KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/143
- Karar No
- 2021/432
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2021
Karar Metni
1.230 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/143 Esas
KARAR NO : 2021/432
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/01/2020
KARAR TARİHİ : 17/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili-------- satımı ile bu işlerle ilgili ------ faaliyetini sürdürmekte olduğunu ve müvekkili ----- --- ürünler satın aldığını, ----- alacaklı olduğunu ve halen bu borcun ödenmediğini, bunun üzerine-------sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve fakat davalının itirazı ile takibin durduğunu belirtilerek davalı/borçlunun haksız itirazı sebebiyle itiraz edilen kısma ilişkin alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takibe vaki kötüniyetli itirazın iptaline ve icra takibinin talep edilen miktar ve ---- oranı üzerinden devamına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP : 6100 Sayılı HMK'nın 126-131 maddeleri kapsamında davaya cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı ---- duruşmalara katılmamış; kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.
DELİLLER
------ sayılı dosyası , ---------
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava , İtirazın İptali ve tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak ---- sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık---- olmak istememeleri üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri dinlenerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Davaya konu------------ icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez ------- zorunlu ----dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle davanın yasal dayanığının hatırlatılmasında yarar vardır.2004 Sayılı İİK.'nın 67.maddesi; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel ----alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden--- tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)--- geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve --- tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmüne amirdir.
Yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yargılamaya göre somut olaya bakıldığında;-------- sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında satış sözleşmesi kapsamında kesilen faturalara ve cari hesap ilişkisine dayalı olarak icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal süre içerisinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalı davaya cevap vermediğinden iddianın inkar edildiği kabul edilerek davacı şirket vekilince gösterilen deliller toplanmış, tarafların-------- formları getirtilmiş ve dosya bilirkişi raporu düzenlenmesi için ------ davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan işbu rapora göre özetle davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil ------ tarafların tacir olduğu ve aralarında ticari ilişki bulunduğu,
davacı tarafında-------- göre teslimin gerçekleştiği, ------ edildiği ve netice olarak davacının takip tarihi itibariyle 53.942,83 TL alacaklı olduğu tespit ve görüşüyle rapor verilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu davacı vekiline ve davalıya tebliğ edilerek sunulan beyan ve itirazlar da değerlendirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporunun---- taraflar arasında satış sözleşmesi ilişkisinin açık olduğu, --- tarafından iade edilmediği, --- edildiği ve kayıtların birbirine doğruladığı, cari hesap ilişkisine göre davalının takibe konu borcu ödediğine ilişkin bir savunma ve belge sunmadığı anlaşılmakla takibe konu alacak açıkça sabit kabul edilmiştir.
Zira faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek --- kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Artık bu kişi fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Davalı taraf bu yönde----- davacı şirketin davasını TMK'nın 6. ve HMK'nın 190 ve 222/3 maddeleri nazarında usulüne uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtları ve bilirkişi raporuna göre açıkça ispat ettiği anlaşılmıştır. -----dosyaya ----- bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilerek davacının davasının kabulü ile,
davalı-borçlunun---- takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (53.942,83 TL) takip tarihinden itibaren avans işlemlerinde uygulanan %19,50 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilmek suretiyle aynen devamına karar verilmiştir.
Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ----- uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının---- itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir.
Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken---- değerlendirilmelidir.
Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu ----ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda alacağın gerçek miktarı belli olmasının yanında, davalı ----- olarak belirleyip tespit edebilir durumdadır.
Bu nedenlerle davalının itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve ticari defter kayıtlarına göre yapılan ödemeye göre davalı-borçlu yönünden alacak/borç açıkça likit ve muayyen olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluşmakla asıl alacağın %20'si olan 10.788,56 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. Maddesi gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi ------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/143, K. 2021/432, 17 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama