KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/249
- Karar No
- 2024/8
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2024
Karar Metni
2.364 kelime·12 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMES
ESAS NO : 2019/249
KARAR NO : 2024/8
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/09/2019
KARAR TARİHİ : 08/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 3 kap telsiz ve pil emtiasının ----- Antrepo'ya taşınması " konusunda 18.12.2018 tarihinde anlaşmaya varıldığını, davacı ile davalı arasındaki mezkur anlaşma çerçevesinde ilgili emtianın -----Kombi tarafından gönderen -----şirketinin adresinden 19.12.2018 tarihinde taşıması gerçekleştirilmek üzere ------ plakalı araca yüklenerek teslim alındığını, emtianın davalı tarafından teslim alınmasını mütakiben davalının, 21.12.2018 tarihinde davacıya ait 3 kap emtianın araç üzerinde yüklü halde davalının acentesinin deposunda bulunmakta iken,
yani davalı yan hakimiyet ve sorumluluğu alanında iken çalınmış olduğunu bildirildiğini, davalı şirketin hakimiyet ve sorumluluk alanında iken zıyaa uğrayan emtianın bedeli 8.280,00 ABD Doları olup, emtia faturasının mahkeme bilgisine sunulduğunu, davalı yan ayrıca bahse konu hırsızlık hadisesi ile ilgili olarak ----- yasal merciiler nezdinde gerekli şikayet prosedürlerini yerine getirmiş olduklarını ve soruşturmanın yürümekte olduğunu, davacı şirkete bildirmiş olmakla birlikte, davacının tüm ısrarlarına rağmen bahse konu soruşturmaya ilişkin ayrıntıları ve referans numarasını bildirmekten kaçındığını,
zıyaa uğrayan emtia bedelinin yanı sıra, zıyaa uğrayan ürünlerin yeniden sipariş edilmek durumunda kalınması ve bahse konu yeni siparişlerin daha yüksek olan 2019 fiyatlarından alınmak zorunda kalınması sebebiyle oluşan fiyat farkı ve söz konusu siparişlerin davacının özel siparişi olması sebebiyle teslim edilememesi dolayısıyla da zararlar doğmuş ve ek olarak davacının bu hadiseler neticesinde itibar kaybettiğini,
tüm bunlara ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakkını saklı tutularak şimdilik yalnızca zıyaa uğrayan emtia bedeli olan 8.280,00 ABD Doları'nın ödenmesi için davalı Şirkete 26.03.2019 tarihli ve----- keşide numaralı ihtarname keşide edilerek huzurdaki davaya konu icra takibatının ikamesinden önce son kez iyi niyetle mühlet verildiğini beyan ederek; ---- İcra Dairesi'nin ------ Sayılı dosyası tahtında başlatılan icra takibine davalı yanca haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine,
---- İcra Müdürlüğü'nün-----sayılı dosyasının celbine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlık uluslararası alanda yapılan taşıma işine ilişkin olduğu için davaya uygulanacak kural ve kaideler CMR kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, CMR Konvansiyonu 32/1 maddesine göre, "...
Taşımalardan doğan talep hakları | (bir) yılda zamanaşımına uğrar...” hükmüne havi olup, bu nedenle CMR Konvansiyonuna tabi davaların 1 yıl içinde açılması gerektiğini, iş bu nedenle CMR Konvansiyonunda düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan davanın öncelikle zamanaşımından reddini talep ettiklerini, davacı yanın dava dilekçesinde de belirtmiş olduğu üzere davalının taşınan emtia hırsızlanmak suretiyle zayi olduğunu,
taşımanın davalı şirketçe dikkat ve özenle gerçekleştirildiği ancak teslim noktasına varmadan önce aracın yüklü bir şekilde güvenli alanda bulunduğu esnada yaşanan hırsızlık olayı neticesinde emtiaların çalındığını, davalı şirketçe bu hususta gerekli şikayetlerin yapıldığı durumun davacıya bildirildiği ancak ne yazık ki emtia ve emtiayı çalanların bulunamadığını, dava konusu taşıma karayolu ile gerçekleştirilmiş olduğundan taraflar arasındaki uyuşmazlıkta Türkiye'nin de taraf olduğu CMR sözleşmesinin uygulanması gerektiğini beyan ederek;
davanın bildirecekleri sigorta şirketine ihbarına, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, takipte kötü niyetli olan davacının takip miktarının %20sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-----. İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyası, bilirkişi raporu.
----- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 8.441,97 USD alacak yönünden 11.07.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, davalı tarafından 17.07.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.Taşımacılık alanında uzman bilirkişi ile SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen 20.12.2021 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde.
Davacının ----- yerleşik -----. firmasından ithal ettiği ve davalının -----Türkiye arası karayolu ile yapılacak nakliyatını üstlendiği 3 kap, ekranlı telsiz ve lityum pil emtiasının davalıya ait kamyonda, davalının---- acentesinin depo alanında park halinde bulunduğu esnada araçtan yapılan hırsızlık esnasında çalınmış olduğu, davalı taşıyıcının CMR md. 23/3 hükmüne göre hesaplanan sınırlı sorumluluk üst tavanının 190,01 SDR olduğu, kural olarak rapor yazım tarihine göre ----- SDR değerine göre yapılan hesaplama sonucunda bu rakamın 4.347,31 TL olduğu, bu hesaplamanın mahkemeye fikir vermek amacıyla yapıldığı,
uyuşmazlığa CMR'nin md.29 hükmünün uygulanabilmesi için Yargıtay'ın aradığı kriterlerinin oluşmadığı, dosyaya davacı vekili tarafından sunulan CMR'nin boş CMR olduğu, CMR'nin taşıyıcı tarafından 3 nüsha olarak düzenlenmesi gerektiği, birinci nüshanın gönderene verilmesi,
ikinci nüshanın taşıyıcı nüshası olduğu ve mal ile gittiği, bu bağlamda bu nüsha üzerinde, gönderinin kaşe ve imzası ile nakliye sürecinde geçilen gümrüklerin kaşelerinin bulunması gerektiği, teslim alan kişinin imza, kaşe ve tarih bulunması gerektiği, (mal teslim edilmemiş ise haliyle teslim alan isim imza ve kaşe bulunmayacağı), üçüncü nüshanın taşıyıcı tarafından gönderilene verilmesi gerektiği, dosyaya mübrez CMR üzerinde taşıyıcı bilgilerinin bulunmadığı gibi, gönderen kaşe imza, ile gümrük geçişlerinde basılan kaşelerin bulunmadığı tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı şirket ve onun çalışanı araç sürücüsü tarafından yurt dışı taşımasına konu emtianın taşıma sırasında hırsızlanması nedeniyle sorumlu oldukları iddiasıyla uğranılan zararın tazmini talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; Davacının ----- yerleşik ----firmasından ithal ettiği ve davalının -----Türkiye arası karayolu ile yapılacak nakliyatını üstlendiği 3 kap, ekranlı telsiz ve lityum pil emtiasının davalıya ait kamyonda, davalının ----acentesinin depo alanında park halinde bulunduğu esnada araçtan yapılan hırsızlık esnasında çalınmış olduğu görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.
"....Somut olayda hırsızlık olayı, davalı şoförün boşaltma rampasına tam olarak yanaşmaksızın aracın park edilerek yükün korumasız bırakılması nedeniyle meydana geldiği, davalı yanca davacı çalışanlarının talimatları uyarınca hareket edilerek aracın park edildiği ileri sürülmüşse de güvenlik görevlilerinin sitenin güvenlik çalışanları olup, davacı çalışanları olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde böyle bir durumda şoförden (ve taşıma şirketinden) yüke özen borcu kapsamında basiretli bir taşıyıcıya yakışacak azami tavrı sergilemesi, öncelikle yükün güvenliğini sağlayacak tedbirleri alması, en basitinden aracın başından ayrılmayarak durum ve şartlara göre günün ilk saatlerinde karşılaşma ihtimali en yüksek olan çalınma gibi bir durumlara karşı önlem alması beklenir.
Taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren kimselerce yükün güvenliği hakkında herhangi bir tedbir alınmaksızın, emtia yüklü aracın park edilerek şoförün araç içinde uyuması ağır kusur ya da pervasızca ve zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle yapılan bir ihmal ya da hareket olarak değerlendirilmiştir. Bu sebeple davalıların, sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı, zayi olan yükün tam değeri üzerinden sorumlu olduklarının kabulü gerekir...."----- BAM------.
HD ---- Esas---- Karar)
"Taşıyıcı taşıma işini yaparken özenli davranmalıdır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, aracın güvenlikli yere park ettiği ve davalı firmanın şoförünün pervasızca bir davranışı olmadığından kusursuz olduğu yönünde tesbitte bulunulmuş isede, aracın güvenli park yeri yerine, korunaksız ve emniyetçe tutulan CD izleme tutanağına göre de aracın park edildiği yerin kameraların görüş açısına uzak noktaya park edilerek şoförün uyuduğu sırada hırsızlık olayının gerçekleştiği, böyle bir durumda şoförden (ve taşıma şirketinden) yüke özen borcu kapsamında basiretli bir tacire yakışacak azami tavrı sergilemesi,
öncelikle yükün güvenliğini sağlayacak tedbirleri alması, en basitinden aracı güvenlikli bir otoparka bırakması yahut uyumayarak veya durum ve şartlara göre sabahın erken saatlerinde karşılaşma ihtimali en yüksek olan hırsızlık gibi bir durumuna karşı önlem alması beklenmelidir.
Davalı firmanın şöförünün, pervasızca bir davranışla ve zararın meydana gelme ihtimalinin bilinci ile aracı yol kenarına gerekli tedbirleri almadan park etmesi nedeniyle davalı sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sınırlandırmadan yararlanamayacaktır.
Davalıya ait-----plakalı tırı kullanan araç şöförü kolluk ifadesinde, araçtan 3 palet kabloların çalındığını fark ettiği şeklinde beyanda bulunduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da, davacı vekili tarafından dava dilekçesine EK-5 olarak sunulan belgede yer alan bilgilerden toplam yükün 2 palet ve 21 makara, 26.871mt, brüt ağırlığının 21.628kg olduğu ve ekli olan çeki listesi ile uyumlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, bu tesbitlere göre zarara, kasten veya pervasızca bir davranış olan hırsızlık olayı neden olduğundan, davalının TTK'nın 886.maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybettiği, davacı tarafça TBK.
117 maddesi uyarınca icra takibinden önce davalı tarafı temerrüde düşürmediğinden icra takibinde ve dava dilekçesi ile talep edilen işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, mahkemece, bu tesbitler doğrultusunda davanın asıl alacak yönünden kısmen kabulüne, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ve şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir." ---- BAM ----.
HD ----- Esas -----Karar) "CMR'nin 17/1. Maddesine göre, taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.CMR'nin 17/2.
Maddesinde ise, eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Taşıyıcının anılan madde uyarınca sorumluluktan kurtulabilmesi için hasarın önlenmesine imkan bulunmayan bir halden meydana geldiğini kanıtlaması gerekir.
Zira, taşıyıcının sorumluluğu ispat külfeti ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğudur. Her ne kadar taşıyıcının kusurunun bulunmadığı durumlarda hırsızlık eyleminin varlığı taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarır ise de, taşıyıcının hırsızlık olayının gerçekleşmesinde herhangi bir kusurunun bulunmaması gerekir.Uluslararası taşımalarda hırsızlık olayı her an beklenebilir bir vakıadır.
Özellikle tekstil ürünlerine ilişkin taşımalarda yüklerin hafif ve taşınabilir olması nedeniyle, hırsızlık ve gasp riski yoğun olarak bulunmaktadır. Bu durumda taşımacının söz konusu riskleri bertaraf etmek için gerekli önlemleri alması gerekir. Bu kapsamda TTK.nun 20.maddesi uyarınca basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken dikkat ve özeni yerine getirmediği taktirde taşıyıcı, kusurlu sayılacaktır.
Taşıyıcının, genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kusurlu olmadığını da kanıtlaması gerekecektir.
Her somut olayın özelliğine göre değişmekle birlikte taşıyıcının, taşımayı yapan aracın etrafı çevrili, güvenlik kamerası ile izlenen ve giriş ve çıkışların kontrol edildiği bir alana park edildiğini, böyle bir imkan yok ise olası hırsızlık ve gasp olaylarının önlenmesi için tedbir alındığını ispatlaması gerekir.
Somut olayda, hırsızlık olayı TIR parkında meydana gelmiş olmakla birlikte, TIR parkının hırsızlığı önleyecek gerekli güvenlik önlemlerine sahip olduğu hususu ispatlanabilmiş değildir. Aracın TIR parkına park edilmesi üzerine, taşıyıcı tarafından başkaca güvenlik tedbirleri alındığı da iddia ve ispat edilmemiştir.
Davalı taşıyıcı aracın TIR parkına park edildiğini ve olayı engellemek için yapılabilecek bir şey olmadığı ileri sürülmüş ise de, açıklanan nedenlerle aracın TIR parkına bırakılması tek başına davalının sorumluluğunu kaldırır nitelikte değildir. Bu nedenle davalı taşıyıcı eksik teslim nedeniyle oluşan zarardan sorumludur. Dolayısıyla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir." ----- BAM -----. HD -----Esas -----Karar)
"Ek olarak CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca, bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranının yıllık %5 olarak kabul edilmiş olmasına rağmen, mahkemece hükmedilen alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faize hükmedilmesi hatalı olsa da, bu husus davalı vekilince istinaf konusu edilmemiştir." ---- BAM -----. HD ----- Esas ----- Karar)Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde.
Dava konusu yükün bulunduğu davalı tarafa ait aracın davalı şirketin ---- bulunan acentesine ait deponun park alanına çekildiği, her ne kadar depoya ait park alanı kameralar ile izlense de kameranın varlığının, kameraların bir kişi vasıtasıyla takip edilmesi ve olağan dışı bir olayın gerçekleşmesi halinde anında müdahalede bulunulması ile amacına hizmet edeceği, bununla birlikte güvenlik tedbirlerinden bahsedebilmek için bahsi geçen yerde güvenlik elemanlarının belirli periyotlarla alanı kontrol ediyor olması,
park yerinin etrafının dışarıdan içeriye girişe engel teşkil edecek nitelikte yüksek duvar ya da telli çit gibi girişi engelleyecek malzemelerle çevrelenmesi gerektiği, dava konusu olayda mevcut kamera ile alanın izlenmesi ve çekilen çitin hırsızlık eyleminin gerçekleşmesine engel teşkil edecek yeterlilikte olmadığı (Yargıtay-----.
HD. -----), kamera görüntülerinin incelenmesinde hırsızların davalı taraf ait aracın bulunduğu alana kolaylıkla girebildiği ve hatta kısa sayılmayacak bir sürede hırsızlık eylemini gerçekleştirdiklerinin görüldüğü, bu haliyle CMR 29. maddesi gereği davalı taşıyıcı malın tamamının zayi olmasında ağır kusurlu sayılacağından ve CMR konvansiyonunun taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldıran, sınırlayan veya ispat yükünü diğer tarafa yükleyen hükümlerinden yararlanamayacağı anlaşılmakla davalı taşıyıcının tüm zararlardan sorumlu olacağı,
davacı tarafça dava konusu olaya ilişkin meydana gelen zararın karşılanması talebi ile ----- Noterliğinin 26.03.2019 tarihli ve----keşide numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafı temerrüde düşürdüğü,----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra takibine konu edilen işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ve şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/249, K. 2024/8, 8 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama