KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/881
- Karar No
- 2025/519
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
Karar Metni
901 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/881
KARAR NO : 2025/519
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2024
KARAR TARİHİ : 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan ticari satım kapsamında, müvekkili şirket tarafından davalıya 60.500,00TL karşılığında 60 adet sandalye, 30 adet masa (70x70) ve 2 adet ----- masa satışı gerçekleştirildiğini, bu satışlara ilişkin 30.04.2024 tarihli, ----- numaralı fatura düzenlendiğini ve davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafın ise satış karşılığında ödemesi gereken tutarın yalnızca 35.000,00TL olan kısmını ödemediğini, bu ödemelerin üç parça şeklinde yapılmış olup dilekçemiz ekinde ödemelere dair düzenlenen tahsilat makbuzları yer aldığını,
müvekkilinin ticari satışa dair kalan bakiye alacağı olan 25.500,00TL sini davalı borçludan uzun süre tahsil edemediğini, alacağın tahsili amacı ile ----İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas numaralı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafın ise bu takibe itiraz etmiş ve icra takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davalının itirazının iptali ile ----.
İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyasında takibin tümü ile devamına karar verilmesini, İİK 67/2. Maddesi gereğince davalı aleyhine hükmolunan bedelin %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, -----İcra Müdürlüğünün ------ esas dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin 5.000 TL’yi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri yükümlülüğü bulunmaktadır.
Mükellefler söz konusu bildirim formlarını, aylık dönemler halinde düzenlemek ve takip eden ayın birinci gününden itibaren son günü akşamı saat 24:00’e kadar sistem üzerinden onaylamak suretiyle göndermekle yükümlüdürler.
Bu kapsamda 25 Ocak 2021 tarihli ve ---- sayılı ------ Gazetede yayımlanan ----- sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile ------- sıra No.lu Tebliğde değişiklik yapılmış ve mal ve hizmet alımlarının Form Ba ve Form Bs ile bildirilmesine ilişkin esaslarda değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikle bildirim zorunluluğu kaldırılmış ve davacının BS bildirimi yapması halinde davalının BA bildirimi GİB tarafından otomatik olarak oluşturulmaya başlanmıştır.
Uyuşmazlığın çözümünün alacağın tespiti için tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdiğinden davacı vekiline hazır bulunduğu --- Celse------. Nolu ara karar doğrultusunda bilirkişi ücretini yatırmak üzere kesin süre verilmiş, davacı tarafca bilirkişi ücreti yatırılmamıştır. Defter kayıtları incelenmeden fatura ve ödeme kayıtları denetlenemediğinden, salt davacının vergi dairesine yaptığı BS bildirimi ile oluşan BA bildiri ile davanın kabulüne karar verilmesi mümkün değildir. Davacının İspat yükü üzerinde olan davacın iddiasının haklılığını ispat edecek başkaca da delil sunmadığından davanın reddi yolunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/881, K. 2025/519, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama