KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/824
- Karar No
- 2023/910
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
Karar Metni
983 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/824
KARAR NO : 2023/910
DAVA
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/11/2022
ÜYEYE TEVDİ TARİHİ : 04/09/2023
KARAR TARİHİ : 19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin uzun yıllardır medikal sektöründe faaliyet gösteren, piyasanın önde gelen saygın firmalarından biri olduğunu, davalı ... bir dönem müvekkili şirkette ortak olarak çalıştığını, daha sonra taraflar arasında anlaşmazlık olduğunu ve bu birlikteliğin son bulduğunu, müvekkilinin medikal sektöründe birçok cihazın Türkiye distribütörlüğünü yaptığını,-----gibi yurtdışı markalarını Türkiye pazarına getiren, tanıtan ve büyüten firma olduğunu, sektörde uzun yıllardır faaliyet gösteren müvekkili firma, 2019 yılında katılmış olduğu ---- düzenlenen ---- fuarında üretici firma ile tanıştığnı ve ticari ilişkileri bu tarihte başladığını,
yapılan görüşmeler neticesinde 30.05.2019 tarihinde---- menşeli üretici firma, ----isimli cihazın Türkiye'de tescilinin yapılması, Türkiye'ye ithal edilmesi, Türkiye'de dağıtımının ve pazarlamasının gerçekleştirilmesi adına Türkiye'de tüm marka haklarına sahip olacak şekilde müvekkili firmayı yetkilendirdiğini, ticari faaliyetlerini taklit eder nitelikte girişimlerde bulunduğunu, öncelikle 14.07.2020 tarihinde ---- başvuru numarasıyla müvekkilin Türkiye pazarına getirdiği ve herkese tanıttığı ----- markası için marka tescil başvurusunda bulunduğunu, marka ile ilgili en ufak bir hizmeti olmayan, cihaza sahip dahi olmayan davalının,
yalnızca müvekkiline zarar verme kastıyla kötüniyetli olarak müvekkilinin markasını tescil çabası içerisine giriştiğini, müvekkili ve üretici ----firması bu haksız tescil başvurusuna itiraz etse de TPE tarafından itiraz hatalı bir değerlendirmeyle reddedildiğini, davalının devamlı surette müvekkilinin takipçisi olduğunu ve birçok alanda müvekkilin müşteri portföyüne satış yapmaya çalıştığını, teknik servis hizmeti verdiğini, müvekkili şirket tarafından bu yapılan haksız işlere müdahale edildiğini ve sonlandırılmasının talep edildiğini, ancak davalının müvekkili devamlı surette taklit ve takip etmeyi bırakmadığını,
davalının emslimin patentine başvurma isteğinin, 4 yıl ortak olarak çalıştığı müvekkili yakınen takip ettiğinin bir göstergesi olduğunu, hatta davacının diğer başvurularına da bakacak olursak müvekkiline ait cihazların isim haklarını başına ve sonuna harfler ekleyerek almak istediği açıkça görülmektedir, davalının haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespitine, davalının haksız rekabet teşkil eden fiillerinin men'ine, davalının haksız rekabet teşkil eden fiillerinin ref'ine, müvekkilin uğradığı zararların telafisi adına 500.000,00 TL maddi tazminatın, 500.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak taraflarına verilmesine,
yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, ayrıca ihtiyati tedbir kapsamında, davalının, müvekkilin müşterilerine ihtarname gönderme hakkının sınırlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın TPE nezdinde tescilli olan markalarının müvekkili tarafından tecavüze uğratıldığı ve bu kapsamda gerçekleştirdiği fiillerle haksız rekabete sebep olduğu iddialarıyla iş bu davayı açtığını, Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre, başta marka olmak üzere, sınai mülkiyet hukuku kapsamında olan haklara dayanılarak açılan haksız rekabet davalarında görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi olduğunu, her iki tarafın da "-----" ibareli markaları TPE nezdinde tescilli olduğunu,
taraflarınca davacı tarafın "----" ibareleri marka kullanımlarının müvekkilinin markasıyla iltibas oluşturması sebebiyle ----Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi,----numaralı dava dosyası üzerinden marka tecavüzü ve hükümsüzlük davası açıldığını, davacı markası, küçük harflerle ve ---- harfi özel yazı karakteriyle tasarlandığını, davalı markaları ----- özel bir yazı karakteriyle altında ---- ibaresi ile birlikte mavi renkte tasarlandığını, davalının diğer markasında da ----- ibaresinin yanına siyah renkte ---- ibaresi getirilerek tasarlandığını, taraf markalarının tasarımları farklı olduğunu,
aynı harf kümesinden oluşması sebebi ile ilk bakışta ------ olarak algılanacağı için markalar arası kısmi görsel benzerlik bulunduğu kanaatine varıldığını, davacı markası ----olarak okunup işitildiğini, Davalı markası da----- ----şeklinde okunup işitildiğini, taraf markalarının işitsel benzerliğinin yüksek derecede olduğunu, ortalama tüketicilerin ilk işittikleri kelimeleri hafızasında daha çok barındırmasından kaynaklı, davalı markasındaki ---- ibaresi işitsel benzerliği ortadan kaldırmadığını,
müvekkili tarafından üçüncü kişilere çekilen ihtarnameler hiçbir şekilde marka tecavüzüne ve haksız rekabete sebebiyet vermediğini beyan ederek mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilmesine, davanın tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, alacak davasıdır.
Başlangıçta heyet olarak yargılaması yürütülen iş bu dosya, yapılan kanun değişikliğine bağlı olarak 04.09.2023 tarihli ara karar uyarınca üye hakim uhdesine tevdi edilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde,bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesine göre tarafların sıfatına veya bir ticari işletme olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari dava olarak sayılan davalar mutlak ticari dava; tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar ise nispi ticari davadır.
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve yerleşik içtihatlar ışığında somut olaya gelindiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı tarafın tescilli olan markalarına davalı tarafça tecavüz edilip edilmediği, buna bağlı olarak haksız rekabet oluşup oluşmadığına dayalı alacak davası olduğu, dava türü bakımından TTK'da sayılan mutlak ve nispi ticari davanın şartlarının oluşmadığı,
marka hukuku, sınai mülkiyet hukuku kapsamında olan haklara dayanılarak açılan haksız rekabet davalarınının, ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ---- Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğuna, davacının tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/824, K. 2023/910, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama