KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/226
- Karar No
- 2025/970
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
Karar Metni
946 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/226 Esas
KARAR NO : 2025/970
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/03/2025
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, şirket fabrika binasının yanına bir depo inşa ettirmek istediği, şirketin bu talebi doğrultusunda davalı taraf ile aralarında -----adı altında şifahi bir anlaşma gerçekleştiği, bu anlaşma neticesinde müvekkili şirket davalı tarafa ön ödeme olarak ----- nakit ödeme yaptığı, ön ödeme nakit yapıldığı için müvekkil elinde dekont yerine davalı------ kendi el yazısı ile yazdığı 'teslim alındı' yazısının bulunduğu ödeme talep formu bulunmadığı, bahsedilen ödeme talep formu dilekçe ekinde sunulduğu, ödeme tarihinden itibaren işlemiş ----- 3 gün içinde ödenmesi için ihtar çekildiği,
davalı borçlunun ihtara cevap vererek 250.000 TL ödeme almadığını beyan ettiği, davalı borçlu aleyhine ----- icra takibi yapıldığı, borçlu kötü niyetli olarak borca itiraz ettiği, beyan edilmekle, haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlunun itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu alacak iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacak zamanaşımına uğradığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, hak düşürücü süre geçtiğinden huzurdaki davanın dinlenmesi mümkün olmadığı, davacı dosyaya sunduğu ödeme talep formunda müvekkilin 250.000,00 TL aldığını iddia etmiş ise de, müvekkili ödeme talep formunu imzalamadığı, belgede ki müvekkile ait olduğu iddia edilen imzanin müvekkiline ait olmadığı, müvekkilin imzasını taşımayan ödeme talep formuna, formda yazılı tüm yazılarak,
ödeme talep formu gereği müvekkilin para aldığı iddiasına ve ödeme talep formunun tüm içeriğine itiraz ettiklerini, müvekkiline kesinlikle 250.000,00 TL ödenmediği, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğu, resen dikkate alınacak nedenlerle davanın tüm talepler yönünden reddine, dava haksız ve kötü niyetli olduğu gibi alacak iddiası likit olduğundan davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekillik ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava------Esas sayılı dosyasında talep edilen alacağın davalı tarafa talep edilen işin yapılıp yapılmadığı, davalıya ödenen bedelin iadesinin talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.
6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, yazılan müzekkere cevaplarından mahkememizin görevli olmadığının anlaşıldığı davalının tacir olmadığı somut olayda mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı ve Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesi uyarınca davanın Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanına girdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkememiz görevsizdir.
Görev, dava şartlarından olduğundan ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/1. maddesi uyarınca her aşamada resen gözetilmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/226, K. 2025/970, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama