İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/231 K.2024/718

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/231Karar2024/718Tarih24 Ekim 2024Okuma9 dk · 1.880 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/231
Karar No
2024/718
Karar tarihi
24 Ekim 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.880 kelime·9 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/231

KARAR NO : 2024/718

DAVA

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 29/03/2024

KARAR TARİHİ : 24/10/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----adresinde 07/03/2023 tarihinde davalı ----- kazı çalışması esnasında müvekkil şirkete ait altyapı hasara uğratıldığını, işbu durum davacı şirket personeli tarafından tutulan hasar tespit tutanağı ile kayda alınmış olup hasar mahallinde fotoğraf çekimleri yapıldığını, davacı şirket, yüklenici firması olan -----hasarın giderimini sağlattırmış olup, hasar kapsamında kullanılan malzeme ve işçilik bedelleri ekte sunulan tablolarla belgelendirilmiş ve faturalandırıldığını, davacı şirket hasardan dolayı toplamda 3.951,15-TL zarara uğramış olup zararı giderilmediğini,

bu kapsamda davanın hasara sebep olduğu kazı ruhsatı kayıtlarından da anlaşılabilecek olup, ilgili belediyeye müzekkere yazılması durumunda hasara sebebiyet veren failler açığa çıkacağını, arz ve izah edilen nedenler ve resen gözetilecek hususlara binaen.

07/03/2023 tarihli haksız fiil sonucu müvekkil şirketin uğradığı 3.951,15-TL zararın, hasar tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Öncelikle ve önemlilikle davaya konu alacaklara karşı zamanaşımı itirazları bulunduğunu, asla davayı kabul etmemek itirazıyla davalı şirket ile ilgili işler yüklenicileri aracılığıyla anahtar teslim götürü usulü yapıldığını, öncelikle belirtmek isteriz ki, davalı şirket davacı tarafından iddia edilen zarardan sorumlu olmadığını, davalı şirketin dava konusu mahalde bir çalışması bulunmadığını, ancak bir an için var olduğunu düşünülse dahi dava konusu çalışmaların tamamı ---- tarafından tüm sorumluluklar kendilerine ait olmak üzere yürütüldüğünü,

dolayısı ile ihbar olunanın çalışmalarından doğacak zarar ve ziyandan dava konusu adreste bizzat bulunmayan ve işveren sıfatı olmayan davalı şirketin sorumlu tutulmasının kabulü mümkün olmadığını, davalı ile ----- arasında akdedilen sözleşmenin ilgili maddesi gereğince, çalışmalar sırasında doğacak bütün zarar ve ziyandan yüklenici, ihbar olunan sorumlu olacağını, davalı şirketin asıl iş sahibi olmaması ve hasar verildiği iddia edilen mahalde davalı şirketin bizzat yürüttüğü herhangi bir çalışmanın olmaması,

davalı şirketin işbu huzurdaki davada davalı sıfatının olmadığını gösterdiğini, karşı tarafın teknik şartnamede belirtilen kazı derinliğine uygun hareket edip etmediği hususunun araştırılması gerektiğini, ayrıca davacıya ait hattın hiçbir güvenlik olmadan(uyarıcı şerit, ikaz bandı vs) yönetmeliklere aykırı bir şekilde döşendiği görülebileceğini, şantiye defterlerinde ve sahanın genel çalışma durumuna ait fotoğraflarda da davacının bu durumu anlaşıldığını, tüm alt yapı firmaları kendi çalışmalarını ----- yönetmeliklerine göre yapmakla yükümlü olduğunu, yönetmelikler ile açıkça düzenlendiği üzere;

alt yapı çalışmalarında , hatların belirlenmesi ve emniyeti için döşenen boruların uygun malzeme ile gömleklemesi yapıldıktan sonra muhakkak suretle kurumun teknik şartnamesine göre ikaz bandı kullanılması gerektiğini, altyapı ve üstyapı çalışmaları esnasında mevcut altyapı tesislerine zarar verilmesi durumunda mevcut altyapının standartlara uygun olup olmadığı kontrol edileceğini, emniyet bandının ve stabilize dolgunun bulunmaması veya hattı olan kurumun sahada tespit için kontrol elemanı görevlendirmemesi durumunda altyapı hattına verilen hasarda çalışmayı yapan kurum sorumlu olmadığını,

davacı tarafından davadaki taleplerin ayrı ayrı dökümanlar ile belgelendirilmesi gerekir iken davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen tutanaklar ile davalı şirketten taleplerde bulunulması kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacını iddia ettiği gibi zararın meydana gelmesinde davalı şirketin bir kusuru varsa bile,

davacının da kusur oranının tespitinin yapılması gerektiğini, davacı bu zarara kendisi de sebebiyet vermiş olabileceğini, bu anlamda ayrıntılıca bir araştırma yapılması gerektiğini, tüm bu koşullar illiyet bağının kurulup kurulamayacağı, kurulacaksa ne oranda kurulabileceği ne oranda kusur atfedilebileceğinin anlaşılması noktasında büyük önem arz ettiğini, izah edilen ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak sebeplerle;

öncelikle davanın pasif husumet yokluğundan müvekkil şirket adına usulden reddine, Mahkeme aksi kanaate ise, işin esasına girildiği takdirde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ---- Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'ne Ait Müzekkere Cevabı, Hasar Tespit Tutanağı, Şantiye Kayıtları, Hasara Ait Resimler , Hasar Keşif Formları, Hasar Giderimine ait fatura ve belgeler, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava; Haksız Fiilden Kaynaklanan zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen değerlendirmeye tabi başta arabuluculuk olmak üzere HMK'nin 114 maddesindeki genel dava şartları, taraf sıfatı ve harç gibi hususlar incelenip değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine;

davalı vekili tarafından öne sürülen zamanaşımı definin de değerlendirilmesi ve TBK'nin 72.maddesine göre aşılması sonucunda tahkikata geçilerek deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek aynı duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır.

Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.

6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.6098 sayılı TBK'nin 61 ve 62. maddelerinde düzenlenen müteselsil sorumluluk esaslarına göre ise; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.

Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri 6098 sayılı TBK'nin 162 ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. 6098 sayılı TBK'nin 167 maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. 6098 sayılı TBK'nin 168 maddesi uyarınca ise diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri ,tediye ettiği miktar kadar alacaklının haklarına halef olmaktadır.

Yukarıdan beri yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya bakıldığında ; davacı şirket tarafından -----adresinde 07/03/2023 tarihinde davalı ----- kazı çalışması esnasında davacı şirkete ait altyapı hasara uğratıldığının iddia edilmiş olup dosyaya bu iddiayı tevsik edici bilgi, belgeler ve fotoğraflar da sunulmuştur.

Davalı şirket tarafından öncelikle bu tür işlerin ihbar olunan yüklenici firma tarafından yerine getirildiği/ yapıldığından varsa da zarardan kendilerinin sorumlu tutulamayacağı öne sürülmüştür.

Ancak olayda öncelikle davalı kurum kazı çalışmalarını alt taşeron başka şirketin yaptığı aralarındaki sözleşme gereğince kendilerine husumet yöneltilemeyeceğine yönelik savunması haksız fiil sorumluluğunun zarara görene karşı sözleşme ile ortadan kaldırılamayacağı , işin asıl sahibinin davalı şirket olduğu, davalı şirket ile haksız eylemi gerçekleştiren şirket arasındaki sözleşme ilişkisinin iç ilişkiye ilgilendirdiği, zarar gören davacı şirketin müteselsil sorumlu olan her iki tarafa da başvurabileceği gibi yalnızca birinden de talepte bulunabileceği anlaşıldığından yerinde görülmemiştir.

Mahkememizce haksız eylemin yapıldığı adreste kazı yapılıp yapılmadığı ve kim tarafından ne zaman kazı izni alındığı hususu ---- Büyükşehir Belediyesinden sorulmuş ve ---- Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü tarafından zararın meydana geldiği adreste herhangi bir izin de alınmadığı bildirilmiştir.

Bu duruma göre dosya kapsamındaki keşif ve hasar tespit tutanaklarından ve fotoğraflardan zararın ve tespit edilen miktarının açık bir şekilde ortada olduğu; davalı şirketin illiyet bağına, zarara ve zarar miktarına ilişkin genel ve soyut şekilde savunmada bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyada mukim tüm delillere göre zararın davalı şirketin sözleşme ilişkisi içinde bulunduğu şirket tarafından yapılan müteahhitlik çalışması sırasında meydana geldiği açıktır.

Kaldı ki; su, atık su, doğal gaz, telekom, kanalizasyon çalışması gibi altyapı hizmetlerinin ve işlerinin yürütülmesi ve yapılması sırasında yer altında döşeli bulunan kablolara ve yer altı ve üstü altyapı hizmetlerine zarar verilmesi işin niteliğine ve hayatın olağan akışına uygun olarak sıklıkla gerçekleştiği de maruftur.

(HMK, 187/1,187/2) Burada tekrar vurgulamak gerekir ki; üçüncü kişilere karşı yapılan haksız fiillerden sorumluluğun sözleşme ilişkisi ile ortadan kaldırılamaz. Zira üçüncü kişilere verilen zararların giderim biçimi sözleşmenin tarafları arasındaki iç ilişki ve rücu ilişkisini ilgilendirmekte olup sözleşmenin taraflarına göre üçüncü kişi konumundaki davacı şirketi bağlamayacağı açıktır.

(TBK,61,62,162 vd ) Buna göre davaya konu olaylarda davacı şirketin yer altındaki altyapı kablo ve tesislerine verilen zararların ve miktarlarının davacı şirket tarafından açıkça dökümlerinin gösterildiği, hasarların hizmetin aksamaması için zorunlu olarak hemen giderildiği, sürecin tanık beyanı ile doğrulandığı ve zararlara ilişkin tüm bilgi, belge, resim ve faturaların dosyaya ibraz edilerek zararın, zarar miktarlarının esasen açıkça ortaya konulup ispat edildiğinden uyuşmazlık aydınlanmış olup başkaca delil araştırılmasına ve tartışılmasına gerek görülmemiş; tahkikat bitirilmiştir.

(HMK,146,187, TBK, 49,50,51) Mahkememizce yargılamaya hakim olan ilkeler temelinde ; ülkemizde köklü ve kurumsal bir şirket olduğu bilinen davacı şirket tarafından belirlenen ve gösterilen hasar ve hasar onarım bedeli miktarlarının işin niteliğine göre dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu gibi hakimlik bilgi ve tecrübesine göre günün serbest piyasa koşullarına göre de kadri maruf olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.

(AY, 138/1, 141/3-4 ,HMK, 25, 26, 27, 29, 30,33, 266/2.cümle) Bütün bunlara göre davalı şirketin, hukuken kendi sorumluluğunda bulunan haksız fiilden doğan işbu zararı, 6098 sayılı TBK'nin 117/2 maddesi gereğince haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte dava dışı yüklenici firmayla birlikte müştereken ve müteselsilen tazmin etme sorumluluğunun bulunduğu ve davacının bu kapsamda müteselsil sorumlu olarak yalnızca davalıya yönelebileceği de açıktır.

Ne var ki, davanın tarafları arasındaki ilişki ticari iş ve dava kapsamında olmadığından olayda yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay -----.HD. -----.) Binaenaleyh; davacı şirket tarafından TBK'nin 49,50/1,51/1 maddeleri esasında hukuka aykırılık, zararlar, kusur ve illiyet bağı yönünden TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddeleri gereğince esastan ispatlanan davanın kabulü ile.

3.951,15 TL tazminatın 07/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince tamamen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davanın kabulü ile, 3.951,15 TL tazminatın 07/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

4-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 909,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.825,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1-2 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 3.951,15 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine,

6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (3.043,90 TL<28.250,00) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/231, K. 2024/718, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/231
  4. Karar No : 2024/718
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 29/03/2024
  7. Karar Tarihi : 24/10/2024
  8. Gereği Düşünüldü/
  9. Dava/talep
  10. Cevap /talep
  11. Deliller
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/231
Karar No
2024/718
Tarih
24 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/231 K.2024/614
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/231 K.2024/820
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/231 K.2024/751
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/232 K.2024/751
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/232 K.2024/747
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/232 K.2024/636

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.