İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/725 K.2024/561

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2020/725Karar2024/561Tarih9 Temmuz 2024Okuma11 dk · 2.176 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/725
Karar No
2024/561
Karar tarihi
9 Temmuz 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.176 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/725

KARAR NO : 2024/561

DAVA

Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 21/09/2020

KARAR TARİHİ : 09/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkiline, davacıya---- Köyü, 11 Pafta, 1485 Parselde kain taşınmaz üzerinde bulunan----Blok ---- Nolu bağımsız bölümün davalı tarafından tahsis edilmiş olup, müvekkilinin taşınmaz için ödemesi gereken hiçbir borcu bulunmadığını, Daha sonrasında tarafların bir araya gelerek aynı sitede mukim----nolu bağımsız bölümün müvekkiline teslim edilmesi hususunda anlaştıklarını, ancak ilgili taşınmazın anahtarı müvekkiline teslim edilmişse de müvekkilinin taşınmaza gittiğinde 3.kişlerin dairede ikamet ettiğini fark ettiğini,

dolayısıyla davalı kooperatif tarafından müvekkilinin payına düşen ----- nolu bağımsız bölümün halen müvekkiline teslim edilmemiş ve tapu devrinin de gerçekleşmemiş olduğunu, dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurularının da davalı kooperatifin toplantıya katılmaması sebebiyle anlaşamama ile sonuçlandığı, müvekkilinin üyeliğinin devam ettiği de göz önünde bulundurularak müvekkilinin hakkı olan ----- nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkili adına tescil edilmesi taleplerinin mevcut olduğunu beyan ve iddia ederek,

haklı davalarının kabulüne, müvekkilinin davalı kooperatifte mevcut payının tespitine, müvekkiline devir edilmesi taahhüt edilen taşınmazın tapu iptali ile müvekkili adına tesciline, tapu iptal ve tescil taleplerinin mümkün olmaması halinde ise, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı kooperatif üzerine bırakılmasını talep ve dava etmişlerdir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Öncelikle, huzurdaki davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddinin gerektiğini, İşbu dava dosyasının ikame edilmesinde davacı tarafın herhangi bir hukuki yararı bulunmamakta olduğunu, müvekkili kooperatifin, Kooperatifler Kanunu ve Kooperatif ana sözleşmesi uyarınca üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve zamanında yerine getirmiş ve hiçbir surette aleyhe bir hususu ikrar anlamına gelmemekle birlikte, kendi ihmal ya da kusurundan kaynaklanmayan birtakım gerekçelerle 3. şahıslar ile hukuki ihtilaflara düşmüş;

ama hiçbir şekilde davacı dahil herhangi bir üyesinin hakkına tecavüz etmemiş olduğunu, dolayısıyla davacı taratın huzurdaki davayı ikame etmesinin, açıkça hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edecek olup; huzurdaki davanın açılmasında davacı tarafın hukuki hiçbir menfaati bulunmamakta olduğunu, huzurdaki davanın, öncelikle usule (süre ve dava şartı yokluğu) ilişkin itirazlarının Mahkemece dikkate alınması suretiyle usulden reddinin gerektiğini, Usuli itirazlarının yanı sıra, işbu davanın müvekkili açısından ayrıca esastan da reddinin gerektiğini, müvekkili kooperatifin tasfiyesi henüz tamamlanmamış bir yapı kooperatifi olup, bilindiği üzere,

yapı kooperatiflerinde kooperatif üyeliği ve bağımsız bölüm mülkiyetinin birbirinden bağımsız olduğunu, davacı .. müvekkili yapı kooperatifi bünyesindeki kooperatif üyeliği hakkında istifa, ortaklıktan çıkarılma ya da üyeliğe son verecek benzeri başkaca bir hukuki durum bulunmadığından, kendisinin üyeliğinin kanunen geçerli ve hali hazırda devam etmekte olan bir üyelik olduğunun her türlü izahtan vareste olduğunu, nitekim bu hususun, davacının dosyada mübrez dava dilekçesinde de; "...

4) Müvekkilin üyeliğinin devam ettiği de göz önüne alınarak, ..." şeklinde davacı vekili tarafından açıkça beyan edilerek ikrar edilmiş olduğunu, her ne kadar, davacı tarafça dava dilekçesinde "davalının taşınmaz için kooperatife ödemesi gereken bir borcu bulunmadığı" yönünde iddia ve beyanda bulunulmuşsa da müvekkili Kooperatif kayıtlarında yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; davacının işbu dilekçe tarihinde, davalı müvekkiline yasal fer'iteri hariç toplamda 49.390,00- TL tutarında kooperatif taahhüt borcu bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, işbu itibarla, davacının huzurdaki davadaki haksızlığı;

zira iddiasının aksine esasen kendisinin, müvekkili kooperatife borçlu olduğu, davacının işbu davayı ikame etmesinin açıkça hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiği ve ayrıca işbu davayı açmasında davacının hukuki hiçbir menfaatinin bulunmadığının oldukça açık olduğunu, müvekkilinin bir yapı kooperatifi olduğunu tekraren beyanla;

yapı kooperatiflerinin alacak ve borçlarından kooperatif üyelerinin de müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğunu ifade etmek gerektiğini, davalı müvekkili kooperatifin de 3. kişilere karşı olan ve fakat bir kısmının kanuna aykırılığı nedeniyle muhtelif yargı mercilerinde yargılaması devam eden birtakım borçlarından ve onların konu olduğu bu yasal takipler ve davalar sebebiyle müvekkili kooperatifin üyelerine karşı herhangi bir kusurlu eyleminden söz etmenin mümkün olmadığını, müvekkili kooperatifin,

söz konusu davalara konu olan dairelerin geri alınması amacıyla gerek kendi haklarını gerekse üyelerinin mağdur olmaması adına gereken her türlü hukuki mücadeleyi vermiş ve vermeye de devam etmekte olduklarını, Nitekim davaların temelinde yatan nedenden de anlaşılacağı üzere, esasen mağdur olan ve zarara uğratılan tarafın, işbu davada davacı konumunda olan kooperatif üyesi ... ve diğer kooperatif üyeleri değil;

müvekkili kooperatif olduğunu, işbu itibarla, müvekkili kooperatifin taraf olduğu dava dosyalarının, söz konusu davalara konu gayrimenkullerin aynına ilişkin olması ve dolayısıyla bu dava dosyalarının neticesinde müvekkili kooperatif lehine hüküm kurularak söz konusu gayrimenkullerin tapuda müvekkil kooperatife tescil edilmesi de mümkün olduğundan; mahkemede ikame edilmiş olan işbu davanın görülebilmesi için söz konusu davaların ilgili mahkemelerden celp edilerek, bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, tüm bunlara ek olarak,

müvekkili Kooperatif'in 2016 yılına ait 21.10.2017 tarihli olağan Genel Kurul toplantısında alınan Genel Kurul kararının 10. Maddesinde ve ayrıca önce tarihli muhtelif genel kurul kararlarında "2016 bütçe dönemleri içerisinde çıkan ve çıkarılan ortağa yapılacak iade ödemelerin kooperatifimizin mevcudiyetini tehlikeye sokacak, kooperatifimizin amacını tehlikeye sokacak kooperatifimizin amacına ulaşmasını engelleyecek ve bütçemin bu ödemeleri yapamayacak durumda olması dolayısı ile bu ödemelerin Kooperatifler Kanunu'nun 17/2 maddesi uyarınca 3 yıla kadar ertelenmesi ..." şeklinde karar verilmiş olduğunu,

Bir üst paragrafta adı geçen ve ilgili genel kurul kararına dayanak teşkil eden Kooperatifler Kanunu'nun 17/2.

Maddesi aşağıdaki hükmüne haiz olup, "Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir." anılan kanun maddesinin müvekkilimi kooperatif genel kuruluna tanıdığı bu hak ve yetki doğrultusunda, davacının davasının yasal süresi içerisinde açılmadığı; zira hiçbir şekilde aleyhe bir hususu ikrar anlamına gelmemek koşuluyla, bir alacağı varsa bile bunun Kooperatifler Kanunu kapsamında muaccel olmadığının da izahtan vareste olduğunu, son olarak davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan özetle;

öncelikle müvekkilinin hakkı olan---- Köyü, 11 Pafta, 1485 parselde kain taşınmaz üzerinde bulunan ---Blok ----- nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkil adına tesciline karar verilmesi talebimiz mevcuttur.

İşbu talebimizin kabul görmemesi halinde ilgili taşınmazın değeri için fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00- TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmekteyiz. ...” şeklindeki haksız ve hukuken mesnetsiz taleplerine de ayrıca itiraz ettiklerini, zira yukarıda da ifade edildiği üzere; davacı tarafın, açık bir şekilde kendisine borçlu olduğu müvekkili kooperatif aleyhine, huzurdaki davayı ikame ederek,

kanuna ve sözleşmeye aykırı olarak fer'iler de tahakkuk ettirilmesini talep etmek suretiyle alacak iddiasında da bulunmakta olduğunu, davacı tarafa hiçbir şekilde borcu bulunmayan, davacıdan kooperatif taahhüt borçları nedeniyle alacaklı olan ve asla aleyhe bir hususu ikrar anlamına gelmemek kaydıyla, kendisine defaten bir ödeme yapma sorumluluk ve yükümlülüğü bulunmayan müvekkilinin, hiçbir zaman temerrüde düşmemiş olup;

müvekkili aleyhinde faiz ya da başkaca fer'i tahakkuk etmesinin de hukuken mümkün olamayacağını, netice itibariyle, öncelikle celbini talep ettikleri dava dosyalarının incelenmesi suretiyle söz konusu dosyaların ayrı ayrı huzurdaki dava dosyasında Bekletici Mesele Yapılmalarını ve yapılacak yargılama ile davacının haksız, hukuken mesnetsiz ve dava şartı noksan olan davasının usul ve esastan ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasındaki ilişkiden kaynaklanan her türlü haklarıyla, fazlaya ilişkin hakları ve mevzuattan doğan her ad altında alacak, dava, talep ve cevap haklarının saklı tutulmasına,

Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, kooperatif üyesinin açmış olduğu tapu iptali ve tescili olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.29.06.2021 raporda özetle. "Yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere dosyada tapu kaydı mevcut değildir.

Mülkiyetin tapuda malik olarak kimin üzerinde olduğu belli değildir. Davacıya davalı kooperatif tarafından tahsis edildiği anlaşılan taşınmazda halen oturduğu söylenen kişinin sıfatı belli değildir. Davacı ve davalı taraf vekilleri dilekçelerinde bu konularda yeterli açıklama yapmamıştır. Belge sunmamıştır. Davalı kooperatifin hangi sıfatla davacıya tahsis edilmiş yerde başka birinin oturduğu açıklanmamıştır.

Oturan kişi kimdir, hangi gerekçelerle ve hangi sıfatla oturmaktadır, belli değildir. Sayın mahkeme heyeti tarafından belirlenen uyuşmazlık konusunda. Davacının kooperatif üyeliği kapsamında davalı kooperatiften tapu iptal ve tescil talebinde bulunup bulunmayacağı ... hususunun dosyada mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilmesi mümkün görünmemektedir. Mali müşavirin yaptığı incelemelere göre davacının davalı kooperatife 49.390. TL borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır.

Borcu olan başka üyelere taşınmaz tahsisi yapılıp yapılmadığı hususunun tespiti görevi , sayın mali müşavirin incelemeleri kapsamındadır." şeklinde rapor sunulmuştur.

11.02.2022 tarihli tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, "Davacı ortağa tahsis edilen konut bedelinin 240.000,00 TL olarak hesaplandığı, davacı ortağın 49.390- TL borcunun düşülmesinden sonra kalan 190.610.- TL nin davacı ortağa ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatlerine varılmaktadır." şeklinde rapor sunulmuştur.

10.04.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Davacı tarafından konu taşınmaz için yapılan ödemelere ilişkin ödeme belgeleri, davalı Kooperatifçe, dava konusu taşınmazın satış bedeli ve/veya satış bedelinin eksik ödendiği iddiasını ispata elverişli dayanak belgelerin dosyaya sunulması /celbi, gerek duyulması durumunda, davacı ile aynı durumda bulunan diğer borçlu Kooperatif üyelerine daire teslim edilip, edilmediğinin tespiti amacıyla Kooperatif defterleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmesi hususlarında, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere,

gerekli ara karar oluşturulması" şeklinde rapor sunulmuştur.31.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.

"Yüksek Yargının yerleşik uygulamaları uyarınca yapılan hesaplamalar ve bu hesaplamalara ilişkin olarak düzenlenen Formülasyon Tablosuna uygun biçimde yapılan tazminat hesaplamaları sonucunda, davalı kooperatifçe kendilerine daire tahsisi imkanı bulunmayan davacı kooperatif ortağının, davalı kooperatiften tazminini talep etmesi mümkün olan zarar tutarının dava tarihi itibarıyla.

197.643, 49 TL olabileceği" şeklinde rapor sunulmuştur.08.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.

"Bilirkişi heyetince daha önce düzenlenmiş kök ve ek raporlar kapsamında davalı Kooperatifin davacı ortağına 197.643.49 TL ödeme yapması gerektiği (detaylı ayrıntılar kök ve önceki ek raporlarda mevcuttur.) görüş ve sonucuna varılmaktadır." şeklinde rapor sunulmuştur.Yapı kooperatiflerinin ana amacı, ortakların akçeli yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında ana sözleşmeye uygun şekilde konut ya da işyeri teslim etmektir.

Ortakların kooperatiften konut karşılığı tazminat isteyebilmesi için kooperatifin inşaatlarının bitirilip diğer ortaklara tahsis ve teslim yapıldığı halde, davacıya konut tahsis ve tesliminin yapılmaması gerekir. Bu husus, tazminatın istenebilmesinin ön koşuludur. Ön koşulun gerçekleşmesinden sonra, davacı için çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkansızlığı ortaya çıktığında, ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır.

Şayet kendisine konut tahsis ve teslimi yapılmayan ortak, normal ödemesini yapıp konut sahibi olan ortaklarla eşit miktarda ödeme yapmış ise yani eksik ödemesi yok ise bu durumda ödemesi eksik olmayan diğer ortaklara verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebilecektir, hiç ödemesi yok ise bu durumda konut karşılığı tazminat talep edemeyecektir.

Ancak eksik ödemesi var ise Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile kabul ettiği hesaplama yöntemi uyarınca hesap edilecek tazminatı talep edebilecektir.

Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin 06.07.2004 tarihli, -----Esas, ------ Karar saylı emsal ilamında, önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değerinin saptanması, davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihleri itibarıyla toplam ödemeleri dava tarihine kadar ( Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak ) taşınarak, güncel değeri bulunacağı, bundan sonra,

bulunan değerden sonraki bulunan değerin çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettiklerinin çıkarılması gerektiği, bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentilerinin yukarıdaki ilkelere göre dava tarihine taşınarak varsa eksik ödeme miktarında güncelleştirilmesi gerektiği ve bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerden gerçekleştirilen bir ortağın ödemelerin güncel değeri karşılığının varsa eksik ödentilerin güncel değerlerinin ne miktarda yarar sağlanması gerektiğinin orantı kurallarına göre belirlenmesi gerektiği ve davacı ortağın bu davada kooperatiften talep

etmesi mümkün olan zarar miktarının belirlenerek bu miktara hükmedileceği belirtilmiştir

Somut olayda dava konusu daire davalı kooperatifle ortaklık ilişkisi mevcut olmadığı anlaşılan dava dışı üçüncü şahıs ----- adına 11.11.2002 tarihi ile tapuda tescil edilmiş olduğu halde, aynı dairenin davalı kooperatif tarafından 03.03.2011 tarihinde davacı ortağına tahsis ettiği görülmüştür.

Davalı kooperatif adına kayıtlı olmayan bir taşınmazın tapu iptali ve tescilini istemekte hukuki yararı olmadığından tapu iptal ve tescil talebi yerinde görülmemiştir.Bilirkişi heyetinin 11.02.2022 tarihli ek raporunda, davalı kooperatifin davacı ortak dışındaki ortakların bir bölümünün farklı tutarlarda borçları olmasına karşın daire tahsis ve teslim edildiğinin anlaşıldığı, bilirkişi heyetinin 31.01.2024 tarihli ek raporunda yukarıda belirtilen hesaplama yöntemine göre borç ve alacak güncellemesi neticesinde dava tarihi itibariyle 197.643.49 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir.

Yukarıda da bahsedildiği üzere talep konusu taşınmazı davalının davacıya devri hukuki olarak imkansız olduğundan davacının davalıdan ödemiş olduğu bedellere karşılık usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda belirlenen tazminatı isteme hakkı bulunduğundan tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının ---- Köyü, 11 Pafta, 1485 Parselde kain taşınmaz üzerinde bulunan-----nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline yönelik talebinin REDDİNE,

2-Davacının tazminat talebinin KABULÜ ile, 197.643,49 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3-Karar harcı 13.501,02-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan peşin harç ile ıslah harcı toplamı 3.413,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.087,62 -TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 3.413,40 TL peşin nispi harç ve ıslah hacı toplamı olmak üzere toplam 3.467,80- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

5-Davacı tarafından yapılan 266,70-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.150,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.416,70-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 31.622,96 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/725, K. 2024/561, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2020/725
  4. Karar No : 2024/561
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 21/09/2020
  7. Karar Tarihi : 09/07/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/725
Karar No
2024/561
Tarih
9 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/726 K.2024/451
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/735 K.2024/548
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/741 K.2024/719
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/741 K.2024/534
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/759 K.2024/728
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/769 K.2024/439

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.