KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/303
- Karar No
- 2024/692
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
Karar Metni
1.179 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/303
KARAR NO : 2024/692
DAVA
Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/05/2023
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin, müvekkili şirket aleyhine ---- İcra Müdürlüğünün ---- dosyası ile 112.500 TL kazanç kaybının tahsili için icra takibi başlattığını, davalı şirkete ait ------ plakalı aracın arıza ışığı yanması sonucu müvekkili şirkete 13. 02 2023 tarihinde getirildiğini, araçta parça değişimi gerektiği için parça siparişi verildiğini, 08.03.2023 tarihinde parçanın geldiği ancak parça beklenirken araçtaki arıza sinyali söndüğünden ve araç arıza kodu vermediğinden parça değişimi yapılamayacağının davalı şirkete bildirildiği ve aracın 14.03.2023 tarihinde davalı şirkete teslim edildiği;
ayrıca tekrar arıza sinyalinin yanması durumunda sipariş edilen parçanın değişiminin yapılacağının da davalı şirkete bildirildiği; araçta tekrar arıza sinyalinin yanması nedeniyle 08.04.2023 tarihinde aracın müvekkili şirkete tekrar getirildiği ve aynı gün parça değişimi yapılarak aracın teslim edildiğini, davalının aracın serviste kaldığı süre boyunca kazanç kaybı iddiası ile icra takibi başlattığını, davacı şirketin ticari araçlar için ikame araç verme zorunluluğunun olmadığını, davalının da müvekkili şirketten ikame araç talebi olmadığını,
müşterilerin ticari araçlar için ikame araç talep ettiklerinde davacı şirketin distribitörü olan diğer borçlu -----tarafından müşteri memnuniyeti çerçevesinde ikame araç talebinin karşılandığı ancak davalının ikame araç talebinin olmadığını, satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğine göre araç onarım süresinin en fazla 45 gün olabileceği ve 45 gün dolmadan araç teslim edildiği için kazanç kaybı talep edilemeyeceğini, davalı tarafından araç teslim alınmaktan kaçınıldığı halde 112.500 TL kazanç kaybı olduğu iddiası ile icra takibi yapıldığı ve takibin kesinleşmesi üzerine müvekkili şirket hesaplarına haciz konulduğunu beyanla.
Müvekkili şirketin davalı şirkete borcunun olmadığının tespiti ve -----. İcra 'nün ----- numaralı dosyası ile başlatılan icra takibinin iptali ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirketin, davaya konu ----- plakalı aracı 13.02.2023 tarihinde motor arızası ikazı vermesi nedeniyle davacıya ait servise götürmüş olup, servis evrakında da bu durumun sabit olduğunu, akabinde davacı şirket tarafından müvekkili şirkete araçta parça değişimi yapılacağı belirtilmiş ise de müvekkili şirketin 30.03.2023 tarihine kadar araçtan mahrum kaldığını ve davacı tarafça araçtaki arızaya ilişkin herhangi bir çözüm bulunamadığını, aracın 13.02.2023 - 30.03.2023 tarihleri arasında davacıya ait serviste kaldığını,
bunun üzerine davacı şirket aleyhine müvekkilin bu süreçte mahrum kalmış olduğu kazancın tahsiline ilişkin -----İcra Müd. -----Sayılı dosyasında takibe geçildiğini beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, yapılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle;
" Dava konusu ---- plakalı, ----- marka tipi, 20.06.2022 tarihinde trafiğe çıkmış, ---- model ----adına tescilli otomobilin SCR sisteminin arızalı olduğu ve katalizör ile üre enjektörünün yenisi ile değiştirilmesinin gerektiği ve de davacı servis tarafından gecikmeli de olsa parça değişimlerinin yapılarak arızaların giderildiği; davacı servisin otomobilin onarımının geç tamamlanması nedeniyle davalı araç sahibinin 24 takvim günü için mahrumiyet zararı talep edilebileceği ve 24 takvim gününe denk mahrumiyet zararının 24.000 TL olduğu;
davalı -----tarafından ----İcra Müdürlüğü'nün --- numaralı dosyası ile mahrumiyet zararının yasal faizi ile tahsili için 04.04.2023 tarihinde icra takibi yapıldığı dikkate alındığında 24.000 TL mahrumiyet zararının 04.04.2023 itibariyle yasal faizi ile talep edilebileceği;" şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle, " Kök raporun aynen geçerli olduğu " şeklinde rapor sunulmuştur.Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (----).
Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiş olup bu davadaki amaç, bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Bu aşamada, menfi tespit (borçsuzluğun tespiti) konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Diğer bir değişle, alacaklı olduğunu iddia eden kişi borcunun dayandığı hukuki sebebi ve onun geçerli olduğunu ispat etmek zorundadır. Ancak alacaklı kambiyo senedi olan çeke dayalı alacağını talep ettiğinde ispat soyutluğu karinesi nedeniyle sebep göstermek zorunda değildir. Alacağını çekleri sunarak iddiasını ispatlamış kabul edilmektedir. Artık borcunun olmadığını ispatlamak zorunda olan borçludur. İspat yükü borçluya geçmiştir.
Somut olayda davalı takip alacaklısı aracını davacının servisine gönderdiği, aracına davacının çözüm bulamadığını, aracından mahrum kaldığını, tamirin makul sürede gerçekleştirilememesi sebebiyle zarara uğradığı iddia edilmiştir. Bu durumda ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir.
Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda gecikmeli de olsa arızanın giderildiği, aracın geç teslim edilmesi sebebiyle davacının 24 gün aracından mahrum kaldığı, 24.000 TL zararının doğduğu tespit edilmiştir. Davacı alacaklı tarafından fazlaya ilişkin zararı tespit edilemediğinden davacının davalıdan 24.000 TL zarar talebinde bulunabileceği, davacının davalıya icra takibi sebebiyle 88.500 TL borçlu olmadığı kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İİK.
72/5 maddesine göre. “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.” hükmünü içermektedir.
Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır.Davalının takipte kötü niyetli olduğunu ispat yükü; davacının (borçlunun) üzerindedir. Davacı tarafından davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötüniyet tazminatı talebi reddedilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/303, K. 2024/692, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama