren ------ Plakalı araç şoförü, aracın kapasitesinin üstünde dolu olması ve aşırı hız nedeniyle kızaklayarak ---- plakalı biçer döverin ön sol tekerleğinin arkasından, iki tekerlek arasındaki metal aksama şoför tarafından çarptığını, çarpmanın hızı ve etkisiyle aracın içinde bulunan yolcular savrulduğunu, koltuklarına tutunmaya çalışan yolcuların gücüyle koltuklar yerlerinden koptuğunu, davacının oturduğu koltuğun da yerinden koptuğunu, davacının araca sonradan eklenmiş koltuk ile şoför koltuğu arasındaki takta aksamın arasında sıkıştığını,
davacının oturduğu koltuğun demir aksamı, arkada oturan yolcunun oturduğu yerden savrulup koltuğa uyguladığı baskı sonucu, davacının sırtına, bacağına ve omurgasına baskı uyguladığını, kopan koltukların davacının sırtını, bacağını ve omurga bölgesini ezdiğini, hastanede yapılan tetkikler sonucunda davacının omurgasının lombar bölümünde iki ayrı noktada kırığın olduğunun tespit edildiğini, davacının olay yerine gelen ambulanslar ile ---- Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını, ---- Devlet Hastanesi'nde yapılan tetkikler sonucunda davacının omurgasında iki adet kırığın mevcut olduğu tespit edilmiş olduğunu,
Sağlık Kurulu raporuna göre "Hastanın L1 vertabra sağ transvers kırığı" nedeniyle önce 10 günlük devamında ise --- Devlet Hastanesine sevk edilen davacıya Beyin ve Sinir Hastalıkları bölümü tarafından 30 günlük istirahat raporu verildiğini, aynı şekilde kaza tarihinden sonra uzun bir süre daha söz konusu istirahat raporları uzatıldığını, Davacının sıkıntıları ve tedavi süreci halen devam ettiğini ve kalıcı hasarların söz konusu olduğunu,
İnsan bedeninin hareketi açısından stratejik ve yaşamsal bir bölge olan omurga bölgesinde ve sol bacakta oluşan kalıcı hasar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve davacının çalışamadığı günler bakımından ise geçici iş göremezlik durumu söz konusu olup, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talepleri bulunduğunu, davacının kazadan sonra bakıma muhtaç bir şekilde yaşadığını, davacının kazadan sonra yolcu minibüsü diye yolcu alan söz konusu aracın aslında bir öğrenci servisi olduğunu öğrendiğini, Üstelik söz konusu aracın 16 kişilik taşıma kapasitesine sahip olmasına rağmen araç sahibi araca 27 kişi aldığını,
koltuklarda emniyet kemeri dahi bulunmadığını, yolcu fazlalığı aracın fren mesafesini dahi etkileyebilecek ölçüde olduğunu, kısacası aracın kapasitesi üstünde yolcu alınması, emniyet kemeri bulunmaması, hatalı şerit değiştirme, aşırı hız yapma, kavşağa yaklaşırken yavaşlamama, dikkatli ve özenli davranmama ve benzeri tespit edilebilecek nedenlerle araç sigortalısı ve şoförü olan davalı --- 1. Dereceden tam ve asli kusurlu olduğunu kaza tespit tutanağında da bu durumun açıkça belirtildiğini,
söz konusu aracın kapasitesinin çok üzerinde yolcu taşımak üzere fabrikasyon üretim koşullarına uygun olmayacak şekilde ek koltuk sistemi ile değiştirildiğini ayrıca ayakta yolcu alma yasağını delmek amacı ile de boşluk kısımlarına tahta aksamdan oturaklar yaptırılarak, yolcu sayısı arttırıldığını, davacının 26.05.1976 doğumlu ve 1 çocuk babası olduğunu, Bakmakla yükümlü olduğu bir ailesi, çocuğu ve annesi var olduğunu, kazadan önce aylık kazancının 10.000,00 TL civarında olduğunu ileri sürerek, ileride telafisi güç zararlara engel olunması bakımından, davacının mağduriyeti ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak,
teminatsız bir şekilde kazaya karışan----- plakalı minibüs ve plakası üzerine ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasına, davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 22.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı---- tahsili ile davacıya ödenmesine,
fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak ve belirlenebilir olduğu tarihte artırılmak kaydı şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminatın (işbu davanın ikame edildiği tarihte belirsiz olup da ancak ve ancak bilirkişi marifetiyle tamamı belirli hale gelebilecek olması sebebiyle HMK 107 uyarınca belirsiz alacakdır), kazanın meydana geldiği 22.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ---- ve davalı---- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ----. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmelsi gerektiğini, davacının kusurlu olduğunu yine de iş göremezlik ve kusur oranının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, davanı SGK'na ihbar edilmesini, davalının temerrüde düşmediğini ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak,haksız davanın hukuki yarar yokluğundan aksi taktirde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---- tarafından davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı maddi -manevi tazminat istemine ilişkindir. Trafik tescil kayıtları, hasar dosyası, hastane evrakları, soruşturma dosyası, SGK kayıtları, SED araştırmaları celp edilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, Mahkememiz ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 04/03/2022 tarihli ara kararı ile rapor tanzim edilmek üzere dosya ---- ATK'na gönderilmiş, tanzim edilen 21/09/2022 tarihli raporda özetle;''...26/05/1976 doğumlu ---’in 22/02/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması, 20/02/2019 tarih ---- sayılı ---- Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Tablo 1.1, Kategori II’ye göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği, 3. Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı ve davalı şirket vekilince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizin 20/12/2022 tarihli celse ara kararı ile dosya aktüer ve sigorta alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, tanzim edilen raporda özetle;''...Dosyada kusur oranları belli olmayıp davacının yolcu konumunda olması, ve trafik kazası tespit tutanağında her iki sürücüye kusur atfında bulunulmuş olması sebebiyle, kusur yönünden konusunda uzman bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekip gerekmediği konusunda takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere,
Dosyada mübrez 22.02.2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağında bu kazanın oluşunda---- plakalı Biçerdöver'in sürücüsü ---- 2918 sayılı KTK.nın 53/1-b (sola dönüş kurallarına riayet etmemek) maddesini ihlal ettiği, ---- plakalı araç sürücüsü ---- ise 2918 sayılı KTK.nın 52/1-a (aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) maddesini ihlal ettiği, kanaatına varıldığı belirtilmiştir. ---HD ---- plakalı araçta yolcu konumunda olduğu,
Davacı tarafından sadece ---- yönünden talepte bulunulmuş olması sebebiyle dosyada kusur oranı belli olmayıp, trafik kazası tespit tutanapında her iki tarafada kusur atfında bulunulmuş olması nedeniyle tarafların eşit oranda kusurlu olduklarının Sayın Mahkeme tarafından kabulü halinde davalı sürücünün %50 oranında kusurlu olduğunun kabulüne göre: 1-22.02.2019 tarihinde meydana gelen yaralamalı maddi hasarlı trafik kazasında --- yaralandığı, yaralanarak %8 beden gücü kaybına uğrayan davacının kazanç kaybından dolayı geçici tam iş göremezlik zararının 1.566,05 TL olduğu,
sürekli kısmi iş göremezlik zararının ise dava dışı sürücü ---- %50 kusur oranına göre 120.475,02 TL olduğu, Toplam tazminat tutarının (1.566,05+120.475,02) = 122.041,07 TL olduğu hesaplanmıştır.
Dosyada kusur oranları belli olmayıp davacının yolcu konumunda olması, ve trafik kazası tespit tutanağında her iki sürücüye kusur atfında bulunulmuş olması sebebiyle davalı sürücünün %50 oranında kusurlu olduğunun kabulüne göre: ---- Plakalı aracın 22.02.2019 kaza tarihinde----. tarafından düzenlenen 02.06.2018-02.06.2019 tarihleri arasında geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik/iZMS) Sigortası poliçesinin sakatlık ve ölüm teminatının limiti kişi başına 360.000,00 TL. olduğu, davalı sigortacı ZMSS poliçesi düzenlenmiş olmakla, araç işleteninin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu,
hesaplanan tazminat tutarı poliçe teminat limitini aşmadığından sigorta şirketinden talep edilebileceği, Huzurdaki davanın davacılarının vekili tarafından açılan davada dava tarihi 24.11.2020 tarihidir. Bu tarih itibarıyla KTK 97. Md. yürürlüktedir. Davalı sigorta şirketine davacı tarafından davadan önce ----31.10.2019 tarihinde müracaat edildiği, ancak.
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun sunulamadığı anlaşıldığından, dosyada başkada eksiksiz evrak ile müracaat edildiğine dair bir bilgi veya belge bulunmadığından sigorta şirketinin 24.11.2020 dava tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş,
davacı ve davalı sigorta şirketi tarafından rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.Mahkememizin 04/07/2023 tarihli celse ara kararı ile tanzim edilen bilirkişi heyet raporunda özetle;''...Davaya konu Trafik Kazası Kapsamında.
“21 HD 127 plaka sayılı araç sürücüsü --- %75 kusur oranı ile asli kusurlu olduğu, ---- plaka sayılı araç sürücüsü ----- “ın % 25 kusur oranı ile tali kusurlu olduğu, davacı tarafından sadece ---- Sigorta yönünden talepte bulunulmuş olması sebebiyle dosyada kusur oranının heyetimiz teknik bilirkişisi trarafından sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, sürücünün %75 kusur oranına göre: 22.02.2019 tarihinde meydana gelen yaralamalı maddi hasarlı trafik kazasında ---- yaralandığı, yaralanarak %8 beden gücü kaybına uğrayan davacının kazanç kaybından dolayı geçici tam iş göremezlik zararının 2.349,08 TL olduğu,
sürekli kısmi iş göremezlik zararının ise dava dışı sürücü ---- %75 kusur oranına göre 180.713,14 TL olduğu, Toplam tazminat tutarının (2.349,08+180.713,14) = 183.062,22 TL olduğunun hesaplandığı, Davacı ---- yolcu konumunda olduğundan kusura katkısının olmadığının Sayın Mahkeme tarafından da kabulüne göre hesaplama yapılmış olup, ---- plaka sayılı araç sürücüsü---- 'ın % 25 kusur oranı ile tali kusurlu olduğu, tespit edilen dava dışı sürücü yönünden talep olmadığından, --- sigortalısı ---- yönünden hesaplama yapılmadığını,----.
Tarafından düzenlenen 02.06.2018-02.06.2019 tarihleri arasında geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik/ZMS) Sigortası poliçesinin sakatlık ve ölüm teminatının limiti kişi başına 360.000,00 TL. olduğu, davalı sigortacı ZMSS poliçesi düzenlenmiş olmakla, araç işleteninin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu, hesaplanan tazminat tutarı poliçe teminat limitini aşmadığından sigorta şirketinden talep edilebileceği, Huzurdaki davanın davacılarının vekili tarafından açılan davada dava tarihi 24.11.2020 tarihidir.
Bu tarih itibarıyla KTK 97. Md. yürürlüktedir. Davalı sigorta şirketine davacı tarafından davadan önce --- 31.10.2019 tarihinde müracaat edildiği, ancak.
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun sunulamadığı anlaşıldığından, dosyada başkada eksiksiz evrak ile müracaat edildiğine dair bir bilgi veya belge bulunmadığından sigorta şirketinin 24.11.2020 dava tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu, SGK'nın sorumluluk kapsamında olmayıp, davalıların sorumlu olduğu tedavi, ulaşım, malzeme, pansuman, bakım giderleri toplamı 120,10 TL olduğu..'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Davacı vekili UYAP sisteminden mahkememize sunmuş olduğu 21/05/2024 tarihli dilekçesi ile özetle;''...50.000,00 TL manevi tazminatın tahsili" ve HMK 107 uyarınca talep arttırım dilekçelerinin kabul edilmesini, bu kapsamda netice-i talep olarak; davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 22.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---- tahsili ile davacıya ödenmesine,
500,00 TL tüm tedavi giderleri(muhtemel giderler ve bakıcı giderleri de dahil), 500,00 TL kazanç kaybı, 2.349,08 TL geçici(tam) iş göremezlik tazminatı, 180.713,14 TL TL sürekli (kısmi) iş göremezlik tazminatının kazanın meydana geldiği 22.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ---- ve davalı ---- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, sunulu dilekçe davalılara tebliğ edilmiş, davacı tarafça 21/05/2024 tarihinde tamamlama harcı Mahkeme veznesine depo edilmiştir.
İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde.
Huzurdaki dava, 22/09/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacı nezdinde geçici ve sürekli maluliyet, kazanç kaybı ve tedavi-bakıcı gideri yönünden maddi ve manevi zarar meydana geldiği iddiasına dayalı tazminat davasıdır.Usulüne uygun şekilde yapılan tebliğe karşın davalı ---- tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmadığından, adı geçen davalı tarafından iddianın tümden inkar edildiği varsayılmıştır.Kaza tespit tutanağından kazanın;
"...22.02.2019 tarihinde saat 15:30 sıralarında ---- 18 km + 200 m gendiği esnada sola dönüş yapmak isteyen sürücü---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı ---- marka Biçerdöver ile aynı istikamette arkasında seyir halinde olan sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı aracın biçerdöverin orta kısımlarına kendi aracının sol ön kısımları ile çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş ...” olduğu ve tutnanakta ----- plaka sayılı Biçerdöver sürücüsünün KTK Madde 5/'1b maddesini, ----- plaka sayılı araç sürücüsünün ise KTK Madde 52/'la maddesini ihlal etmiş olduğu yönünde kanaat belirtilmiş olduğu görülmüştür.
Olay nedeniyle yapılan ceza soruşturma dosyası incelendiğinde.
Tanzim edilen iddianamede Müştekinin ----, şüphelilerin ---- ve ---- olduğu, 22.02.2019 tarihinde şüpheli ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı minibüs ile seyir halinde iken, sola dönüş yapmak isteyen şüpheli ---- sevk ve idaresindeki biçerdövere çarpması sonucu meydana gelen, minibüste bulunan müştekinin yaralandığı olay ile ilgili tarafımızca başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerin kaza tespit tutanağında belirtilen şekildeki kusurları ile müştekinin vücudunda kemik kırılmasına neden olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet vererek üzerlerine atılı suçu işledikleri gerekçesiyle haklarında kamu davası açıldığı anlaşılmış,
davacının kazaya karışan minibüste yolcu olduğu, kazanın kazaya karışan iki araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiği, ceza soruşturmasında da iki araç sürücüsünün birlikte kusurlu olduğu iddiasına dayalı olarak iddianame tanzim edildiği görülmekle kovuşturma neticesinin beklenmesinin dosyaya katkı sağlamayacağı anlaşılmıştır.
Mahkememizce re'sen alınan 21/09/2022 tarihli ATK raporunda; Kaza nedeniyle davacıda %8 sürekli maluliyet meydana geldiği, iyileşme süresinin 1,5 ay olduğu, bu süreçte davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığının belirtildiği, Maluliyet tayininin kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli ---- sayılı ---- Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapıldığı anlaşılmakla Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Sunulu poliçeden; ---- plakalı aracın 02/06/2018-2019 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, sakatlık/ölüm teminatının kişi başı 360.000,00-TL olarak belirlendiği görülmüştür.Bu kapsamda yapılan değerlendirme ile Mahkememizce alınan heyet bilirkişi raporunda davaya konu kaza nedeniyle davacı nezdinde meydana gelen %8 sürekli maluliyete karşılık 240.948,44-TL maddi zarar ve 1,5 ay geçici iş göremezlik karşılığında ise 3.132,11-TL maddi zarar, 120,10-TL tedavi ulaşım gideri yönünden maddi zarar meydana geldiğinin tespit edildiği,
davacı tarafından her ne kadar ticari kazanç tespiti yönünden geçici vergi beyannamesi sunulmuş ise de beyannamede yer alan gelir miktarının ilgili dönem yönünden asgari ücretten düşük olduğu, Mahkememizce UYAP üzerinden alınan SGK sorgulamasında davacının SSK çalışanı olduğu görülmekle sunulu raporda asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Buna karşın, kusur takdiri Mahkemenin yetkisinde olup, davacının---- plakalı minibüste yolcu konumunda olduğu, kazanın meydana gelmesinde davacıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı, dava dilekçesinde "müştereken ve müteselsilen" sorumluluk kaydına dayanıldığı, bu kapsamda kazaya karışan ---- plakalı minibüs ile ---- plaka sayılı biçerdöver sürücüsünün kusur oranlarının kendi iç rücu ilişkisinde değerlendirilebilecek olmasına göre tespit edilen maddi zarar kalemlerinden kusur indirimi yapılması yönünde tanzim edilen bilirkişi raporuna bu yönüyle itibar edilmemiştir.Sürekli Maluliyet tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede.
Davacının her ne kadar kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmamakta ise de minibüste kapasite üzerinde yolcu bulunmasının güvenli seyahate engel ve tehlike yarattığının davacı tarafından öngörülmesinin mümkün olmasına göre tespit edilen maddi zarar kalemlerinden %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, bunun dışında indirimi gerektiren başkaca bir neden bulunmadığı değerlendirilmekle, davacı tarafından talep edilebilecek sürekli maluliyet tazminatının 192.758,75-TL (240.948,44-TL X %20 = 48.000.00-TL, 240.948,44-TL - 48.000,00-TL =192.758,75-TL) olduğu anlaşılmış,
talep arttırım dilekçesi kapsamında taleple bağlı kalınarak değerlendirme yapılması gerekmiştir.
Geçici Maluliyet tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede.
Davacının her ne kadar kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmamakta ise de minibüste kapasite üzerinde yolcu bulunmasının güvenli seyahate engel ve tehlike yarattığının davacı tarafından öngörülmesinin mümkün olmasına göre tespit edilen maddi zarar kalemlerinden %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, bunun dışında indirimi gerektiren başkaca bir neden bulunmadığı değerlendirilmekle, davacı tarafından talep edilebilecek geçici iş göremezlik tazminatının 2.505,69-TL olduğu (3.132,11-TL X %20 = 626,69-TL, 3.132,11-TL - 626,69-TL = 2.505,69-TL),
davacı tarafından talep arttırım dilekçesi ile toplam 2.349,08-TL geçici maluliyet tazminatı talep edildiği ve davacı tarfaından 24/12/2024 tarihli celse beyanlarında dava dilekçesinde 500,00-TL harca esas değer gösterilen kazanç kaybı taleplerinin geçici maluliyet talebi olarak değerlendirilmesini talep ettikleri,
geçici maluliyet tazminatı ile kazanç kaybı taleplerinin iç içe geçen talepler olduğu dikkate alındığında Mahkememizce tespit edilen 2.505,69-TL geçici maluliyet talebinin tümden kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi heyet raporu ile talep edilebilecek tedavi ulaşım giderinin 120,10-TL olduğu ve talebin kısmen kabulü gerektiği,
alınan ATK raporu ile davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığından talebin bu yönden reddi gerektiği anlaşılmıştır.Zorunlu mali sorumluluk sigortasının motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümü yada yaralanması veya bir şeyin zarara uğraması nedeniyle o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin davacının içinde yolcu olarak bulunduğu---- plakalı minibüsün ZMMS olduğu,
poliçenin kaza tarihinde geçerli olduğu ve meydana gelen zarardan 360.000,00-TL teminat limiti ile sorumlu olduğu, davalı ---- plakalı minibüsün sürücüsü olduğu, bu kapsamda tespit edilen maddi tazminat alacak kalemlerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ---- haksız fiil hükümleri kapsamında kaza tarihi olan 22/02/2019 tarihinde ve davalı sigorta şirketinin ise sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapıldığından dava tarihinde temerrüde düştüğü, alacak kalemlerinin niteliği dikkate alınarak temerrüd tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan sosyal ekonomik durum araştırmaları, davalı --- kazaya karışan ---- plakalı minibüsün sürücüsü olup kazanın meydana gelmesinde %75 kusurlu olduğu, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, kazanın meydana geliş şekli ile meydana gelen kaza neticesinde davacıda kemik kırığı başta olmak üzere alınan ATK raporuyla %8 sürekli maluliyet ve 1,5 ay süreyle geçici maluliyet meydana geldiği dikkate alınarak davacı nezdinde meydana gelen manevi zarardan kusurlu araç sürücüsünün haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğu, kaza tarihinde temerrüd meydana geldiği ve temerrüd tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği, davanın 6100 sayılı HMK 107. Madde kapsamında açıldığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/874, K. 2024/1038, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama