KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/653
- Karar No
- 2026/248
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
Karar Metni
1.185 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/653 Esas
KARAR NO: 2026/248
DAVA
Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/09/2023
KARAR TARİHİ: 05/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ------şirketidir.
İhalesi -----yapılan, ------kesiminin yapım işini, müvekkil şirket ihale yolu ile k azanmıştır. İhalenin şartnamesine göre müvekkil şirket yapılacak işe i lişkin olarak ---- yaptırma yükümlülüğü altındadır. ----- başlangıç tarihli ------- İnşaat Tüm Riskler ----- kesiminin yapım işi teminat altına alınmıştır. Düzenlenen sigorta poliçesi primleri Müvekkil Şirket tarafından davalı sigorta şirketine toplam -----ödenmiştir. ----- poliçe başlangıç tarihinden günümüze kadar aldığı primler risk oluşmadığı
için haksız o larak alındığından haksız ödenen primlerin tespit e dilerek tarafımıza iade e dilmesi gerekmektedir. İnşaat Sigortası Genel Şartları (Bütün Riskler) A.5 fıkrasında "Teminatın Süresi" başlık maddede ; Teminatın s üresi, p oliçede belirtilen başlangıç tarihi esas olmak kaydıyla sigorta konusu kıymetlerin inşaat sahasına boşaltıldığı andan itibaren veya inşaat sahasına boşaltılan malzeme ve teçhizat için nakliyat sigortası m evcut ise, nakliyat sigortası teminatının bitiminden itibaren başlar ve
poliçede belirtilen bitiş tarihinde sona erer. Ancak inşaatın bu tarihten önce kısmen veya tamamen bitirilip işverene teslimi ve/veya kullanıma başlanması halinde, inşaat bütün riskler teminatı süresi bu kısımlar için herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın sona erer ve poliçede temin edilmişse bakım devresi teminatı başlar. Sigortaya konu
olan inşaat işleri ile ayrıca sigorta edilmişse bakım devresi süresi poliçede g österilen tarihte bitirilmediği takdirde, teminat müddeti mutabık kalınacak ek bir prim karşılığı uzatılır." hükmü yer almaktadır. İnşaat Sigortası Genel Şartları ---- teminat süresinin ne zaman başladığına dair tanım yapılmıştır. Teminat süresinin başlaması, sigorta şirketinin sorumluluğun başlaması demektir.
Müvekkil şirket ---- başlangıç tarihli poliçe ile primleri ödemeye başlamış olmasına rağmen yapım işi idari sebeplerle b aşlanılmamış ve yapım işine başlanılmadığı için de ----- başlangıç tarihli poliçenin bitiş süresi sürekli uzatılmıştır. Davalı sigorta şirketininsorumluluğunun başlaması ve prime hak kazanması için inşaatın başlaması gerekmektedir. İnşaat başlamadığı için sigorta şirketinin poliçeden doğan sorumluluğu
da başlamamıştır. Tüm bu uzayan dönemde sigorta primleri ödenmiştir. ----- zamana aldığı kadar aldığı primler risk oluşmadığı için haksız olarak alınmıştır. İş bu sebeple
haksız ödenen primlerin uzman bilirkişilerce hesaplanarak tarafımıza iade edilecek primlerin tespit edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:
İlgili idareye müzekkere yazılmak suretiyle söz konusu muvafakatin teminine, Davanın açılmasına sebep olunmadığından aleyhe faiz, vekalet ücreti, yargılama gideri ve sair hiçbir gidere hükmedilmemesine, ilgili kalemlerin davacı tarafa yükletilmesine, Aleyhe hüküm kurulması halinde faiz ve feriler açısından açıklanan nedenlerle Müvekkilimiz şirketin sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosyanın uyuşmazlık konularında sigorta uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek uyuşmazlık konularında rapor düzenletildiği, teknik bilirkişi raporu sonuç kısmında:
" S ONUÇ VE KANAAT Dosya kapsamındaki somut veriler ile yukarıdaki inceleme ve tespitlere göre; Poliçe vadesi içinde İnşaat faaliyeti hiç b aşlamamıştır . Dolayısı ile Sigorta teminatı fiilen yürürlüğe girmemiştir. Sigorta ettiren ve Sigortalının, TTK’da b elirtilen cayma ve fesih hükümlerinden
kaynaklanan hakları kullanmadığı anlaşılmaktadır. Poliçe özel şartlarında “ İşbu poliçenin lehdarı --------- olup sigorta ettiren/sigortalı ile idare arasında mevcut sözleşme g ereği -------onayı olmaksızın sigorta ettiren/sigortalı poliçeyi iptal edemez” maddesi yer almakta olup bir an için Sigorta ettirenin ----- onayı olmadığından TTK
‘da belirtilen cayma ve fesih hükümlerine başvurulmadığı düşünülse dahi dosyada bu y önde her hangi bir belge de bulunmamaktadır. Kaldı ki Sigorta Şirketinin İnşaatın başlamamasında bir sorumluluğu olmadığı, Şirketin poliçe tanzimi ile teknik, mali,komisyon ve reasürans anlamında
işlemler y aptığı, kendisine TTK uyarınca yöneltilmiş herhangi bir cayma veya fesih bildirimi bulunmadığı da nazara alındığında davacı tarafın ödemiş olduğu sigorta primlerini davalı Sigorta Şirketi’nden tahsil hakkı doğmadığı kanaatine varılmıştır.
" hususlarında rapor tanzim edilmiştir. Raporun taraflara tebliğe çıkartıldığı görüldü. Tarafların itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor düzenletilmesinin talep edildiği bilirkişi ek raporu sonuç kısmında:
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından ödenen sigorta primlerinin haksız olduğu iddiasına dayanılarak iadesi istemine ilişkindir.Dosya kapsamı, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm deliller birliktedeğerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından, ---- uhdesinde bulunan --- ayrımı yol yapım işi kapsamında davalı sigorta şirketi nezdinde ------- düzenlendiği, bu poliçe kapsamında toplam ---- yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, söz konusu primlerin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı ve iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadr.Dosya kapsamında yer alan ---- yazı cevaplarından;
ihale konusu işte fiilen herhangi bir imalat veya yapım faaliyetinin gerçekleştirilmediği, işin başlanmadığı ve yükleniciye ödeme yapılmadığı açıkça anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı taraf, inşaat faaliyetinin hiç başlamamış olması nedeniyle sigorta teminatının yürürlüğe girmediğini ve bu nedenle primlerin haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürmüş ise de ; sigorta sözleşmesinin kurulması ile birlikte, sigortacının rizikoyu üstlenme iradesini ortaya koyduğu ve poliçenin düzenlenmesiyle sigorta ilişkisinin hukuken kurulduğu açıktır.
Türk Ticaret Kanunun 1440. Maddesinde cayma, 1489. Maddesinde sigorta ettirenin cayma hakkı, 1456. Maddesinde fesih ve sonuçları düzenlenmiş olup, sigorta ettirenin sözleşmeden dönme veya fesih haklarını kanunda öngörülen süre ve usullere uygun şekilde kullanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.Somut olayda.
Davacı tarafça, poliçenin düzenlenmesinden sonra TTK hükümleri uyarınca süresi içinde yapılmış bir cayma veya fesih bildirimi bulunmadığı, dosyada bu yönde herhangi bir delil de sunulmadığı anlaşılmaktadır.Ayrıca poliçede yer alan özel şart gereği, poliçenin iptali için ----- onayının gerektiği, bu onayın alındığına dair bir belgenin de dosyada mevcut olmadığı görülmektedir. Bu durumda.
Sigorta sözleşmesi yürülükte olduğu süre boyunca sigortacı, teknik ve hukuki anlamda rizikoyu üstlenmiş olup, bu süreçte poliçenintanzimi, reasürans, teknik rezerv ve idari işlemler nedeniyle sigortacının prim hakkının doğduğu kabul edilmelidir.
Davacının ileri sürdüğü sebepsiz zenginleşme iddiası yönünden de; Sebepsiz zenginleşmenin kabulü için, zenginleşmenin haklı bir nedene dayanmaması gerekir. Oysa somut olayda, prim tahsilatı geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanmakta olup hukuki sebep mevcuttur.
Dolayısıyla, primlerin iadesini gerektirir şekilde hukuki dayanaktan yoksun bir zenginleşmeden söz edilemez.Nitekim bilirkişi raporunda da ;sigorta şirketinin poliçe kapsamında teknik, mali ve reasürans işlemleri gerçekleştirdiği, kendisine yöneltilmiş bir cayma veya fesih bildirimi bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafından ödenen primlerin davalıdan talep edilemeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu dosya kapsamına, teknik verilere ve mevzuata uygun, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunarak mahkememizce de benimsenmiştir.
Tüm bu nedenlerle; Davacının, ödenen sigorta primlerinin iadesine ilişkin talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü KÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihinde alınması gerekli 732,00- TL harcın davacı tarafça yatırılan 269,85 TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye eksik kalan kısmın 462,15-TL nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzene karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2026
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/653, K. 2026/248, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama