KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/243
- Karar No
- 2023/779
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
Karar Metni
5.301 kelime·27 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/243
KARAR NO : 2023/779
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 04/08/2017
KARAR TARİHİ : 23/11/2023
-----Tüketici Mahkemesinin-----Esas----- Karar sayılı görevsilik kararı verildiği, yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın ----Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesine gönderildiği, yargı yerinin----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olarak belirlenmesi üzerine dosya mahkememize tevzi edilmekle, mahkememiz ------ esasına kaydının yapıldığı, mahkememizce davanın hukuki yarar yokluğundan reddine dair karar verildiği, dosyanın davacı vekilinin itirazı üzerine istinaf incelemesine gönderildiği, ----Bam----Hukuk Dairesi ----- sayılı ilamı ile kararın kaldırıldığı, dosyanın mahkememiz işbu ----esasına kaydının yapıldığı, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile "-----" arasında 01/06/2015-31/12/2017 tarihleri arasını kapsayan kira sözleşmesi akdedildiğini, bu kira sözleşmesinde davalılardan----- unvanlı şirketin bulunmadığını, ancak kira sözleşmesinde kiraya veren olarak----- yer aldığını, ancak bu şirketlerin aynı gruba ait şirketler olduğunu, kira sözleşmesine konu taşınmazın "----- adresinde bulunduğunu, yapılan kira sözleşmesinin 2 yıl 7 ay süreli olduğunu, bu süre zarfında her aya ilişkin kira bedelinin 20.000,00 TL+KDV olduğunu, davacı tarafça kira bedelinin bu zamana kadar eksiksiz olarak ödendiğini,
davalılardan----- ise davacının kiracı olduğu ----- adlı iş merkezinin özel güvenlik hizmetlerini sağlayan güvenlik şirketi olduğunu, bina sahibi olan ---- arasında özel güvenlik hizmet sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme ile davalı -----adlı iş merkezinin güvenliğini sağlamayı sözleşmenin 3.maddesi gereğince kesintisiz olarak 7 gün 24 saat üstlendiğini, bunun karşılığında ------ bedeli olarak yıllık 9.300,00-TL aldığını, davacı tarafça da güvenlik hizmetine ilişkin üzerine düşen ödemeyi yaptığını, davacının kiralanan taşınmazdaki iş yerine 20/07/2017 tarihinde hırsız girdiğini ve büyük sayılarda ve büyük meblağlarda ürün çalındığını,
çalınan ürünlerin toplam bedelinin 60.270,72-TL olduğunu, davalı güvenlik şirketinin ayıplı hizmetinden dolayı hırsızlık olayının meydana geldiğini, davacının bu olay karşısında ekonomik olarak büyük bir sıkıntıya girdiğini, bu nedenle sıkıntılı günler geçirdiğini ve psikolojik olarak da sıkıntıya girdiğini, gerçekleşen hırsızlık olayındn özel güvenlik şirketinin güvenlik hizmetinin vetersizliğinden ve ayıplı ifasından dolayı gerçekleştiğini ve sebeple davacı aleyhine oluşan maddi ve manevi zarardan sorumlu olduğunu,
bunun yanı sıra diğer davalı----- bina sahibi olmasından dolayı binanın güvenliğini ve denetimini sağlayamadığından dolayı sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat bedelinin davalılardan alınıp davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 10/06/2021 tarihli duruşmada ki beyanında ; kusur raporuna herhangi bir itirazlarının olmadığını, hırsızlık sonucu çalınan ürünlerin değerinin tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesini, davalarının belirsiz alacak davası olarak açıldığını, dava dilekçesinde her ne kadar HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirtmiş iseler de davanın belirsiz alacak davası olduğunu beyan etmiş beyanını imzası ile tasdik etmiştir.Taraflara tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle;Süre uzatım kararı kendilerine 14/09/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, süresinde cevap vererek, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep ettiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, dava kira sözleşmesine ve kat mülkiyetine dayanıyor ise -----Sulh Hukuk Mahkemesi,
Tüketici Kanununa dayanıyor ise ----- Tüketici Mahkemeleri, sözleşmeye aykırı davranışa dayanıyor ise taraflar tacir olduğundan ----- Ticaret Mahkemesi görevli olduğunu, davalı müvekkilin dava konusu taşınmazın tapu maliki olduğunu, müvekkilin sorumluluğunu doğuracak davacı ile müvekkil firma arasında imzalanmış veya güvenlik firması ile müvekkil arasında imzalanmış her hangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, meydana gelen olayda müvekkilin kusuru da bulunmadığını, bu nedenle meydana geldiği ileri sürülen zarardan müvekkil sorumlu tutulamayacağını, davacının 01/06/2017 tarihli kira sözleşmesi ile kiracısı olduğunu, dava dışı -----. yerine,
üst kiraya veren tapu maliki müvekkil firmaya direkt kira bedeli ödemesini, müvekkilin meydana gelen hırsızlık olayından sorumlu olmasını gerektirmediğini, bunun için özel şartlara havi sözleşmeye ihtiyaç olduğunu, böyle bir sözleşmenin olmadığını, davalı----- isimli firmanın, "------ Yöneticiliği" ile imzaladığı sözleşmeye istinaden, müvekkilin dava konusu taşınmazı satın almadan önce de güvenlik hizmetini sunduğunu, müvekkilin dava konusu taşınmazı satın aldıktan sonra da, davalının ibraz ettiği 27/12/2017 tarihli "EK PROTOKOL" ile güvenlik hizmetini sunmaya devam ettiğini, hali ile ----, güvenlik hizmetini müvekkil firmaya değil,
----- Yöneticiliğine sunduğundan, müvekkilin sorumluluğuna başvurulamayacağı, her ne kadar davacı, dava dışı ----- isimli firma ile davalı ----arasında imzalanmış bir sözleşme ibraz etmiş ise de anılan sözleşmede müvekkilin ismi ve imzası yer almadığından bu sözleşme de ilgi tutularak, müvekkilin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacının meydana gelen olayda davacı tam kusurlu olduğunu, hırsızlık olayının meydana gelmemesi için davacının gerekli önlemleri alması gerekirken, almadığını, davacının ne alarm takmış ne de hırsızların girişini engelleyecek kilit veya panjur sistemi kullandığı aksi kanaat hasıl olsa bile,
---- güvenliğini tesis etmek diğer davalı ---sorumluluğunda olduğundan, meydana gelen zarardan----- mesul olduğunu, davacı uğradığı zararı da ispatlayamadığını, davacının tek taraflı beyanına haliyle itibar edilemeyeceğini, bu kadar kısa sürede meydana helen olayda davacının bu kadar malının çalınması mümkün olmadığını, meydana gelen olay nedeniyle davacının manevi zarara uğradığı iddiası da gerçek dışı olduğunu, hırsızlık olayı davacının olmadığı bir anda meydana geldiğini, davacının gerçek dışı beyanlarda bulunarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, görev itirazının kabülü ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini,
zaman aşımına uğramış taleplerin zaman aşımı nedeniyle reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- vekili 10/06/2021 tarihli duruşmada ki beyanında ; davanın usulden reddini talep ettiklerini, keşif yapılmadan kusur oranı belirlenemeyeceğini, bu sebeple keşif yapılarak kusur raporu alınmasını talep etiklerini, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak belirttiğini, çalınan malların bedellerinin faturalardan belirlendiğini, bedelinin 60.270,72 TL olduğunu belirttiğini, dava açılmadan önce dava değeri belirlenir durumda olduğunu, dava değerinin belirlenir olduğu durumlarda belirsiz alacak davası olarak davanın açılamayacağını, davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının, işyerine hırsız girdiğini, eşyalarının çalındığını ve güvenlik zaafıyeti olduğunu bu nedenle davalı müvekkilinin sorumlu olduğundan bahisle maddi ve manevi zarar talebinde bulunduğunu, davanın her yönüyle mesnetsiz ve dayanaksız olduğunu, taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, iş merkezinin güvenliğinin sağlandığını, plazanın giriş- çıkışını denetlendiği ve plazanın içinde bulunan güvenlik noktasında bulunan turnike ve kamera kontrollerinden sorumlu olduğunu, davacının bahsettiği olay plazanın arka tarafında plazadan bağımsız bir yer olduğunu,
güvenliği davalı şirkete ait olmadığını, davacı her nekadar müvekkili şirketten hizmet almak için aidat ödediğini iddia etmiş ise de, ödediği aidatlar incelendiğinde ödemenin yanlızca otopark ve jeneratör kullanımı için olduğunun açıkça anlaşılacağını, ayrıca kiracının yaptığı sözleşmelerde de güvenlik hizmeti alımına ilişkin husus bulunmadığını, davacının ücretini ödemediği bir hizmetten ötürü, müvekkil şirkete kusur isnat edemeyeceğini, davacının kötü niyetli olarak haksız kazanç elde etmek çabası içinde olduğunu, davalının müvekkil şirkete kusur isnat ettiğini, kal dı ki;
sorumluluğunda dahil olmadığı halde davalı müvekkil şirket çalışanı olan güvenlik görevlisi ...'- plaza içindeki güvenlik noktasında kamera kayıtlarını incelerken arka taraftaki mağazaya yanaşan bir araç gördüğü ve hemen müdahale ettiğini, güvenlik görevlisinin müdahalesi sonucu hırsızların kaçtığı ve daha büyük zararın önüne geçildiğini, bir an için müvekkilin sorumlu olduğu düşünülse bile,
davacının talep etmiş olduğu maddi tazminat fahiş ve ispattan uzak olduğunu, Borçlar hukukunun temel ilkesi gereği, tazminat talep eden kimsenin öncelikle zararını ispat etmesi gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu zararda gerçeklik payı bulunmadığı gibi hayatın olağan akışına da uygun olmadığını, olayla ilgili kamera kayıtları incelendiğinde hırsızlık olayının yaklaşık 3 dakika gibi kısa bir süre içerisinde gerçekleştirildiğini, bu süre zarfında davacının iddia ettiği 447 parça ürününün çalınmış olmasının mümkün olmadığını, dayanaksız ve ispattan uzak maddi tazminat talebinin reddi gerektiğini,
davacının dayandığı maddi vakıa dikkate alındığında yanında istemiş olduğu manevi tazminat ispattan uzak ve fahiş olduğunu, açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerden ötürü; haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, teknik bilirkişiler 30/03/2021 tarihli ayrıntılı raporunda; ----- Tapu Müdürlüğünün 01.07.2020 tarihli yazılarında, ----- adresinin---- Mahallesi, 1840 ada 189 parsele tekabül ettiği anlaşılmış olup;
taşınmaz üzerinde bulunan --- ila ---- nolu bağımsız bölümlerin ---- vergi numaralı --- LİMİTED ŞİRKETİ adına kayıtlı bulunduğu tespit edildiğini, dosyada mevcut kira sözleşmesi ile tapu adresi olarak 1840 ada 50 pafta 189 parsel şeklinde dükkan numarası --- olarak ---- kiraya verildiğinin incelendiği ve içinden hırısızlık yapılan iş yerinin ---- tapu sınırları içinde olduğu,
----adresinde bulunan----- Adlı iş Merkezinin, güvenlik ve korumasını sağlamak amacıyla, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile Yasanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre özel güvenlik hizmeti vermek için, ----- ile Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi imzaladığı, tanzim edilen Sözleşmede hizmetin yürütülmesiyle ve Sözlemenin taraflara yüklediği yümkümlülükler açısından önemli maddeler olarak;
""2.Sözleşmenin Konusu: İş bu sözleşmenin konusu, İşverenin, ----- adresinde bulunan ----Adlı iş Merkezinin, Yüklenici tarafından, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile ilgili mevzuat hükümleri ve sözleşmede yazılı koşullar çerçevesinde Özel Güvenlik Hizmetinin sağlanmasıdır. 3.Hizmetin Yapılma Şekli Ve Tarafların Yükümlülükleri: Sözleşme konusu yerine getirilecek hizmetin esas ve usulleri ile tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesidir.
Güvenlik hizmeti, işverenin adresinde haftanın 7 günü 20:00-08:00 saatleri arasında 1 (bir) güvenlik elemanı ile, 08:00-20:00 saatleri arasında 1(bir) güvenlik elemanı ile yerine getirilecektir. Bu görevi yapmak maksadıyla yüklenici tarafından 3 (Üç) personelden oluşan bir ekip istihdam edilecektir.
Hizmet, 5188 sayılı "Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun" ve ilgili mevzuat hükümlerinin belirlediği sınırlar çerçevesinde, işverenin talepleri de göz önüne alınmak suretiyle sözleşmede belirlenen usul ve esaslar gereğince "özel Güvenlik Hizmeti" sağlanacaktır. a.
Yüklenicinin Yükümlülükleri: I. Yüklenici, çalıştıracağı güvenlik personelinin 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Kanununu hükümleri çerçevesinde aranan nitelikleri taşıyacağını, bu maksatla verilmiş olan Özel Güvenlik kimlik kartına sahip olacağını taahhüt eder. VIII.5188 sayılı kanun ile zorunlu hale getirilmiş olan 3 Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası, yüklenici tarafından yaptırılacaktır.
X. Yasalara göre suç teşkil eden olaylar oluştuğunda durum, Güvenlik personeli tarafından/kolluk kuvvetlerine bildirilecektir.
XIV.Güvenlik Personeli, mevcut kameraları düzenli olarak izlemek, var ise eksik ve aksaklıkları haber vermek, müdahale edilmesi gereken yerlerde müdahale etmekle yükümlüdür.Polis çağırılması gereken yerlerde acilen polis çağırılacaktır." şeklinde hükümler ile verilecek hizmetin tarif edildiği, ayrıca ------ çalışan elamanı olan özel güvenlik görevlilerinin, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 7.maddesinin a) fıkrasına göre.
Koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini detektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme görevi olduğu ve görev alanında, can ve mal güvenliğinin ve kamu düzenin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi,
taşınması veya bulundurulması yasaklanmış her türlü silah, patlayıcı madde veya eşyanın tespit edilmesi amacıyla detektörle, x-ray cihazından geçirerek ve görev alanında bir suçla karşılaştığında suça el koymak, suçun devamını önlemek, sanığı tespit ve yakalama ile olay yerini ve suç delillerini muhafaza, yetkili genel kolluğa teslim etmekle görevli ve yetkili olduğu halde, ----içinde bulunan, -----isimli iş yerinden, dosyada mevcut, güvenlik görevlisi ... tarafından tanzim edilen Tutanakta belirttiği üzere.
"20.07.2017 tarihinde saat:04.32'de, gece saat:04.32'de kameraları takip ederken,----- mağazasına yanaşan bir araç gördüm.İçinde 3 yada 4 kişi vardı şüphelendim.Tek başına müdahale etmek istemedim.Kalabalık olmaları sebebiyle yan tarafta yine gece çalışan görevli ----- giderek, yardımcı olmasını istedim. Beraber hemen mağazanın önüne gittik. Adamlar bizi görünce hemen uzaklaştılar. Hemen Polisi aradım.
Yaklaşık yarım saat sonra Polis geldi ve olay kendilerine anlatıldı." Şeklinde beyanda bulunduğu, dosyada mevcut güvenlik kamera görüntülerine göre.
"Güvenlik kamera görüntülerinin kamera saati ile 20.07.2017 tarihinde saat:04:32:16'da başladığı, iş yerine yanaşan plakaları kapalı ------ tipi araç ile ile gelen şahısların giysileri araca taşıdıkları ve saat: 04.35:38'de araç ile ayrıldığı, saat:04:35:41'de dosya kapsamında özel güvenlik görevlisi ... ve diğer görevli -----olduğu belirtilen 2 kişinin geldiği ve görüntülerin saat:04:36:39 kesildiği', ayrıca hırsızlık olayı nedeniyle müşteki ----, ----Polis Merkezinde verdiği ifadesinin tam olarak okunamadğı, ancak okunduğu kadarıyla "-----sayılı yerde bulunan ---- isimli yeri işletmekteyim.
Dün yani 19.07.2017 saat:21.00' de işyerinin kapılarını kilitleyerek ayrıldık. Saat:05.26 da polis memuru olduğunu söyleyen şahıs bana işyerinde hırsızlık olduğunu haber vermesi üzerine iş yerine gittiğimde, iş yerinin giriş kapısı kilidinin kırık olduğunu ve mağazada bulunan yaklaşık 300-350 parça ------marka erkek kot pantolon, gömlek ve tişörtün yerlerinde olmadıklarını çalınmış olduğunu tespit ettim.
Daha sonra olay yerinin bulunduğu plazadaki kameraları izlediğimde saat:04:30'da plakası olmayan ----- renkli ----marka araçla gelen yüzleri maskeli 4 şahsın olayı gerçekleştirmiş olduğu gördüm. Plazada bulunan güvenlik görevlimize sorduğumda ise, bahse konu aracın işyeri önünden hareket ederek uzaklaştığını fark edince aracın peşinden gittiklerini ancak şahısları yakalayamadıklarını söylediler.
Bir iş yeri olarak iş yerinin güvenliği için ... aidatımızı iş yerinin bulunduğu plaza yönetimine zamanında aksatmadan ile beraber yatırmaktayız. Buna rağmen iş yerinde hırsızlık olayı meydana gelmiştir.Çalınan giysilerin toplam değeri 50.000-60.000 arasındadır. Konu ile ilgili olarak olayı gerçekleştiren şahıslardan davacı ve şikâyetçiyim.
Şeklinde beyanda bulunduğu ve olay hakkında bilgi verdiği, bu şekilde meydana gelen dava konusu iş yerinden hırsızlığa engel olunamadığı, bu durumda, 5188 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatına göre, varlık sebebi olarak İş yerine giriş ve çıkışının kontrolü ve Bina alanı içerisindeki can ve mal emniyetini sağlamakla yükümlü olmasına rağmen, görev alanında suç işlenmesini engelleyici tedbirlerin yeterince alınmaması ve dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesi, özen yükümlülüğüne uymayarak,
yukarıda izah edildiği şekliyle dava konusu hırsızlığın gerçekleştiği, görev alanı içinde kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyette koruma ve güvenliğin sağlanmasından sorumlu olduğu halde, hırsızlık olayının meydana gelmesine engel olunamadığının anlaşıldığı, bu durumda Davalı -----; meydana gelen olayda, %75 (YÜZDE YETMİŞ BEŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU;
Davalı ----. Özel Güvenlik Şirketi olan, -----ile ------adresinde bulunan -----Adlı iş Merkezinin, güvenlik ve korumasını sağlamak üzere, aralarında Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi imzalayarak, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile Yasanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre, özel güvenlik hizmeti satın almış olduğu, aralarında imzalanan Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesinde İşverenin yükümlülükleri ve işleyiş olarak. "IV.
İşveren, Yüklenicinin güvenlik ile ilgili tespit ve tedbirleri için yazılı önerilerini dikkate almalı ve yerine getirmelidir. Bu konuların dikkate alınmamasından doğacak zararlardan yüklenici sorumlu olmayacaktır. b.
Yüklenicinin sözleşmede belirtilen hizmeti istenilen kalitede verememesi, üç günden daha fazla eksik personel ile hizmet vermesi, sözleşmenin hükümlerine aykırı hareket etmesi ve bu konular ile İlgili işverenin yazılı ikazlarına rağmen düzeltici tedbir almaması, işverene sözleşmeyi tek taraflı feshetme yetkisi verir." Şeklinde özel güvenlik hizmetinin yürütülmesi ile ilgili hükümler bulunduğu, bu durumda; işveren konumundaki Davalı ----; yüklenici olan özel güvenlik şirketi,------verdiği özel güvenlik hizmetini denetleme ve kontrol etme yükümlülüğü bulunduğu,
ayrıca Borçlar Kanununun 66.maddesinin 2.bendinde, işverenin talimat verme, gözetim ve denetim görevinin belirtildiği, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanununun 8.maddesinin 2.bendinde, "Koruma ve güvenlik hizmetinde kullanılacak (...) ve teçhizat, ilgili kişi veya kuruluş tarafından temin edilir" hükmüne istinaden özel güvenlik hizmetinin ifası sırasında, gerekli alt yapı sistemlerinin, ekipmanların, araç ve gereçlerin Site Yönetimi tarafından görev mahallin özelliğine uygun olarak sağlanması ve aktif- çalışır şekilde bulundurulması gerektiği, İşveren olarak,
satın alınan ve denetlemek zorunda olunan özel güvenlik hizmetlerinin gerekliliklerinin yapılmamış olmasından kaynaklanan güvenlik zafiyetleri ile incelenen hırsızlık olayı arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşıldığından, Davalı----- meydana gelen olayda, %25 (YÜZDE YİRMİ BEŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU;DAVACI ... ------.
Olayın meydana geldiği tarihte-----adresinde bulunan-----Adlı iş Merkezinin, içinde tapu adresi olarak 1840 ada 50 pafta 189 parsel şeklinde dükkan numarası ----- olarak bulunan -----isimli iş yerinin sahibi olduğu, Sitenin giriş çıkışında, güvenlik ve korumasını sağlamak üzere, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile Yasanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre özel güvenlik hizmeti veren özel güvenlik görevlilerinin bulunduğu iş yerine, güvenlik kamera görütlerine göre araçla gelen içinde 3 yada 4 kişinin bulunduğu araç ile hırsızlık yapıldığının tespit edildiği,
bu durumda meydana gelen olayda KUSURUNUN OLMADIĞININ anlaşıldığı. Benzer konuda, Yargıtay -----Hukuk Dairesi ----ilamında;"İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi(...) 2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava, davacının maliki olduğu evde meydana gelen hırsızlık nedeniyle oluşan maddi zararların davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının yeterince tedbirli davranmaması nedeniyle davacıyı %15 kusurlu kabul etmiş ise de, Hukuk Genel Kurulu'nun---- esas ----- sayı 01.07.2015 tarihli kararında da belirtildiği gibi, davacının ekonomik ve sosyal durumuna ve yaşam tarzına uygun olarak günlük yaşamda ya da özel günlerde kullanacağı miktar ve nitelikteki ziynetlerini her yönüyle güvenli olduğuna inandıkları ve bu sebeple satın aldıkları evde bulundurmalarının ve dolapta saklamalarının davacıya bir kusur olarak izafe edilemeyeceği,
davacının söz konusu ziynetlerini banka kasasında veya daha başka şekilde ve ekstra harcama yapmak suretiyle koruma altına almalarını istemenin davacıya ek külfet yükleyeceği ve makul bir değerlendirme sayılamayacağı ve dolayısıyla yüksek güvenlikli olduğu düşüncesiyle satın almış olduğu evde muhafaza altına aldıkları ziynetlerinin çalınması nedeniyle davacıya müterafik kusur yüklenmemesi gerekiren, mahkemece, bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir." Şeklinde hükmü bulunduğunu,
-Güvenlik firması ile site yönetimi arasında müşterek ve müteselsil sorumluluk olup olmadığı hususunda takdirin Yüce Mahkeme'ye ait olduğunu, T.C.
Yargıtay ---- Hukuk Dairesi, ---- sayılı ilamı;"------hırsızlık olayının meydana gelmesinde %40 oranında ihmal ve kusurunun bulunduğu, İdaresi Başkanlığı ( ... ), ...----- güvenlik tedbirlerini eksik almaları ve denetim görevlerini layıkıyla yerine getirememekten dolayı olayın meydana gelmesinde müştereken %40 oranında kusurlu oldukları, davacıların %20 oranında kusur ve ihmalleri bulunduğu,
olayın gerçekleştiği tarihte fiili olarak yok hükmünde olan ve önceki geçici site yönetimi ile herhangi bir fiziki ve hiyerarşik bağı bulunmayan, özel güvenlik sözleşmesinde imzaları olmayan, sözleşmenin imzalandığı tarihte ilave fiziki ve elektronik güvenlik tedbirlerinin alınmasında yetki ve sorumluluğu olmayan (-----Konutları Site Yönetimi 'nin hırsızlık olayının meydana gelmesinde herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığı beyan edilmiş, mahkemece her ne kadar raporda davacılara da kusur etfedilmişse de davacıların olayın meydana gelmesinde bir kusurları bulunmadığı,
bu durumda meydana gelen olayda kusurun %50'sinin ... -----%50'sinin ise davanın tarafı olmayan ihbar olunan ---- Başkanlığı (... )-... ------ ait olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun dış ilişkide müteselsil sorumluluğu düzenleyen 61. maddesi.
"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." şeklindedir. Madde uyarınca inceleme yapıldığında davalı ...---- ile eldeki davada davalı taraf olmayan ....
İdaresi Başkanlığı ( ... )- ...------meydana gelen olayda davacılara karşı dış ilişkide müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun, iç ilişkideki sorumluluğun TBK 62.madde uyarınca kusura göre değerlendirilebileceğinin kabulü gerekmetedir. Hal böyle olunca, davalı ... ----- davacılara karşı meydana gelen zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. "
T.C. Yargıtay ---- Hukuk Dairesi, ------ sayılı ilamı;"...Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-)Eldeki dava, hırsızlık nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davalı ...-----yönetimde diğer davalı ... ----- güvenlik hizmeti sunduğu sitede bağımsız bölümünün bulunduğu ve bağımsız bölümde kendilerinin evde olmadığı bir sırada hırsızlık olayı olduğu, sitenin özel güvenlikli olduğu, davacının ayrıca ev içerisinde güvenlik kameraları yaptırdığı, çelik kapı ve ziynetleri için çelik kasa bulunduğu, site yönetiminin güvenlik şirketinin fizibilite raporlarının gereğini yerine getirmede ihmallerinin olduğu ve güvenlik şirketinin denetlemede yetersiz olduğu, davalı güvenlik şirketi asli görevi olan sitenin ve sakinlerinin can ve mal güvenliğini sağlamada yetersiz kaldığı,
olayda site yönetiminin %35, güvenlik şirketinin %65 oranında kusurlu bulunduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının evinden çalındığı bildirilen ve gerek olay yeri tutanağı gerekse tanık anlatımları ve davacının sosyal ekonomik durumu göz önüne alınarak hesap raporunda belirlenen kayıp eşya değerleri olarak belirlenen 42.037,30 TL değerden tarafların kusur durumlarına göre davalı site yönetiminin 14.713,05 TL'den, diğer davalı güvenlik şirketinin ise 27.324,25 TL 'den sorumluluklarının kabulüne, davacının fazla maddi tazminat talebi ile olayda şartları bulunmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
TBK 61. maddede "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." düzenlemesini içermektedir. Hal böyle olunca, davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. "6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Müteselsil sorumluluk
-Dış ilişkide MADDE 61- Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. -İç ilişkide MADDE 62- Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.
Yargıtay ------ Hukuk Dairesi'nin 11.01.2016 tarih, ------ sayılı ilamı ile;"Davacı vekili müvekkili şirkete ile sigortalının yapımını tamamladığı sigorta konusu ------ konutları projesinde, davalı şirketin güvenliğinden sorumlu olduğu ve sigorta konusu projenin elektrik işlerini gerçekleştiren taşeron nin depo olarak kullandığı ------ Konutları bodrum katında bulunan emtiaların çalınması sonucu maddi hasar meydana geldiğini, davalı şirketin sigortalı ile yapmış olduğu özel güvenlik hizmetleri sözleşmesi gereği güvenliğinden sorumlu olduğu alanda hırsızlık olması nedeniyle meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek,
sigortalıya ödenen 9.619,04 TL tazminat alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ilebirlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hırsızlık olayının müvekkili şirket tarafından tüm önlemlerin alınmasına rağmen depo kapı kilidinin kırılarak içeri girilmesiyle meydana geldiğini, Ortaklığı tarafından gereken önlemlerin olması gerektiği gibi yerine getirilmediği savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, güvenlik komisyonunun güvenlik hizmeti verecek eleman sayısının 25 olarak belirlemesine rağmen 12 eleman ile güvenlik hizmeti alınması, kamera bulunduğuna dair bir tespitin yapılmaması bu sebeple dava dışı sigortalının kusurlu bulunduğunu, ancak kilitli bina içinden dışarıya kalabalık emtia çıkartılmasından güvenlik elemanlarının haberi olmadığı, davalının işini ihtimamla yapmadığını gerekçesiyle, kusur dağılımını %70-%30 oranında paylaştırılarak, davanın kısmen kabulü ile,
6.733,32 TL tazminatın 10.05.2012 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir."
-20.07.2017 tarihinde davacı işyerinden çalınan kumaşların rayiç değerinin tespiti konusunda heyetimizin uzmanlığı bulunmadığı, dosyada beyan edilen şekliyle rayiç değerinin 60.270,72-TL olduğu, bu husustaki ispat yükümlülüğüne ilişkin takdirin Yüce Mahkeme'ye ait olduğu,
-Davacının manevi tazminat talebine ilişkin taktirinin Sayın Mahkeme'nin taktirinde olduğunu" bildirir görüş sunmuşlardır.
Mahkememiz ----- esasına kaydı yapılan dava dosyanın yapılan yargılama neticesinde davanın hukuki yarar yokluğundan reddine dair karar verildiği, dosyanın davacı vekilinin itirazı üzerine istinaf incelemesine gönderildiği, ---- Bam ---- Hukuk Dairesi------ sayılı ilamı ile kararın kaldırıldığı, dava dosyasının mahkememiz-----esasına kaydının yapılarak yargılamaya kaldığı yerden devam edildiği görüldü.Dosyanın mevcut bilirkişi heyetine bir tekstil alanı uzman bilirkişi eklenmek suretiyle davaya konu iş yerinde çalındığı iddia olunan kumaşların ve sair eşyaların rayiç değerinin tespiti için ek rapor aldırıldığı, bilirkişi heyeti 07/12/2021 tarihli raporu sonuç kısmında: "
6.1. Kök Rapora karşı yapılan itiraz ve beyanlar incelenmiş olup, Kök raporundaki kusur oranlarını değiştirecek farklı belge ve bilginin olmadığı incelenmiştir.Bu durumda, Kök Raporundaki kusur oranlarında sabit kalınmış olup;
Kök Raporunda izahatlı sonuç yazıldığı için, iş bu EK RAPORDA kusur yönünden sadece sonuç
belirtilmiştir.
6.2 Davalı ----- adresinde bulunan------
Merkezinin, güvenlik ve korumasını sağlamak amacıyla,5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile
Yasanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre özel güvenlik hizmeti vermek
için, ------ile Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi imzaladığı, tanzim edilen Sözleşmede hizmetin
yürütülmesiyle ve Sözlemenin taraflara yüklediği yümkümlülükler açısından önemli maddeler olarak;
““2-Sözleşmenin Konusu: İş bu sözleşmenin konusu, İşverenin, ------ adresinde bulunan ----- Adlı iş Merkezinin, Yüklenici tarafından, 5188 sayılı Özel Güvenlik
Hizmetlerine Dair Kanun ile ilgili mevzuat hükümleri ve sözleşmede yazılı koşullar çerçevesinde Özel Güvenlik
Hizmetinin sağlanmasıdır.” şeklinde hüküm bulunduğu ve meydana gelen olayda,%75 (YÜZDE YETMİŞ
BEŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU
6.3. Davalı----- Özel Güvenlik Şirketi olan, -----İle-----adresinde bulunan -----Adlı iş Merkezinin, güvenlik ve korumasını sağlamak üzere, aralarında Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesiimzalayarak, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile Yasanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre, özel güvenlik hizmeti satın almış olduğu, meydana gelen olayda,%25 (YÜZDE YİRMİ BEŞ) ORANINDA
KUSURLU OLDUĞU
6.4. DAVACI ... - -----
Olayın meydana geldiği tarihte,------adresinde bulunan
---- Adlı iş Merkezinin, içindetapu adresi olarak 1840 ada 50 pafta 189 parsel şeklinde dükkan numarası -----
olarak bulunan ----- isimli iş yerinin sahibi olduğu, Sitenin giriş çıkışında, güvenlik ve korumasını
sağlamak üzere, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile Yasanın Uygulanmasına İlişkin
Yönetmelik ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre özel güvenlik hizmeti veren özel güvenlik görevlilerinin
bulunduğu iş yerine, güvenlik kamera görütlerine göre araçla gelen içinde 3 yada 4 kişinin bulunduğu araç ile
hırsızlık yapıldığının tespit edildiği, bu durumda meydana gelen olayda KUSURUNUN OLMADIĞININ
anlaşıldığı;
6.5. Güvenlik firması ile site yönetimi arasında müşterek ve müteselsil sorumluluk olup olmadığı hususunda
takdirin Yüce Mahkeme’ye ait olduğu,
T.C. Yargıtay -----. Hukuk Dairesi, ----- sayılı ilamı;
-----hırsızlık olayının meydana gelmesinde %40 oranında ihmal ve
kusurunun bulunduğu, ….. İdaresi Başkanlığı ( … ), … -------güvenlik tedbirlerini eksik almaları ve denetim görevlerini layıkıyla yerine getirememekten dolayı olayın meydana gelmesinde müştereken
%40 oranında kusurlu oldukları, davacıların %20 oranında kusur ve ihmalleri bulunduğu, olayın gerçekleştiği
tarihte fiili olarak yok hükmünde olan ve önceki geçici site yönetimi ile herhangi bir fiziki ve hiyerarşik bağı
bulunmayan, özel güvenlik sözleşmesinde imzaları olmayan, sözleşmenin imzalandığı tarihte ilave fiziki ve
elektronik güvenlik tedbirlerinin alınmasında yetki ve sorumluluğu olmayan … … ( … ----- Konutları Site
Yönetimi’nin hırsızlık olayının meydana gelmesinde herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığı beyan edilmiş,
mahkemece her ne kadar raporda davacılara da kusur etfedilmişse de davacıların olayın meydana gelmesinde bir
kusurları bulunmadığı, bu durumda meydana gelen olayda kusurun %50’sinin … ----- %50’sinin ise davanın tarafı olmayan ihbar olunan -----ait olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun
dış ilişkide müteselsil sorumluluğu düzenleyen 61. maddesi; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri
veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin
hükümler uygulanır.” şeklindedir. Madde uyarınca inceleme yapıldığında davalı … -----. ile eldeki davada
davalı taraf olmayan …. İdaresi Başkanlığı … ----- meydana gelen olayda
davacılara karşı dış ilişkide müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun, iç ilişkideki sorumluluğun TBK
62.madde uyarınca kusura göre değerlendirilebileceğinin kabulü gerekmetedir. Hal böyle olunca, davalı …
------davacılara karşı meydana gelen zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde
hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.”
T.C. Yargıtay ----- Hukuk Dairesi, ----- sayılı ilamı;
“…Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-)Eldeki dava, hırsızlık nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalı
…----- yönetimde diğer davalı … -----
güvenlik hizmeti sunduğu sitede bağımsız bölümünün bulunduğu ve bağımsız bölümde kendilerinin evde olmadığı
bir sırada hırsızlık olayı olduğu, sitenin özel güvenlikli olduğu, davacının ayrıca ev içerisinde güvenlik kameraları
yaptırdığı, çelik kapı ve ziynetleri için çelik kasa bulunduğu, site yönetiminin güvenlik şirketinin fizibilite
raporlarının gereğini yerine getirmede ihmallerinin olduğu ve güvenlik şirketinin denetlemede yetersiz olduğu,
davalı güvenlik şirketi asli görevi olan sitenin ve sakinlerinin can ve mal güvenliğini sağlamada yetersiz kaldığı,
olayda site yönetiminin %35, güvenlik şirketinin %65 oranında kusurlu bulunduğu yönündeki bilirkişi raporuna
itibar edilerek davacının evinden çalındığı bildirilen ve gerek olay yeri tutanağı gerekse tanık anlatımları ve
davacının sosyal ekonomik durumu göz önüne alınarak hesap raporunda belirlenen kayıp eşya değerleri olarak
belirlenen 42.037,30 TL değerden tarafların kusur durumlarına göre davalı site yönetiminin 14.713,05 TL’den,
diğer davalı güvenlik şirketinin ise 27.324,25 TL’den sorumluluklarının kabulüne, davacının fazla maddi tazminat
talebi ile olayda şartları bulunmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. TBK 61. maddede
“Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu
oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” düzenlemesini içermektedir.
Hal böyle olunca, davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerekirken,
yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.”
6098 Sayılı Tür Borçlar Kanunu
Müteselsil sorumluluk
a.Dış ilişkide MADDE 61- Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı
sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.
b. İç ilişkide
MADDE 62- Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve
koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz
önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil
sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.
Yargıtay -----Hukuk Dairesi’nin 11.01.2016 tarih, ----- sayılı ilamı ile;
“Davacı vekili müvekkili şirkete ile sigortalının yapımını tamamladığı sigorta konusu ------ şirketin güvenliğinden sorumlu olduğu ve sigorta konusu projenin elektrik işlerini gerçekleştiren
taşeron nin depo olarak kullandığı------ bodrum katında bulunan emtiaların çalınması sonucu maddi
hasar meydana geldiğini, davalı şirketin sigortalı ile yapmış olduğu özel güvenlik hizmetleri sözleşmesi gereği
güvenliğinden sorumlu olduğu alanda hırsızlık olması nedeniyle meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu ileri
sürerek, sigortalıya ödenen 9.619,04 TL tazminat alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi
ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hırsızlık olayının müvekkili şirket tarafından tüm
önlemlerin alınmasına rağmen depo kapı kilidinin kırılarak içeri girilmesiyle meydana geldiğini, Ortaklığı
tarafından gereken önlemlerin olması gerektiği gibi yerine getirilmediği savunarak, davanın reddi ile kötü niyet
tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, güvenlik
komisyonunun güvenlik hizmeti verecek eleman sayısının 25 olarak belirlemesine rağmen 12 eleman ile güvenlik
hizmeti alınması, kamera bulunduğuna dair bir tespitin yapılmaması bu sebeple dava dışı sigortalının kusurlu
bulunduğunu, ancak kilitli bina içinden dışarıya kalabalık emtia çıkartılmasından güvenlik elemanlarının haberi
olmadığı, davalının işini ihtimamla yapmadığını gerekçesiyle, kusur dağılımını %70-%30 oranında paylaştırılarak,
davanın kısmen kabulü ile, 6.733,32 TL tazminatın 10.05.2012 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan
tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve
yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.” 6.6. 20.07.2017 tarihinde davacı işyerinden çalınan ürünler için dava dilekçesi ekinde sunulan listede yer
alan fiyatların olay tarihindeki piyasa rayiç değerlerine uygun olduğu ve dosyada bulunduğu şekliyle toplamının 60.270,72 TL olduğu,
6.7.Davacının manevi tazminat talebinin taktirinin Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu,
" görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü.
Davacı vekilinin 18/04/2023 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, ıslah dilekçesi ile ; "....Islah edilmiş talebimizin "Müvekkilim aleyhine gerçekleşen olay nedeniyle 60.270,72-TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı müvekkilime verilmesine,
Müvekkilim aleyhine gerçekleşen olay nedeniyle 10.000,00-TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı müvekkilime verilmesine." şeklinde kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini" talep ve ıslah etmiştir.
DELİLLER
*Bilirkişi ek ve kök raporu *Tüm dosya kapsamı İNCELEME VE GEREKÇE Dava Türk Borçlar Kanunu Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat tahsili istemine ilişkindir.Davaya konu uyuşmazlık davacının, davalı ----- maliki bulunduğu dükkanda kiracı olarak bulunduğu sırada meydana gelen hırsızlık sonucunda çok sayıda ürünlerinin çalınması sonucu maddi ve manevi zararının oluşup oluşmadığı, oluşan zararının miktarı, zarar oluştu ise; oluşan zarardan davacının kiracı olarak bulunduğu dükkanın güvenlik hizmetini yürüttüğü iddia olunan -----şirketinin sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda ;Davalı ...----- adresinde bulunan----- adlı iş merkezinin güvenlik ve korumasını sağlamak amacıyla, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine dair kanun ile yasanın uygulanmasına ilişkin yönetmelik ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre özel güvenlik hizmeti vermek için ----- - ile özel güvenlik hizmet sözleşmesi imzaladığı, tanzim edilen sözleşmede hizmetin yürütülmesiyle ve sözleşmenin taraflara yüklediği yükümlülükler açısından önemli maddeler olarak;
sözleşmenin konusunun işverenin ----- adresinde bulunan ----- adlı iş merkezinin yüklenici tarafından 5188 sayılı özel güvenlik hizmetlerine dair kanun ile ilgili mevzuat hükümleri ve sözleşmede yazılı koşullar çerçevesinde özel güvenlik hizmetinin sağlanması olduğundan meydana gelen olayda davalı ---- %75 oranında kusurunun bulunduğu, davalı -----adlı iş merkezinin içinde bulunan tapu adresinin 1840 ada 50 pafta 189 parsel şeklinde dükkan numarası --------- olan davaya konu hırsızlığın gerçekleştiği işyerinin sahibi ve davacının kiralayanı olduğundan yaşanan olayda %25 oranında kusurlu olduğu,
davacı ..---- meydana gelen olayda sitenin giriş çıkışında güvenlik ve korumasını sağlamak üzere 5188 sayılı özel güvenlik Hizmetlerine dair kanun ile yasanın uygulanmasına ilişkin yönetmelik ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre özel güvenlik hizmeti veren özel güvenlik görevlilerinin bulunduğu iş yerine, güvenlik kamera görüntülerine göre araçla gelen 3 veya 4 kişinin bulunduğu araç ile hırsızlık yapıldığının tespit edildiği bu nedenle davacının yaşanan hırsızlık olayında kusurunun bulunmadığı,
TBK 61. Maddesi uyarınca birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağı anlaşılmakla davalıların meydana gelen zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, hırsızlık olayında davacı iş yerinde çalınan ürünler hırsızlık tarihindeki piyasa rayiç değerinin 60.270,72 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin ise şartları oluşmadığından manevi tazminat talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü KÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
2-60.270,72-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
4-Karar tarihinde alınması gerekli 4.177,09-TL harcın davacı tarafça yatırılan peşin harç ve ıslah harcı toplamı 1.211,55-TL başvuru harcından mahsubu ile bakiye 2.905,54TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan başvuru gideri, tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 3.986,23TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 3.418,96-TL' si ile davacı tarafça yatırılan toplam 1.468,95-TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre göre belirlenen 17.900- TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden davanın kabul red oranına göre karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre göre belirlenen 10.000- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden davanın kabul red oranına göre karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre göre belirlenen 10.000- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
9-Davalı -----... tarafından yapılan 70 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 9,96-TL 'nin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
10-Davalı ----... tarafından yapılan 70 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 9,96-TL 'nin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
11-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilin ve davalılar vekillerinin yüzene karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/243, K. 2023/779, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama