İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/353 K.2024/594

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2021/353Karar2024/594Tarih16 Temmuz 2024Okuma10 dk · 2.072 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/353
Karar No
2024/594
Karar tarihi
16 Temmuz 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.072 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/353

KARAR NO : 2024/594

DAVA

Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 09/06/2021

KARAR TARİHİ : 16/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ----- ile müvekkili -----. Arasında 14.10.2019 tarihli "Personel Devam Kontrol Sistemi Yazılım ve Donanımlarının Tedariği Sözleşmesi" imzalanarak eser sözleşmesine dayanan hukuki bir ilişki kurulmuş olduğu ve söz konusu sözleşmenin garantisi olarak 380.985,00-TL bedelli teminat mektubu sunulduğunu, davalı banka tarafından eksik olan hususların tamamlanması,

aksi halde sözleşmenin feshedileceğine dair müvekkili şirkete ihtarda bulunulduğunu, akabinde müvekkili tarafından söz konusu eksikliklerin giderildiğini ancak tüm bu hususların varlığına rağmen, banka tarafından herhangi bir fesih bildirimi yapılmaksızın eylemli şekilde (teminat mektubunun nakde çevrilmek suretiyle) fesih iradesinin gerçekleştirildiğini, teminat mektubunun 08.09.2020 tarihinde nakde çevirerek müvekkilinin haksız şekilde zarara uğramasına neden olunduğunu, teminat mektubunun nakde çevrilmesi öncesinde, müvekkili şirkete herhangi bir bilgi verilmediğini, fesih bildiriminde de bulunulmadığını,

bu nedenle davalı Banka tarafından yapılan fesih işleminin usul ve yasalara aykırı olduğunu, TTK m. 18 "(3) Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." hükmünü amir bulunduğunu, davalının herhangi bir fesih bildiriminde bulunmaksızın eylemli şekilde fesih iradesini gerçekleştirmiş olduğundan Kanunun açık hükmü kapsamında yapılan fesihin usule aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, davalı tarafından yapılan fesih,

usule aykırı olduğundan yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla.

Müvekkili şirketin teminat mektubunun nakde çevrilmesi suretiyle uğradığı zararın tazmini amacıyla, fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutulmak kaydıyla, 380.985,00-TL' mektubun nakde çevrildiği 08.09.2020 tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama giderleri, arabuluculuk giderleri ve arabuluculuk görüşmeleri de dahil vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkili Banka Şube ve Bölge Müdürlüklerinde görev alan personelin çalışma saatlerine uyumunun kontrol edilmesi ve Şubelerin operasyon odalarına yetkisiz giriş çıkışların engellenmesi amacı ile davacı ---- ile 14.10.2019 tarihinde "Personel Devam Kontrol Sistemi Yazılım ve Donanımlarının Tedariği Sözleşmesi" imzalandığını, davacı firmanın sözleşme kapsamındaki Personel Devam Kontrol Sistemi kurulum çalışmalarına 28.02.2019 tarihinde başladığı ve işin 28.09.2019 tarihine kadar tamamlanmasının öngörüldüğünü, davacının edimini süresinde ve sözleşmeye uygun olarak ifa etmediğini, sözleşmeye konu projenin FAZ 1,

FAZ 2 ve FAZ 3 olarak 3 aşamada öngörüldüğü, sözleşmenin 12.1 maddesinde düzenlendiği, FAZ 1 aşamasının proje başlangıç toplantısından (28/02/2019) itibaren 1 ay içinde bitirilmesi (29/03/2019) gerektiği halde davacı firmanın FAZ 1'i dahi süresinde tamamlayamadığını, müvekkili banka nezdinde ---- yazılım altyapısının kurulması ve kurulumlara ilişkin çok sayıda sorun yaşandığı, bu nedenle Sözleşme’nin 19.1.

Maddesinde yer alan hükme göre , 03.02.2020 tarihinde davacı firmaya ihtarname gönderildiği ve 35 şubedeki ---- sisteminin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 10 (on) iş günü içerisinde kurulması, ---- merkezi yazılımındaki eksikliklerin ise ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 30 (otuz) iş günü içerisinde kurulmasının talep edildiğini, ayrıca belirtilen süreler içerisinde talep edilen hususların yerine getirilmemesi durumunda sözleşmeden doğan haklarımızın kullanılmasını teminen yasal yollara başvurulmak zorunda kalınacağı ve müvekkilinin uğrayacağı her türlü zararın firmadan talep edileceğinin ihtar edildiğini,

davacının eksikliklerinin, ihtarname ile verilen süre de gideremediği, Sözleşme kapsamındaki ihtiyaçlarının karşılanamamasının yanı sıra ileride de karşılamasının mümkün olmadığı değerlendirilerek, anılan 19.1. madde kapsamında Sözleşmenin feshedildiği, 1. Sözleşme’nin 19.6. maddesinde “Sözleşme’nin 19.6.

7.2.10, 9.19, 9.12, 9.13, 12.6, 12.10, 14.10, 16.6, 17.4, 19.1, 19.2, 19.3, 19,4 ve 19.5. maddeleri kapsamında feshedilmesi durumunda, firma’nın kesin teminatı gelir kaydedilecek ve tahakkuk eden cezalardan mahsup edilmeyecektir.

Firma’nın fesih tarihten sonrası için ---herhangi bir ödeme talebi olmayacağı gibi, fesih nedeniyle -----herhangi tazminat ve/veya ceza ödeme yükümlüğü olmayacaktır.” düzenlemesinin yer aldığını, davacının, fesih ihbarında bulunulmadığını iddia etmişse de davacıya 01/04/2020 tarihli e-posta ile fesih kararının alındığının bildirildiği,

ayırca proje başlangıç toplantısının düzenlendiği 28 Şubat 2019 tarihinden bu yana yaşanan süreci sözleşmenin 12.1 maddesinden hareketle bir rapor olarak sunmalarının istenildiğini, davacının verdiği 06/04/2020 tarihli cevapta fesih kararı bildirimini öğrendiklerini ve istenilen raporu hazırlayarak gönderdiklerini beyan ettiklerini, bu beyan ve işlemler karşısında davacının feshin usulüne uygun yapılmadığı iddiasının iyiniyetli olmadığını, söz konusu iddianına TMK 2.maddeye aykırı olduğu, davacının iddia ettiğinin aksine TTK 18/3.maddesindeki düzenlemenin bir "geçerlilik şartı olmadığı,

Sözleşmenin feshedilmesinde ve teminat mektubunun nakde çevrilmesinde hukuka ve sözleşmeye aykırı bir yön bulunmadığını, davacının teminat mektubunun nakde çevrilmesi sonucu uğranılan zararı istemekte haksız olduğunu beyanla; müvekkili Banka'nın uğradığı her türlü zarardan doğan tazmin ve alacak hakkı saklı kalmak kadıyla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında kurulan sözleşmenin feshi nedeni ile oluşan zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.07.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle.

"Davacının, sözleşmenin kendisine yüklediği yükümlülüklerini yerine getirememiş olması nedeniyle , Davalının, sözleşmeyi fesihte ve teminat mektubunu gelir kaydetmekte haklı olduğu, kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur.21.09.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle.

"Kök raporda belirtilmiş olan yerinde yapılan incelemeler neticesinde, Banka merkez şubesinde bulunan Operasyon odasının giriş kapısına monte edilmiş olan parmak izi okuyucu cihazın pasif durumda olduğu, çalışmadığı tespit edilmesi üzerine banka yetkili personeli ve davalı taraf vekilince parmak izi okuyucu cihazın davacı taraf sunucularına bağlı olduğu ifade edilerek çalıştırılma işlemi gerçekleştirilemediği,

aktif olmayan parmak izi okuyucu cihaz ve bağlı sunucu ağı üzerinde, teknik şartname dahilinde belirtilen yazılımsal fonksiyonların doğruluğu ve bütünlüğü konusunda tespit ve inceleme yapmak teknik ve yazılım bakımından mümkün olmadığı, Kök raporda yer alan teknik ve hukuki değerlendirmeler geçerliliğini koruduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.30.10.2023 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda özetle, "Alınan karar ile 26.10.2023 saat 14:00'de davalı taraf adresine gidilerek inceleme toplantısı gerçekleştirildiği, davalı adresinde inceleme yapılması için teknik durumun sorulduğu,

Kök raporda ve 1. Ek raporda ifade edildiği gibi değişen bir durum olmadığı, davaya konu yazılımın kurulu olduğu sunucunun aktif ve çalışır durumda olmadığı buna ek olarak parmak izi okuyucu cihazında çalışma durumunun testinin yapılamayacağının anlaşıldığı, davalı taraf yetkilisine davaya konu sistemin çalışır duruma getirilip getirilemeyeceğinin sorulduğu,

davalı yetkilisi teknik olarak üç yıl önceki şartlara dönmenin mümkün olmadığını, veritabanı ve uygulama sunucusunun arşivlenmiş durumda olduğunu fakat entegrasyon servislerinin hazır olmadığından sistemin yeniden ayağa kaldırılmasının mümkün olmadığını ifade ettiklerini, davanın açılmasında beri geçen süre dikkate alındığında gelişen teknoloji ile uygulamaların teknik gereksinimleri olan servislerin de değiştiği göz önüne alındığında sistemin ayağa kaldırılamayacağı, kaldırılsa dahi sorunsuz çalışmasının mümkün olamayacağı kanaati oluştuğu,

bilirkişi incelemesi için hatalı olarak da olsa çalışır duruma geçirilebilen davaya konu sunucu üzerinde yapılacak olan teknik incelemenin ise davaya konu uygulamanın geliştirildiği dönemde hatasız çalışıyor olabileceği ancak inceleme sırasında hata alınması durumunda yanlış bir kanaat bildirilmesine sebep olacağından objektif bir inceleme yapılmış olamayacağı kanaati oluştuğu, bu sebeple inceleme sonucunun hatalı olabileceği düşünülerek sunucuların yeniden aktif hale getirilmesinin talep edildiği,

davalı taraf veritabanı ve uygulama yedeklerinin saklandığını ifade etmiş, sistemin çalıştığı dönemde aksaklıklar olsa da çalıştığı bilgisinden hareketle veritabanı yedeğinden yapılacak yeniden kurulum ile alınacak çalışma raporlarından sistemin kusuru ile ilgili bir kanaat bildirmenin mümkün olmayacağı," şeklinde rapor sunulmuştur.

İtirazlar doğrultusunda dosyanın yeni bir bilgisayar Mühendisi ve Yazılım mühendisi bilirkişiye tevdi ile yerinde inceleme yapılmak sureti ile rapor tanzimi istenilmiştir.30.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Davacı tarafın sözleşmede belirlenen süreler içerisinde yükümlülük altına girdiği cihaz montajlarını yerine getirmediği,

yazılımsal konularla ilgili Davalı'dan kaynaklanan gecikmelerin varlığı kabul edilse dahi, bunların sözleşmede belirlenen sürenin (28.09.2019) yaklaşık 5 ay 10 gün kadar aşılmasına neden olmayacağı (ki bu süre Faz-2'nin sözleşmede kararlaştırılan toplam süresinden dahi fazla bir ek süredir), Son Toplantı Tutanağında talep edilen ek 1 haftalık sürenin Faz-3 ile belirlenen “izleme” hizmetleri kapsamında olduğu ve 30 günlük ihtar süresi geçmesine rağmen en azından Faz-3'ün tamamlanamadığı, Mahkeme'ce yerine inceleme yapılması görevi verilmişse de dosya kapsamı incelendiğinde, 35 ayrı ilde montajı yapılan bir sistemin söz konusu olduğu,

bu bileşenlerin herhangi birinin sistemin çalışmamasına neden olabileceği, ayrıca olayın üzerinden geçen sürede davalı banka kapılarının açık kalmasının ve bu nedenle sisteme müdahale edilmemiş olmasının söz konusu olmayacağı göz önüne alındığında, olay tarihinde sistemin çalışır durumda olup olmayacağının yerinde inceleme ile anlaşılmasının mümkün olmayacağı değerlendirilmiş olup, Mahkeme'ce aksi kanaatle inceleme yeri ve incelenecek öğelerin açıkça belirtilerek görev verilmesi halinde bu incelemenin de gerçekleştirilebileceği" şeklinde rapor sunulmuştur.

Kural olarak, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir.

TMK.'nın 6. maddesinde düzenlenmiş olan genel ispat şuralından çıkarılan bu sonuç, Yargıtay ----- Hukuk Dairesi'nin bir çok kararında "kural olarak eser sözleşmelerinde eserin teslimini, sözleşmeye ve tekniğine uygun olup olmadığını kanıtlamak yükleniciye aittir." şeklinde ifade edilmiştir.Teslim edilen eserin ayıplı ve/veya eksik olduğunu ve bedelin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir. İçtihatlarda, Yargıtay’ın da bu doğrultuda tutum sergilediği görülmektedir.

“Eser sözleşmesine dayalı ilişkilerde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğü yüklenicide, eserin ayıplı olduğu iddiası ve bedelin ödendiğini ispatlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir.” (bkz.Yargıtay ----.Hukuk Dairesi'nin 30.05.2013 tarih, ------ Karar sayılı kararı).

Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474 ( 818 sayılı BK'nın 359), gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. ( 818 sayılı BK'nın 362.) maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. ( 818 sayılı BK'nın 360.) maddesinde tanınan hakları kullanabilir.

Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır.

Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK'nın 02.02.1979 gün ----- sayılı ve Yargıtay ---- HD' nin 16.01.2013 tarih ve ----- sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.)

Öte yandan, YHGK'nın 13.05.2009 tarih ve------sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.Söz konusu açıklamayı somut uyuşmazlık bakımından değerlendirdiğimizde; taraflar arasında 14/10/2019 tarihinde Personel Devam Kontrol Sistemleri Yazılım ve Donanımlarının Tedariği Sözleşmesi imzalandığı, tarafların sürece ilişkin sözleşme kapsamında mutabık kaldığı,

dava konusu teminat mektubunun da bu süreçte verildiği, davacının sözleşmeye uygun olarak işi teslim ettiğini ispat yükü altında olduğu, mahkememizce alınan her iki bilirkişi raporunda da davalının sözleşmede belirlenen şekil ve şartlarda ve sözleşmede belirlenen süre içerisinde davalıya sözleşmeye uygun olarak teslimat yapıldığı olgusunun ispat edilemediği husunun tespit edildiği, davalının sözleşmenin feshinde haklı olduğu tespit edilmiştir.

Davacı taraf ise sözleşmenin feshinin sözleşmede aranan şekil şartlarına uygun olarak yapılmadığını iddia etmektedir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 19.1 maddesi düzenlemesinde "Firmanın , Sözleşme kapsamında belirtilen yükümlülüklerinden herhangi birini ihlal etmesi halinde ---- dilerse, bir ihbar mektubu ile Firma'ya durumu bildirerek ve bu duruma neden olan uygunsuzluğun giderilmesi için,30 (otuz) günden az olmayacak şekilde ek süre verebileceği,

Firmanın tanınan sürede ihlali gidermemesi/giderememesi durumunda. ----- başka bir bildirim yapmaya gerek duymaksızın Sözleşme'yi feshetme hakkına sahiptir." hükmü düzenlenmiştir.Davalı tarafından davacıya gönderilen ----- Noterliğinin 03/02/2020 tarih, ----- yevmiye numaralı ihtarında, ihtarnamenin sözleşmenin fesih ve cezai şart başlıklı 19.1 maddeye göre yapıldığı uyarısı vardır ve ihtarnamede yapılması öngörülen şartların yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin fesih sürecine gireceği beklenen sonuçtur.

Davacı tarafından ihtarnamede belirtilen eksikliklerin giderilmediği dosya kapsamındaki bilirkişi raporları ile sabittir. Davalı tarafından mail yolu ile ihtarnamenin içeriğinde belirtilen sözleşme 19.6. Maddesine göre 01/04/2020 tarihinde fesih hususunu davacıya bildirmesi karşısında, davacı şirket yetkilisinin 06/04/2020 tarihinde fesih bildiriminin öğrenildiğine ilişkin cevap maili göndermesi dikkate alındığında sözleşmenin 22.1.

Maddesine göre de cevabi mailin teyit olarak kabul edilebileceği bu durumda davacının feshin geçersiz olduğu, sözleşmenin halen ayakta olduğu iddialarına itibar edilmeyerek sözleşmenin feshedildiğine kanat getirilmiştir.

Tüm bu açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı tarafından işin sözleşmeye uygun olarak yapılıp davalıya teslim edildiğinin ispat edemediği, bu durumda davalının sözleşmenin feshinde haklı olduğu, sözleşmenin feshinin hukuki sonuçlarının doğurduğu ve dava konusu teminat mektubunun taraflar arasındaki sözleşmenin 19.6. Maddesine göre davalı tarafından gelir kaydedilmesinin yerinde olduğu kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.506,28-TL harcın mahsubu ile artan 6.078,68-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 59.147,75-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/353, K. 2024/594, 16 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2021/353
  4. Karar No : 2024/594
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 09/06/2021
  7. Karar Tarihi : 16/07/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/353
Karar No
2024/594
Tarih
16 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/358 K.2024/491
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/359 K.2024/628
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/359 K.2024/581
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/362 K.2024/558
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/364 K.2024/645
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/365 K.2024/511

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.