İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/230 K.2024/679

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/230Karar2024/679Tarih11 Ekim 2024Okuma19 dk · 3.719 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/230
Karar No
2024/679
Karar tarihi
11 Ekim 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.719 kelime·19 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/230

KARAR NO : 2024/679

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 01/04/2023

KARAR TARİHİ : 11/10/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /

DAVA/TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı şirketin; ----- Müdürlüğü hizmet sahasında,----- adresinde 27.07.2021 tarihinde,------adresinde 17.07.2020 tarihinde, davalı ------ tarafından yapılan/yaptırılan çalışmalar esnasında davacı şirkete ait kablolar ile alt yapı tesislerine hasarlar verildiğini, davacı şirkete verilen hasarlar nedeniyle, sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere şirket elemanlarınca hasar tespit edildiğini, hasar keşif tutarı formu ve malzeme-işçilik cetveli düzenlendiğini, akabinde, kamusal hizmet niteliğinde olan iletişimin aksamaması adına, ivedilikle müteahhit firma tarafından zararın giderildiğini,

zararın tazmini için alacağın tahsilini sağlamak amacıyla hasar tespit tutanağı, hasar keşif formu ve olay yeri resimlerine istinaden, taraflarınca ------ Esas nolu dosyası üzerinden, ilamsız icra takipleri başlatıldığını, bu takiplere ilişkin ödeme emirlerinin davalıya, tebliğ edildiğini, davalı taraf borcun tamamına itiraz ettiğini, arabuluculuk kapsamında ------Arabuluculuk Bürosuna yapmış oldukları müracaatlarının da anlaşmazlıkla sonuçlandığını,

yukarıda belirtilen ve icra dosyalarına dayanak olarak bildirilen belge ve kayıtlardan da anlaşıldığı üzere davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu ve zamanaşımı sürelerinin dolmadığının açık olduğunu, keza hasarın meydana geldiği tarih ile icra takip tarihi dikkate alındığında, haksız fiillere ilişkin 2 yıllık zaman aşımı süresinin de dolmadığı açık olduğunu, bu nedenle davalının alacağın aslına ve ferilerine yönelik tüm itirazları haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup, davalının itirazlarının ayrı ayrı iptali gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle,

davalının haksız olan her bir icra takibine itirazının ayrı ayrı iptali ile takiplerin devamına, haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine her bir takip için ayrı ayrı % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her bir takip için ayrı ayrı yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de, karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Haksız fiillerde 1 yıllık zamanaşımı süresi mevcut olduğunu, dava dilekçesinde, davanın dayanağı olarak hasar tespit tutanakları gösterildiğini, dava konusu hasara şayet davalı idare sebebiyet vermişse dahi 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğini, dolayısıyla zamanaşımı itirazları nedeniyle işbu davanın reddi gerektiğini, işbu davanın konusu olan hasarlarla ilgili olarak idareyle yapmış oldukları yazışmalarda ilgili daire başkanlığından gelen yazıda hasar olduğu iddia edilen mahallerde yapılan incelemede;

hasara neden olan eylem ile ----- arasında nedensellik bağı olmadığını, idarenin ilgili teknik birimleri nezdinde yapılan yazışmalar neticesinde elde edilen verilere göre dava konusu yer ve tarihlerde, söz konusu davacı idare müteahhit ------tarafından yağmursuyu ve atıksu kanal çalışması yapılmış olup yapılan hasarın bu bölgede çalışma yapmış olan müteahhit firma tarafından yapılıp yapılmadığının bilinmediğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 25.Maddesinde izah edilen nedenlerle, davanın yüklenici şirkete yönlendirilmesi gerekmekte olup, husumet itirazında bulunduklarını, benzer konularda verilen yerel ve temyiz mahkemesi kararlarında;

davacı idarenin işin yapımı sırasında gözetim ve denetim hak ve yetkisinin olmadığını, sözleşmeye konulan madde ile bu tür zararlardan yüklenici firmanın sorumlu olacağını, dava konusu hasara davalı idarenin sebebiyet verdiğini kabul etmediklerini, ancak davalı idare adına müteahhit firma tarafından yapılan çalışmalar neticesinde bir hasara sebebiyet verilmişse dahi;

davalı idare ile müteahhit firma arasında bağımlılık ilişkisi bulunmadığından davalı idarenin hasardan sorumlu tutulamayacağı da Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarından olduğunu, işbu davada davalı idareye hiç bir sorumluluk ve kusur atfedilemeyeceğinden davanın esas yönünden de reddedilmesi gerektiğini, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, yani davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak,

gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesi gerektiğini, ancak bu husus açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varabilmenin mümkün olacağını, davacıya ait kablolar ile davalı idarenin tesislerinin döşenme zamanının müzekkere yazmak suretiyle tespit edilmesi gerektiğini, davacıya ait tesisler davalı idarenin tesislerinden daha sonra kurulmuş ise;

davacı kurumun bu tesisleri döşerken Altyapı Hizmetleri Yönergesi gereğince davalı idareye de bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği hususlarında gelecek cevaplar neticesine göre kusur incelemesi yapılması gerektiğini, bir an için davacıya ait kabloların müvekkil idareye ait tesislerden daha önce döşendiği tespit edilse dahi davacının, davalı idarenin yeraltı tesisleri üzerine tesis yapmış olması durumunda, davalı idarenin davacının tesislerine zarar vermeden kendi tesisine müdahale etmesi hususunda fiili imkansızlık söz konusu olacağını, bir başka deyişle davalı idare,

davacı kuruma bir çalışma yapılacağını haber verse bile kendisine ait tesislerin üzerine tesis yapıldığından davalı idarenin davacı kurumun tesisine zarar vermeden kendi tesisine müdahale etmesi fiilen imkansız olduğunu, hasarın oluştuğu iddia edilen yerde davalı idare tarafından ve idare elemanlarınca herhangi bir çalışma yapılmadığını, eğer hasar verilmişse bile;

bu durum, o yerde iş yapan diğer müteahhit firmanın sorumluluğunu gerektiğini, davalı idarenin bu işi müteahhit firmaya ihale ettikten sonra müteahhit firma çalışanlarını seçme ve kontrol etme ve onlara talimat verme yetkisi bulunmadığını, dolayısıyla davalı idarenin işlerin yapılması sırasında gerek yüklenicinin yaptığı işi, gerekse de bu işin yapımında kullandığı elemanları seçme, kontrol etme yetkisi olmadığından bunların vermiş oldukları zararlardan da sorumlu tutulabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, işbu davanın reddiyle;

davacının yargılama giderleri ve ücreti vekalet ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanakları, ----- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı, ----- İcra Dairesi'nin ---- Esas, ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas, -----İcra Dairesi'nin ----- Esas-----. İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyaları UYAP kayıtları, ----- Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü müzekkere cevabı, ----- Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'ne Ait Müzekkere Cevabı, Hasar Tespit Tutanakları, Hasar Bildirim Formları, Hasar resimleri, Hasar Onarımına ilişkin Fatura ve Belgeler, Tanık Beyanı, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.

TANIK (DAVACI TANIĞI)-----; ' Ben davacı şirkette 2015 yılından bu yana ve halen kontrolör olarak çalışmaktayım, bana sormuş olduğunuz dava konusu olaydaki hasar tespit tutanağı, hasar bildirim formu ve hasara ait resimler ve diğer işlemleri ben ve ekip arkadaşlarım düzenledik, biz hasarı tespit ettiğimizde hasarların meydana geldiği yerlerde davalı ----- tarafından ya da ------ adına yüklenici firmalar tarafından yer altı kazıları, menfez, kanalizasyon ve su şebekeleri gibi işlemler nedeniyle inşai çalışmalar yapılmakta ve böylece ------ ait yer altında bulunan kablolara zarar vermektedirler,

bu zarar verildiğinde ilgili yerde telefon ya da internet kesintisi yaşandığından söz konusu mahallelerde yaşayan vatandaşlar tarafından durum ve kesinti ----- ihbar edilmekte ve biz görevli olarak ihbar edilen yere giderek arızayı gideriyoruz, bu arızayı giderirken de zararı kimin ve nasıl verdiğini belgeliyoruz, bunun akabinde ------ arızayı gidermek için çalıştığı şirket ile irtibata geçip arızayı hemen gidermeye çalışıyor, ilgili şirket tarafından da verilen hasarın ve zararın onarım bedeline ilişkin ----- fatura düzenleniyor, yapılan işlemler bu şekilde olmaktadır, dosyadaki anlattığım tutanak, form,

resim ve belgeler davaya konu zarara ilişkindir, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. 'şeklinde beyanda bulunmuştur.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:

Davalar,2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince 6100 Sayılı HMK'nin 110.maddesi kapsamında (davaların yığılması- objektif dava birleşmesi) her bir icra dosyası yönünden ayrı ayrı açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen değerlendirmeye tabi başta arabuluculuk olmak üzere HMK'nin 114 maddesindeki genel dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süreye ilişkin hususlar değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine;

davalı vekili tarafından öne sürülen zamanaşımı defi de değerlendirilmesi ve TBK'nin 72.maddesine göre aşılması sonucunda tahkikata geçilerek deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek aynı duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.

Öncelikle davaya esas; ----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı, ----İcra Dairesi'nin --- Esas, -----. İcra Dairesi'nin ---- Esas, ------İcra Dairesi'nin ---- Esas, ----İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyaları UYAP üzerinden getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür.

Ayrıca ----- Belediye Başkanlığına ve ---- -- Belediye Başkanlığına müzekkereler yazılarak dava konusu haksız eyleminin tespiti bakımından gerekli bilgi ve belgeler celbedilmiştir.

Dosyaya mübrez Arabuluculuk Son Oturum tutanaklarına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

(Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.

(Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır.

İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.

Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.

6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.6098 sayılı TBK'nin 61 ve 62. maddelerinde düzenlenen müteselsil sorumluluk esaslarına göre ise; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.

Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri 6098 sayılı TBK'nin 162 ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. 6098 sayılı TBK'nin 167 maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur.

6098 sayılı TBK'nin 168 maddesi uyarınca ise diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri ,tediye ettiği miktar kadar alacaklının haklarına halef olmaktadır.Yukarıdan beri yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya bakıldığında ;

davacı şirket tarafından ---- Müdürlüğü hizmet sahasında, ----- adresinde 17.07.2020 tarihinde davalı ----- tarafından yapılan/yaptırılan çalışmalar esnasında davacı şirkete ait kablolar ile alt yapı tesislerine hasarlar verildiğinden bahisle verilen hasarlar nedeniyle, hasar tespit edilerek giderilmek suretiyle hasar keşif tutarı formu ve malzeme-işçilik cetveli düzenlenerek verilen hasarların onarım bedelinin tahsili için davalı şirket aleyhinde ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı, ----.

İcra Dairesi'nin ---- Esas, ----. İcra Dairesi'nin ---- Esas, -----İcra Dairesi'nin ---- Esas, ----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyaları üzerinden genel takip yoluyla icra takibi yapıldığı, ödeme emirlerinin tebliği üzerine yapılan itirazlar nedeniyle takiplerin durdurulduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı sabittir.

Somut olayda öncelikle davalı kurum kazı çalışmalarını alt taşeron başka şirketlerin yaptığını savunarak sözleşme gereği kendilerine husumet yöneltilemeyeceğine yönelik savunması haksız fiil sorumluluğunun sözleşme ile ortadan kaldırılamayacağı , işin asıl sahibinin davalı kurum olduğu, davalı kurum ile haksız eylemi gerçekleştiren şirket arasındaki sözleşme ilişkisinin iç ilişkiye ilgilendirdiği, zarar gören davacının müteselsil sorumlu olan her iki tarafa da başvurabileceği gibi yalnızca birinden de talepte bulunabileceği anlaşıldığından yerinde görülmemiştir.

Mahkememizce haksız eylemin yapıldığı adreslerde kazı yapılıp yapılmadığı ve kim tarafından ne zaman kazı izni alındığı hususu ---- Belediyesinden sorulmuş ve ---- Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü tarafından zararın meydana geldiği adreslerde ----- Genel Müdürlüğü tarafından altyapı çalışmaları için ruhsat verildiğinin/alındığının bildirildiği anlaşılmıştır.

Bu duruma göre dosya kapsamındaki keşif ve hasar tespit tutanaklarından ve fotoğraflardan zararın ve tespit edilen miktarının açık bir şekilde ortada olduğu; davalı kurumun illiyet bağına, zarara ve zarar miktarına ilişkin genel ve soyut bir itirazda bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak tüm deliller ve ----- yazısına göre zararın davalı şirketin sözleşme ilişkisi içinde bulunduğu şirketler tarafından yapılan müteahhitlik çalışmaları sırasında meydana geldiği açıktır.

Kaldı ki; su, atık su, doğal gaz, ----, kanalizasyon çalışması gibi altyapı hizmetlerinin ve işlerinin yürütülmesi ve yapılması sırasında yer altında döşeli bulunan kablolara ve yer altı ve üstü altyapı hizmetlerine zarar verilmesi işin niteliğine ve hayatın olağan akışına uygun olarak sıklıkla gerçekleştiği de herkesce maruftur.

(HMK, 187/1,187/2) Burada tekrar vurgulamak gerekir ki; üçüncü kişilere karşı yapılan haksız fiillerden sorumluluğun sözleşme ilişkisi ile ortadan kaldırılamaz. Zira üçüncü kişilere verilen zararların giderim biçimi sözleşmenin tarafları arasındaki iç ilişki ve rücu ilişkisini ilgilendirmekte olup sözleşmenin taraflarına göre üçüncü kişi konumundaki davacı şirketi bağlamayacağı açıktır.

(TBK,61,62,162 vd ) Buna göre davaya konu olaylarda davacı şirketin yer altındaki altyapı kablo ve tesislerine verilen zararların ve miktarlarının davacı şirket tarafından açıkça dökümlerinin gösterildiği, hasarların hizmetin aksamaması için zorunlu olarak hemen giderildiği, sürecin tanık beyanı ile doğrulandığı ve zararlara ilişkin tüm bilgi, belge, resim ve faturaların dosyaya ibraz edilerek zararın, zarar miktarlarının esasen açıkça ortaya konulup ispat edildiğinden uyuşmazlık aydınlanmış olup başkaca delil araştırılmasına ve tartışılmasına gerek görülmemiş; tahkikat bitirilmiştir.

(HMK,146,187, TBK, 49,50,51) Mahkememizce yargılamaya hakim olan ilkeler temelinde ; ülkemizde köklü ve kurumsal bir şirket olduğu bilinen davacı şirket tarafından belirlenen ve gösterilen hasar ve hasar onarım bedeli miktarlarının işin niteliğine göre dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu gibi hakimlik bilgi ve tecrübesine göre günün serbest piyasa koşullarına göre de kadri maruf olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.

(AY, 138/1, 141/3-4 ,HMK, 25, 26, 27, 29, 30,33, 266 vd.) Bütün bunlara göre davalı kurumun, hukuken kendi sorumluluğunda bulunan haksız fiilden doğan işbu zararı, 6098 sayılı TBK'nin 117/2 maddesi gereğince haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte dava dışı yüklenici firmalarla birlikte müştereken ve müteselsilen tazmin etme sorumluluğunun bulunduğu ve davacının bu kapsamda müteselsil sorumlu olarak yalnızca davalıya yönelebileceği de açıktır.

Ne var ki, davanın tarafları arasındaki ilişki ticari iş ve dava kapsamında olmadığından olayda yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay ----HD. -----Bu kapsamda mahkememizce resen icra takipleri üzerinde istenen reeskont faiz yerine tek tek her bir dosya için yasal faiz üzerinden işlemiş faizler hesaplanmış ve doğru sonuçlar bulunmuş; fazla istenen faiz miktarları ise dışlanmıştır.

Binaenaleyh; davacı şirket tarafından TBK'nin 49,50/1,51/1 maddeleri esasında hukuka aykırılık, zararlar, kusur ve illiyet bağı yönünden TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddeleri gereğince asıl alacaklar yönünden esastan ispatlanan; işlemiş faizler yönünden kısmen yerinde görülmeyen davaların ayrı ayrı kısmen kabul: kısmen reddi ile.

2-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, ----- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 591,97 TL asıl alacak ve 99,55 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 651,52 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (591,97 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (168,57 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine, 3-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun,

---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 3.176,54 TL asıl alacak ve 505,20 TL işlemiş yasam faiz olmak üzere toplam 3.681,74 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 3.176,54 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (389,32 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,

4-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına 3.541,76 TL asıl alacak ve 620,05 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 4.161,81 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 3.541,76 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 463,46 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine, 5-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun,

----İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına 3.371,73 TL asıl alacak ve 546,06 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 3.913,79 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 3.371,73 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 408,70 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,

6-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, ----- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 2.392,98 TL asıl alacak ve 202,98 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 2.595,96 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 2.392,98 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 153,23 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine yönelik kararlar verilmiştir.

2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacı şirketin icra inkar tazminatı talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; davaya konu alacakların temelinin haksız fiilden kaynaklanması, haksız fiillerinde doğrudan doğruya davalı tarafından gerçekleştirilmemiş olması,

davalının zararlardan hukuki sorumluluğunun ve miktarlarının tespiti ve uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi karşısında, alacağın ve varlığı ve miktarının yapılan yargılama ve hukuki muhakeme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacakların davalı kurum yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı taleplerinin her bir dosya yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise,

aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu ve her bir dosya ayrı ayrı esas alınarak kabul-ret oranlarına göre belirlenmiştir.

Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretlerinin de yukarıdaki esaslar çerçevesinde karşılıklı olarak sorumlu görülen taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,

2-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, ----- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına 591,97 TL asıl alacak ve 99,55 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 651,52 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (591,97 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (168,57 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,

3-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, -----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 3.176,54 TL asıl alacak ve 505,20 TL işlemiş yasam faiz olmak üzere toplam 3.681,74 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 3.176,54 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (389,32 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,

4-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun -----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 3.541,76 TL asıl alacak ve 620,05 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 4.161,81 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 3.541,76 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 463,46 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,

5-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, ---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 3.371,73 TL asıl alacak ve 546,06 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 3.913,79 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 3.371,73 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 408,70 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,

6-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, ----- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı takip dosyasına 2.392,98 TL asıl alacak ve 202,98 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 2.595,96 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 2.392,98 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 153,23 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,

7-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,98 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 259,14 TL harcın ve icra dosyalarına ayrı yarı yatırılan toplam 82,65 TL harcın mahsubuyla bakiye 683,19 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

8-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%90) üzerinden her bir arabuluculuk dosyası için ayrı ayrı hesaplanan toplam 14.111,03 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

9-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%10) üzerinden her bir arabuluculuk dosyası için ayrı ayrı hesaplanan toplam 1.488,97 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

10-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 259,14 TL peşin harç ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 464,64 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

11-)Davacı tarafından yapılan 231,00 TL posta ücreti yargılama giderinden davanın kabul (%90) ve ret (%10) oranına göre 22,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,

12-)Davacı şirket kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca her bir icra dosyası için kabul edilen miktarlar üzerinden ayrı ayrı hesap ve takdir edilmek suretiyle ( ---- İcra Dairesi'nin----- Esas sayılı dosyası yönünden 651,52 TL, ----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası yönünden 3.681,74 TL, ----- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası yönünden 4.161,81 TL, ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası yönünden 3.913,79 TL, -----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası yönünden 2.595,96 TL olmak üzere ) toplam 15.004,82 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

13-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca her bir icra dosyası yönünden ret edilen miktarlar üzerinden ayrı ayrı hesap ve takdir edilmek suretiyle airesi'nin ---- Esas sayılı dosyası yönünden 389,32 TL, ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası yönünden 463,46 TL, ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası yönünden 408,70 TL, -----İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyası yönünden 153,23 TL olmak üzere) toplam 1.583,28 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

14-)Davalı kurum tarafından kendisini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başka bir yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

15-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararın kabul ve reddedilen kısımlar yönünden davaya konu her bir icra dosyası için ayrı ayrı miktar itibarıyla (28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/230, K. 2024/679, 11 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/230
  4. Karar No : 2024/679
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 01/04/2023
  7. Karar Tarihi : 11/10/2024
  8. Gereği Düşünüldü /
  9. Dava/talep
  10. Cevap /talep
  11. Deliller
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/230
Karar No
2024/679
Tarih
11 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/231 K.2024/676
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/231 K.2024/1682
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/232 K.2024/746
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/232 K.2024/774
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/232 K.2024/889
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/233 K.2024/983

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.