KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/294
- Karar No
- 2025/583
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
Karar Metni
1.721 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/294
KARAR NO : 2025/583
DAVA
Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
DAVA TARİHİ : 30/09/2020
KARAR TARİHİ : 25/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 1937 yılında kurulduğunu ve 27.03.1955 tarihli genel kurul kararı ile feshedilerek tasfiye sürecine girdiğini, kararın 07.10.1957 tarihli ---- Gazetesinde yayınlandığını, ------ Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.08.1983 tarih ve ------. sayılı kararı ile davalı şirketin tasfiye halinin devam ettiğine karar verildiğini, şirketin ---- nakledilerek ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ----- sicil numarasına kaydedildiğini,
18 Temmuz 2016 tarih ve ---- sayılı ------ Gazetesi'nde yayınlanan Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağına göre 3 yıl süre ile görev yapmak üzere yönetim kurulu üyeleri ve tasfiye memuru seçildiğini, (1) nolu davalı ... ile müvekkili davacı arasında akdedilen 13.04.2012 tarihli Sözleşme ile ...'nın Şirketteki 450 adet hissesini ve ortaklık payını müvekkil davacıya her türlü hak ve yükümlülükleri ile birlikte sattığı ve devrettiği, şirketin tasfiye halinin kaldırılması durumunda pay devrinin müvekkil davacının münferit başvurusu üzerine Şirket pay defterine işlenmesinin kararlaştırıldığı,
tasfiyenin kaldırılamaması durumunda satışı yapılan hisselere düşen hak ve alacakların işbu Sözleşme ile müvekkil Davacıya devir ve temlik edildiğinin tartışmasız olduğunu, 13.04.2012 tarihli Sözleşmeyi ...'nın "vekili" sıfatıyla imzalayan ------ "... adına Tasfiye Halinde ------ hisseleri üzerinde beyanda ve taahhütte bulunmaya, imzalamaya, bu Şirketteki sahibi bulunduğum hisselerin bir kısmı veya tamamını tasfiye kaldırıldıktan sonra dilediği kimse veya kimselere dilediği bedel ve şartlarla devir etmeye, devir bedellerini talep, tahsil ve ahzu kabza, sulh ve ibraya, devir senet ve sözleşmelerini tanzim ve imzalamaya" yetkili olduğu ,
müvekkili davacının (2) nolu davalı Şirket ve (3) nolu davalı Tasfiye Memuruna ----- Noterliğinden keşide ettiği 16.06.2020 tarih ve ----- yevmiye sayılı İhtarnamesi (Ek.6) ile (13.04.2012) tarihli Sözleşmenin TTK 541 kapsamında şirket kayıtlarına alınmasını, tasfiye halinin kalkması halinde devir keyfiyetinin sözleşmeye uygun şekilde şirket ortaklık pay defterine işlenmesini, aksi halde tasfiye bakiyesinden devir konusu hisselere isabet eden tasfiye payının müvekkili davacıya ödenmesini ihtar ve ihbar ettiğini;
bu ihtara karşı davalı Şirketin hiç cevap vermediğini, Davalı Tasfiye Memurunun ise hisse devrinin pay defterine işlenmesi talebi hakkında herhangi açıklama yapmaksızın sadece devir konusu hisselere düşen hak ve alacakların müvekkil davacıya temlikinin kayda alınması talebi ile ilgili olarak ise "ihtarnamenin eki olan temlikname tarihinden önceki tarihi taşıyan iki temlikname daha olduğu,
bütün bunlara ilaveten temlikname lehtarı olduğunu iddia eden yeni bir şahsın kendisinden görüşmek üzere randevu istediği" hususlarını müvekkili davacıya ihbar ettiği, tasfiye memurunun, müvekkilimiz davacı tarafından, keşide edilen ihtarname içeriğine uygun olarak sözleşmeyi kayıtlarına almak mecburiyetinde iken sözleşmeyi kayıt altına almaktan imtina ettiğini, sözleşmenin tasfiye memuru tarafından kayıt altına alınmaması halinde müvekkilinin davacının sözleşmeye bağlanmış haklarını hiç ya da gereği gibi kullanamamasının söz konusu olacağını,müvekkili davacının, bizzat Şirket Tasfiye Memurunun,
yukarıda aktarılan beyanından devir konusu hisseler ve/veya bu hisselere düşen hak ve alacakların defalarca devir ve temlikinin söz konusu olduğunu öğrendiğini, müvekkilnin, tasfiye memurunun mükerrer devir ve temlik hususundaki beyanları karşısında müstakbel haklarının ortadan kalkma tehlikesinin bulunduğunu anlamış ve gelinen aşamada artık Şirketin tasfiyeden çıkmasının beklenmesinde herhangi bir yararının kalmadığını, tam tersine Şirketin tasfiyeden çıkmasının beklenmesi halinde 13.04.2012 tarihli Sözleşmeden kaynaklanan haklarını kısmen veya tamamen kullanma imkanının kalmayacağını belirterek,
Davalı ... derhal devir keyfiyetinin şirket pay defterine işlenmesini sağlamasını talep etmiş ise de, bu talebe karşı davalı ...----herhangi bir bildirimde bulunmadığını,, 13.04.2012 tarihli Sözleşmeyi davalı ... adına imzalayan vekili----- ise vekil sıfatı ile kendisinin devre konu hisselerin pay defterine işlenmesi yetkisinin tasfiyenin kaldırılması hali ile sınırlı olduğunu, bu aşamada bunu yerine getirmesinin hukuken mümkün olamayacağını müvekkili davacıya bildirdiğini, ancak tasfiyenin kaldırılması halinde ifası lazım gelen edim pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi ile sınırlı olduğunu,
aynı sözleşme ile müvekkilinin davacıya söz konusu hisselere düşen hak ve alacaklar ve bu kapsamda şirket tasfiye bakiyesinden devre konu hisselere düşecek meblağların da devir ve temlik edildiğini, müvekkili davacıya eş zamanlı olarak yapılan alacak temlikinin, şirket kayıtlarına alınması hususunda taraflar arasındaki sözleşmede hiçbir engel düzenleme bulunmadığını, davalı ... lehine tahakkuk edecek alacağın miktarı tasfiye sonunda belli olacağından şu an itibarıyla davalı adına kesinleşmiş, miktarı belli olmamakla beraber ortada hukuki temeli olan bir alacak bulunduğundan,
TBK'nun 185. mad karşısında davalı yararına ilgili tasfiye payı tahtında yapılacak ödeme miktarı üzerinde davacı müvekkilimizin kendisine temlik edilen 450 adet hisse oranında temlik alacağı bulunduğunun, TBK. Mad.
185 gereğince temlikine karar verilmesi gerektiğini, bu durumda TBK.mad.185 hükmü gözetilerek davalı ...'nın Tasfiye Halinde ------Şirketindeki 450 adet hissesine şirketin tasfiyesi sonucunda (hak ettiği oran kadar) düşecek tasfiye payı üzerinde müvekkili davacının temlik alacağı olduğunun tespiti ile temlikini ve ödenmesini talep etmiştir.Davalı şirket ve tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde özetle ;benzer sebeplerle başka kişiler tarafından değişik mahkemelerde davalar açıldığını, tasfiye memurunun 1983 yılında yapılan genel kurula katılanların hukuki durumunu vesıfatlarını aynen korumak durumunda olduğunu,
şirketin ihyasından sonra sadece ihya sebepleriyle sınırlı olarak işlem yapabileceğini, tasfiye memurunun bu süreçte ortaklık yapısıyla ilgili hiç bir işlem yapamayacağını, davacıların ancak şirketin hukuki varlığı sona erdikten sonra tasfiye bakiyesi için birbirlerinden talepte bulunabilecekleri, tasfiye edilerek ihya edilen şirketin hisselerinin mümkün olmadığını, pay defterindeki usulsüz işlemler sebebiyle bu işlemleri yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, davalı ----- 900 adet payının bulunduğunu, ----- feri müdahale talebine dayanak yaptığı temliknamenin 10.yıllık zamanaşımına uğradığını,
1923 doğumlu ...nın vekaletname verdiğinde 87 yaşında olduğunu, hukuki ve fiil ehliyeti bulunduğunun şüpheli olduğunu, vekaletname verilmesinden hemen sonra hisse devri yapılmış olmasının yaşı itibariyle iradesinin sakatlanmış olduğuna karine teşkil ettiğini, tasfiyeye giren şirketlerde kayıt kabul davasının ancak tasfiyenin sonuçlanıp tasfiye bakiyesin hesaplanmasından sonra açılabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava hisse pay devri sözleşmesine göre devredilen payların pay defterine tesciline ilişkindir.Davacı taraf 13.04 2012 tarihli Sözleşme uyarınca devralmış olduğu payların davalı şirket pay defterine işlenmesi gerektiğin belirterek davanın kabulünü talep etmiş,davalı şirket ile tasfiye memuru vekili, sözleşmede, pay devrinin tasfiyenin kalkması şartına bağlandığı, pay sahibi ...nın vekaletname tarihinde 87 yaşında olduğu, fiil ehliyetine sahip olup olmadığına dair sağlık raporu bulunmadığı, yapılan işlemin geçerliliğinin şüpheli olduğu savunmasında bulunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
Davalı ... ---- tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.Feri Müdahil ----- 16.07.2010 tarihli sözleşmeye dayanarak davaya feri müdahil olarak katılma talebinde bulunmuş, mahkemece ----- feri müdahilliğine karar verilmiş olup, feri müdahil tarafından 16.07.2010 tarihli sözleşmeyle ...'nın davalı şirketteki 900 payın kendisi tarafından devralındığı,
bu nedenle payların kendi adına pay defterinde kaydının yapılması gerektiğini belirtmiştir.----- ATM de ----- sayılı dosyada açılan bu dava Mahkememizin -----sayılı dosyasında birleştirilmiş, gelinen aşama itibarıyla usul ekonomisi kuralıda gözetilerek tefrik edilmiş ve ------ esas üzerinde yargılamaya devam olunmuştur.Ana dosyada Bilirkişi heyetinden 24.04.2024 tarihli asıl
Dosyada mevcut pay defteri örneğine göre, davalı ... ----- davalı şirkette kurucu ortak olarak 900 payının bulunduğu, 13.04 2012 tarihli Sözleşme başlıklı fotokopiye göre;“İşbu sözleşme, bir tarafta ... ... (...) ile diğer taraftan ... ----- (...)arasında yapılmıştır.
İş bu sözleşmeye göre;2) Şirket ortağı ...'nın -----Noterliğinden 15 Temmuz 2010 tarih ve ------ yevmiye nolu vekaletle ... ------vermiş olduğu vekalete istinaden -----Noterliğinden 20 Ağustos 2010 tarih ve ----- yevmiye nolu vekaletle ... ---- ve ... -----birlikte veya ayrı ayrı hareket etmek üzere verilen vekaletlere istinaden aşağıda 3. Maddede yazılı hisse satış veya hisse satışın mümkün olamaması halinde hisseye istinaden oluşacak ortaklık haklarından doğacak alacakların temliki hususunda anlaşmaya varılmıştır.3) ...
Tasfiye Halinde ------ Şirketi unvanlı Şirkette ...'nın maliki olduğu her biri 5 (beş) Eski Türk Lirası nominal değerde toplam 900 (dokuzyüz) adet ... ortaklık hissesinin. Yarısını (1/2'si) -----, 2. Maddede yazılı vekaletlere istinaden ...'ya, her türlü hak ve yükümlülükleriyle TL 3.000.000.- (Üçmilyon Türk Lirası) karşılığında devir etmiş ve satış bedelini nakden tahsil etmiştir.
Adı geçen Şirketin tasfiye halinin kaldırılması durumunda hisselerin şirket nezdinde ortaklık pay defterine kaydı bu sözleşmeye istinaden taraflarca münferiden yapılacaktır. Tasfiyenin kaldırılamaması durumunda tasfiye sonucunda , satışı yapılan hisselere düşen hak ve alacaklar bu sözleşmeyle ...'ya devir ve temlik edilmiştir. özleşmede satıcı olarak ---- isim ve imzası yer almakta olup, ------ vekil sıfatını yazmadan kendi adına sözleşmeyi imzalamıştır.
Sözleşmede alıcı olarak ...'nın Şahit olarak da ----- ve Av. ---- imzası bulunmaktadır.
-----Noterliğinin 20/08/2010 tarih ve ----- yevmiye numarasında kayıtlı vekaletnameye göre de, vekalet veren ...'ya vekaleten hareket eden -----vekil tayin edilen ---- ve -------. Söz konusu vekaletnameye göre ;'' Tasfiye Halinde ------ hisseleri üzerinde beyanda ve taahhütte bulunmaya, şirketin tasfiye kararlarının kaldırılması için gerekli işleri yapmaya,... Bu şirketteki sahibi bulunduğum hisselerin bir kısmını veya tamamını tasfiye kaldırıldıktan sonra dilediği kimse veya kimselere dilediği bedel ve şartlarda devir etmeye , devir bedellerini talep, tahsil ve ahzu kabza sulh ve ibraya devir senet ve sözleşmelerini tanzim ve imzalamaya,...'' birlikte veya ayrı ayrı hareket etmek üzere vekil tayin edilmiştir.
----- Noterliği'nin 16.06.2020 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ... vekili Av. ... tarafından davalı şirkete ve tasfiye memuru ----- gönderilmiş olup, 13/04/2012 tarihi sözleşmeden bahisle söz konusu sözleşmenin TTK m.541 kapsamında şirket kayıtlarına alınmasını, tasfiye halinin kalkması halinde devrin pay defterine işlenmesini, aksi halde tasfiye bakiyesinden söz konusu hisselere düşen tasfiye payının ...'ya ödenmesi ihtar edilmiştir.
-----Noterliği'nin 13.08.2020 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ... vekili Av. ... tarafından ...'ya gönderilmiş olup, 13.04 2012 tarihli Sözleşmeden bahsedilerek, tasfiye memuru ile yapılan yazışmalardan tasfiye halinin kaldırılmasının beklenmesi durumunda sözleşmeye konu hisselerin ... adına kaydedilmesi hakkının tasfiye Memuru tarafından belirtilen diğer tasarruflar suretiyle engellenmeye çalışıldığı, şirketin tasfiyeden çıkmasının beklenmesinde bir fayda kalmadığı, doğmuş ve doğacak hakların kullanımının kısmen veya tamamen olanaksız hale gelmemesi için sözleşmeye uygun şekilde 450 adet hissenin ...'ya devrine ilişkin hisse devir işleminin davalı şirket Pay defterine kaydının sağlanması ihtar edilmiştir.
TTK m. 499 hükmüne göre;“(1) Şirket, senede bağlanmamış Pay ve nama yazılı pay senedi sahipleriyle, intifa hakkı sahiplerini, ad, soyad, unvan ve adresleriyle, pay defterine kaydeder.(2) Payın usulüne uygun olarak devredildiği veya üzerinde intifa hakkı kurulduğu ispat edilmediği sürece, devralan ve intifa hakkı sahibi pay defterine yazılamaz.(4) Şirketle ilişkilerde, sadece Pay defterinde kayıtlı bulunan kimse pay sahibi ve intifa hakkı sahibi olarak kabul edilir.”
TTK m. 500 hükmüne göre ise; “Şirket, iktisap edenin yanlış beyanı sonucu pay defterine görüşlerini alarak silebilir. yapılan kaydı, ilgililerin görüşlerini alacak silebilir. Söz konusu kişilere, silinmeye ilişkin yazılı bilgi derhal verilir''
Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında mevcut verilere göre, 16.07.2010 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi bakımından detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, ...'ya vekaleten hareket eden ------ tasfiyenin kaldırılmasından önce hisseleri devir yetkisi bulunmadığı, bu nedenle -----sahip olduğu yetkiden daha fazlasını devredemeyeceğinden, 13.04.2012 tarihli Sözleşmenin yetkisiz temsilci tarafından imzalandığı, bu sebeple devrin şirket yetkilileri tarafından pay defterine kaydedilmemesinin yerinde olduğu anlaşılmakla kanıtlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/294, K. 2025/583, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama