KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/263
- Karar No
- 2026/265
- Karar tarihi
- 23 Mart 2026
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/215 Esas
KARAR NO: 2026/268
DAVA
Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 10/03/2025
KARAR TARİHİ : 24/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı aleyhine ----- tarihinde icra takibi yapıldığını, davalının --- tarihinde takibe itiraz ettiğini, uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında bulunması nedeniyle arabuluculuğa başvurulduğunu, davalının görüşmeye katılmakla birlikte talepleri reddettiğini, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiğini, sonrasında taraf vekilleri arasında yapılan görüşmeler sonucunda borcun dava açılmadan haricen ödenmesi konusunda mutabakata varıldığını, ---- tarihlerinde üç taksitte toplam ---- olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını,
protokol hükümlerine göre ödeme yapılmaması hâlinde davacının tüm alacak ve takip haklarının saklı olduğunun düzenlendiğini, davalının yalnızca ---------tarihinde yapılması gereken ödemenin yapılmadığını, bu nedenle protokolün ihlal edildiğini, davacının icra takibine konu borcun tamamını tahsil amacıyla itirazın İptali davası açma hakkının doğduğunu, takibe konu alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ve davacının düzenlediği ticari faturalara dayandığını, davalının bu faturaları teslim alıp ticari defterlerine işlediğini,---- formlarıyla vergi dairesine bildirdiğini, alacağın taraf kayıtlarıyla sabit olduğunu,
davalının faiz yönünden itirazlarının da haksız olduğunu, davalının itirazının kötü niyetli bulunduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı şirket tarafından, davacının başlattığı icra takibine yapılan itiraz sonrasında açılan itirazın iptali davasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, özellikle ödeme emrinin dayanak belge içermemesi nedeniyle İİK m. 58 ve 61 hükümlerine aykırı biçimde usulsüz takip yapıldığını, davacı tarafından takibe dayanak belgenin takip talebine eklenmediğini ve borçluya tebliğ edilen ödeme emrinin ekinde de bulunmadığını, bu hususun kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini ve ----- uyarınca takibin iptalini gerektirdiğini, geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava şartının oluşmadığını,
bu nedenle itirazın iptali davasının açılmasının mümkün olmadığını, Yargıtay kararları doğrultusunda geçerli takip yoksa davanın usulden reddinin zorunlu bulunduğunu, ayrıca taraflar arasında imzalanan ---tarihli protokol uyarınca davacının ---- tarihine kadar dava açmama taahhüdü bulunduğunu, buna rağmen davanın --- tarihinde açılmasıyla protokolün ihlal edildiğini, bu nedenle davanın protokole aykırı şekilde açıldığını, davacının ---- tutarındaki taksit ödemesinin alacağın fer'ilerine mahsup edilmesi talebinin hukuken mümkün olmadığını, yapılan ödemenin protokol gereği taksit ödemesi niteliği taşıdığını,
harca esas değerin hatalı gösterildiğini, müvekkilin davacıya borcu bulunmadığını ve icra takibinden önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin de yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden, kabul edilmemesi hâlinde esastan reddedilmesi gerektiğini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında kurulan protokol nedeniyle, oluşan alacağın tahsili amacıyla açılan alacak davasıdır.Davacı vekili ---- tarihinde,--- üzerinden mahkememize göndermiş olduğu dilekçesi ile davalı taraf ile yapılan sulh anlaşması çerçevesinde davadan feragat ettiğini bildirdiği ve vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.Davalı vekilinin --- üzerinden gönderdiği dilekçesiyle taraflar aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesini beyan ile davacı tarafın feragatını kabul ettiğini bildirdiği görülmüştür.HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin,
davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/263, K. 2026/265, 23 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama