KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/489
- Karar No
- 2025/170
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
Karar Metni
1.030 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/489
KARAR NO : 2025/170
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/07/2024
KARAR TARİHİ : 17/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Çekin vadesinin yakın tarihli olması sebebiyle 13.06.2024 tarihinde dava konusu çeklere ilişkin ihtiyati tedbir talep edildiğini ve aynı zamanda da dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Değişik İş dosyası ile dava konusu çekler olan; ---- Şubesi'nin 15.06.2024 keşide tarihli, 550.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu, ----- Şubesi'nin 20.06.2024 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli, ------ seri nolu çeklere çek bedellerinin (750.000,00.-TL) %20'si (yüzde yirmi) olan 150.000,00.TL teminat mukabilinde ödeme yasağı konulduğunu beyan ederek;
davanın kabulü ile davalı taraf lehine verilen ----- Şubesi'nin 15.06.2024 keşide tarihli, 550.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu çek ve ------ Şubesi'nin 20.06.2024 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu çekler yönünden müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve - ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
HMK m.128 gereği usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmayan davalı taraf, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.
DELİLLER
----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Değişik İş dosyası, ----İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası, taraf şirketlere ait BA BS formları, ----- müzekkere cevabı, bilirkişi raporu.
---- İcra Müdürlüğünün ------. sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının dosyamız davalısı, borçlunun ise dosyamız davacısı olduğu, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 950.000,00 TL alacak yönünden 02.08.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 06/06/2024 günlü ----- Seri No lu 750.000,00 TL tutarlı, 20/06/2024 günlü ------ Seri No lu 200.000,00 TL tutarlı çeklerin" gösterildiği görülmüştür.-----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Değişik İş dosyasının incelenmesinde; dava konusu çekler olan-----Şubesi'nin 15.06.2024 keşide tarihli, 550.000,00 TL bedelli, ---- seri nolu, ----- Şubesi'nin 20.06.2024 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu çeklere teminat mukabilinde ödeme yasağı konulduğu görülmüştür.
------ 09.08.2024 tarihli yazı cevabının incelenmesinde; dava konusu ---- ve ---- seri numaralı çeklerin dosyamız davacısı ------Şirketi'ne verildiği, çeklerin ibraz süresinin geçtiği ve bankaya ibraz edilmediğinin bildirildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
Somut olayda; davacı tarafça taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında muhtelif tarih ve miktarlardaki 10 adet sıralı çekin ve iş bu çekler arasında olan dava konusu----- Şubesi'nin 15.06.2024 keşide tarihli, 550.000,00 TL bedelli, ---- seri nolu, ----- Şubesi'nin 20.06.2024 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli, ------ seri nolu çeklerin davalı tarafa teslim edildiği, 7 adet çekin ödemesinin davalı tarafa yapıldığı, 1 adet çekin ise davacı tarafa iade edildiği,
16/07/2024 tarihinde ikame edilen huzurdaki davada ise kalan ve henüz karşılığı ödenmemiş olan 2 adet çekten kaynaklı olarak davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, yargılama devam ederken 02/08/2024 tarihinde işbu 2 adet çeke ilişkin olarak davalı tarafça davacı taraf aleyhine icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
YGHK'nun---- Esas ------ Karar sayılı ilamında. "21. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır ------.
Başka bir ifadeyle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır.
Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir.
Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.22. Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir.
Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir." ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki ticari ilişkin kapsamının tespiti bakımından taraflara ticari defter ve kayıtlarını dosyaya ibraz etmek üzere 04/10/2024 tarihinde süre verildiği, davacı tarafça ticari defter ve kayıtların dosyaya ibraz edildiği ancak davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi herhangi bir beyan dilekçesi de sunulmadığı,
davacı tarafın incelenen defter ve kayıtlarına göre dava konusu 2 adet çekin davacı taraf defterlerinde "sipariş avansları" kısmında kayıtlı olduğu, ancak işbu çek bedellerine karşılık davalı tarafça düzenlenen herhangi bir faturanın ya da mal teslimini gösterir herhangi bir kaydın davacı taraf defterlerinde yer almadığı, bununla birlikte çeklerin vade tarihleri dikkate alındığında 2023-2024 yılları içerisinde davalı tarafça davacı taraf adına düzenlenmiş herhangi bir fatura bildiriminin de vergi dairesine yapılmadığı,
bu haliyle HMK'nın 219-222 arasında yer alan madde hükümleri dikkate alındığında davacı tarafça ileri sürülen iddiaların mevcut deliller kapsamında ispat edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/489, K. 2025/170, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama