KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/57
- Karar No
- 2024/413
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2024
Karar Metni
2.034 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/57
KARAR NO:2024/413
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (ESER SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ:20/01/2023
KARAR TARİHİ:31/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı ile davalı şirket arasında eser sözleşmesi akdedilmiş olup her ne kadar bu sözleşme yazılı olarak akdedilmiş olmasa da bu hususa ilişkin herhangi bir itiraz olmadığından söz konusu sözlü sözleşmenin varlığı kesin olduğunu, bu yapılan sözlü sözleşme gereğince davacı çeşitli birçok dolap ve mobilya yaparak eser meydana getirme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalı şirket davacının eser meydana getirme yükümlülüğüne karşılık söz konusu meydana getirilen eserlerin bedeli olarak ücret ödeme yükümlülüğünü tam ve eksiksiz yerine getirmediğini,
nitekim bu hususa ilişkin olarak ekte sunacakları davacı tarafından düzenlenen ------ numaralı faturada da belirtildiği üzere davacı makam odası çalışma masası, personel çalışma masası, toplantı masası, arşiv odası dolabı, malzeme dolabı, personel mutfak dolabı, stor güneşlik gibi eserlerini yapmış olup buna karşılık 61.776,00 TL lik işbu faturayı düzenlediğini, davalı taraf söz konusu faturaya ilişkin olarak ekte sunulan -----------ayrı eft yaparak,----- numaralı faturada düzenlenen 61.776,00 TL lik borcun toplam 45.000 TL'sini karşılaşmış olup eksik kalan 16.776,00 TL'nin ödenmediğini,
bakiye kalan alacak için başlatılan yukarıda dosya numarası ve icra müdürlüğünce belirtilen icra takibine ise davacının kusurlu işlerde bulunduğundan bahisle ücret ödeme yükümlülüğünü eksik olarak ifa edeceğini belirterek itiraz edildiğini, ilaveten şayet kusurlu işler davacı tarafından giderilirse ifa yükümlülüğünü tam olarak yerine getireceğini ve eksik kalan ücretin karşılanacağını belirtildiğini, davalının söz konusu itirazından da açıkça görüleceği üzere davalının borçlu olduğu açık olup, borcun varlığına ilişkin herhangi bir şüphe olmadığını,
kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı taraf şayet davacı kusurlu ifa hali söz konusuysa neden taraflarına herhangi bir bildirimde, ihtarda bulunmadığını, davalı tarafın itirazında yer verdiği ayıplar (mutfak dolaplarının üst kapaklarının farklı renkte olması, baza ayağının kısalığı gibi) ilk bakışta fark edilebilecek açık ayıp halleri olup TBK m. 474 gereğince "İş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır" keza TBK m. 477 gereğince de "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra,
yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.
Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." hükümleri dikkate alındığında davalının şayet böyle ayıplar var idiyse bildirilmesi elzem olup aksi takdirde eserleri bu şekilde kabul etmiş sayıldığını beyan ederek davanın kabulüne itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmemiş ve cevap dilekçeside sunmamıştır.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.----------sayılı dosyası celp edilmiştir.
Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU /TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): ------- Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir.
Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz.
Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi alanında uzman bilirkişiler marifeti ile incelemesine karar verilmiş ve tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi alanında uzman tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle.
Davacı şirketin 2021 yılı BS Formunda davalı şirkette 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 57.200 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü, davalı şirketin bağlı bulunduğu --------- tarihli yazısı ekinde davalının 2021 yılı BS ve BA Formunu dosyaya gönderdiği, davalı şirketin 2021 yılı BA Formunda davacı şirket tarafından davalı e.belge/fatura ile KDV hariç 57.200 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu delilleri arasında takibe konu edilen ---- tutarlı faturaya ilişkin olarak davalı tarafından yapılan ödemelere ait banka ödeme dekontları bulunduğu,
söz konusu ödeme dekontları aşağıdaki gibi incelendiği, davacının -------Iban numaralı hesabına davalı tarafından yapılan ödemeler aşağıdaki gibi olduğu,Bu durumda, takibe konu edilen 61.776,00 TL tutarlı fatura bedelinin banka kananıyla yapılan 45.000 TL tutarlı ödemenin mahsup edilmesi ile 22.09.2022 takip tarihi itibariyle davacı alacağını 16.776,00 TL (61.776,00 - 45.000,00 ) tutarında olduğu hesaplandığı, kural olarak TBK 117/gereği;
“muaccel bir. borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düştüğü, borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bugünün geçmesiyle...” temerrüdün başlayacağı kabul edildiği, davası söz konusu olayda takip alacaklısı davacı taraf, 22.09.2022 tarihli takipte, 16.776,00 TL asıl alacağına, 2.142,73 işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep etmiş, huzurdaki davada işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, davalı tarafın tacir olması, işin ticari iş olması,
temerrüt fai ceden kararlaştırılmamış olması nedeniyle takip sonrasında 16.776.00 TL asıl alacak için için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz yürütülebileceği, davacı şirketin ibraz ettiği 2021 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görüldüğü, davalı taraf incelemeye gelmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı,
davacı tarafından davalı adına yürütülen ------------ muavin defter kayıtlarına göre davacı tarafından davalı tarafa 30.11.2021 tarihinde 1 fatura ile 61.776,00 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalından herhangi bir ödeme almadığı ve buna göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davalından 61.776,00 TL alacaklı olduğu görüldüğü, davacı tarafından dosya sunulan banka ödeme dekontlarına göre davalı tarafından 12.10.2021 tarihinden 19.01.2022 tarihine kadar davacı tarafa 45.000 TL ödeme yapıldığı, bu durumda davalı ödemelerin davacı tarafından defterlerine kayıt edilmediği görüldüğü,
bu durumda, davalı tarafından banka kananıyla yapılan 45.000 TL ödemenin mahsubu ile 22.09.2022 takip tarihi itibariyle davacının takibe konu edilen faturadan kaynaklı alacağının 16.776,00 TL (61.776 - 45.000) olduğu hesaplandığı, davalı taraf takibe itiraz dilekçesinde, takibe konu edilen fatura muhteviyatındaki ürünlerin kusuru olduğu yönünde itirazda bulunduğu, dosya kapsamında davalının söz konusu fatura muhteviyatındaki ürünlerin ayıplı olduğuna dair ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin dayanak belge bulunmadığı, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde davalı tarafın tacir olması, işin ticari iş olması,
temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması nedeniyle takip sonrasında 16.776.00 TL alacak için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz yürütülebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3.
Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 16.776,00 TL fatura alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İcra takibinden önce dosya muhteviyatı ile borçlunun takip konusu alacağa ilişkin temerrüde düşürüldüğünü gösterir mahiyette bir belge bulunmaması, işlemiş faize ilişkin taraflar arasında uygulanan bir teamül olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, işlemiş faiz talep edilebilecek nitelikte bir anlaşma olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, TTK 1530.
Maddesindeki fatura alacağına ilişkin hükmün tedarik sözleşmelerinde geçerli olması sebebiyle takip öncesi döneme ilişkin faiz talep edilemeyeceği görülmüştür. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/57, K. 2024/413, 31 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama