İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/5 K.2021/743

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2021/5Karar2021/743Tarih28 Eylül 2021Okuma12 dk · 2.428 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/5
Karar No
2021/743
Karar tarihi
28 Eylül 2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.428 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2021/5 Esas

KARAR NO: 2021/743

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 06/01/2021

KARAR TARİHİ: 28/09/2021

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------

motorlu bisikleti ile ------

bulunan ışıklı kavşağa girerek yolun sağında bulunan ----- direksiyon hakimiyetini

kaybederek demir bariyere çarpıp o çarpmanın etkisi ile yola savrulduğu sırada--- istikametinden

gelerek ------ sevk ve idaresindeki --------

plakalı çekicinin kendisine çarpması neticesinde kaza gerçekleştiğini, kaza neticesinde----- vefat ettiğini, ------- sürücülerin, hızlarını,

kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara

uydurmak zorunda olduklarını, somut olayda kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün, kendi beyanıyla da sabit olduğu üzere maktulün soldan geldiğini görmüş ancak hızını ayarlayamadığı için duramadığını

ve ------- vefat ettiğini, kazanın oluşumunda araç

sürücüsü ----- hükmüne aykırı hareket ederek kazaya

sebebiyet verdiğini, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, ---- plakalı araç davalı sigorta şirketi nezdinde---- poliçe numarası ile kayıtlı olup kaza neticesinde meydana gelen maddi zararın tazmini konusunda ------ tarihli ihtarname ile başvurulmuşsa da talebi karşılayacak herhangi bir cevap

alınamadığını, bahis konusu kaza neticesinde müteveffa ---- sebebiyet veren

----- sıra kazaya neden olan araca ----- sigorta şirketlerinin de sorumlu olduğunu beyan ile, trafik kazasında eş ve babasın kaybeden davacılara, yargılama neticesinde belirlenecek

fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı eş ------ destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden

itibaren hesaplanacak faizi ile davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini, yargılama gider ve vekalet

ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı ---- dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen --- aracın müvekkili şirket tarafından

------

sigortalandığını, dava konusu talepler zamanaşımına uğramış olup davanın zamanaşımı nedeniyle

reddedilmesini talep ettiklerini, öncelikle söz konusu kaza ile ölüm arasında illiyet bağı olup olmadığının tespiti gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, mütevekkili şirket, ancak sigortaladığı araç

işleteninin sorumluluğu nispetinde zarardan sorumlu tutulabileceğini, öncelikle kazada araçların kusur

durumunun tespiti gerektiğini, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsü --------

kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, ancak her halükarda davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını talep ettiklerini, sigortalı araca atfedilen

kusuru kabul etmemekle beraber, bir an için iddia edildiği üzere sigortalı aracın kusurlu olduğu kabul

edilse dahi, davacının iddia olunan zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun

dikkate alınmasını, hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılmasını talep ettiklerini,

davacının kaza esnasında kask ve diğer koruyucu ekipmanları kullanmamış olmasının bu yönüyle

özellikle dikkate alınması gerektiğini, bu husus ------- kararlarında da dikkate alınmış olup, tazminatın uygun oranda indirilmesi gerektiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini beyan ile, davanın zamanaşımı

nedeniyle reddine karar verilmesini, celp edilmesi gereken delillerin toplanmasını, sigortalı araç

sürücüsünün kusuru olmadığından davanın reddini, tarafların kusur oranı ile davacının ve müteveffanın müterafik kusurunun tespitini, müterafik kusur nedeniyle tazminattan uygun oranda indirim yapılmasını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine

karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma talebine ilişkin olarak açılan tazminat davasıdır.

----------- bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.

İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.

Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.

Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu,

öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -------ddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;

sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.

---------- maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı------- aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı ------“işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, --------maddesinde de,

“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı ------- göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Anılan yasal hükümlerden,----; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.

İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ---- düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.

-------- gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.

Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.

Ölüm halinde uğranılan zararlar özellikle cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemiş ise tedavi giderleri ile çalışma gücünün kaybı veya azalmasından doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalanların bu sebeple uğradıkları kayıplardır. Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır.

Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Öte yandan ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.

Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır, Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse uğradığı zararın ödettirilmesini isteyebilir.

Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.

Borçlar Yasasında sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.

O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır.

Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır, Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır.

Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir ---------eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu"hususu vurgulanmış; ------- ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.

Önemle vurgulanmalıdır kî, destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir.

Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur, Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir ----------

Eş, çocuk, anne–baba her halükarda destek tarafından destekleneceği kabul edildiğinden bu kişilerin desteklendiklerini ispat etmelerine gerek bulunmamaktadır. Ancak bu kişilerinde gelirden varsayımsal bir pay değil de daha yüksek bir pay aldığını iddia ediyorlarsa bunu ispat etmeleri gerekir. Destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle, "Kaza tespit tutanağına göre Motorlu bisiklet sürücüsünün kural ihlali olarak -----

maddesini ihlal ettiği, çekici sürücüsü ----- kusursuz olduğunun

işaretlendiğini, evvelce hazırlanmış raporların irdelenmesinde, söz konusu kaza ile ilgili --- hitaben hazırlanan ---- plaka sayılı çekici

sürücü --------- ASLİ derecede

kusurlu olduğu kanaati belirtildiğini, kusur yönünden yapılan incelemede, olay yerinde yapılan ilk tespitlere göre kontrolsüz şekilde ters istikametten

kavşağa girerek bölünmüş yola ---- istikametine katılmak isteyen kask takmayan

motorlu ----- sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, mevcut verilere göre, maktul sürücü --------- kavşak mahallinde ters yönden gelerek kontrolsüz şekilde orta ayırıcı

ile bölünmüş -----istikametine gitmek istediği, mahal şartlarını, yeşil trafik

lambasını ve bölünmüş yolda düz seyir halinde olan çekicinin seyir durumunu

dikkate almadığı, çekici sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermediği, kontrolsüz şekilde

kırmızı ışıkta ----- katılmak istediği sırada direksiyon

hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarpıp yola düştüğü ve ------ maddelerini

ihlal ettiği anlaşıldığı, olay mahallinin yerleşim yeri olduğu ve kırmızı trafik lambasında kavşağa girerek bölünmüş yola katıldığı hususu da dikkate alındığında,

dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda %100 (Yüzde yüz) oranında

kusurlu olduğu, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı ----- plaka sayılı çekici ile yerleşim yeri dışında bölünmüş ----- istikametinden ----- halinde iken

olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde kendisine hitaben yanan yeşil

trafik lambasında kavşağa girdiği sırada, istikametine göre sol taraftan bölünmüş

yola girerek kırmızı trafik lambasına rağmen ------yol bölümüne

katılmak isterken direksiyon hakimiyetini kaybeden ve bariyere çarparak yola

düşen ------ sürücüsüne çarparak üzerinden geçmesi sonucu karıştığı

olayda, olay mahallinin yerleşim yeri dışı olduğu, çekicinin yeşil trafik lambasında

kavşağa girdiği hususu ve kamera görüntü inceleme tutanağındaki olayın oluş şekli

ile ilgili tespitlerde dikkate alındığında olayın oluşumunda kusursuz olduğu, somut olayda, davacıların desteğinin yaya olarak bulunduğu sırada gerçekleşen

kazada öldüğü, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarında davalının çarpan

aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın sürücüsü olan diğer davalının kusursuz olup, desteğin %100 oranında kusurlu bulunduğu anlaşıldığı, davalı sigortalısının kusuru oranında sorumlu olup sigortalısının kusursuzluğu

nedeni ile aleyhine açılan davanın reddi gerekirken hesaplanan tazminattan sorumlu

tutulması doğru olmayıp bozmayı gerektirdiği, destek şahsın %100 kusuru tespit edildiğinden davalı yanın sorumluluğunun oluşmayabileceği, " şeklinde rapor sunulmuştur.

Tam kusurlu sürücü veya işleten yakınlarının açtıkları davalarda, davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açmaları, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı, dolayısıyla olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile,

destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağına ilişkin ------- anlaşılması gereken, sürücü veya işleten kusursuz olsalar bile sigorta şirketinin tazminat yükümlülüğünün bulunduğu değil, sürücü veya işleten kusurunun destekten yoksun kalan üçüncü kişileri etkilemeyeceğidir.

Somut olayda da; zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı sigorta şirketi, araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olup, aracın çarptığı------ sürücüsünün tam kusurlu olması halinde tazminat yükümlülüğü bulunmamaktadır------------

Olaya ilişkin olarak görevli memurlarca düzenlenen --------- müteveffanın kırmızı ışık ihlali yaptığı, davalı sigortalısına ait araç sürücüsünün kural ihlali yapmadığının tespit edildiği, ceza dosyasında alınan kusur raporunda davalı sigortalısına ait araç sürücüsünün kusursuz, müteveffanın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Yargılama sırasında uzman bilirkişiden alınan ------- tarihli raporda da davalı sigortalısına ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, müteveffanın %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

Buna göre, dava konusu ölüm olayı müteveffanın kendisinin tam kusuru ile meydana gelmiş olup, davalı sigortalısına ait araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından, dolayısıyla ölenin kendisinin tam kusuruyla sebebiyet verilen olay ve meydana gelen zararla sürücünün fiili arasında illiyet bağı bulunmadığından (kesildiğinden), trafik sigortacısı hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

------ "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." denilerek -------- maddesinde olduğu gibi üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Somut olayda ceza dosyası da bulunduğundan ve ceza zamanaşımı süresi dolmadığından davalı tarafın zamanaşımı itirazları dikkate alınmamışıtr.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Karar harcı 59,30-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 204,93 TL harcın mahsubu ile artan 145,63-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 8.600,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/09/2021

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/5, K. 2021/743, 28 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2021/743
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 06/01/2021
  7. Karar Tarihi: 28/09/2021
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/5
Karar No
2021/743
Tarih
28 Eylül 2021

İlgili Kararlar

  • Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/5 K.2021/299
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/5 K.2021/600
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/5 K.2021/801
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/5 K.2021/719
  • Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/6 K.2021/807
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/6 K.2021/766

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.