İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/947 K.2026/329

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/947Karar2026/329Tarih10 Nisan 2026Okuma10 dk · 2.004 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/947
Karar No
2026/329
Karar tarihi
10 Nisan 2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.004 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2022/947 Esas

KARAR NO : 2026/329

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 12/12/2022

KARAR TARİHİ : 10/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili tarafından davalı şirkete 144 ton 307 kg net inşaat demiri satılıp teslim edildiğini, satış ve teslimi yapılan inşaat demiri karşılığında davalı şirket tarafından müvekkili firmaya 01.06.2018 tarihli 129.200,00 TL tutarlı çek, 15.08.2018 tarihli 250.000,00 TL tutarlı çek ve 26.06.2018 tarihli 90.000,00 TL tutarlı 3 adet çek verildiğini, davalı şirket tarafından çek karşılıklarının yapılan tüm ihtarlara rağmen müvekkiline ödenmediğini, Bu sebeple davalı borçlu şirket ile --------Ş. aleyhine 01.06.2018 tarihli 129.200,00 TL tutarlı çek,

15.08.2018 tarihli 250.000,00 TL tutarlı çek ile ilgili ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, 26.06.2018 tarihli 90.000,00 TL tutarlı çek ile ilgili ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ve ödeme emri gönderildiğini, davalı ve dava dışı şirketin borçlu olmadığını iddia ederek her iki icra dosyasından gönderilen ödeme emrine haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli şekilde itiraz ederek icra takibinin durmasına neden olduğunu belirtmiş olup, davalı şirketin icra takiplerine yapmış olduğu itirazların iptali ile takiplerin devamına,

davalı şirket aleyhine her iki icra dosyası için ayrı ayrı 9620'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacının icra takibine konu ettiği çeklerin çek vasfını kaybettikleri için alacak esasını oluşturmayacağını, bahse konu çekler üzerindeki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, bu çeklerin üzerindeki imzanın şirketin eski ortağı olan ve şirket adına sahte çek düzenlemek suçundan şikayet ettikleri ve hakkında açılan --------- imzasına benzediğini, --------- daha önce de şirketi borçlandırıp, yüksek meblağlı zarara uğrattığını, bir borç çeki için çeki kabul ettikten sonra o alacağın ödenmiş olarak kabul edileceğini, alacaklının hem çekleri hem faturaları takibe koyduğu zaman mükerrer olacağını,

davaya konu ürünlerin müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, yaklaşık ispat dahi olmadan ihtiyati haciz kararının ret edilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine, davacının ihtiyati haciz/tedbir taleplerinin reddine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.

İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.

İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.

Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.

İtirazın iptali istemine konu, icra dosyalarının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle.

Davacı şirketin 2018-2019- 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirket tarafından inceleme günü defter ve belge ibrazında bulunulmadığından usul ve hesap incelemesinin yapılamadığı, Davacı şirket tarafından, davalı şirkete 10 adet fatura toplamı 752.139,19 TL tutarlı mal teslimini ispatlamış olduğunun değerlendirildiği,

işbu faturalara karşılık, davalı şirket tarafından davacı şirkete 597.373,50 TL tutarında ödeme yapılmış olduğu ve davacı şirketin davalı şirketten 154.765,69 TL (752.139,19-597.373,50) tutarında alacağının bulunduğu, Davacı şirket tarafından, davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine konu edilen 01.06.2018 tarihli 129.200,00 TL tutarlı, 15.08.2018 tarihli 250.000,00 TL tutarlı ve 26.06.2018 tarihli 90.000,00 TL tutarlı çeklerin kambiyo vasfını yitirmiş olmaları nedeniyle, Örnek No:7 İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibi başlatılmış olduğu, iki adet icra dosyasının asıl alacak toplamının 469.200,00 TL olduğu,

ancak davacının talep edebileceği alacak olarak değerlendirilen tutarın 154.765,69 TL olduğu, Alacağın Takip Taleplerine Dağılımı: -------- İcra Müdürlüğü'nün-------- E. Sayılı dosyası yönünden 129.200,00 TL tutarlı alacağını, --------İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. Sayılı dosyası yönünden ise 25.565,69 TL tutarlı alacağını talep edebileceği -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- E. Sayılı dosyası yönünden takip öncesinde 93.179,75 TL tutarında faiz hesaplandığı, ----------İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. Sayılı dosyası yönünden takip öncesinde 18.267,39 TL tutarında faiz hesaplandığı,

Davalı vekilinin çekteki imzaların yetkili kişi tarafından atılmadığı, çeklerin delil vasfının bulunmadığı yönündeki hukuki itirazlara ilişkin değerlendirmenin mahkememize ait olduğu diğer itirazının yerinde görülmediği, sair hususların mahkememize ait olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3.

Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.

Somut olay 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy.

Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).

Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.

Uyuşmazlık davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edildiği iddia edilen mallara karşılık düzenlenen faturalardan kaynaklanmaktadır. Mal satışına dayalı uyuşmazlıklarda, malın teslim edildiğini iddia eden tarafın bu hususu ispat etmesi gerekmekte olup, ispatın konusu malın teslimidir. Mal teslimi sevk irsaliyesi, teslim belgesi veya borçlunun imzasını içeren sair belgelerle ispatlanamadığı takdirde, davalıya ispat külfeti yüklenmesi mümkün değildir.

Buna karşılık mal tesliminin usulüne uygun şekilde ispatlanması halinde, teslim edilen malların bedelinin ödendiğini ispat yükü davalıya geçecektir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, tacir olan davacı şirketin 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine uygun şekilde tutulduğu tespit edilmiştir.

Davacı defterlerine göre 31.12.2018 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirkete 314.434,31 TL borçlu olduğu görülmüş, davalıdan alındığı iddia edilen toplam 469.200,00 TL tutarındaki çeklerin tahsil edilememesi nedeniyle bu tutarın kayıtlara alındığı ve bu durumda davacının 154.765,69 TL alacaklı konuma geçtiği anlaşılmıştır.

Bu kapsamda usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak --------- İcra Müdürlüğü’nün --------- E. sayılı dosyası yönünden 129.200,00 TL, ---------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- E. sayılı dosyası yönünden ise 25.565,69 TL alacağının bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın fazlaya yönelik talebini ticari defterleri uyarınca ispat edemediği dikkate alınarak fazlaya yönelik talebinin reddi gerekmiştir.

Ayrıca takip öncesinde davacının davalıyı usulüne uygun şekilde temerrüde düşürdüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz talebinin ayrı ayrı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan davalı tarafın çeklerdeki imzanın sahte olduğu yönündeki itirazına rağmen verilen kesin süre içerisinde imza incelemesine yönelik delil avansının yatırılmadığı ve imza örneklerinin mahkemeye sunulmadığı ve şirket yetkilisinin imza örneklerinin alınması için hazır etmediği bu haliyle imzaya yönelik itirazın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.

Usul ve yasaya uygun bulunan bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştirİcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.

İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.

Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.

Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır.

Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir.

Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KISMEN KABULÜ İLE,

1-Davalının -------- İcra Müdürlüğünün ------------ Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 129.200 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

2-Davalının --------- İcra Müdürlüğünün ----------- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 25.565,69 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3-Şartları oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,

4-Karar harcı 10.572,04 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 9.444,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.127,68 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 9.444,36 TL peşin harç olmak üzere toplam 9.525,06 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.596,75 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.503,51 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 100.082,04 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 633,33 TL'nin davalıdan, 2.566,67 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde--------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/04/2026

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/947, K. 2026/329, 10 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No : 2026/329
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 12/12/2022
  7. Karar Tarihi : 10/04/2026
  8. Gereği Düşünüldü
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/947
Karar No
2026/329
Tarih
10 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2022/948 K.2026/832
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/951 K.2026/505
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/952 K.2026/530
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/965 K.2026/346
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/974 K.2026/286
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/982 K.2026/513

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.