KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/590
- Karar No
- 2026/365
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2026
Karar Metni
1.302 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/590 Esas
KARAR NO : 2026/365
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/07/2025
KARAR TARİHİ : 17/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket ile müvekkil şirket arasında ticari ilişki mevcut olup; taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedilmiş ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirket elektrik kullandığını, davalıya elektrik satışı 01.04.2022 tarihi itibari ile başlamış olup, işbu sözleşmenin de hitam tarihi 01.04.2024 tarihidir.
Davalı şirket tarafından sözleşme 60 takvim günü öncesine dek feshedilmemiş ve aynı şartlarla birer yıl uzayarak güncel hitam tarihi 01.04.2025 olduğunu, Ancak davalı 01.01.2025 tarihinde hiçbir bildirimde bulunmaksızın, sözleşmenin hitam tarihinden önce tedarikçi değişikliği yapma tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;- Müvekkil şirket "-------- " logosu ile yurt içi ve uluslararası hızlı kargo taşımacılığı işi ile iştigal ettiğini, Müvekkil şirket ile davacı şirket arasında, 25.03.2022 tarihinde iki yıl süreli, elektrik enerjisi satış sözleşmesi akdedildiğini,Davacı şirket, sözleşme hükümlerine aykırı bir şekilde fahiş oranda artışlar yapmış, müvekkil şirket mağdur olmuş, başka firmaların daha az ücret ile elektrik enerjisi satışı yaptığı tespit edilmiş, bunun üzerine, müvekkil şirket, 2025 yılı başında başka bir şirketten elektrik enerjisi satın alarak,
davacı şirket ile akdedilen iki yıl süreli sözleşme süresinin bitmiş olmasını na nazara alarak, sözlemeyi sonlandırdığını, müvekkil şirketin, davacı şirketin keşide ettiği hizmet bedeli faturası sebebiyle hiç bir borcu olmamasına rağmen, davacı şirket, müvekkil şirketin sözleşme ile davacı şirkete tevdi ettiği teminatı iade etmediğini, davacı şirket, müvekkil şirketin kabul etmediği / iade ettiği - ticari defter kayıtlarına almadığı sözü edilen faturanın ödenmesi için, müvekkil şirkete her hangi bir ihtarname keşide etmeden / yazılı bir uyarıda bulunmadan,
dolayısı ile anılan fatura ile ilgili olarak müvekkil şirketi temerrüde düşürmemiş olduğu halde, icra takibi başlattığnıı, davacı şirket, elektrik satış bedelini yüksek olarak tahakkuk ettirmesi üzerine, müvekkil şirketçe yapılan araştırmada, davacı şirketin satış bedelinden daha düşük bedel ile elektrik satışı yapıldığı tespit edilmiş ve bu sebeple davacı şirket dışındaki, başka bir şirketten, elektrik enerjisi temin edilmiştir / satın alındığını, dolayısı ile davacı ile akdedilen sözleşme fesih edilmediğini, sadece, elektrik enerjisi alımı, pahalı olduğu için durdurulduğunu, sözleşme, 01.04.2025 tarihinde, süresi bittiği için,
sona ermiştir. bu itibarla da müvekkil şirketin, sözleşmeyi haksız olarak fesih ettiği iddiası gerçeği yansıtmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle,tirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya elektrik satışının 01.04.2022 tarihi itibari ile başladığı, sözleşmenin hitam tarihinin 01.04.2024 olduğu, taraflarca sözleşme 60 takvim günü öncesine kadar feshedilmediğinden sözleşmenin aynı şartlarla bir yıl uzayarak güncel hitam tarihinin 01.04.2025 olduğu, Davacı tarafından Delil-S olarak dosyasına sunulmuş olan --------- ekran görüntüsünde davalının 01.01.2025 tarihinde Tedarikçi Değişikliği yaptığının görüldüğü, Davalı tarafın hitam tarihinden önce tedarikçi değişikliği yaparak elektrik enerjisi almaya başladığından sözleşmenin 9,3.
Maddesi gereğince Cezai Şart uygulanması gerektiği Cezai Şart Bedelinin Hesaplanması ile ilgili 9,3.
Maddesinde “......, Alıcı tarafından tedarikçi değişikliği yapılır ise veya Alıcı tarafından elektriğin kullanıldığı işletme bildirimsiz tahliye edilirse, Alıcı Satıcı “ya son iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını, ceza-i şart bedeli olarak nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder” hükmü gereği davacı şirket tarafından davalıya son iki fatura toplamı olan 73.927,51 TL'nin Cezai Şart Bedeli olarak faturalandırılması gerektiği,
Davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen ----------- numaralı Cezai Şart Bedeli faturasının son ödeme tarihi 30.01.2025 olup davalı tarafından ödeme yapılmadığından davacı şirket tarafından taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin Toplam Satış Bedelinin ödenmesi li 7.1) maddesi kapsamında gecikme faizi talebinde bulunabileceği, 20.02.2025 tarihinde T.C.
Merkezi Takip Sistemi 2025/170935 sayılı dosya ile davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine icra takibinde bulunulduğu, ilgili dönemde kredi kart işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranı %4,55 olup bu oran üzeninden yapılan hesaplama ile gecikme faizinin 2.354,59 TL. olarak tespit edildiği, Toplam Alacak: 73.927,51 TL. Asıl Alacak * 2.354,59 TL.
Gecikme Faizi — 76.282,10 TL. olarak hesaplanmış olup bu bedelin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, Taraflar arasında akdedilmiş sözleşme Satıcı Tarafından Fesh edilmemiş olduğundan sözleşmenin 9.2) maddesi gereğince hesaplanan miktarın cezai şart bedeli olarak talep edilemeyeceği, bu hususta nihai karar sayın mahkemenin olduğu mahkeme cezai şart bedeli ile ilgili olarak sözleşmenin 9.2 maddesi kapsamında en yüksek iki fatura toplamı üzerinden hesaplanması yapılması yönünde karar verir ise davacı tarafından talep edilen 180.000,00 TL tutarın asıl alacak olduğu, Bu durumda Gecikme Faizi 6.300,00 TL olup;
davacı tarafın Toplam Alacağı, 180.000,00 TL. Asıl Alacak toplam 186.300,00 TL olacağı hususları beyan ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davaya konu sözleşmenin 9,3.
Maddesi gereğince alıcı tarafından tedarikçi değişikliği yapılır ise veya Alıcı tarafından elektriğin kullanıldığı işletme bildirimsiz tahliye edilirse, Alıcı Satıcı “ya son iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını, ceza-i şart bedeli olarak nakden ve defaten ödeyeceğinin davalı tarafça kabul edildiği davalının tacir olduğu basiretli davranma yükümlüğü bulunduğu bu nedenle sözleşmenin ilgili hükmü genel işlem koşulu olarak değerlendirilmemiştir.
Bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme ve hesaplama dosya içeriğine ve hadiseye uygun bulunduğundan bilirkişi raporundaki hesaplama mahkememizce de hükme esas kabul edilmiştir. Söz konusu sözleşme satıcı tarafından fesh edilmemiş olduğundan sözleşmenin m. 9.3 hükmünün somut olaya uygulanması gerekmiş ve belirlenen son iki fatura dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacağın varlığı ve miktarı likit olduğundan mahkemece koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/590, K. 2026/365, 17 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama