KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/351
- Karar No
- 2024/240
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
Karar Metni
2.697 kelime·13 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/351
KARAR NO : 2024/240
DAVA
İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/10/2019
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı borçlunun, ----.asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas, ------ Karar, 16/07/2018 tarihli ilamla zayii nedeniyle iptaline karar verilen ----- şubesine ait ------ nolu 21/12/2017 keşide tarihli, 37.000 TL bedelli çekten kaynaklanan borcunu ödemediği için davacı tarafından borçlu firma aleyhinde icra takibi açıldığını, borçlunun yetkiye, borca ve fer’ilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun yetki itirazı kabul edilerek bu defa ----İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı dosyasından gönderilen örnek 7 ödeme emrine, borçlu tarafından, 04/02/2019 tarihinde itiraz edildiğini, borçlu itirazı üzerine takibin durduğunu,
davalı her ne kadar davacıya borçlu olmadığını iddia etmişse de, -----.asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas,------ Karar, 16/07/2018 tarihli ilamla zayii nedeniyle iptaline karar verilen ----- şubesine ait ------ nolu 21/12/2017 keşide tarihli, 37.000 tl bedelli çekten kaynaklanan alacak nedeniyle davacının, davalıdan alacaklı olduğunu, fakat davalının kötüniyetli olarak,
sırf aleyhinde açılmış olan icra takibini sürüncemede bırakmak ve zaman kazanmak amacıyla borca ve ferilerine itiraz ettiğini, süresinde yapılan itiraz nedeni ile de icra takibi icra müdürlüğünce durdurulduğunu, açıklanan nedenlerle borçlunun haksız olan itirazının iptaline, takibin 37.000,00 TL Asıl Alacak, 4.309,24 TL Faiz alacağı olmak üzere toplam 41.309,24 TL olarak devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, % 20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı ile davalı şirketin çeşitli işlerin yapılması konusunda anlaştığını, bu ilişki çerçevesinde davacının kendi üzerine düşen yükümlülüğünü tam anlamıyla ifa etmediğini, davacı ile "-----" dış mekan direği ve armatürü imalatı ve dış mekan bolard ve armatürü imalatı için anlaşmalar yapıldığını, işbu anlaşma hükümlerine uygun olarak davacıya bir kısım nakit ödeme yapılmış ve iki adet de çek düzenlenerek davacıya teslim edildiğini, davacıya teslim edilen çeklerden 06.11.2017 tarihli ----- seri numaralı 35.000 TL tutarlı çek tahsil edildiğini,
davacı ile yapılan anlaşmaya konu aydınlatma direği ve armatürü ile dış mekan bolard ve armatürü direklerinin ve diğer edimlerinin yarım, eksik ve yanlış yapılan imalatları tüm uyarılara rağmen düzeltilerek tamamlanmadığını, bu nedenle davacıya teslim edilen 21.12.2017 tarihli ----- seri numaralı 37.000 TL tutarlı çekin iadesini istediğini, ancak davacı tarafından bu çekin davalı şirkete iade edilmediğini, davalı şirket tarafından davacıya bir çok defa eksik, kusurlu, hatalı yaptığı işleri düzeltmesi için uyarılarda bulunmasına rağmen davacı bu uyarıları dikkate almamış eksik, yanlış ve hatalı yaptığı işi düzeltmediğini,
uyarıları dikkate almayan davacıya, davalı tarafından yükümlülüğünü yerine getirmesi için ----- Noterliği aracılığı ile ihtarname çekildiğini, ihtarnamede bidirilen eksik, ve yanlış yapıların üç gün içerisinde düzeltilmesi, yerine getirilmesi ve tamamlanması aksi halde ayıplı ürün ve hizmetlerin düzeltilmesi için yapılan her türlü masrafların ödenecek cezalar ve uğramış ve uğrayacağı tüm zararlar için davacıya rücu edileceğini davalının tüm yasal hakkı saklı tutularak bildirildiğini, davacının edimini eksik, kusurlu ve ayıplı olarak yerine getirdiğinden ve bu eksik,kusurlu ve ayıplı imalatları düzeltmediğinden,
davalı tarafından bu eksik, kusurlu ve ayıplı imalatlar düzelttirildiğinden davacının hakedişinden bu masraflar düşüldüğünü, davacının işi gereği gibi yapmaması , uyarıları dikkate almayıp eksik hususları gidermemesi üzerine davalının bu işleri bir başkasına yaptırdığını ve bu kişilere hakettiği tutarda ödeme yaptığını, bu nedenle davalının davacıya hiç bir borcu bulunmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının davacıya herhangi bir borcu olmadığından dolayı davanın reddine, davacının kötü niyetle itirazın iptali davası açmış olmasından dolayı İİK.
67 gereği %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
-----. İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası, -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- esas ---- Karar sayılı ilamı , Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kaydı, Nüfus Kaydı, Ticaret Sicil Kaydı, Tarafların 2017, 2018 Yılına Ait BA-BS Formları, Dış Mekan Aydınlatma Direği Üretim Sözleşmesi, Faturalar, ---- Kayıtları ve Müzekkere cevabı, ----.Noterliğinin 08/12/2017 tarih ve ----- yevmiye sayılı ihtarnemesi, Tarafların Ticari Defter ve Belgeleri, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış; itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat ( Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken başta arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları ile harç ve hak düşürücü süre gibi hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş,
uyuşmazlık belirlenmiş ve öncesinde arabuluculuk sürecinden sonuç alınmadığından vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Öncelikle davaya esas ------.İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası fiziki olarak getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Ayrıca tarafların nüfus ve şirketlerin ticaret sicil kayıtları çıkartılarak dosyaya konulmuş; tarafların bağlı bulundukları ----- ve ---- vergi dairelerinden vergi mükellef kayıtları ile uyuşmazlığa konu 2017/2018 yıllarına ait BA-BS formları getirtilmiş ve dosyaya kazandırılmıştır.Bilindiği üzere 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır.
İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.
Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; davacı gerçek kişi tarafından ----.İcra Dairesini-----Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu şirket hakkında -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ esas ---- Karar sayılı ilamı gereğince zayi nedeniyle iptaline karar verilen ------ şubesine ait ---- seri numaralı 21/12/2017 keşide tarihli 37.000,00 TL bedelli çek bedelinin tahsili için icra takibi başlatıldığı,
ödeme emri tebliğine müteakip yedi günlük yasal süresi içinde davalı/borçlu tarafından icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, bunun üzerine icra takibinin durdurulduğu ve davacı-alacaklı tarafından bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekmektedir. Olayımızda zayi nedeniyle iptaline karar verilmekle birlikte takibin dayanağının çek yerine geçen mahkeme kararı olması nedeniyle davacı tarafça çeke dayanılması karşısında ispat yükü davalı taraftadır.
Zira iptal kararı sadece senedi zayi eden hamilin senette belirtilen hakkı senetsiz olarak borçluya karşı ileri sürmesini ve borçlunun da iptal kararını alan kişiye ifada bulunmak suretiyle kurtulabilmesini sağlamaktadır. İptal kararı hakkın mevcudiyetine, muhdevasına ve bu hak üzerinde tasarruf yetkisine tesir etmemektedir. İptal kararı, iptal olunan senet yerine geçen bir senet niteliği taşımamaktadır.
Sadece elden çıkmış bulunan senedin teşhis fonksiyonunu ifa etmekte ve iptal kararı hamiline senetsiz olarak alacağı talep etme hakkı vermektedir.
Davalı taraf taraflar arasındaki ticari ilişkiyi cevap dilekçeninde ve gönderdiği ihtarname içeriğinde kabul etmiş ve takibe dayanak çekin bu kapsamda davacıya verildiği beyan etmiştir Davalı taraf çekin dış mekan aydınlatma direği üretim sözleşmesi kapsamında verdiğini savunmasına ve davacı tarafından işin ayıplı olarak ifa edildiği öne sürülse de davalı vekiline buna ilişkin delillerini göstermesi için süre ve imkan verilmesine rağmen hiçbir delil gösterilmemiş, gösterilen tanığın dinlenmesinden de vazgeçilmiş ve böylece ayıplı ifa savunması ispat edilememiştir.
6102 sayılı TTK'da düzenlenen kambiyo senetleri ve bunlar arasında bulunan çek sebepten mücerrettir. Kambiyo senetlerindeki taahhüdün mutlaka bir sebebi vardır. Ancak bu sebep senet üzerinde açıklanmaz ve bu husus kambiyo senetlerini temel ilişkiden soyut hale getirmektedir. Aksine davranış, yani kambiyo senetlerinin temel ilişki ile ilişkilendirmesi kambiyo senetlerini hükümsüz hale getirecektir.
Kambiyo senetlerinde bedelsizlik iddiası ancak kesin delilleri ile ispat edilebilir. TMK'nin 6. maddesine göre kanun aksini emretmedikçe taraflardan her biri iddiasını ispata mecburdur. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (HMK'nın 190/1)HMK'nın 200/1. maddesine göre.
Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. HMK'nin 201/1 maddesine göre.
Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilir. Tarafların (davacı defterlerinde kayıtlı) defterinde kayıtlı olmaması da çeklerin hükümden düşürmez.
Takip konusu çekin sözleşeme karşılığı verildiği ve ayıplı ifa yapıldığı yönündeki savunma davalı tarafından kesin deliller ile ispatlanması gerekirken bu husus ispat edilememiştir. Somut olayda, sözleşmede takibe esas çekin bu iş verildiğine ilişkin çekin bütün unsurlarına aftı yapan bir ibare de bulunmamaktadır. Zayi nedeniyle iptaline karar verilen çekin ibraz edilmediği ve ödenmediği de banka tarafından bildirilmiştir.
Şu halde davacı tarafça sebepten soyut nitelik taşıyan çek bedeli nispetinde alacağın varlığı ve miktarı ispat edilmiş olup aksi davalı tarafından ispat edilememiştir. Davalı taraf çekin bedelsiz kaldığını ispat yönünden cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığından bu hususta kendisine hatırlatılamamıştır.
Bütün bunlara göre davacının asıl alacağı sabit görülmüş, ancak çek ibraz edilerek karşılılıksız işlemi yapılmadan zayi olduğundan, kendiliğinden temerrüt oluşmayacağı , davalının ancak icra takibiyle temerrüte düştüğünün kabul edilmesinin gerekmesi karşısında işlemiş faize yönelik talebin ise sübut bulmadığı değerlendirilmiştir.
Binaenaleyh; taleple bağlılık ilkesi nazarında takipteki işin niteliği ve tarafların sıfatına göre takipteki faiz tür ve oranı da geçerli olduğundan davacının asıl alacak yönünden TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddeleri gereğince davasının kısmen kabulü ile davalı-borçlunun ----.İcra Dairesinin ------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin, asıl alacağa (37.000,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle 37.000,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin (4.309,24 TL işlemiş faiz) talebin/davanın redddine karar verilmiştir.
Davacının İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise.
Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir.
Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda , asıl alacağın varlığı ve miktarı takibe dayanak çeke göre sabit olduğu gibi, davalının aradaki sözleşme ilişkisine göre çekin bedelini bildiği açık olup borç davalı yönünden muayyen olduğundan İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluştuğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, asıl alacağın ( 37.000,00 TL) %20'i olan 7.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
2004 sayılı İİK'nın 67/II. maddesinde itirazın iptâli istemiyle açılan bir davada itirazının haksızlığına karar verilirse borçlunun, takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi halinde ise alacaklının red veya hükmolunan meblağın %20' sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edileceği düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere alacaklının kötüniyet tazminatıyla sorumlu tutulabilmesi için ise takibinde hem haksız, hem kötüniyetli olması gerekir.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında davacının asıl alacak yönünden haklı çıkmasına göre, işlemiş faiz talebinin hukuki bir mesele olması karşısında işbu kısım yönünden takipte kötü niyetli olarak hareket ettiğine müteallik hiçbir delil bulunmadığı ve böylece kötü niyet sübut bulmadığından davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin ise reddine karar verilmesi gerekmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323.
Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk, aynı yasanın 326/2 Maddesi gereğince tarafların haklılık durumu ( kabul - ret) esas alınarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2.
Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul ve ret oranına göre karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 26 ve 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/351, K. 2024/240, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama