KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/647
- Karar No
- 2024/342
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2024
Karar Metni
1.162 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/647
KARAR NO : 2024/342
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/10/2021
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Kötüniyetle açılan takibin durudulması akabinde iptaline,-----İcra Müdürlüğü’nün ----- Sayılı İcra Dosyasına Konu 17.03.2021 Keşide Tarihli 53.0000.00TL Bedelli seneteki imzanın müvekkiliye ait olmadığının ve müvekkilinin davalıya borcu olmadığının kabulü ile müvekkili yönünden sahte imzalı evrakın kambiyo seneti hükmünde olmadığından müvekkilinin davalıya karşı borçlu olmadıklarının tespitine ve senedin sahteliği sebebi ile iptal kararı verilen senet ile Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağından takibin iptaline, müvekkillerin davalıya karşı muaccel bir borçlarının da bulunmaması,
icraya koyulan sahte imzalı senede ilişkin olarak ayrıca taraflar arası herhangi bir ticari ilişki olmadığını, müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespitine, davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmamış olduğundan işbu davanın öncelikle usulden reddine, müvekkili şirket alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla açılmış işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, davacı/borçlu tarafın tazminat taleplerinin reddine, davacı/Borçlu aleyhine İcra İflas Kanunu m.72, IV,c 2-4 gereğince tazminata hükmedilmesine, huzurdaki davanın kötü niyetle olarak açılması sebebiyle uğrayacağı herhangi bir zararda dava açma hakkının saklı kaldığını belirterek, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin Davacı/Borçlu'ya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası, Davacı asıla ait kurum ve kuruluşlardan celp edilen imza örnekleri, ---- Fizik İhtisas Dairesi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.----BAM ----. HD ------ Esas ------ Karar sayılı ilamı. "Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hâkim tarafından re’sen de dikkate alınabilir ise de, görev hususunu belirleyen davaya konu bononun bono vasfında olup olmadığı,
bonodaki imzanın sahte veya geçerli olup olmadığı hususları, yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporlarıyla ortaya çıkacağından, görünürde bono vasfında olan, yani ilk bakışta bono vasfında olmadığı anlaşılamayan belgelerle ilgili yargılama yapma ve delilleri tartışma görevi Ticaret Mahkemesindedir.Somut olayda 2018 yılında açılan ve karar tarihine kadar yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporlarına dayanarak edinilen sonuç ve kanaate göre davanın esasıyla ilgili karar verilmesi gerekirken,
aradan uzun bir yargılama süresi geçtikten sonra 15/09/2020 tarihinde görevsizlik gerekçesiyle usulden red kararı verilmesi doğru değildir." şeklindedir.
Mahkememizin görevli olup olmadığı hususu bakımından; yukarıda yer verilen BAM kararında da belirtildiği üzere görev hususunu belirleyen davaya konu senedin kambiyo senedi vasfında olup olmadığı, senetteki imzanın sahte veya geçerli olup olmadığı hususları, yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporlarıyla ortaya çıkacağından, görünürde kambiyo senedi vasfında olan, yani ilk bakışta kambiyo senedi vasfında olmadığı anlaşılamayan belgelerle ilgili yargılama yapma ve delilleri tartışma görevinin mahkememize ait olduğu tespit edilmiştir.
----BAM -----. HD ---- Esas ---- Karar sayılı ilamı; "Yargıtay -----. HD'nin ---Esas ve ------ Karar sayılı kararında kambiyo senedine atılan imzanın ıslak imza olmaması halinde, imzanın geçersiz, yok hükmünde olduğu belirtilmiştir. Yargıtay ----. HD'nin ----- Esas ve ---- Karar sayılı kararında ise, tanzim edenin parmak izi, aval verenin ıslak imzası bulunan bir belgenin kambiyo vasfında sayılamayacağı, aval verenin borca itirazı halinde kambiyo vasfı bulunmadığı hususunun gözetilerek takibin iptali gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda takip alacaklısı ciranta tarafından bono lehtarına karşı takip başlatıldığı, borçlu lehtarın tanzim edenin imzasının ıslak imza olmadığı, kaşe imza olduğunu ileri sürdüğü,-----Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ----- Esas sayılı dosyasına bağlı-----Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ------ Talimat sayılı dosyasına sunulan 06/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda takip konusu bono ile ilgili olarak raporun üçüncü maddesinde bono ön yüzdeki borçlu imzalarının elle ve kalem marifetiyle atılmış “Islak” imzalar olmadıkları, kaşe ile oluşturulduklarının belirtildiği,
tanzim edenin imzasının ıslak imza olmadığı tarafları aynı her iki davada ileri sürülmesi, bu iddiayla ilgili olarak menfi tespit davasında icra mahkemesindeki dosyadan daha önce bilirkişi raporu alınması, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli ve kesin kanaat içermesi karşısında, usul ekonomisi ilkesi gereğince icra mahkemesince yeniden rapor alınmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi geçerli ise de, bononun ıslak imza ile imzalanmaması, kaşe imza ile imzalanması imzalanması halinde kaşe basılan belgenin kambiyo vasfında sayılamayacağı, dolayısıyla burada lehtarın başkası adına atılmış ıslak imzanın ona ait olmadığını değil takip konusu belgenin kambiyo vasfında olmadığını ileri sürdüğü,
tanzim edenin takip konusu bonoyu ıslak imza ile imzalamadığı sabit olduğuna ve alacaklının bono vasfında olmayan belge ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapamayacağına göre ilk derece mahkemesince İİK’nin 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır."şeklindedir.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; takip alacaklısı lehtar tarafından senet keşidecisine karşı takip başlatıldığı, borçlu keşidecinin senetteki imzasının ıslak imza olmadığı, kaşe imza olduğunu ileri sürdüğü, kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi geçerli ise de, senedin ıslak imza ile imzalanmaması,
kaşe imza ile imzalanması halinde kaşe basılan belgenin kambiyo vasfında sayılamayacağı, somut olayda keşidecinin başkası adına atılmış ıslak imzanın ona ait olmadığını değil takip konusu belgenin kambiyo vasfında olmadığını ileri sürdüğü,
TTK 776/ 1 maddesine göre takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfını taşıması için düzenleyenin imzasının bulunması zorunlu olup 6098 sayılı TBK’nin 15. maddesine göre de imzanın borç altına girenin el yazısı ile atılmasının zorunlu olduğu bu durumda davaya konu takibe dayanak senetteki davacı borçluya ait olduğu iddia olunan imzanın el yazısı ile atılmayıp kaşeyle atıldığının ---- Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor ile tespiti nedeniyle dava konusu senedin kambiyo vasfını taşımadığı,
----- raporu ile imzanın kaşe imza olduğu sabit olduğundan ceza dosyasının keisnleşmesinin beklenmesine yer olmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüyle ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasında takibe konulan 17.03.2021 Keşide Tarihli 53.0000.00 TL bedelli senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.Kötü niyet tazminat talebi bakımından; her ne kadar dava konusu senetteki imza kaşe imza olup ıslak imza değil ise de senette yer alan kaşenin davacı şirkete ait olduğu,
kaşe imzanın kim tarafından atıldığının dosya kapsamı itibariyle net olarak tespit edilemediği anlaşılmakla ispatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/647, K. 2024/342, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama