KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/233
- Karar No
- 2021/58
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2021
Karar Metni
1.227 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/233 Esas
KARAR NO: 2021/58
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/01/2020
KARAR TARİHİ : 21/01/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin toptan ve perakende ----- ilgili faaliyet gösteren bir şirket olduğunu,------arasında ----adi ortaklığı bulunduğunu, davacı müvekkilinin davalıya yapmış olduğu satışlara ilişkin davalıdan bakiye --- alacağı bulunduğunu, davalı adına ----- ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini, işbu dava konusu icra takibi asıl alacak ve ferileri yönünden durdurulduğunu, davanın haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile davalının ödeme emrinin tebliğ ettiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ----üzerinden takibin devamına,
asıl alacak üzerinedn %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP : Davalı Davaya cevap verilmemiştir/duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER
---- dosyası, -----, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava ,İtirazın İptali ve tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Basit yargılamaya tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş ve tarafların sulh olmaması nedeniyle uyuşmazlık belirlenmiş ve tahkikata geçilerek deliller incelenmiş ve duruşmaya katılan taraf vekilinin son beyanları alınarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle davanın yasal dayanığının hatırlatılmasında yarar vardır;
2004 Sayılı İİK.'nın 67.maddesi; ---Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ---- Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın --- yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. ---Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.---- Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmüne amirdir.
Davaya konu ---sayılı dosyası getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yargılamaya göre somut olaya bakıldığında;-------- sayılı dosyasından davalı hakkında cari hesap ilişkisine bağlı olarak kesilen faturalara dayalı olarak icra takibi başlatıldığı ,takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal süre içerisinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalı davaya cevap vermediğinden ve delil bildirmediğinden dava dilekçesinde öne sürülen vakıaların tamamı inkar edilmiş sayılarak sadece davacı tarafından gösterilen deliller toplanmış ve dosya bilirkişi raporu düzenlenmesi için bir mali müşavir bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi SMMM ----- tarafından hazırlanan rapor taraflara tebliğ edilmiştir.
Bilirkişi tarafından davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan işbu rapora göre davacı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ,faturalara konu hakediş evrakında davalı şirketin imzasının bulunduğu, faturaların itiraza uğramadığı, yapılan ödemeler düşüldükten sonra ---- davalıdan alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bu kapsamda alınan bilirkişi raporunun denetimi yapılmış ve dosya kapsamı ve mübrez delillerle uyumlu olduğu değerlendirilmiştir. Davalı tarafça icra takibine itiraz dilekçesinde ödeme iddiasına dayanılmış ancak davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamış ve ticari defter ve belgelerini inceleyeme sunmamıştır.
Davacı taraf ticari defterlerine göre ise faturaların hakediş evraklarına göre düzenlendiği ve yapılan ödemeler düşüldükten sonra dava değeri kadar alacaklı olduğu görülmüştür. Öte yandan taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi uyuşmazlık konusu olmayıp uyuşmazlık cari hesap ilişkisi nedeniyle bakiye alacağın kalıp kalmadığı noktasındadır.
Binaenaleyh davacı tarafın davasını, TMK'nın 6. HMK'nın 190, 194 ve 222 .maddeleri nazarında usulüne uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporuna göre ispat ettiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda dosyaya mübrez sözü geçen bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilerek davacının davasının kabulü ile, davalının----- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin asıl alacağa ------takip tarihinden itibaren avans işlemlerinde uygulanan %19,50 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir.
Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir.
Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda alacağın gerçek miktarı belli olmasının yanında, davalı taraf da borcunun varlığı ve miktarını açık ve net olarak belirleyip tespit edebilir durumdadır.
Bu nedenlerle davalının itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve taraflar yönünden alacak/borç likit ve muayyen olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluşmakla asıl alacağın %20'si olan ---- icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini gerektiği inanç ve sonucuna varılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, aynı kanunun 326/1. Maddesi gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gereğince dava öncesi------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsaımnda davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nın 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/233, K. 2021/58, 21 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama