KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/641
- Karar No
- 2023/63
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2023
Karar Metni
1.546 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/641 Esas
KARAR NO : 2023/63
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/10/2021
KARAR TARİHİ : 26/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında ---- akdedildiğini, ---- düzenlenmiş olan ---- faturaya ödeme yapılmadığını, ------- borcunu ödeyeceğine ilişkin olumlu dönüş alınamadığını, müvekkili adına açılacak olan alacak davasında---- sözleşmesinde doğan uyuşmazlığın söz konusu olması ve ilgili kanunda belirtilen hüküm uyarınca dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşmaya varılamadığını, haklı davanın kabulüne, asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber ödenmesine, dava yargılama giderleri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Taraflar arasında imzalanan------- sözleşmesinde müvekkiline herhangi bir taahhütname verilmediği gibi, faturaları süresinde ödemediğinden dolayı taahhüdün bozulacağına ilişkin ne sözlü ne de yazılı olarak bilgi verilmediğini, bu konuda da davalı tarafından kendisine bir bilgilendirme yapılmadığı gibi, taraflar arasında----- sözleşmesinde de buna ilişkin bir ibare yer alamadığını, ancak, davalı taraf haksız, kötü niyetli olarak,
müvekkilinin taahhüdü bozduğu gerekçesi ile alacak talep etme çabası içerisine girdiğini, davalı taraf müvekkiline taahhüdü bozduğuna ilişkin önceden herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkilinin, fahiş faturanın neye dayandığını kendi imkan ve çabası ile öğrendiğini, davalı müvekkilinin, sözleşme tarihinden itibaren tüm faturalarını zamanında ödediğini, pandemi sürecinin başlangıcında ------ tamamında sokağa çıkma kısıtlamalarına rağmen şubelerin kapalı olması nedeniyle faturaları ödemeden dönmek zorunda kaldığını,
müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan ---- sözleşmesinde 4.3 maddesinde belirtilen mücbir sebeplere bakıldığında davalı şirketin lehine düzenlendiğinin görüleceğini, davacının haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesi beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk ----Faturalar, Bilirkişi Raporları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava , Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir.
Akabinde esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak daha önce zorunlu arabuluculuk süreci tamamlandığından ve bir sonuç alınamadığı da gözetilerek bu kere taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanleri üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanıp değerlendirilmiş, tüm tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilmiş ve sonuçta karar duruşmasına katılan her iki taraf vekilinin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Dosyaya mübrez------ uyuşmazlıklarında dava ---- arabuluculuk sürecinin yerine getirildiği ve anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında ---- imzalandığı tarafların kabulündedir. Bilindiği üzere; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 52/1maddesinde; abonelik sözleşmesi, bir mal veya hizmetin sürekli veya düzenli aralıklarla edinilmesini sağlayan sözleşme olarak tarif edilmiştir. Somut olayda da; davalı, davacıdan ----- aboneliği hizmetini kesintisiz almayı ve bedelini de aylık olarak ödemeyi kabul etmiştir. Dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme tipik bir --------sözleşmesidir.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; taraflar arasındaki uyuşmazlığın kurumsal ---- sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturalardan dolayı davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarı olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce taraf vekillerince gösteriler deliller ve getirtilmesi gereken deliller dosyaya kazandırılmıştır.
Akabinde uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektiridiğinden dosya konusunda uzman bir bilirkişiye verilmiştir. ------- raporda özetle.
Taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesine göre, davalı şirketin sözleşme kapsamında 24 aylık taahhüt kapsamında verilen iletişim hizmetine karşılık olarak tahakkuk ettirilecek faturalardan sorumlu ve ödemekle yükümlü olduğu, Davacının geç ödenen faturalar sebebiyle gecikme faizi talep edebileceği veya geç ödeme durumunda yasal takibe başvurulacağı konusunda davalı tarafı bilgilendirip sonrasında sözleşmeyi feshederek yasal takibe başlayabileceği, ancak davacı tarafından sözleşmede açıkça belirlenen bu yöntemin kullanılmadığı ve hatalı işlem tesis edildiği, davacı tarafından yapılan işlemin sözleşme iptaline uygun olmadığı,
aboneye verilen hizmetin kısıtlanmadığı, 3 adet dönem faturasının geç ödenmesi gerekçesiyle indirimli tarifeden tahakkuk ettirilen geçmiş dönem faturalarındaki indirimlerin bir nevi cayma bedeli altında aboneye tahakkuk ettirildiği, ancak takdiri sayın Mahkemede olmak üzere, sözleşmede ve taahhüt verilen belgede karşılığı olmayan bu işlemin---------- dönem faturalarının düzenlenmiş olması,
sözleşmenin feshedilmediğini, aboneye verilen hizmetin kısıtlanmadığını ve hizmet verilmeye devam edildiğini gösterdiği için, taahhüt kapsamında ------- taahhüt belgesinde verilen birim fiyatı ile tahakkuk hesabı yapılmasının doğru olacağı, bu durumda ---- kapsamında kararlaştırılan ----- için ayrı ayrı talep edilebileceği yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek süresi içinde sunulan beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Evvel emirde davalı vekilinin işbu rapora bir itirazı bulunmadığı ifade edilmelidir. Bu kapsamda davacı vekilinin vaki itirazları kapsamında dosya farklı bir bilirkişiye verilmiş ve yeniden rapor alınmıştır. Bilirkişi ---- tarihli raporda ise özetle.
Kampanya taahhütnamesi ve yasal bildirim --- delil olarak görülüp görülmediği ile abonelik sözleşmesi ve kampanya taahhütnamesinin Davalıya başta verilip verilmediğinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere, --- taahhütnamesi ve yasal bildirim mektuplarının delil olarak görülmediği durumda, Davalının ---- bedelinden ve bağlı gecikme bedelinden değil, sadece indirimli hat bedellerinden sorumlu olduğu,
------ fatura edilmesinin doğru olacağı, ----taahhütnamesi ve yasal bildirim mektuplarının delil olarak görüldüğü ve ----- taahhütnamesinin Davalıya başta verildiğinin kabulü durumunda, Davalının taahhütlü ----iptal edileceğine ve indirimlerin cayma bedeli olarak fatura edileceğine dair yönetmeliğe uygun olarak süresinde ve kendi adresinde bilgilendirilmemesi nedeniyle, ağırlığı Sayın Mahkemenin kararı olmakla birlikte tarafların ortak olarak kusurlu olduğu,
kampanya taahhütnamesi ve yasal bildirim mektuplarının delil olarak görüldüğü ve abonelik sözleşmesi ve kampanya taahhütnamesinin Davalıya başta verilmediğinin - kabulü durumunda, Davalının taahhütlü aboneliğinin iptal edileceğine ve indirimlerin cayma bedeli olarak fatura edileceğine dair yönetmeliğe uygun olarak süresinde ve kendi adresinde bilgilendirilmemesi nedeniyle davacının kusurlu olduğu, davalının---- bedelinden ve bağlı gecikme bedelinden değil, sadece indirimli hat bedellerinden sorumlu olduğu, 7 hattın indirimli paket tutarları olan 581,00 TL'nin fatura edilmesinin doğru olacağı yönünde kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede ; her iki bilirkişi raporunun yaklaşık olarak aynı gerekçeyi ve sonucu verdikleri görüldüğünden itiraza rağmen yeni bir rapora ihtiyaç duyulmamıştır. Öncelikle davalı vekilinin sözleşmenin genel işlem koşulu nedeniyle denetlenmesine yönelik savunması tarafların tacir sıfatına göre sözleşme özgürlüğü çerçevesinde yerinde bulunmamıştır.
Somut olayda, özellikle kurumsal ve maruf bir tacir olan davacının basiretli tacir olarak davranması gerektiği nazarında; davacının sözleşmeyi fesih ettiğine ilişkin dosyaya açık ve somut bir iradesinin yansımadığı, ----düzenlendiği ve böylece davacının süresinden sonra ödenen üç adet faturaya rağmen hizmeti kısıtlamadığı anlaşılmakla ;davacının ---kaynaklanan indirimleri davalıya tahakkuk ettiremeyeceği, ancak ------ taahhüt kapsamında kararlaştırılan---- ayları için ayrı ayrı talep edebileceği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.
Binaenaleyh; taleple bağlılık ilkesi temelinde, dosyaya mübrez birbirini doğrulayan gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bilirkişi raporları, temerrüt tarihi ve tarafların sıfatına göre faiz tür ve miktarı da gözetilerek ; davanın kısmen kabulü ile, --- tarihli fatura bedeli olarak belirlenen---olarak belirlenen ------- avans faizi uygulanmak suretiyle toplam 1.162,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, her iki fatura için fazlaya ilişkin (8.237,80 TL ) davanın/talebin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu ve oranı (kabul-ret) esas alınarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi ---- ücretinin de kabul ve ret oranına göre karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26 ve 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/641, K. 2023/63, 26 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama