KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/953
- Karar No
- 2024/693
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
Karar Metni
1.604 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/953
KARAR NO : 2024/693
DAVA
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/12/2022
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; M
Müvekkili şirketin, geri dönüşüm sistemleri, konteyner üretim işi yaptığını, ----- bulunan -----Şirketi ile anlaşma yaptığını, bu anlaşmaya göre müvekkilinin, bu şirkete geri dönüşüm sistemleri üretip, montajını yapacağını, müvekkilinin bu projenin bir parçası olan kırıcı ünitesi, balya presi hidrolik güç ünitesi, balya presi hidrolik silindirinin üretim ve montajı için de davalı ile anlaştığını, davalının bu parçaların üretimini ve müvekkilin ürettiği sisteme montajını yaptığını, bu şekilde sistemin tamamlandığını, sonrasında tüm sistemin tamamlanmış hali ile bir bütün olarak müvekkili tarafından ---- götürerek orada montajı yapıldığını,
kısa bir süre sonra ----- şirketten, sistem yaklaşık 3- 4 hafta kullandıktan sonra, sistemde bazı sorunlar yaşandığı şeklinde bir bildirim alındığını ve bu sorunların giderilmesinin müvekkili şirketten istenildiğini, bu sorunların davalının ürettiği kısım ile ilgili olduğunu, bu sebeple müvekkilinin davalının bu sorunları çözmesi için davalı ile iletişime geçtiğini ancak davalınin sorumluluğu kabul etmediğini, sorunu çözmediğini, bu sırada ---- şirketten sorun ile ilgili tutanak tutularak sorunun çözülmesi aksi halde akreditifin iptal edileceği şeklinde mail gönderildiğini,
müvekkilnin de itibarının daha fazla zedelenmemesi için davalıya ürettirdiği parçaları yeniden başka ---- şirketine ürettirdiğini ve kendi yetkililerini ------ göndererek parçaların değişimini yaptığını ve sorunu giderdiğini, davalının bu şekilde kusuru ile sebebiyet verdiği zararın tazmininin gerektiğini, uyuşmazlık için arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak herhangi bir çözüm alınamadığını, davanın kabulüne, 127.023,23 TL + 6.188,44 USD maddi tazminatın,
TL kısmına 09.11.2022( arabuluculuk son tutanak tarihi) tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ve USD kısmının 09.11.2022( arabuluculuk son tutanak tarihi) tarihinden itibaren işleyecek bankalarca USD mevduatlara fiilen uygulanan en yüksek faizi ile fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirket tarafından bahse konu sistemin 04.02.2022 tarihinde montajının yapıldığını, dava dilekçesi ekinde sunulan ----- bulunan firmanın 10.08.2022 tarihli yazısında ise kullanımdan 3-4 hafta sonra hem kırıcı sistemi hem de balya presinde yağ kaçağı olduğu ifade edildiğini, ticari satımlarda muayene ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin olarak özel bir düzenleme getirildiğini, öncelikle ayıplı mal iddiasında bulunan tacirin, seçimlik haklarını kullanabilmesi için satıcıya bu ayıbı ihbar etmesi gerektiğini, ticari satışlar yönünden ayıp ihbarının hangi sürede yapılması gerektiği TTK 23. Maddesinde düzenlendiğini,
bu hükme göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar edilmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, somut olayda müvekkili şirket tarafından 04.02.2022 tarihinde montajın yapıldığını, somut olayda ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğunu, gerekli muayene ve incelemeler yapılmadan;
---- bulunan firmanın 10.08.2022 tarihli yazısında kullanımdan 3-4 hafta sonra hem kırıcı sistemi hem de balya presinde yağ kaçağı olduğu ifade edildiği, bu hususa ilişkin bir bilirkişi tespitin yapılmadığını, ----- bulunan firmanın cevabi yazısında da belirtildiği üzere bahse konu sorun, kullanımdan 3-4 hafta sonra meydana geldiğini, söz konusu sorunun tespiti yapılmadan, üretici firmadan mı kaynaklı kullanıcı hatası mı olduğu hususu dahi gözetilmeden, davacı şirket tarafından başka bir hidrolik şirketine üretiminin yaptırıldığını beyanla;
davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında kurulan sözleşme kapsamında yapılan üretim ve montaj nedeni ile üretimin ayıplı olduğu iddiası ile meydana gelen zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
02.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davalı tarafın, davacıya satmış olduğu ürünlerde gizli veya açık ayıp olmadığı, sorunun nedenin kapasiteye uygun valf bloğu seçilmemiş olması olduğu, davacı taraf, yapmış olduğu otomasyon ile sistemde bulunan parçaların çalışma basınç kapasitelerinin üzerinde bir basınç değeri ile sistemin kurulumunu yaparak, valf bloklarının hasarlanmasına, 2 adet pres silindiri basınç şartelinin bozulmasına neden olduğundan dolayı, tasarım aşamasında yapılan mühendislik hatası sonucu oluşan hasardan davacının sorumlu olduğu, davacının vermiş olduğu veriler ve çalışma basıncı doğrultusunda hidrolik sistem kurulumunu yapan davalının olan hasarda sorumluluğunun olmadığı," şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle,"Kök raporda yapılan değerlendirmede bir değişiklik olmadığı " şeklinde rapor sunulmuştur.
İtirazlar doğrultusunda yeni bir bilirkişiden rapor tanzimi istenilmiş olup, atanan yeni bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda özetle; "Davalı ------ kusurlu olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.
Taraflar tanık deliline dayandığından gösterilen tanıklar dinlenmiştir.
05.12.2023 tarihli duruşmada---- beyanında; " Ben ---- makinada genel müdür yardımcısı olarak çalışmaktayım, biz üretici firmayız, genellikle ihracat yapmaktayız ve sipariş usulü çalışmaktayız, ---- bir müşterimizle tesis yapmak hususunda anlaştık, bu işin Hidroliği içinde davalı ile anlaştık, aramazdaki sözlemede tüm detaylar kapasite özellik vs yazmaktadır, biz sadece makine üreten tarafız otomasyon için de dışarıdan başka bir firma ile çalışırız, davalı da bizim tedarikçimizdir, davalı bu işin hidrolik kısmını yaptı, otomasyon içinde biz başka bir firma ile çalıştık, karşı taraf ile bir rakam üzerinde anlaştık ve davalı hidroliği yaptı,
yapılan hidrolik makineler üzerine montaj yapıldı, yeterince numune olmadığı için tüm kapasite ancak sahada test edilebilmektedir, biz kısmi süreli bir test yaptık, yurt dışındaki müşterimiz de geldi, testi yaptıktan sonra ----- kurulumu gerçekleştirdik, kurulum yapıldıktan sonra hidroliğe ilişkin sıkıntı oldu, biz bunu davalıya ilettik, müdahale etmesini istedik, ancak müdahale edilmedi, başka bir firma ile sorunu çözdük ve bu iş sebebi ile müşteriye karşı mahçup olduk, bu işin otomasyon kısmını dava dışı başka bir tedarikçimiz yaptı" şeklinde beyanda bulunmuştur. ----- Beyanında;
" Ben davacı firmada makine teknikeri olarak çalışmaktayım, ben uyuşmazlık konusu makineyi ----- gidip kuran personelim, ben sipariş öncesine ilişkin bilgi sahibi değilim, o kısım ----- Mühendisleri ilgilidir, ürünün kurulumundan sonra ben yaklaşık 8-10 gün makinenin başında bulundum, makineyi kurduktan 3 gün sonra makine de yağ kaçağı meydana geldi, sorun valflerden kaynaklanmakta idi, benim buna müdahale etme şansım yok idi, makine ürünleri hidrolik kısmına gönderdiğinde valflerde yağ kaçağı meydana geldiği için makine işlevini yerine getiremiyor, ben teknik olarak sorunun neyden kaynaklandığını bilmiyorum,
bu sorun --- mühendisliğini ilgilendirmektedir, ben sorunu firmaya bildirdim, bu durum bizim --- mühendisliğmizle ilgili olmayıp, karşı tarafın ----- mühendisliğini ilgilendirmektedir, davalı taraf kendi tasarlayıp makineyi hazırladığı için bu kısım davalı tarafın sorumluluğunda kalmaktadır, bizim ---- mühendislerimiz makinenin hangi saatte hangi kapasite ile üretim yapacağının karşı tarafa bildiriyor, karşı tarafta buna göre gelip sistemi kuruyor dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Kural olarak, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir. TMK.'nın 6. maddesinde düzenlenmiş olan genel ispat şuralından çıkarılan bu sonuç, Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin bir çok kararında "kural olarak eser sözleşmelerinde eserin teslimini, sözleşmeye ve tekniğine uygun olup olmadığını kanıtlamak yükleniciye aittir." şeklinde ifade edilmiştir.
Teslim edilen eserin ayıplı ve/veya eksik olduğunu ve bedelin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir. İçtihatlarda, Yargıtay’ın da bu doğrultuda tutum sergilediği görülmektedir. “Eser sözleşmesine dayalı ilişkilerde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğü yüklenicide, eserin ayıplı olduğu iddiası ve bedelin ödendiğini ispatlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir.” (----Karar sayılı kararı).
Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474 ( 818 sayılı BK'nın 359), gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. ( 818 sayılı BK'nın 362.) maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. ( 818 sayılı BK'nın 360.) maddesinde tanınan hakları kullanabilir.
Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır.
Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (----. sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.)
Öte yandan, YHGK'nın 13.05.2009 tarih ve----. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
Söz konusu açıklamayı somut uyuşmazlık bakımından değerlendirdiğimizde; davacı taraf ile davalı taraf arasında geri dönüşüm sisteminin kırıcı ünitesi, balya presi, hidrolik güç ünitesi, balya presi hidrolik silindirinin üretimi ve montajı için anlaşma sağlandığı sabit olup davacı taraf sistemde davalının ürettiği kısımlarla ilgili ayıplar meydana geldiğinden bahisle bu ayıpların giderilmesi için yapmış olduğu masrafların davalı tarafından karşılanması talep edilmiştir.
Uyuşmazlık makinede meydana gelen arızaların davalının üretiminden kaynaklanan parçalardan ileri gelip gelmediği, davalının makine arızasında kusurunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce alınan 03/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalının ürünlerde ayıp bulunmadığı, problemin kapasiteye uygun valf bloğu seçilmemesinden kaynaklandığı, davacının sorumluluğunda kaldığı tespit edilmiştir.
İtirazlar doğrultusunda alınan 02/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda da ayıbın mühendislik hatasından kaynaklandığı davalının kusurunun olmadığı, davacının kusurundan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Hal böyle olunca davacı taraf makinedeki ayıpların davalının üretimlerinden kaynaklandığını ispat edemediğinden zarar rücu talebi yerinde görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/953, K. 2024/693, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama