KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/428
- Karar No
- 2019/30
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2019
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2019/428 Esas
KARAR NO : 2019/30
DAVA
Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 16/10/2019
KARAR TARİHİ : 18/10/2019
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle özetle, müvekkilinin, ticari ilişkisinin bulunduğu dava dışı------- ait ------- ---- tarih ve ---- numaralı--- bedelli çeki --------------- Şubesine keşideci -------------gönderilmek üzere teslim ettiğini ancak ilgili kargo görevlilerinin bu çeki ------- şubesinde kaybettiklerini, kaybedilen çekin kötü niyetli 3. Kişilerin eline geçme ihtimaline binaen müvekkilinin hamili olduğu çekin dava sonuna kadar ödenmemesi için ödemeden men kararı verilmesini ve -------- tarih ve ---- numaralı------- bedelli çekin iptaline karar talep ve dava etmiştir.
Deliller
---------------Şubesi ---- tarih ve ----- numaralı ------ çek sureti dosyaya sunulmuştur.
Davacının ticaret sicil kayıt sorgusu dosya arasına alınmıştır.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava çek iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19. maddesine göre; "(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir."
6102 Sayılı TCK 818. maddesi (1). fıkrasına göre; "Poliçeye ait aşağıdaki hükümler çek hakkında da uygulanır: ... s) İptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrası."
6102 Sayılı TCK 757 maddesi (1). fıkrasına göre; "İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir."
Dava tarihinden önce 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 818/I-s. maddesi, poliçenin iptale ilişkin 757 ilâ 763. madde hükümlerinin çek yönünden de uygulanacağı yönünde düzenleme sevk etmiş olup, aynı Kanunun 757/I. maddesi ve 30.06.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngören 6335 sayılı Kanun gereğince kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali isteminde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun 757/1. maddesinde iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişinin, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebileceği, 759/1. maddesinde ise poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebileceği hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacı vekili, şirketin hamili olduğu çeki kaybettiğini, çekin tedavüle girerek mağduriyetlere yol açabileceğini belirterek dava konusu çeke ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasını ve kayıp nedeni ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava konusu çekin ödeme yerinin ----------- olduğu, davacı şirketin muamele merkezinin ise-------olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda kesin yetki kuralının geçerli olduğu, kesin yetkinin hakim tarafından resen ve yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gereken ve eksikliği giderilemeyecek bir konu olduğu, davacı vekilinin, iptali istenen çekin şirketin elinde iken zayi olduğunu beyan etmesine ve şirketin muamele merkezinin de ---- olmasına göre, dava şartının eksik olduğu anlaşıldığından HMK 138 gereği ayrıca ön inceleme yapmadan ve duruşma açmadan dosya üzerinden inceleme yapılarak 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkememizin yetkisizliğine,
görevli ve yetkili mahkemenin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verilmiş olduğundan yatırılan gider avansından kullanılmak suretiyle kararın resen tebliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Aynı yönde Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi -----.HD ----tarih ----- sayılı ve Yargıtay -----HD ----- tarih ----- sayılı ilamları).
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/428, K. 2019/30, 18 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama