KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/711
- Karar No
- 2024/886
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
Karar Metni
3.054 kelime·15 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/711 Esas
KARAR NO: 2024/886
DAVA
Tazminat ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/11/2019
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı yanın ------- tarihinde davacı yan ile aralarında akdedilen sözleşme gereği ----- mevkiinde inşası yapılan ----- kaplaması işini yüklendiğini, davalı yanın işi yapmakla görevlendirdiği elemanların yetersizliğinden ve iş güvenliği kurallarına riayet etmemelerinden kaynaklanan sebeplerden dolayı yapımını geciktirdiğinin kendilerine ---- tarihinde yazılı olarak bildirildiğini, nihayetinde ise, aradan geçen zaman diliminde gerek asıl işveren ------- katkısı ile gerek müvekkil şirketin takviye iş gücü ile işi tamamlama sürecine gidildiğini ancak işin sonlarına doğru,
davalı yan tarafından temini yapılan sandviç panellerde eksiklik olduğunun tespit edildiğini, yapılan irsaliye kontrollerinde 1.179 m2 panelin eksik olduğunun davalı yana bildirildiğini, işbu bildirim akabinde ise hiçbir davacı şirket yetkilisinin teslim alındı imzası bulunmayan bir irsaliye üreterek malı teslim aldıklarına dair bildirimde bulunulduğunu, hâlbuki diğer tüm teslimat irsaliyelerinde davacı şirketin yetkililerinin teslim alındığına dair imzalarının olduğu halde, eksiklik panel miktarını ihtiva eden bu irsaliyede teslim alındı imzasının olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirketin ise;
ilgili iş kaleminin, kazan montajının diğer aktivitelerinin etkilemesi ve işte zaman kaybına tahammül olmadığından dolayı, eksik malzemeyi tedarik etmek ve geri kalan işi tamamlamak zorunda kaldığını,
davalı yanın malzemenin tamamını teslim etmemesinden ve işin yapımının ------yevmiye nolu ihtarı ile talep edildiğini lakin iş bu ihtarın sonuçsuz tamamlamamasından oluşan zararın tazmin kaldığını ve akabinde yapılan arabuluculuk görüşmesinden de bir netice alınamadığını belirterek 5.000,00 TL teslimatın olmaması ile eksik yapılan işin tamamlanmasından kaynaklanan giderlerin tazmini için şimdilik ceman 10.000,00 TL nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 08.11.2017 tarihli sözleşme yapıldığını; bu sözleşmeyle davacı tarafa malzeme teslimi anlaşıldığını ancak davacı tarafın yer teslimini geciktirmesi sebebiyle malzeme teminine 24.05.2018 tarihinde başlanılabildiğini; eksiksiz ve tam teslim edilen mallar için davacı firmanın onayı ile faturalar düzenlenip defterlere işlendiğini, bu kesilen faturalara itiraz etmediğini;
müvekkil şirketle malzeme temininden bağımsız ayrıca sandviç panel çatı cephe kaplama uygulaması konusunda götürü bedelle anahtar teslim işçilik sözleşmesi ile anlaşılarak işin gereği gibi ifa edildiğini, bu işin faturaların 25.12.2018 tarihinde düzenlenerek davacıya tebliğ edildiğini; davalının elemanlarının yetersizliğinden ve iş güvenliği kurallarına riayetten işin geciktiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını; tüm çalışanlarının primlerini ödediklerini; davacıdan alt taşeronluk sigorta güvenlik kurumu dosyasının kapatılmasının istedikleri halde davacı tarafın sigortalıların davacı kodu altında sigortalılıklarını devam ettirildiğini.
90 günde bitmesi gereken işin uzamasının davalıdan kaynaklanmadığını; bu konuda çözüm önerilerinde bulunduklarını.
11.06.2018 tarihli sandviç panel çatı cephe kaplama işine dair sözleşmenin 4.4 .maddesinde sevk edilen her türlü malzemenin korunmasından açıkca davacı şirketin sorumlu olduğunu; yine 4.2. maddesinde de eksik malzemeden kaynaklı gecikmeden davacı şirketin sorumlu olduğunun belirtildiğini; malzemelerin sahaya kendi yetkililerinin imzasıyla yola çıkarıldığını, ancak davacı şirket yetkilerinin sahada olmadığı için teslim imzasının olmadığını; malzemelerin davacıya teslim edildiğine ilişkin nakliyat faturalarının dosyaya ibra ettiklerini;
imzasız olduğu iddia edilen irsaliyelerdeki tüm malzemeler için fatura düzenleyip davacıya tebliğ edildiğini, bu faturalara davacı tarafından itiraz edilmediğini; davalının söktörde kendisine duyulan güveni kaybetmemek için eksiksiz ve tam mal teslimine rağmen eksik panellerin yarısının bedelini karşılamayı taahhüt ederek ve bu konuda davacı ile mutabakata vardıklarını; aslında eksik malzemelerin projeye sonradan eklenen galeri çatı ve cephe kaplamalarından doğduğunu; tüm bu olanların davacının bilgisi dahilinde olmasına rağmen işbu davanın açılmasının davacı tarafın kötü niyetle hareket ettiğini gösterdiğini;
bu sebeplerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
-------- ait ihtarnamenin tebliğ şerhli örneği, Faturalar ve Sevk irsaliyeleri, Taraf Şirketlerin Vergi Dairesi Mükellef Kayıtları ve ----- dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
TANIK (DAVACI TANIĞI) ------ 'Ben davacı şirkette idari amir olarak 5 yıldır çalışıyorum, bu şirket bir ---- firması olup taşeron işleri yapmaktadır, -------şirketinden buhar kazanı için sandviç paneli satın alınmıştır, ancak davalı şirket bu panellerin davacı şirkete eksik teslim etmiştir, davalının panelleri teslim ettiği iş alanı--------- karton fabrikasıdır, benim bildiğim kadarıyla yaklaşık 1000 metre kare alan için eksik teslim edilmiştir, o sırada ben işin yapıldığı fabrikada bulunuyordum, bu fabrikada teslim edilen malları davacı şirket adına mühendisler teslim alıyordu ancak irsaliyeler benim elime veriliyordu,
ben irsaliyeye konu malları tek tek tespit etmiyordum, malların sayı ve niteliğini ancak fiilen teslim alan kişiler bilebilir, ben sadece teslim alınan mallara ilişkin kesilen sevk irsaliyelerini şirketin merkezine gönderiyordum, sevk irsaliyelerini doğal olarak imzalayan kişi teslim alıyordu, davalı -------iş için 9000 metre karelik panel teslim etmesi gerekirken 8000 metre karelik panel teslim etmiştir, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, Tanıklık ücreti talebim yoktur, 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVACI TANIĞI) ---- 'Ben daha önce ------Hukuk Mahkemesinde tanık olarak ifade vermiştim. O ifademe aynen tekrar ederim. Ben 2016 yılında davacı şirkette saha mühendisi olarak çalışıyordum. --------- şirket ------ ilçesinde bulunan modern karton isimli fabrikanın müteahhit işini almıştık. Bu fabrikanın buhar kazanının dış kaplama işini de davalı şirkete vermiştik. Bu şirket aldığı işte kullanacağı sandviç panel dediğimiz malzemenin %90'nına yakını sahaya getirdi.
Bu getirme işlemini peyder pey yapıyorlardı. Zira montaj bir yandan devam ettiği için ihtiyaca göre malzeme de sahaya sevk ediliyordu. Montajın bitmesine yakın bir zamanda gelen panellerin işin tamamlanması için yetmeyeceği anlaşıldı. Bu tespiti fabrika yapımında çalışan bizler tespit ettik. Bunun üzerine gelen panel sayısını yapılan işi ve eksik kalan bölümü hesaplayıp sözleşmeye göre sipariş edilen ve sahaya getirilmediği anlaşılan miktarı tespit ettik.
Bu tespiti yaparken irsaliyeleri de kontrol ettik. Yaptığımız tespite göre yaklaşık 1.000 metre karelik kısım için panelin eksik getirildiğini anladık. Yapılan montaj işini de davalı şirketin çalışanları yapıyordu. Yapılan iş fabrika inşaatı olduğu için belirli bir süreçte işler yürüyordu. Davalı şirket almış olduğu işi de yaklaşık 6 aylık bir süreçte yapmıştı. Hatta bu süreç içinde davalı şirketin personeli başka almış oldukları işleri de yapıp geliyordu.
Yapılan işin niteliği gereği bizim tamamladığımız alanlara onlar da panelleri monte ediyorlardı. Bu nedenle iş peyder pey yürütülüyordu. Bana sormuş olduğunuz ve gösterdiğiniz sevk irsaliyelerin altındaki imzalar bana ait değildir. Sevk irsaliyelerinde zaten ---- yazmaktadır. Bu ----- Tabiri sanırım yardımcısı anlamına gelmektedir.
Benim sahadaki yardımcım -------- isimli kişi idi ancak bu imzaların ona ait olup olmadığın bilemem ayrıca sevk irsaliyelerindeki malların yardımcı tarafından teslim alınacağına ilişkin şirket talimatı olmadığı gibi benim de bu konuda bir isteğim olmamıştır. --------isimli kişinin şuan nerede olduğunu ve ne iş yaptığını bilmiyorum.
Öte yandan bana göstermiş olduğunuz sevk irsaliyelerinde teslim alan kısmındaki diğer kişiler plaka numaraları da yazıldığına göre tır şoförlerine ait olduğunun düşünüyorum. Teslim eden kısmında ismi yazan ------- isimli kişinin de panellerin satın alındığı fabrika sorumlusu olduğunu düşünüyorum. Ben saha sorumlusu olarak fabrika yapım alanına başka işler için de sürekli tır ve malzeme geldiği için bu malların tamamını tek tek kontrol edebilecek durumda değildim.
Ancak yine de gözle muayene ve kontrol edip indirilmesini söylüyordum. Anlattığım şekilde yaklaşık 1.000 metre kare alan eksik kaldığı için bizim şirket bu alana ilişkin malzemeyi yeniden satın aldık ve o süreçte fabrikada montaj işini yapan ve davalı şirketten ayrılan ayın işçilere ücretini ayrıca biz ödemek suretiyle işi tamamladık dedi.
Davalı vekilinin isteği üzerine tanıktan soruldu: ben dediğim gibi davalı şirketten zaten malların %90'ına yakının teslim edildiğini beyan ettim ancak ben sevk irsaliyelerinde görünen imzaların bana ait olmadığını da açıkça beyan ediyorum.
Ben davalı-------tarafından benim de gördüğüm ve bildiğim üzere sözleşme gereğince teslim edilmesi gereken ve montajı yapılan işin sadece yaklaşık 1.000 metre karelik işin eksik olduğunu ifade ettim ve ifade ediyorum. 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVALI TANIĞI) ----- 'Ben davalı şirket---- panel montaj işinde çalışmaktayım, dava konusu olayı da bu nedenle biliyorum, dava konusu olayda bizim şirket davacı adına --------- fabrikada panel montajı işini yapıyorduk, bu işin tamamına yakını yaptık, bir kısmını başka bir ekip tarafından tamamlandı, biz yaklaşık olarak 6500-7000 metre kare alanı yaptık, inşaatta kullandığımız panelleri bize ------ gönderiyordu bizde montajını yapıyorduk, ben saha sorumlusu olarak hanelleri teslim alıyorduk, benim yanımda malzemeyi teslim alırken davacı şirketin yönlendirdiği kişilerde bulunuyordu, bu kişiler ------- isimli kişilerdir,
ben malzemenin tamamını teslim aldım, bizim ekip bir ara işe ara verdi kullanılmayan malzeme ise sahada kaldı, daha sonra başka bir ekip giderek montaj işini tamamladı, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum, dedi. Beyanı okundu, imzası alındı.
Davalı vekili tarafından soruldu:------- çalıştığımız fabrika sahası dar bir alandı, bu nedenle işimiz gecikti, paneller güvenli bir yerdeydi, gündüz kaybolması mümkün değildir, ancak gece kaybolup kaybolmadığını bilemiyorum, ayrıca ben panelleri teslim aldığımda herhangi bir imza karşılığında teslim almıyordum, davacı şirket görevlileri tarafından da imza atılıp atılmadığını bilmiyorum, Davacı vekili tarafından soruldu: Biz işi yukarıda anlattığım gibi tamamlayamamıştık, işi daha sonra------ başka birileri tamamladı,
bizim işi tamamlayamamamızın sebebi alanın dar olması ve hava şartları yanında -----vermesi gereken çelik montaj işini tamamlayıp vermemesi nedeniyledir, 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVALI TANIĞI) ----- Ben 2018 yılında hatırladığım kadarıyla yaz aylarında 3-4 ay davalı şirkette çalıştım, ben şirkette çatı montaj işinde çalışıyordum, biz --------- isimli fabrikada panel montaj işini yapıyorduk, bu işin bir kısmını biz yaptık, bir kısmını da başka bir ekip yaptı, tam hatırlamamakla birlikte bizim yaptığımız alan 9-10.000 m² civarındaydı, bize kullandığımız paneller fabrikadan geliyordu, bizde montajını yapıyorduk, en son bizim çalıştığımız sahaya bir tır panel geldi, bu panelleri indirip irsaliyesini şantiye şefine verdim, ancak ben irsaliyeye her hangi bir imza atmadım,
irsaliye üzerinde herhangi bir imza olup olmadığını görmedim, bu malzeme sahada duruyordu lazım olduğunda alıp kullanıyorduk, bu malzeme cephe paneldir, bizim ekip bu malzemenin tamamını kullanmadık, bir kısmını bizden sonraki ekip kullanıp işi tamamladı, bu malzemenin bir kısmını ---- ait olduğu konusunda bir tartışma vardı , ancak bu malzemenin 3-4 balyası bizim şirkete aitti, --------şirketi de bizim diyordu, bizde bunu şantiye şeflerine bildirdik, 'şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI : Dava, 6098 Sayılı TBK'nin 470 vd. maddeleri gereğince eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik malzeme ve iş nedeniyle tazminat İstemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada dilekçeler aşamaları tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda basit yargılama usulüne göre duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken başta zorunlu arabuluculuk süreci olmak üzere HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları,
taraf sıfatı ve harç incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine akabinde tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek,
son duruşmaya katılan taraf vekillerinin ayrı ayrı sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Dava konusu taraflar arasında düzenlenen sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği düşünülmüştür.
6098 Sayılı TBK'nın 470. maddesinde "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü; aynı kanunun 471. maddesi "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.' şeklinde düzenlenmiştir.
Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunun düzenleyen 6098 sayılı TBK'nin 474. maddesi uyarınca açık ayıplar yönünden iş sahibi imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde, gizli ayıplar yönünden ise, 477/son maddesi uyarınca da, ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ayıbın bildirilmemesi halinde eser kabul edilmiş sayılır.
Ayıp ihbarı yapılması vakıasından lehine sonuç çıkaracak olan iş sahibi olduğundan ayıp ihbarı yapıldığını HMK'nin 190 ve TMK'nin 6. madde gereğince iş sahibi ispatlamalıdır. Eksik işler yönünden ise ihbar yapılmasına gerek olmayıp, zamanaşımı süresi içerisinde eksikler yönünden istemde bulunulması mümkündür.Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nin 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir.
Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir.Eksik iş ise sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek bulunmamaktadır.
Eksik işler yönünden TBK’nin 474 ve 477. maddesindeki hükümler uygulanmaz.Yerleşik içtihat ve uygulamalar doğrultusunda, iş bedelinin tamamının yüklenici tarafından taşerona veya iş sahibince yükleniciye ödenmesi halinde eksik ve kusurların giderim bedeli hüküm altına alınabilir ise de iş bedelinin ödenmemiş olması halinde eksik ve kusurların giderim bedeli değil, varsa fazla ödenen bedelinin iadesine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle eksik ve kusurlar gözetilerek yapılan işin fiziki oranı belirlenip iş bedeline uygulanarak mukayese edilmesi sonucu eksik veya fazla ödemenin belirlenmesi gerektiği;
sözleşme dışı ve fazla işler yönünden ise iş yapılmış ve bunun iş sahibinin yararına olması durumunda TBK’nin 529. maddesine göre vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenecek bedelinin istenebileceği kabul edilmektedir.6098 sayılı TBK 475. maddesinde eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin kullanabileceği seçimlik haklar sayılmıştır.
Bunlar 475/1. maddesi hükmünce eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, 475/2. maddesine göre eseri alıkoyup bedelden indirim isteme, aynı maddenin 3. bendi gereğince aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır.
Yine aynı maddede iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir.--------Yüklenicinin, iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda TBK'nin 474. maddesi, gizli ayıplarda ise TBK'nin 477. maddesi hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, TBK'nin 475. maddesinde tanınan hakları kullanabilir.
Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır.
Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile varolan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir.
Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede; gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır.
Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK m.147/son) talep edilebilir. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir.
Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir.----------Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya bakıldığında; taraf şirketler arasında ---- tarihinde ----- Sözleşmesi başlıklı yazılı olarak --- mevkiinde inşası yapılan --------- sandviç panel çatı ve cephe kaplama işleri konusunda sözleşme yapıldığı tartışmasızdır.
Mahkememizce uyuşmazlığın niteliği gereği taraflarca gösterilen tüm deliller toplanmış ve getirtilmesi gereken bilgi ve belgeler dosyaya kazandırılmıştır. Ayrıca taraf tanıkları dinlenmiş ve taraf şirketlerin temsilcileri de isticvap edilmiştir. Bütün bunlara göre taraflar arasındaki sorunun temelinin yargısal uygulamada eser sözleşmelerinde sürekli karşılaşıldığı üzere işin niteliğinden ve özelikle taşeron sisteminden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Bunun yanında olayda sahadaki fiili uygulamalar ile masadaki işlemlerin farklılaşmasından yani faturaların ticari defterlere işlenmesinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Somut olayda davalı şirketin hem malzeme temin eden, hem de eseri fiilen meydana getiren konumunda olduğu, davacı şirketin ise hem alt hem de davalı yönünden üst işveren/ iş sahibi konumunda olduğu, dinlenen tanık beyanlarının genel ortalaması, mail yazışmaları, isticvap beyanları ve özellikle tarafların 30/10/2020 tarihli taraf şirketlerin ticari defter ve belgelerine dayalı davalının borç ve sorumluluğunun bulunmadığı görüşüne havi bilirkişi raporu ile aynı yöndeki 14/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu birlikte değerlendirilip basiretli tacir kavramı da gözetildiğinde davacının davasını ispat edemediği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.
Toplanan ve tartışılan yukarıda açıklanan husus ve delillere göre davacı şirket tarafından davasının ispat edilemediğinin anlaşılması üzerine davacı taraf dava dilekçesinde kesin delil niteliğindeki yemin deliline dayandığından bu husus vekaletnamedeki yetkisine binaen vekiline hatırlatılmış ve vekaletnamedeki özel yetkisi gereğince vekilin yemin teklif etmesi üzerine, yemine ilişkin usulüne uygun olarak yapılan işlemler sonucunda davalı şirket temsilcisi duruşmaya gelerek yemini kabul ederek; sözleşme gereğince sandviç panellerin tamamının ve işin teslim edildiği,
kendilerinin davacıya hiçbir borcu olmadığına dair yemini eda ve yemininde sebat etmiştir. Binaenaleyh, 4721 Sayılı TMK'nin 6. ve 6100 Sayılı HMK'nin 190, 200, 225 vd. maddeleri gereğince ispatlanmayan davanın esastan reddine karar verilmiştir.------------6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince aleyhine hüküm verilen davacı şirket sorumlu tutulmuştur.
Öte yandan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi --------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretlerinin de yargılama gideri kapsamında davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmiştir.Mamafih, karar tarihi itibariyle dava değeri miktar itibariyle kesinlik sınırının altında olmasına rağmen, davanın HMK'nin 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılması karşısında ;
davanın alacak tam ve kesin olarak belirlenmeden ilk açıldığı bedel üzerinden tümden reddedilmiş olmasına göre muhtemel talep artırımı halinde dava değerinin her zaman kesinlik sınırını aşma ihtimali bulunduğu anlaşılmakla, kesinlik sınırının kamu düzenini ilgilendirmesi, hak arama hürriyeti ve hukuki dinlenilme hakkı da gözetilerek istinaf kanun yolu açık bırakılmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/711, K. 2024/886, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama