KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/447
- Karar No
- 2024/884
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2024
Karar Metni
1.502 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/447
KARAR NO: 2024/884
DAVA: TAZMİNAT (ÖLÜM VE CİSMANİ ZARAR SEBEBİYLE AÇILAN TAZMİNAT)
DAVA TARİHİ : 28/12/2012
KARAR TARİHİ: 15/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Mahkememizden verilen 05/02/2024 tarih ve ---- Esas, ---- sayılı kararı Yargıtay-----. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2023 Tarih ----- Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
Sürücü ---- idaresindeki---- plakalı otomobil müvekkilinin sürücüsü olduğu motosiklete 17/05/2011 tarihinde ----- çarparak davacının yaralanmasına neden olduğunu, davacının sol el bileğinin kırıldığını, topuğunda kesikler olduğunu, geçimini günlük 120,00 TL karşılığı inşaatlarda duvar sıva fayans ustası olarak ve de geceleri bir fabrikada part tima gece bekçiliği yaparak sağladığını, bu kazadan dolayı uzunca süre çalışamadığını, ayrıca kazanın vücut bütünlüğü üzerinde getirdiği olumsuz sonuçlar nedeniyle bundan sonra yapacağı işleri başkalarına nazaran daha çok emek sarf ederek yapmak zorunda kalacağını,
kazayı yapan aracın kaza tarihi itibariyle herhangi bir zorunlu mali mesuliyet kapsamında bulunmadığından efor kaybına bağlı maddi zararlarının tazmini için Güvence Hesabına ihtar gönderildiğini, güvence hesabının süresinde ödeme yapmadığı için davaya dahil edildiğini beyan ederek 20.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Güvence Hesabı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Poliçesi bulunan aracın verdiği zarardan dolayı güvence hesabının zorunlu tutulamayacağını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, sigorta sözleşmesinin münfesih olduğu iddiasının zarar gören 3. Kişiye karşı ileri sürülemeyeceğini, işletenin değişmesi halinin Karayolları Trafik Kanunu 94. Maddesinde düzenlendiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yargıtay, ------ Hukuk Dairesi'nin 23/10/2023 Tarih -----Karar sayılı ilamıyla; ''2918 sayılı KTK’nun 91 inci maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır.
Güvence Hesabına başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır.
Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle Güvence Hesabına husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir. Davalı Güvence Hesabı'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle aracın, kaza tarihini kapsar şekilde trafik sigortası bulunup bulunmadığı hususunun saptanması gerekmektedir.
2918 Sayılı KTK'nun 94 üncü maddesinde "Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı, sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları C.4 üncü maddesinde ise.
“Sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan araç işletenini takip eder. İşleten, sahip olduğu yeni araca ilişkin bilgileri sigortacıya bildirir. Araç grubunda herhangi bir değişiklik meydana gelmesi halinde, C.3 maddesi hükümleri kıyasen uygulanır. Ancak, sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi halinde sigorta sözleşmesi, işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten içinde geçerli olur.
Araç değişikliği nedeniyle yeni bir sigorta yaptırılması durumunda, sigortacının işletenin değiştiği tarihe kadar hak kazandığı prim gün esasına göre tespit edilir ve fazlası sigorta ettirene geri verilir" hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; davalı tarafça dosyaya sunulan tramer belgesine göre davaya konu ----- plakalı aracın sahibinin ve sigortalısının dava dışı ---- isimli kişi olduğu, -----’ın aracını 07.10.2010-07.10.2011 tarihlerini kapsar şekilde dava dışı ---- nezdinde zorunlu trafik sigortası ile sigortalattığı, 29.03.2011 tarihinde ise aracın dava dışı ---- adlı kişiye satıldığı, bu kişi adına tescil edildiği,
buna göre dava konusu araç ile ilgili işleten değişikliğinin 29.03.2011 tarihinde gerçekleştiği, ancak aracın eski işleteni ve sigortalısı olan dava dışı ----’ın KTK'nun 94 üncü maddesinde öngörülen ve zorunlu olan işleten değişikliği bildirimini anılan Kanun maddesinde belirtilen 15 gün içinde dava dışı ----.’ye bildirmediği,----.’nin mahkemeye hitaben yazdığı 17.03.2019 tarihli yazıda davaya konu poliçeye ilişkin sigorta sözleşmesini fesh etmediğini belirttiği, bu nedenle ----nin 07.10.2010-07.10.2011 tarihleri arasındaki ZMMS poliçesi kapsamındaki sorumluluğunun devam ettiği,
davaya konu kazanın ise 17.05.2011 tarihinde söz konusu poliçenin geçerli olduğu süre içerisinde meydana geldiği, sonuç olarak kaza tarihinde davaya konu aracın sigortalı olduğu, dolayısıyla davalı Güvence Hesabı'nın zarardan sorumlu olmayacağı ve Güvence Hesabı'na karşı husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davaya konu kazanın meydana geldiği 17.05.2011 tarihinde araca ilişkin ZMSS poliçesinin dava dışı -----. nezdinde bulunduğu ve poliçenin yürürlük süresi içinde gerçekleşen kazadan doğan zarardan anılan sigorta şirketinin sorumlu olduğu gözetilerek,
davalı Güvence Hesabı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle Mahkememiz kararı bozulmakla dosyanın Mahkememize gönderilmesine karar verilmiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili, davacının 17.05.2011 tarihinde davalının kullandığı ----- plaka nolu aracın çarpması sonucu yaralandığını, davalı Güvence Hesabının KTK.nun 108 maddesi gereği sorumlu olduğunu iddia ederek,
fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak maddi tazminat olarak 20.000,00 TL'nin davalı ----- olay tarihinden davalı Güvence Hesabından ise 13.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini istemiştir.Davalı Güvence Hesabı vekili, --- plaka nolu aracın ----- tarafından düzenlenmiş sigortasının olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.---- şirketince sunulan ZMSS poliçesine göre, ---- plaka nolu aracın ----- tarafından düzenlenmiş sigortasının olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki çekişme haksız fiil nedeniyle maddi tazminat isteminden ibarettir. ----Sulh Ceza Mahkemesinin ----- Esas nolu dosyasında yapılan yargılamada trafik bilirkişisi sunduğu ---- olduğunu bildirmiştir. Raporda oran belirtilmediğinden dosya trafik bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi sunduğu 26.02.2014 tarihli raporda davalı ---- tam kusurlu olduğunu bildirmiştir. Her iki bilirkişi raporlarının uyumlu oldukları, dosya kapsamına ve yasal mevzuata uygun oldukları kanaatine varılmıştır.Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'nun 15.6.2015 tarihli raporuna göre; davacılar murisi ----- olay nedeniyle oluşan arızanın fonksiyonel bozukluk bırakmadan iyileştiği, 4 ay süre ile iş ve gücünden kaldığı anlaşılmıştır.
Davacı olaydan dolayı 4 ay iş ve gücünden kalmış olup, aktüerya bilirkişisinin raporuna göre, davacının geçici iş göremezlik nedeniyle zararının 6.066,68 TL'dir.BK.nun 41. ve 2918 Sayılı KTK.nun 85. Maddeleri uyarınca haksız fiili gerçekleştiren ile aracın işleteni kusur oranına göre gerçek zararın tamamından sorumludurlar. 2918 Sayılı KTK.nun 107. madde hükmü uyarınca işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin aracın çalınmasında veya gasp edilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Oayda davalı ---- tam kusurlu olup, verilen zarardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumludur.
Davalı tarafça dosyaya sunulan tramer belgesine göre davaya konu ---- plakalı aracın sahibinin ve sigortalısının dava dışı ---- isimli kişi olduğu, ----’ın aracını 07.10.2010-07.10.2011 tarihlerini kapsar şekilde dava dışı ---- nezdinde zorunlu trafik sigortası ile sigortalattığı, 29.03.2011 tarihinde ise aracın dava dışı ----- adlı kişiye satıldığı, bu kişi adına tescil edildiği,
buna göre dava konusu araç ile ilgili işleten değişikliğinin 29.03.2011 tarihinde gerçekleştiği, ancak aracın eski işleteni ve sigortalısı olan dava dışı ----’ın KTK'nun 94 üncü maddesinde öngörülen ve zorunlu olan işleten değişikliği bildirimini anılan Kanun maddesinde belirtilen 15 gün içinde dava dışı ----.’ye bildirmediği,
-----.’nin mahkemeye hitaben yazdığı 17.03.2019 tarihli yazıda davaya konu poliçeye ilişkin sigorta sözleşmesini fesh etmediğini belirttiği, bu nedenle ---- ’nin 07.10.2010-07.10.2011 tarihleri arasındaki ZMMS poliçesi kapsamındaki sorumluluğunun devam ettiği, davaya konu kazanın ise 17.05.2011 tarihinde söz konusu poliçenin geçerli olduğu süre içerisinde meydana geldiği, sonuç olarak kaza tarihinde davaya konu aracın sigortalı olduğu, dolayısıyla davalı Güvence Hesabı'nın zarardan sorumlu olmayacağı ve Güvence Hesabı'na karşı husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davaya konu kazanın meydana geldiği 17.05.2011 tarihinde araca ilişkin ZMSS poliçesinin dava dışı ----. nezdinde bulunduğu ve poliçenin yürürlük süresi içinde gerçekleşen kazadan doğan zarardan anılan sigorta şirketinin sorumlu olduğu gözetilerek, davalı Güvence Hesabı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili 15/11/2024 tarihli celsede Güvence Hesabı yerine ----- davalı olarak eklenmesi yönünde HMK 124. maddesi gereğince tarafta hataya düşülmesi sebebiyle taraf değişikliği talebinde bulunmuş olduğu, davacı vekili talebinin maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği niteliklerinde bulunmadığı, dava dilekçesinde tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir yanılgıya dayanması durumunun olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin taraf değişikliği talebi yerinde görülmemiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/447, K. 2024/884, 15 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama