İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/889 K.2021/322

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2020/889Karar2021/322Tarih13 Nisan 2021Okuma10 dk · 1.957 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/889
Karar No
2021/322
Karar tarihi
13 Nisan 2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.957 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2020/889 Esas

KARAR NO: 2021/322

DAVA

Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)

DAVA TARİHİ : 05/06/2020

KARAR TARİHİ: 13/04/2021

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA VE TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkillerimin kurucu ortağı olduğu----- yılında beş kişi tarafından kurulmuş olup, bir hissedar Davalı--- oranında diğer dört hissedar ise --- oranında pay sahibi olduğunu, Şirket Ana sözleşmesinin 8. maddesinde şirketin temsil ve yönetim yetkisinin tamamının bir kişiye devrinin de mümkün olabileceği yönünde düzenleme yapıldığını, şirket kurucularının aslında dört kişi olduğunu, beşinci kişi olan ------ o zamanki kuruluştaki yasal zorunluluk gereği kurucu yapıldığını, ortaklardan ------ oğlu olduğunu, o zaman başka bir işyerinde çalıştığını, şirketle bir ilgisinin olmadığını,

zaman içerisinde müvekkillerinin büyük hissedar olan----- şirkette kendisini her konuda yetkili, tek söz sahibi olarak gördüüğünü, müvekkillerini ortak olarak değil, çalışanları gibi görmeye başladığını, haksız kazanç paylaşımının anlaşılması sonrası başlayan güvensizlik ortamının artık bir arada olamama aşamasına gelindiğini, son altı aydır ortaklığı sulhen sona erdirme girişimleri de davalı ----- tutumu ile başarıya ulaşamayınca, işbu davanın açılmasının gerektiğini, şirketin kuruluşu sonrası ilk hazırlanan----sirkülerinde yetki iki imza ile kullanıldığını, imzalardan birinin davalı ---- olduğunu,

diğer imza ile şirketin temsil edilemediğini, bu yetkinin sistemi--- kadar sürdüğünü, sirkülerde --- sirkülerin birinci bölümünde ayni --- yılındaki düzenlemenin mevcut olduğunu, sirkülerin devamında bu --- maddenin en önemlileri ve tamamı akçalı ve yönetsel olan---maddesi tekrarlanmakta ve bu kez yetkilerin tek imza ile davalı ---- verildiğini, göstermelik çift imzanın ayni sirkülerde bu kez etkisiz bırakıldığını, bütün akçalı yetkilerin davalı ---- geçtiğini, para akışının diğer hissedarların bilgisi dışına çıkartıldığını, --- şirketin satışı ve yeni şirket alma konusu iki imzalı,

diğer bütün akçalı ve yönetsel yetkiler tamamen tek imza ile artık davalı ---- ait olduğunu, artık para trafiğinde diğer hissedarlar bir yetkisinin olmadığını, yani fiilen ve hukuken yetki ve sorumluluğun sadece ---- ait olduğunu, --- sirkülerinde bütün yetkilerin tek imza ile ----- geçtiğini, artık diğer ortakların yetkide hukuken de fiilen de olmadığını, -- Sirkülerinde bu kez yönetim kuruluna davalı--- eşinin------olduğunu, diğer ortakların yetkide hukuki ve fiili yokluğunun devam ettiğini, bu sirkülerin ----kadar devam ettiğini, ayrıca ana sözleşme değişikliği yapılarak, yönetim kurulunun yapısının ----- olarak,

görev süresi de ---- olarak değiştirildiğini, davalı------ eşinin rahatsızlığı üzerine, ------şirkette fiilen göreve başladığını, para trafiğini üstlendiğini, şirket kuruluşunda, taraflar arasındaki ---- sözlü anlaşmasının da böylece davalı tarafından tek taraflı olarak ortadan kaldırıldığını, bunun üzerine ---- ay sonra ----tarihinde diğer ortaklardan/davacılardan ---- de şirkete fiilen dâhil olduğunu, henüz imza yetkisinin olmadığını, ortaklar/davacıların---- dolayısıyla para akışından haberdar olmaya başladıklarını,

böylece ancak ----- ortasından itibaren davacıların kazanç paylaşımındaki dengesizliği anlama ve öğrenme sürecinin başladığını,---- başındaki imza sirkülerinde, davalı ---- tarihli ------- yetki kullanımına dönüldüğünün görüldüğünü, artık davacılardan ----- para trafiğinde yetkili olduğunu, halen geçerli olan ------ ortasındaki imza sirkülerinin ------- kadar geçerli olduğunu, davalı --- o zamanki avukatı vasıtası ile şirketin değerinin tarafsız bir kuruluşça belirlenmesinin önerildiğini, önerinin kabul edildiğini, ----yıllarına ait şirket mali verileri incelenerek ----- hazırlandığını,

müvekkillerinin rapordaki şirket değerini kabul ettiklerini ve davalıların kasa açığının davalılar tarafından şirkete ödenerek kapatılması koşulu ile şirketi almaya veya satmaya hazır olduklarını bildirdiklerini, Bu arada taraflar arasında değerleme şirketince belirlenen miktar dışında bir başka bedel üzerinde prensip anlaşması sağlandığını, davacının parası olmadığı gerekçesi ile şirketi alamayacağını beyan ettiğini, Bunun üzerine müvekkillerinin belirlenen bedelin bir miktarını nakit, bakiyesini de kredi ile ödeme önerisinde bulunduklarını,

kredi için de bir teminat sözleşmesi ile kredi miktarı kadar arkası ciroya kapalı ve en fazla ---- ay vadeli teminat senedi vererek şirketin ---- hissesini devir almayı teklif ettiklerini, kredinin ancak -- ay içinde verilebildiği bankalardan öğrenilmiş olduğundan bu tip bir öneri yapıldığını, Kredinin şirket üzerine alınacak olmasının---- tarafından kabul edilmediğini, ------ yev. no.lu ihtarnameyi keşide ederek

- Şirketin ---- hesaplarının görüşülmediği,

- Şirketin ------ yönetildiği ve fiili çözümsüzlük içinde olduğu,

- Esas sözleşmede ------ kişilik yönetim kurulu önerildiği halde buna uyulmadığı ve bunun hukuka aykırı olduğu,

- Yıllardır kâr payı ve huzur hakkı alamadığı, belirtilerek gönderdiği gündemle genel kurul yapılması talebini ilettiğini, Bu ihtar üzerine davacılar ve ------ yev. no.lu cevabi ihtar keşide ettiklerini,

Bu cevabi ihtarda özetle;

----- hesaplarının henüz görüşülemeyeceği, çünkü Şirketin kurumlar vergisi hazırlığı içerisinde olduğu,

---- Hesaplarının bizzat oğlu --- divan başkanlığını yaptığı, --- tarihli şirket genel kurulunda görüşüldüğü ve oy birliği ile ibra edildiği,

- İhtarnamede belirtilen ---- tarihinde --- yıllığına seçilmiş bir yönetim kurulu ve geç tescil edilme gibi olayların da söz konusu olmadığı, eğer böyle bir şey olduysa --- pay sahibi ortak olarak neden müdahale etmediği ve bugüne kadar beklediği, bu ihtarname ile sorumluktan elbette kurtulamayacağı,

- Şirket ana sözleşmesinde yönetim kurulunun en az -- kişi olması gerektiği ve bu kurala uyulmamasının hukuka aykırı olduğu belirtilmekte ise de, şirketin ----- yılındaki ana sözleşme değişikliği ile yönetim kurulu üye sayısının değiştirildiği ve---- yılından bu yana da bu şekilde uygulandığı, üstelik bu değişiklik yapılırken, şirketin hem yönetim kurulu başkanı hem de bu değişikliğin yapıldığı genel kurulun divan başkanı olduğu, bunları bilmemesinin mümkün olmadığına göre, bunun da kötü niyetinin bir göstergesi olduğu,

- Kâr payı ve huzur hakkı almadığı belirtilmekte ise de kendisinin bunların nasıl verileceğini çok iyi bildiği, şirkette ----- pay sahibi ve büyük ortak olarak ağırlıkla kendi iradesiyle oluşan genel kurul kararlarında ----------“kâr payı dağıtmama” kararı olduğu, şirkette huzur hakkı ödenmediğini bilmiyormuşçasına ihtarname gönderilmesinin kötü niyetin bir başka göstergesi olduğu, üstelik öz oğlunun Şirketin ---- olduğu,

- Bizzat kendisi tarafından oluşturulmuş bulunan güvensizliğin ve nizanın sürdürülmemesi adına görüşmeler başlatıldığı ve muhtelif alternatifler arasından taraflardan birinin şirketi satın alması konusunda uzlaşma sağlandığı, bunun gerçekleştirilebilmesi için şirketin güncel değerinin hesaplanması gerektiği, bu nedenle yine ortak irade ile bir uzman kuruluştan rapor alındığı, her ne kadar bütün bu işlemler uzun müzakereler sonucu sağlanan uzlaşma ile oluşmuşsa da kendisinin bilinmeyen gerekçeler sonucu bu uzlaşmadan caydığı, bununda bir kötü niyetin göstergesi olarak ortada olduğu,

- Bu arada değerlendirme kuruluşunca oluşturulan ayrıntılı raporda ---- ---- tutarında bir kasa açığı olduğunun tespit edildiği, davalıların haksız kazanç tespitlerinin bir kez daha doğrulandığı, kasa açığının, kasayı yöneten kişinin/kişilerin karşılıksız olarak kendi amaçları doğrultusunda şirketten aldığı ve yerine koymadığı, hukuksuz ve mali hukuk açısından da çok ciddi sonuçlar doğuracak bir işlem olduğu, davacılar tarafından alınan mali müşavir değerlendirmesi sonucu bunun uzun yıllardır devam eden bir durum olduğunun anlaşıldığı,

bunun da ---- gün içinde kapatılmasının belirtildiğini, davalı----- yev. no.lu ikinci bir ihtar keşide ettiyse de sadece inkâr mahiyetli olduğunu, bu nedenlerle davalıların sebep olduğu kasa açığının kısmi dava olarak ve şimdilik kaydıyla ------ olarak şirkete iadesini, kasa açığına, oluşumundan tahsiline kadar ticari faiz uygulanmasını, bedel kesinleştiğinde talebin ıslah edilip, harcın tamamlanacağını, şirketin yönetimi için tedbiren ve derhal kayyum tayin edilmesini, müvekkillerinin ortaklıktan ayrılma talebinin kabul edilmesini, bilirkişi marifeti ile şirketteki hisselerinin değerini ve sair mali haklarının belirlenmesini,

davalı ------ bunu karşılamaması durumunda şirketin fesih ve tasfiyesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.

Ortaklığın feshi davasında ,davalı sıfatı bizzat ortaklığın kendisine ait olduğunu , çoğunluk pay sahipleri yahut yönetim kurulunnun davanın tarafı olmadığını, dava ise çoğunluk hisse sahibi sıfatı ile müvekkil ---- ,şirket ----- sıfatı ile müvekkil ---- yöneltilmiş olup usulen kabulünün mümkün olmadığını, Davalı --- davacılardan ---- babası olan o zaman ki şirket ortağı ----- şirket faaliyeti ile ilgili iş becerilerini değerlendirerek şirket ortaklığı ile faaliyet yürütmek istemiş ,bu amaçla davacıların şirket kuruluşunda ortak olarak yer aldıklarını,

davacıların ortak sıfatıyla Türk Ticaret Kanununun pay sahiplerine tanınan haklarını dilediği şekilde kullandıklarını, aksi yönde iddiaları bulunmadığını, şirket işlerinin idaresi ve temsilinin yönetim kuruluna ait olduğu, Türk Ticaret Kanun’u 359 ve ilgili maddelerinde yer verildiğini, ayrıca, Yönetim kurulunun ne şekilde teşekkül edeceği gerek Türk Ticaret Kanun’unda ve gerekse kuruluşta davacılarla birlikte müşterek imza altına alınan ve halen yürürlükte bulunan şirket Ana sözleşmesinde belirlendiğini, şirketin, Yönetim kurulu TTK ve anasözleşmeye göre seçilmekte ve değiştirilebildiğini,

şirketin kuruluşundan itibaren yapılan tüm genel kurul toplantılarında yer alan gündem maddelerinin ortakların oy birliği ile karara bağlandığını, davacıların tüm bu süreçte, şirketin faaliyetleri ve yönetimi hususunda itiraz ve önerilerinin olmadığını, davacıların iddia ettikleri veçhile işçi kökenli olup olmamalarının herhangi bir önemi olmayıp şirket ortağı olan davacıların basiretli iş adamı gibi davranmaları gereğine halel getirmediğini, kullandıkları hukuki haklarını bu güne gelen süreçte de kullanmalarının önünde herhangi bir engel olmadığını, davacılar tarafından,

Türk Ticaret Kanun’unun anonim şirket ortaklarına ilişkin haklarını kullanmadan doğrudan ortaklıktan çıkma bu mümkün değilse şirketin feshine karar verilmesi talepleri, gerek şirkete gerekse şirketin------ pay sahibine zarar verme saikiyle atılmış bir adım olduğunu, şirketteki kasa açığı iddiaları mesnetsiz olduğunu, Davacılar bu iddialarına dayanak olarak-------- isimli değerleme kuruluşundan alınan raporu gösterdiğini, rapordaki tespitlerin yanıltmaya yönelik olarak yorumlandığını, davacıların şirketin tüm iş ve işlemleri konusunda fiilen yer almaları,

davacılarca sunulan delil raporda belirtilen açıktan yapılan ödemelerin büyük kısmının tarafı olmaları ve şirketin tüm işleyiş, iş ve işlemlerini bilmelerine, rağmen sanki kasa açığı varmış iddiasının iyi niyetle izah edilmekten uzak, şirkete ağır zarar verme amacıyla hareket ettiklerini, davacıların şahsi, aile birikimleri ve müvekkilemin kendi imkanları ile yurtdışında ticari gereklerle kurduğu şirket ve bu şirkete ait varlıkları dava konusu şirket kaynakları kullanılarak alındığı şeklinde dayanaktan yoksun olduğunu, iddia edilen işlemin --- yılında yapılan bir işlem olup aradan ------ yıl geçtiğini,

zamanaşımına uğrayan bir işlem olmasının yanı sıra bu süreçte yönetim kurulu defalarca ibra edildiğini, bu yönde iddia ortaya konulmadığını, söz konusu iddianın doğru olduğu kabul edilse dahi zamanaşımına uğrayan bir işlem olup dinlenmesinin mümkün olmadığını, davacıların, TTK’unun amir düzenlemeleri uyarınca şirketin ekonomik faaliyetlerini sürdürmesi esası karşısında basiretli iş adamı gibi davranmaksızın haksız ve mesnetsiz şekilde haklı sebep olmaksızın ortaklıktan çıkma taleplerinde bulunmaları gerek dava öncesi gerekse gelinen noktada ve devam eden süreçte şirket iş ve işlemlerinin tedarikçi,

müşteri ve çalışanların nezdindeki olumsuz etkileri bu suretle üretim ve satışların dolayısı ile şirket karlılığının olumsuz etkilendiğini, sürecin şirketin işleyişine olumsuz etkileri neticesi şirket genel kurulunun yapılması amacı ile müvekkili-------dosyası ile başvuru yapılmak durumunda kalındığını, taraflar arasındaki kişisel anlaşmazlıklar ortaklığın önünü tıkamakta olup ancak davacı pay sahiplerinin - talepleri veçhile-ayrılmaları neticesinde şirketin iştigal konusunu hala gerçekleştirme potansiyeli mevcut olup ,şirket içi anlaşmazlıkların giderilmesi ile şirketin içine düştüğü açmazdan kurtulma imkanı olduğunu,

davacıların taleplerinin de ortaklıktan ayrılma yönünde olduğunu, davacılar tarafından , müvekkillerime zarar verebilmek maksadıyla gerçekle ilgisi olmayan konuları da ileri sürmek suretiyle haklılığı bulunmayan iddiaların şirkete zarar vereceğini, bu nedenlerle davanın husumet yönünden düzeltilerek doğru hasım olan ---- yönlendirilmesine, kısmi dava olarak ikame edilen ------ kasa açığı yönünden davanın reddine, TTK md.531 hükümleri uyarınca davacı pay sahiplerinin Ortaklıktan Ayrılma taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememiz tarafından, deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.

Mahkememiz dosyasına sunulan satıcı ---- arasında imzalanan hisse devir ve temlik sözleşmesinin 1.11 maddesinde satıcının ----- sayılı dosyalarıyla açmış oldukları davalardan feragat etmeleri ve alıcının da işbu devir protokolünün bir sonucu olarak ---- aleyhine ------ esas sayılı dosyada şikayetten protokol feragati kabul ve vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunmadığını ilgili mahkemelere bildireceğine ilişkin düzenlemeleri içerdiği ve yine aynı sözleşmenin 1.2. Maddesinde tarafları birbirleri aleyhine açtıkları tüm davalar ve icra takiplerinden ve 1.2. Maddesinde de feragat sonucunda da birbirlerinden masraf ve ücreti vekalet talep etmeyecekleri, masrafların yapan taraf üzerinde bırakılacağın ilişkin düzenlemelerin bulunduğu mahkememizce belirlenmiştir.

Mahkememiz tarafından, davacı vekilinin ------ günlü feragat dilekçesi doğrultusunda dosya ve kapsamının incelenmesinde, gerekçenin usulüne uygun olarak tanzim edilmiş olduğu ve dosyada bulunan davacı vekaletnamesinde feragat yetkisi bulunduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce dosyanın incelenmesinde, davacı vekilinin-------günlü dilekçesi ile davadan feragat ettiği, 6100 sayılı HMK'nun 307, 309 ve 311 Maddeleri gereğince, davacı vekilinin davadan feragat etmesi nedeniyle davadan feragatin kesin hüküm sonuçlarını doğuracağını dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucu tespit edilmekle, davacı yanın açtığı davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek sonuç ve kanaatine varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Mahkememizin işbu dosyada devam etmekte olan sorumluluğa dayalı tazminat istemine dayalı davadan, davacılar-----tarihinde feragat ettikleri, diğer davacı --- günlü dilekçe ile feragat ettiği anlaşılmakla, davanın 6100 sayılı HMK'nın 307, 309 ve 311. maddeleri gereğince, vaki feragat nedeniyle REDDİNE,

2-Karar tarihinde alınması gerekli 54,40 TL harcın davacı tarafından yatırılan 44,40 TL harçtan mahsubu ile kalan 10,00 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye İRAD KAYDINA,

3-Kullanılmayan gider avansının HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa İADESİNE,

4-Taraf arasındaki yukarıda incelene sözleşme kapsamından, tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve ücreti vekalet talep etmeyeceklerine ilişkin düzenlemeler göz önünde bulundurularak, taraflar lehine masraf ve ücreti vekalet takdirine YER OLMADIĞINA,

Yapılan masrafların yapan taraf üzerinde BIRAKILMASINA,

Dair, asıl ve taraf vekillerinin yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.13/04/2021

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/889, K. 2021/322, 13 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2021/322
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 05/06/2020
  7. Karar Tarihi: 13/04/2021
  8. Dava Ve Talep
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/889
Karar No
2021/322
Tarih
13 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/890 K.2021/308
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2020/891 K.2021/706
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2020/892 K.2021/707
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/892 K.2021/452
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2020/893 K.2021/708
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2020/894 K.2021/709

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.