KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/985
- Karar No
- 2024/933
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
Karar Metni
1.655 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/985
KARAR NO : 2024/933
DAVA
Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 25/12/2022
KARAR TARİHİ : 17/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
05.11.2014 tarihinde, davalı şirketler tarafından sigorta edilmiş olan, ----plakalı aracla, Şöför ---- kullanımında ve ----- plakalı aracın , maddi hasarlı bir kazaya karıştığını ve ağır zarar gördüğünü, talepde bulunan müvekkilinin, bu kazada yaralandığını ve tedavisinin devam ettiğini, kazaya sebebiyet veren, aracın şöförünün asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet veren aracın poliçesi, davalı şirketlerce yapılmış ve şirketlerden-----diğer şirket,----- tarafından satın alındığı-aktifi ve pasifiyle birlikte deviralınmış olması sebebiyle, işbu dava, ----- yöneltilmiştir.
Sigorta şirketinin sigortalının fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazminle yükümlü olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız ile, dava ve talep hakları mahfuz kalmak kaydıyla, meydana gelen kaza neticesinde, müvekkilimin tam zararının miktarı bilirkişi incelemesi ile somutlaştığında talep edilebilecek olduğundan bu aşamada fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile,
müvekkilinin uğradığı sağlık masrafalrı, bedensel kayıp, işgörememezlik kaybı, kazanç kaybı, için 5000 TL,bakıcı giderleri için bakım ve sağlık giderlerigibi, hertürlü maddi zararlarımız için 5000 TL manevi zararımız içinde 100.000 TL bedelin ,kazanın oluşturduğıu etkenler nedeniyle doğan tüm zararlarının ,kazadan itibaren işlemiş avans faizi ve vekalet ücretiyle birlikte, karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek şartı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminat kapsamı ile sınırlı olduğunu, 05.11.2014 tarihinde meydana gelen dava konusu kazaya karışan ----- plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde 13.06.2014-13.06.2015 vade tarihli ----- no’lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalıdır.
Müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, Adli Tıp kurumundan maluliyetin tespiti gerektiğini, zarar hesabı için Aktuer bilirkişinin hesaplama yapması gerektiğini, Müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini beyanla; davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı ve tedavi giderinin davalı sigorta şirketinden tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.
Kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor tanzimi istenilmiştir.ATK tarafından verilen kusur raporunda özetle, "Sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü --- kusursuz olduğu " şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememizce alınan bu kusur raporu ile Ceza kovuşturmasında alınan kusur raporunda çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi için ATK Genişletilmiş Trafik Heyetinden yeniden rapor tanzimi istenilmiştir.ATK Genişletilmiş Trafik İhtisas Dairesince alınan raporda özetle; " Sürücü ----’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü --- --- kusursuz olduğu, Sürücü ----- kusursuz olduğu, Sürücü ------ kusursuz olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporu ile özetle. "Davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 10.000,00 TL olduğu, Dosyada mevcut ATK raporlarında hastanın evde bakım ihtiyacı olduğuna dair herhangi bir tespit, karar veya mütalaa bulunmadığından hesaplama yapılmasına gerek olmadığı; iş göremezlik maddi zararının 2.488,56 TL olduğu, davacının talep edebileceği geçi davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 697.865,61 TL olduğu,
bu tutarın 268.000,00 TL için davalı----- sorumluluğuna gidilebileceği, davalı ----- tarafından kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi ile sigortalanmış olan ---- plakalı aracın dava dışı sürücüsü ------- kusursuz olduğundan davacının tüm maddi zararları yönünden davalı ---- sorumluluğuna gidilemeyeceği. Temerrüt başlangıcının davalı -----. yönünden 25.12.2022 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”,
aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu,
zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları,
korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.
Alınan usul ve yasaya uygun kusur tespit raporlarına göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının bulunduğu aracın kusurunun olmadığı, davalı sigortalısı olan araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Usul ekonomisi gereğince dava konusu kaza için ---- Asliye Hukuk Mahkemesinin -----Sayılı dosyasında alınan ve usul ve yasaya uygun olan 13/03/2018 tarihindeki ATK maluliyet raporu hükme esas alınmış olup bu rapora göre de davacının kalıcı iş gücü kaybının %16, geçici iş göremezlik süresinin ise 3 ay olduğu görülmüştür.
Usul ve yasaya uygun 18/04/2024 tarihili bilirkişi raporu ile davacının 10.000 TL tedavi gideri, 2.488,56 TL geçici iş göremezlik, 697.865,61 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceği tesipit edilmiş olup taleple bağlılık ilkesi gereğince ıslah dilekçesi doğrultusunda davacının maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kabulüne karar verilen tazminata davalıya usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığından dava tarihinden yasal faiz işletilmiştir.HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için hasımsız nitelikteki davada mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davacının manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/985, K. 2024/933, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama