KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/31
- Karar No
- 2023/572
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2023
Karar Metni
2.386 kelime·12 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/31 Esas
KARAR NO: 2023/572
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 05/09/2019
KARAR TARİHİ: 19/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
27.02.2018 tarihinde davalılardan ----- Şti adına kayıtlı -------- plakalı otobüsün sürücüsü --------,-------- Otobüs Duraklarında yolcu müvekkil otobüsün arka kapısından inmeye çalışırken aniden kalkış yapması sebebiyle müvekkilinin yaralandığı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kaza oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza sebebiyle müvekkilinin kalça kemiği kırılmış olup ameliyat olduğunu, halen daha tedavisinin devam ettiğini beyan ile,
meydana gelen kaza sebebiyle malul kalan, çalışamayan müvekkili lehine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL maddi tazminat (500 TL daimi maluliyet, 500 TL geçici iş göremezlik tazminatı) ile 20.000 TL manevi tazminatın temerrüttarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı -------- Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesinde bahsi geçen 27.02.2018 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, -------- plakalı aracın, müvekkili şirketin 01.11.2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere --------- numarası ile, müvekkili şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başına 330.000-TL olduğunu, poliçe teminat limitlerini belirtmenin davayı kabul anlamına gelmediğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, müvekkili şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu,
müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, faiz hatalı talep edilmiş olup, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini beyan ile, davanın usulden reddini, sayın mahkeme esastan inceleme yapacak ise, kusur tespiti, maluliyet oranı tespitini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddini, kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden,
dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, kaza tespit tutanağı ve alkol raporunun tebliğini, aleyhe hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer Davalılar; -------- ve ------- Şirketi kendilerine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı tarafın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibari ile, Meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan geçici ve kalıcı maluliyetin tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranlarının tespitinde bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Dava dosyası kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler, davacı vekilinin tüm beyanları, davalı sigorta şirketi vekilinin itirazları, tutanaklar, raporlar ve diğer tüm veriler teknik olarak birlikte değerlendirildiğinde.
Davalı tarafa sigortalı otobüs sürücüsü, davalı------- yönetimindeki -------- plaka sayılı -------- marka yolcu otobüsü ile seyir halinde iken olay yeri -------- durak mahalline geldiğinde duraklayıp tekrar harekete geçmeden önce yeterli ve gerekli ayna kontrolünü yaparak yolcunun araçtan tamamen indiğini görerek ve aracının kapısını kapatatarak harekete geçmesi gerekirken belirtilen husulara riayet etmediği ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 58. Maddesini (İndirme Ve Bindirme Kuralları) ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 110/b-2 (Araç sürücülerinin aracının kapılarının kapanmasını beklemeden hareket etmesi) ihlal ettiği
anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz daranışlarından dolayı olayda, %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu -------- otobüsten inmek istediği sırada otobüsün kontrolsüz şekilde harekete geçmesi sonucu yaralandığı anlaşılmakla, olayın oluşumunda kusursuz olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.Meydana gelen Trafik kazası nedeni ile davacı da oluşan maluliyetin tespitinde --------- Hastanesi --------- alınan raporda özetle.
"27.02.2018 tarihinde trafik kazası geçirdiği bildirilen -------- hakkında düzenlenen belgelerin tetkikinde saplanan “sol femur intertrokanterik” arızasının. 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandınlması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hesaplandığında.
HL Herhangi bir özürlülük oranına neden olmadığı, Geçici iş göremezlik (tıbbi.iytleşme) süresinin 9 (dokuz) ay olduğu, 3. Sürekli bakımıi ihtiyacının olmadığının kabulünün gerektiği " şeklinde rapor sunulmuştur.-------- raporda özetle; "-------- 27.02.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve --------- sayılı --------- yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre.
Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük Oranları, Tablo 3.8 a ve b %5, Tablo 3.2’ye göre %3 olarak tespit edildiğine göre.
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, Sürekli bakıcı ihtiyacının olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1(bir) ay süreyle bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği " şeklinde rapor sunulmuştur. -------- Hastanesi ile -------- raporu arasında çelişki bulunduğundan ve itirazların giderilmesi için --------- Üst Kurulundan çelişkinin giderilmesi için rapor tanzimi istenilmiş olup, -------- Üst Kurulunun verdiği maluliyet raporunda özetle;
" --------- hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ---------- 27.02.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının.
03.08.2013 tarih, -------- sayılı -------- yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve -------- sayılı -------- yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında malüliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan. Kişinin malüliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu.
30.03.2013 tarih ve --------- sayılı --------- yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre. Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük Oranları, Tablo 3.8 a ve b %5, Tablo 3.2’ye göre %3 olarak tespit edildiğine göre.
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, Sürekli bakıcı ihtiyacının olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1(bir) ay süreyle bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği" şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacı yan tanık deliline dayanmıştır bildirilen tanıklar duruşmada dinlenmiştir. Tanık --------- 09.05.2023 tarihli duruşmada beyanında.
"Ben Müteveffa -------- görümcesi olurum, kaza olduğu anda beni olay yerinden biri aradı ben olay yerine gittim, müteveffa ile birlikte ambulans ile birlikte hastaneye gittik, kaza sebebi ile müteveffanın kalça kemiği ve köprücük kemiği kırıldı, çeşitli ameliyatlar geçirdi, kendisi kazadan önce kanser hastası idi, kanser tedavileri aksadı, bu kaza ve ameliyatlar sebebi ile halisilasyonlar görmeye başladı, kendisi bir süre desteksiz yürüyemedi, davalı şirket yetkilisi kazadan sonra hastaneye geldi ancak, müteveffayı ziyaret etmiş ise de hastane polisi ile görüşerek,
müteveffanın ifadesinin alınmasına engel olmuşlardır, davalılar kazadan sonra maddi veya manevi olarak herhangi bir destekte bulunmamışlardır, kaza sonrasında müteveffa psikolojik destek aldı çok zor günler geçirdi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”,
aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu,
zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları,
korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.Davacı vekili 16/10/2019 tarihli beyan dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebinden feragat etmiş olup, davaya manevi tazminat talebi yönünden araç sahibi ve sürücü hakkında devam ettiklerini beyan etmiştir.-------- Hastanesi tarafından maluliyete ilişkin hazırlanan 01/02/2020 tarihli raporda davacının maluliyet oranı % 8 olarak belirlenmiş ise de bu rapor usul ve yasaya uygun olarak hazırlanmadığından yeniden rapor hazırlanmak için dosya --------- hastenisne tevdii edilmiş,
12/02/2021 tarihli raporda ise davacının maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezliğinin 9 aya kadar uzayabileceği, sürekli bakıcı ihtiyacının olmadığı belirtilmiş, itirazlar üzerine maluliyet oranının belirlenmesi için dosya -------- tevdi edilmiş, -------- raporunda davacının maluliyetinin %3, , geçici iş göremezliğinin 9 aya kadar uzayabileceği, geçici bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğu belirtilmiş ise de ------- Hastanesi raporu ile ------- raporu arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi için dosya -------- Üst Kuruluna tevdi edilmiş, Üst Kurul tarafından kaza tarihinde geçerli olar Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kuru raporları hakkındaki yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetinin %3, , geçici iş göremezliğinin 9 aya kadar uzayabileceği, geçici bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğu belirtilmiş olup mahkememizce de -------- Üst Kurulu tarafından hazırlanan rapor hükme esas alınmıştır.
Yagılama devam ederken davacı ------- vefat etmiş olup 07/10/2022 tarihli veraset ilamında yer alan mirasçıları ------, -------,-------- davaya dahil edilmiş olup usulüne uygun vekaletnameleri dosya arasına alınarak yargılamaya devam edilmiştir.HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu,
hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacılarkilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla davacıların maddi tazminata ilişkin taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilerek maddi tazminat talebi yönünden davalı sigortanın vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta değerlendirme yapılmamıştır.
Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı,
mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevvie tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi,
şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.Somut olayda müteveffa -------- davaya konu kaza sebebiyle davacının maluliyetinin % 3, geçici iş göremezliğinin ise 9 ay olduğu, 1 ay sürü ile de geçici bakıcıya ihtiyacının olduğunun, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı,
davacının meydana gelen maluliyetinden duyduğu elem ve keder ile olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/31, K. 2023/572, 19 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama