İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/535 K.2022/160

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2020/535Karar2022/160Tarih8 Mart 2022Okuma10 dk · 2.056 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/535
Karar No
2022/160
Karar tarihi
8 Mart 2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.056 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2020/535 Esas

KARAR NO: 2022/160

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 29/06/2020

KARAR TARİHİ: 08/03/2022

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalı ----tarihlerini kapsayan----akdedilmiş olduğunu, ---- incelendiğinde ödeme şartları ve süresinin açıkça belirtilmiş olduğunu, ----- belirlenen koşullara uymayarak ödemede temerrüde düşen davalı bayi hakkında; ---- dosyalarının tesis edilmiş olduğunu, anılı icra dosyalarının davalı aleyhine tesisinin ardından tarafların karşılıklı olarak anlaşmaya vararak ---- tarihli protokol ile gerek anılı icra dosyalarının gerekse ticari diğer borçlarının ---- tasfiyesini kararlaştırmış olduklarını, hem bayi ---- maddesinin son cümlesi gereğince;

davalı-borçlu yanın ödemelerini, belirli vadelerle ve ödeme günündeki ---- üzerinden hesaplanacak olan kur farkı vb. alacaklarını yine --- ödemesi gerekmekte olduğunu, ancak davalı yan, ----- yılında nakden ödeyerek itfa etmesi gereken borçlarının bir kısmını nakden, önemli miktardaki bakiye kısmını ise ---- kıymetli evraklarla peyder pey ödemiş olduğunu, bu ödemelerin yalnızca icra dosyalarının toplam borcu olan ---- tarihine kadar tahakkuk etmiş olan ---- alacaklarını kapsamakta olup, dava konusu vade farkı bedellerini kapsamamış olduğunu, dolayısıyla bu alacakların ödenmemiş olduklarını,

Bayilik sözleşmesinde belirtilen ve taraflarca mutabık kalınan geç ödemelere ilişkin vade farkı oranları dikkate alınarak bilirkişi marifetiyle vade farkı alacaklarının ---- belirlenmesi gerekmekte olduğunu, bu şekilde hesaplanacak olan vade farkı alacaklarına ticari temerrüt faizi de yürütülmesinin gerekmekte olduğunu, Vade farkının hukuki niteliğine ilişkin------Vade farkı alacaklının gecikmeden kaynaklanan zararını karşılamayı amaçlar.

Ne var ki, temerrüt faizinde olduğu gibi alacaklının uğradığı zararı telafi eder fonksiyonu ile temerrüt faizine benzerlik göstermekte ise de vade farkı hem kendine özgü yapısı hem de temerrüt faizi sözleşme ile başka bir usul kararlaştırmış değilse borçlunun temerrüde düşmesi tarihinden başlayacağı halde; vade farkı vadeden itibaren başlar. vade farkı, mal bedelinin geç ödenmesinden dolayı yapılması gereken fer' i bir ödemeyi değil, bu bedelin vadesinden sonra ödenmeye kalkışılması halinde, mal bedelinin belirlenmesine esas teşkil eden bir unsur ----- olmaktadır.

İşte bu sebepledir ki ana alacağın unsurunu teşkil eden vade farkı miktarına da BK. nun 101.” nci maddesi uyarınca temerrüt faizi yürütülebilmektedir.

O nedenle birbirlerinden ayrı hukuki statüye tabidirler” içtihattan da anlaşılacağı üzere, vade farkına faiz yürütülebileceğinden; vade farkı alacağımızın yanında vade farkı miktarının ödenmesinde temerrüde düşüldüğünden ayrıca ---- temerrüt faizi de talep etmekte olduklarını, davalı borçlunun vadeye bağlanarak ödeme yapacağı kararlaştırılan borçlarının vade tarihleri ve fiili ödeme yapılan tarihlerin cari hesap özetinde yer almakta olduklarını,

taraflarınca anılı hususa istinaden davalıya---- tarihli ihtarı keşide edilmiş ve zorunlu arabuluculuğa başvurulmuşsa da anılı borç inkâr edildiğinden olumlu bir neticeye varmanın mümkün olamadığını beyan ve iddia ederek, Fazlaya ilişkin hak ve alacak talepleri saklı kalmak kaydıyla, şimdilik kısmen ------ bedelli vade farkı alacağının temerrüt tarihinden itibaren tahakkuk edecek en yüksek ticari temerrüt reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafça davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, dava dilekçesi incelendiğinde davacının taraflar arasında akdedilen --- tarihli protokol uyarınca müvekkilinin ödemesi gereken ----ödenmesinden sonra tahakkuk etmiş olan kur farkı ve vade farkı bedelleri olduğunu dile getirmekte olduğunu, bu iddiaları kabul etmediklerini ve davacıya borçlarının olmadığını,

müvekkillerinden---- sahibi ve yetkilisi olduğu ----- davacı ----rasında daha öncesinden kurulmuş olan ticari iş ve ilişkiler neticesinde doğan borçlar sebebiyle davalı şirket ile davacı şirket arasında ----- toplamda borcun ödenmesi hususunda anlaşma yapılarak borcun yenilenmiş olduğunu, -----müvekkili -------taşınmaz davalı şirket lehine ipotek olarak verilmiş olduğunu, ------- tarihli protokol uyarınca ekte ve sunulan tablodaki şekilde borçlarını ödemiş olup, buna göre ödemelerin;

tamamen ödenmiş ve bu durum davalı tarafından---------- yer alan ödeme şartları düzenlemesine aykırı olarak gecikmeli yapılan ödemelere ilişkin oluşan vade farkından dolayı tahakkuk etmiş bakiye borcunuz bulunmaktadır” denmek suretiyle protokole konu edilen ---- borcun bittiği davalı tarafça açıkça kabul edilmiş ancak.

Aynı ihtar ile protokol gereğince ------ ödendiği tarihteki kur farkından kaynaklı borcun geç ödendiği bundan dolayı taraflar arasında protokol tarihinden önce akdedilen -----i uyarınca vade farkı alacağı bulunduğu ve --- tutarındaki bu alacağın ödenmesinin taraflarına ihtar edilmiş olduğunu, Davalının ihtarının aksine protokole konu ------ borç yukarıda ve ek tabloda sunulan kambiyo senetleri ile vadesinde ödenmiş olup, bu durum gerek ödemelerin yapıldığı bankalar gerekse resmi olarak müvekkilinin ve karşı yanın resmi ticari defterlerinde sabit olduğunu, davalının bu ihtarına ----- tarihli protokol uyarınca borçların ödendiği,

bu durumun kendilerince de kabul edildiği, vade farkından kaynaklanacak bir alacak bulunmadığı belirtilip müvekkili ------ üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasının ihtar edilmiş olduğunu, davalı firma tarafından ihtar üzerine ipotekler fek edilmediği gibi müvekkili ile de iletişime geçilmemiş davalı taraf borcun sona ermesine rağmen edim yerine getirilmemiş ve ayrıca iş bu davanın açılmış olduğunu, taraflarınca anılan ipoteklerin kaldırılması için dava açılacak olup, o dosyada işbu mahkeme dosyasının birleştirilmesi istenecek ve bu konuda gerekli beyanda bulunulacağını,

Mahkemenin de takdir edeceği üzere taraflar arasında akdedilen ------- konusunda bir ihtilaf olmadığını, davalının da çekmiş olduğu ihtarda bu hususun ikrar edildiğini, davalı ile müvekkili arasında akdedilen protokol borcun yenilenmesi niteliğinde olup, Borcun yenilenmesinde taraflar aynı kalsa da eski borcun ortadan kalkacağını ve yerine yeni bir borcun doğduğunu, bunun en önemli sonuçlarından birisinin de borcun yenilenmesiyle eski borca bağlı olan bütün teminatların ve sözleşmeden kaynaklı borçların ortadan kalkacağını,

davalı tarafın borcun yenilenmesi anlaşmasıyla ortaya çıkan borcu ve borcun ödeme günündeki ----- doğan tutarın ödendiğini kabul etmiş olduğunu, ancak davalı taraf, müvekkil ile kendisi arasında yapılan protokol ile borç yenilenmiş olduğu halde eski borcun kaynaklarından olan bir sözleşmedeki maddeye dayanarak borcun ödenmiş olmasına rağmen fazladan para talep etmekte olup yasal olarak bunun mümkün olmadığını, tarafların aralarında yapmış olduğu--- protokol ile bayilik sözleşmesinden kaynaklı borcun ortadan kalkmış ve ----- bedelli yeni bir borç doğmuş olduğunu,

İpotek ile güvence altına alınan bu borcun ise müvekkili tarafından ödenmiş olup, davacı taraf her ne kadar taraflar arasında daha öncesinden kurulmuş olan bayilik sözleşmesine dayanmak istese de, ortadaki uyuşmazlığın davacı tarafından da kabul edilen ------ödendiğini de davalı gönderdiği ihtarlarda ve dava dilekçesindeki beyanlarla da açıkça kabul etmiş olup, davacının iddia ettiği gibi vade ya da kur farkından dolayı herhangi bir alacağı kalmamış olup, bu husus sunulan deliller ve tarafların ticari kayıtları, banka kayıtları ve bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını savunarak,

Yetkili Mahkemelerin -----, yapılacak yargılama sonucunda açılan davanın Reddine, Dava masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibari ile taraflar arasında kurulan sözleşme kapsamında oluşan alacağın tahsili amacı ile açılan alacak davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Davacı şirketin---- ticari defter ve belgelerin incelendiğini, defterlerin açılış kapanışlarının yasaya uygun olarak yapıldığını, Davacı Şirketin davalı şirkete ---- adet fatura düzenlenerek davalı şirket adına borç kaydedildiği, ---- tarihinde davalı adına borç olarak tahakkuk ettirilen ---- baliğ olduğu,

buna mukabil davalı şirketçe protokol kapsamında yapılan---- ödeme sonucunda tahakkuk ettirilen----- dahil olmak üzere, ---- bakiyesinin sıfırlandığı tespit edildiğini, --- yazılmak suretiyle dosyaya kazandırılan ve ------ üzerinde dava kapsamıyla sınırlı olarak İnceleme yapmak suretiyle ---- tarafından hazırlanarak dosyaya sunulan ---- davalıya ait ticari defter kayıtlarına göre; ----- dava tarihinde davacı şirketin davalı şirketten alacak bakiyesinin bulunmadığı,

davalı şirketin vade farkına ilişkin fatura ve borcunun bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat belirttiğini, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının davacı şirketin ticari defter kayıtlarını teyit ettiği ve tarafların ticari defter kayıtları çerçevesinde ---- olduğu hususunda mutabık oldukları tespit edildiğini sonuç olarak; ---- tarihinde davalı adına borç olarak tahakkuk ettirilen ------- olduğu,

taraflar arasında --- tarihinde akdedilen ---- alacaklıya teslimi karşılığında ve bu kambiyo senetlerinin tamamı tahsil edildiğinde ---- üzerinden oluşacak ---- ödeyerek kapatacağının ve bu şekilde borcun tamamen ödenmiş sayılacağının belirlendiği, buna mukabil davalı şirketçe protokol kapsamında yapılan ---- ödeme sonucunda tahakkuk ettirilen -----bakiyesinin sıfırlandığı, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının davacı şirketin ticari defter kayıtlarını teyit ettiği ve tarafların ticari defter kayıtları çerçevesinde----- olduğu hususunda mutabık oldukları, ödemelerin vadelerinde yapılmadığı,

Mahkemece, davacı şirketin huzurdaki davaya konu ettiği vade farkı alacağının yerinde olduğu yönünde hüküm kurması halinde, davacı yanca talep konusu yapılabilecek vade farkı alacağı ----- olabileceği, " şeklinde rapor sunulmuştur.

Davalı şirketin faaliyet alanının --- nedeni ile----davalı yanın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.

Talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda özetle; " Davalı şirketin---- ticari defter ve belgelerin incelendiğini, defterlerin açılış kapanışlarının yasaya uygun olarak yapıldığını, İncelenen davalıya ait ---- defterlerinin defter beratlarının süresi içinde verildiği, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu ve defter kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığını, delil vasfı taşıdığı, davalıya ait ticari defter ve kayıtlarına göre; --- tarihinde ----alacağının bulunmadığı, Davalı---- ticari defter ve kayıtlarına göre; ----- vade farkına ilişkin fatura ve borcun bulunmadığı," şeklinde rapor sunulmuştur.

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki --- ---- borcun yenilenmesi olarak kabul edilip edilmemesi ve bu kapsamda davacının davalıdan vade farkı talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

6098 Sayılı TBK'nın 133. maddesine göre, yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesinin, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olacağı, özellikle mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi veya yeni bir kefalet senedi düzenlenmesinin, taraftarın açık yenileme iradeleri olmadıkça, yenileme sayılmayacağı açıktır.

Başka bir ifadeyle, taraflar yeni bir borç meydana getirirken eskisini ortadan kaldırma iradesine sahip olmalıdırlar; aksi takdirde taraftarın ya ikinci ve bağımsız bir borcu kurduğu, ya da taraftarın birinci borçta bir takım değişiklikler yapılmasını istedikleri anlaşılır. Taraflar arasında ikinci bir borç ilişkisinin kurulması veya mevcut bir borcu değiştiren yeni bir işlemin yapılması yenileme için birer karine sayılamaz. Şüphe ve tereddüt halinde asıl borç ilişkisinin devam ettiği, taraftarın buna son vermek istemedikleri kabul edilecektir.

Borcun yenilenmesi dar anlamda borcu sona erdiren nedenlerden biridir. Kambiyo senedine bağlı bir borcun süresi salt yeni bir senet ile uzatılırsa bu yenileme değildir. Ne var ki, eski bononun iadesi karşılığında daha uzun süreli yeni bir kambiyo senedinin düzenlenip verilmesi yenileme mahiyetindedir. Zira kambiyo hukuku kurallarına göre eskisinin yerine geçmek üzere yeni bir senedin imzalanması, eskisinden tamamen bağımsız bir borç doğurur.

Bununla birlikte davalı ile dava dışı şirket arasında, davacı lehine yapılan sözleşme borcun nakli sözleşmesidir. Borcun nakli müessesesi sözleşme tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan ve zaman bakımından uygulanması gereken 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 195 ila 204. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Borcun nakli müessesini borcun iç yüklenilmesi ve borcun dış yüklenilmesi olarak ayırmak gerekir.

Borcun iç yüklenilmesi; asıl borçlu ile borcu nakil alan üçüncü kişi arasındaki sözleşmeyi ifade eder. Böyle bir sözleşmenin geçerliliği herhangi bir şekle tabî olmadığı gibi, alacaklı bakımından sonuç doğurabilmesi için ise alacaklının açık muvafakatı gerekmektedir. Borcun dış yüklenilmesi ise, aynı Kanun'un 196. maddesinde düzenlenmiş olup, alacaklı ile borcu nakil alan üçüncü kişi arasındaki sözleşmeyi ifade etmektedir.

Borcun dış yüklenilmesinin gerçekleşmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi yeterli olup, geçerliliği için herhangi bir şekil şartına gerek yoktur. Şu halde, borcu nakil alan üçüncü kişinin icabının alacaklı tarafından kabul edilmesiyle borcun nakli sözleşmesi kurulur. Alacaklının kabulü açıkça olabileceği gibi zımni de olabilir. Borcun yüklenilmesi, borç ilişkisinde taraf değişimine yol açan hukuksal bir kurumdur.

Borcun yüklenilmesinde, borç ilişkisinin konusu değişmediği halde, taraflarında bir değişim meydana gelmektedir. Borcu üstlenen kişi, alacaklı ile borcun dış yüklenmesini yaptığı anda, artık asıl borçlu borçtan kurtulur, onun yerini borcu yüklenen kişi alır. Buna göre, borcu üstlenen kişi borçluya karşı borcun iç yüklenilmesi anlaşmasından doğan edimini, alacaklı ile borcun dış yüklenilmesi anlaşmasını yaptığı anda ifa etmiş olur.

Bu itibarla, borcun dış yüklenilmesi sözleşmesinin kurulmasından sonra alacaklı alacağını ancak, borcu yüklenen üçüncü kişiden isteyebilir, borcu nakleden asıl borçludan isteyemez -----

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde: Davacı şirket ile davalı taraflar arasındaki --- tarihli protokole göre, davalının -----Dosyaları kapsamında davacıya ----- borçlu olduğunda mutabık kalırdığı, sözleşme metninde yenileme ibaresi açıkça bulunmasa bile protokolde ödemelerin hangi tarihlerde ne ile yapılacağının belirlendiği, protokolde ilgili borçlar için yeni vadeler öngörüldüğü, icra takiplerinin harçlarının belirlendiği,----- borç ödenmediğinde güncel bakiyenin ödeceğinin yazıldığı, yeni vadeler belirlendiği,

protokolün ihlali halinde önceki borcun avdet edeceğine dair bir koşulun getirilmediği dikkate alındığında, tarafların borcu yenileme iradelerinin bulunduğu gibi, borcun yenilenmesi olarak kabul edilemeyeceği şeklinde protokolde herhangi bir hükme de rastlanılmadığı gözetildiğinde, protokolün yenileme sözleşmesi ve borcun naklini de içeren sözleşme olduğu, protokolde vade farkına ilişkin düzenleme yer almadığı dolayısıyla davacının vade farkı talebinde bulunamayacağı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir. ----

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Karar harcı 80,70-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 657,49 TL harcın mahsubu ile artan 576,79-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 5.775,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/535, K. 2022/160, 8 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2022/160
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 29/06/2020
  7. Karar Tarihi: 08/03/2022
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/535
Karar No
2022/160
Tarih
8 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2020/536 K.2022/431
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/536 K.2022/203
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2020/536 K.2022/480
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/537 K.2022/150
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/537 K.2022/160
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2020/537 K.2022/268

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.