KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/148
- Karar No
- 2024/284
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2024
Karar Metni
2.348 kelime·12 dk okuma·13 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/148
KARAR NO : 2024/284
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 11/05/2019
KARAR TARİHİ : 29/04/2024
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/06/2022
KARAR TARİHİ : 29/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ---- Mahallesi, ----- Caddesi üzerinde yaya olarak karşıdan karşıya geçerken davalılardan ----kullandığı------ plaka sayılı aracın çarpması sonucu ağır yaralandığını, 16/12/2018 tarihinde ise hastanede vefat ettiğini, aracın davalı -----şirketi adına kayıtlı olduğunu, davalı------ZMSS ile sigorta firması olduğunu, 250.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar-----ve ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, kusur tespitinin yapılması gerektiğini, davacılardan ---- Polis memuru ve 26 yaşında olduğunu, ----- 24 yaşında bulunduğunu, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı iddialarım kanıtlanması gerektiğini, ----- davacılara ölüm ve yetim aylığı bağlandığını, bu hususun göz önünden bulundurması gerektiğini, bu nedenle davanın esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı-----tarafından verilen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
Emniyet Müdürlüğü yazı cevapları, ---- Asliye Ceza Mahkemesi----- Esas sayılı dosyası, aktüerya raporu. -----. Asliye Ceza Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; maktulün ---- -, katılanların-----sanığın ----, suçun taksirle ölüme neden olma, suç tarihinin 30/11/2018 olduğu, sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, yargılama sırasında ve savcılık aşamasında alınan kusur raporlarında maktülün tali kusurlu, sanığın ise asli kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
----Trafik İhtisas Dairesinin 08.03.2022 tarihli kusur raporunun incelenmesinde. Davalı sürücü ------- %80 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya------%20 oranında kusurlu olduğunu belirtir rapor düzenlendiği görülmüştür.Destekten yoksun kalma tazminat hesabı için aktüerya bilirkişisine tevdii edilen dosyaya ilişkin düzenlenen 06/03/2023 tarihli ek raporun incelenmesinde;
davalının %80 oranındaki kusuruna göre, davacı ---- -- için 1.083.199,89 TL ve ------- için 193.686,56 TL destek tazminatı alacaklarının mevcut olduğunun ve hesaplanan tazminatın 360.000,00 TL poliçe azami teminatını aştığı, hak sahipleri arasında yapılan garame hesaplamasına göre -----yönünden 305.392.822 TL, ------- yönünden ise 54.607,18 TL tazminattan davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulabileceği, sigorta şirketinin poliçe teminatını aşan tutarlardan sorumlu olamayacağı,
dava aşamasında yapılan 20.000,00 TL lik geçici ödemenin hüküm aşamasında mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerekeceği belirtilmiştir.Davacılar vekili tarafından 06.09.2023 tarihinde ıslah talepli dilekçe sunulduğu görülmüştür
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle, 6098 sayılı TBK m. 53 gereğince kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı, araç sürücüsü ve maliki aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.Birleşen dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle, 6098 sayılı TBK m. 53 gereğince kazaya karışan aracın araç sürücüsü ve maliki aleyhine ek dava olarak açılan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır.
Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse 6098 sayılı TBK. md. 53/1-3'e dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölenle destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.
Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.”
Bununla birlikte kural olarak, 6098 Sayılı TBK un 74 üncü maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir.
Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır.(Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, ----- Esas,----- Karar) Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir.Yargıtay -----.
HD. "...Davalı araç, ticari nitelikte olup, TTK'nın 3. maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılması ve ayrıca 3095 sayılı Yasa’nın 2. maddesinin 2. fıkrasında; ”arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, ----- kısa vadeli avanslar için öngördüğü faiz oranına göre istenebileceği” belirtilmiş olmasına göre, olayda istem gibi avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır." Şeklindeki içtihadı ile kazaya karışan aracın ticari olması durumunda avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.Yargıtay ----HD.-----.
Sayılı ilamında ".. Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir....Dava konusu olayda, davacıların ihtiyari dava arkadaşı olup, ayrı ayrı manevi tazminat isteminde bulunmalarına ve her bir davacı için ayrı ayrı hüküm kurulmasına (kısmen kabul kararı verilmesine) göre davacıların her biri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir." (Aynı gerekçeler için bkz. Yargıtay -----. HD. ---- Sayılı ilamı) gerekçeleri ile aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan kimselerin açtıkları davalarda ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiğini belirtmiştir.Somut olayda.
30/11/2018 tarihinde davalı sürücü ----- sevk ve idaresindeki ------ plakalı otobüs ile --- Caddesi üzerinde seyri sırasında olay yeri kavşağın olduğu yere geldiğinde gidiş yönüne göre sol taraftan yola girerek sağ karşı tarafa geçmek isteyen yayaya aracının sağ ön yön köşe kısımları ile çarpması sonucu yaya ----- ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana geldiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dayanak ceza yargılaması sırasında ve mahkememizce alınan kusur raporlarında dava konusu kazanın gerçekleşmesinde maktül -----%20 oranında tali kusurlu ve sürücü-----asli ve %80 oranında kusurlu olduğu,
dava konusu olaya ilişkin yürütülen ceza yargılamasının hitamında davalı asilin taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, dosyamızın aktüerya hesabı yapılmak üzere bilirkişiye tevdii edildiği,
dosyaya ibraz edilen kök rapor ve ek raporun hükme esas alınmaya elverişli bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin 06.09.2023 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın ---- ve ----- bakımından destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin kabulü ile diğer davalıların reşit olmaları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin reddine, kazaya sebebiyet veren aracın ticari araç olduğu da göz önünde bulundurularak, davalı Sigorta şirketi bakımından poliçede belirtilen limitle sınırlı olarak ve temerrüt tarihi olan 15/02/2019 tarihinden itibaren (04.02.2019 Başvuru tarihi + 8 iş günü);
davalı sürücü ve davalı işleten şirket bakımından ise kaza itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı ------ bakımından 355.421,94 TL (davalı sigorta şirketi bakımından 305.392,82 TL ile sınırlı olmak üzere) destekten yoksun kalma tazminatının,
davacı ---- bakımından 75.684,38 TL (davalı sigorta şirketi bakımından 54.607,18 TL ile sınırlı olmak üzere) destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Birleşen dava dosyasının asıl dava dosyası ile belirlenen tazminat hesaplamasına ilişkin olarak ek dava niteliğinde ikame edildiği anlaşılmakla işbu dava bakımından da davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete
uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22/06/1966 günlü ve ------ sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Tüm dosya kapsamı, yukarıda yapılan tüm hukuki açıklamalar ve nitelendirmeler kapsamında, davacıların 30/11/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile vefat eden ----- eş ve çocukları olduğu ve bu olay nedeni ile manevi ızdırap çektikleri, olaydaki kusur durumu, olay tarihi, olayın oluş şekli ve gelişimi, ölenlerin davacılara yakınlığı, eylemin niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü,
hak ve nesafet ilkeleri bir bütün olarak değerlendirilmiş davacılardaki acı ve elemin bir nebze olsun dindirilebilmesi amacı ile takdiren kısa kararda belirtilen miktarda davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/148, K. 2024/284, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama