KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/861
- Karar No
- 2026/96
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2026
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/861 Esas
KARAR NO: 2026/96
DAVA
Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/04/2023
KARAR TARİHİ: 29/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;
Davalı tarafından müvekkili aleyhine ---- vade tarihli,--- bedelli, düzenleyeni müvekkil şirket, lehdarı davalı olan bonoya istinaden---- tarihinde kambiyo senedine mahsus yolla icra takibi başlatıldığını, henüz takibin kesinleşmemiş müvekkili şirkete ödeme emrinin dahi tebliğ edilmemişken davalının bu defa ---tarihinde aynı bonoya istinaden ----- D.
İş sayılı dosyasında müvekkil şirket aleyhine ihtiyati haciz başvurusu yaptığını, mahkemece ---- tarihinde talebin kabulüne karar verildiğini, davalının bu ihtiyati haciz kararını -------sayılı dosyasına ibrazla infaz etmek suretiyle müvekkili şirketin tüm malvarlığı, araç ve banka hesaplan üzerine haciz koydurduğunu ve 3. Kişilere haciz ihbarnameleri göndertmiş olduğunu, arz edilen nedenlerle davanın kabulüne, 500.000 TL manevi tazminatın ihtiyati haciz karar tarihi olan 08/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine. tazminat tutarının öncelikle davalının,---- D.
İş sayılı dosyasına yatırdığı teminat bedelinden karşılanmasına. davalının,---- D.
İş sayılı dosyasına yatırdığı teminat bedeli üzerine ihtiyati haciz konulmasına, dava dosyasının, ----- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine,---- Esas sayılı dosyasında görüşen menfi tesbit davasının bekletici mesele yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalıya yüklenmek üzere karar verilmesini talep ve dava etmiştirMahkememiz ---- esas sayılı dava dosyasına dosyanın birleştirildiği, mahkememiz --- esas sayılı dosyasından birleşen dosyanın tefrik edilerek işbu esasa kaydının yapıldığı görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Haksız ve mesnetsiz davanın reddine, hiçbir hakkı olmadığı halde dava açan davacının HMK m. 329 uyarınca AAÜT'de belirtilen nispette akdi vekalet ücretine ve 5.000 TL disiplin para cezasına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Mahkememiz ---- esas sayılı dava dosyasının iş bu dava dosyası içi bekletici mesele yapıldığı görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, haksız ihtiyati haciz uygulandığı iddiasına dayanılarak maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalı tarafından kambiyo senedine dayalı olarak alınan ihtiyati haciz kararının haksız olduğunu, bu haciz nedeniyle ticari faaliyetlerinin sekteye uğradığını ve itibar kaybına uğradığını ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuştur.Mahkememiz ---- esas sayılı dosyasında görülen menfi tespit davasında yapılan yargılama neticesinde, davacının takip konusu bonodan kaynaklanan borçlu olmadığının tespitine yönelik talebinin reddine karar verilmiş olup,
anılan karar ile davacının kambiyo senedinden doğan borcunun mevcut olduğu yargı kararıyla sabit hale gelmiştir.İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığının yaklaşık ispatı yeterli olup, somut olayda davalı tarafından kambiyo senedine dayanılarak ihtiyati haciz talep edildiği, menfi tespit davasının reddedilmesi ile de alacağın varlığının yargısal denetime tabi tutularak doğrulandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, borcun mevcut olduğu sabit olan bir alacak bakımından başvurulan ihtiyati haciz yolunun haksız olduğundan söz edilemeyeceği açıktır.Öte yandan, İİK nun 259. Maddesi kapsamında ihtiyati haciz nedeniyle tazminata hükmedilebilmesi için haczin haksız olduğunun ortaya konulması zorunlu olup, somut olayda bu koşul gerçekleşmemiştir.
Haczin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacının uğradığını iddia ettiği zarar ile davalının eylemi arasında hukuki sorumluluk doğuracak nitelikte bir illiyet bağının varlığından da söz edilemez.Her ne kadar davacı tarafça ticari itibar kaybı ve faaliyetlerin aksadığı iddia edilmiş ise de, hukuka uygun bir ihtiyati haciz uygulaması nedeniyle davalının tazminat sorumluluğuna gidilemez.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ihtiyati haczin haksız olduğunun ispatlanamadığı, aksine alacağın varlığının menfi tespit davasının reddi ile sabit olduğu anlaşılmakla, tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/861, K. 2026/96, 29 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama