KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/56
- Karar No
- 2026/124
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
Karar Metni
1.303 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/56
KARAR NO : 2026/124
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/01/2024
KARAR TARİHİ : 24/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Dava dışı (Müflis) -----, davalı kurumdan olan alacaklarının, ----.
Noterliğinin, 23,12,2011 tarihli, ----- yevmiye nolu temliknamesi ile, dava dışı ------ firmasına devir ve temlik edildiğini, bu temlik bilgilerinin evvelce davalı kuruma iletildiğini, aşağıda açıklanacağı üzere EK 7 olarak sunulan müzekkere cevabında da temliknameden haberdar olduklarının görüldüğünü, ilgili alacak dava dışı------tarafından ise,----- Noterliğinin 04.05.2018 tarihli, ------ yevmiye nolu temliknamesi ile müvekkiline devir ve temlik edildiğini, anılan ------ yevmiye nolu temlik ile ilgili olarak, evvelce -----.
Asliye Ticaret Mahkemesi----. ile açılmış Tasarrufun İptali davası nedeni ile, ---İcra Müdürlüğü ----. üzerinden, temlik bedelinin ödenmemesi yolunda ve ayrıca ---/Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas ile açılmış Tasarrufun İptali davası nedeni ile ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- üzerinden de yine temlik bedelinin ödenmemesi yolunda ihtiyati haciz/tedbir kararı verildiğini, -----. Asliye Ticaret Mahkemesi ------, Sayılı dosyanın güncel mahkemesi ve numarası, --.
Asliye Hukuk Mahkemesi ------ olup, 25.12.2020 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, dava dosyası nezdinde konulan haciz/tedbirler kaldırılmış, bu durum ----- sayılı icra dosyasına bildirilmiş ve icra dosyası üzerinden haciz/tedbir'in kalktığına dair müzekkereler davalıya gönderildiğini,-----. Asliye Ticaret Mahkemesi ---- Esas sayılı dosyanın güncel mahkemesi ve numarası, -----.
Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- olup, 01.02.2021 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, dava dosyası nezdinde konulan haciz/tedbirler kaldırılmış, bu durum ------. sayılı icra dosyasına bildirilmiş ve icra dosyası üzerinden haciz/tedbir'in kalktığına dair müzekkereler davalıya gönderildiğini, dava dışı (Müflis) ------şirketi 2014 yılında “iflas” etmiş ise de, iflas tarihinden önce 2011 yılında yapılan devir ve temlik işleminin, anılan tedbirlerin kalkması dahilinde bugün itibari ile geçerli olup, hak doğurduğunu,
bu temlik işlemi ile ilgili açılan Tasarrufun İptali davalarının açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve davalardan konulan haciz/tedbirlerin kaldırıldığını, 2011 yılında yapılan temlik işleminin güncel ve yasal hak sahibinin ise yukarıda anıldığı üzere 2018 yılında yapılan ikinci bir temlikname dahilinde davacı olduğunu, davalı kurum nezdinde müvekkilinin 05.01.2012 tarihi itibari ile 311.827,96TL (ana para) alacağı bulunduğunu beyan ederek, davanın kabulüne, davacının 650,000 TL bedelli alacağının, dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi de işletilmek kaydı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgili olduğunu, davanın tarafı ile dava konusu hak arasında "hak ilişkisine dayalı bağ"olduğunu, taraf ve dava ehliyeti davanın tarafları ile ilgili olduğu halde, sıfat, dava konusu hakka ilişkin olduğunu, mahkeme önünde, maddi hukuka dayalı hakkına dair uyuşmazlığın çözümünü ve himayesini isteyen kişi davacı, kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişinin de davalı olduğunu, bir davada, davacı ve davalı sıfatının kime ait olduğu tamamen maddi hukuka göre belirleneceğini, dava dilekçesinde, davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen taraf ise de;
hakkın sahibi veya kendisine karşı hakkın himayesi istenmesi gereken kişiler olmadıkları belirlenir ise, davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerektiğini, husumetten red kararı usule ilişkin bir karar olmayıp; davada taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını belirleyen esasa ilişkin bir karar olduğunu, davacı yanca işbu dava süresi içerisinde açılmadığını, hak düşürücü süre itirazında bulunulduğunu, ayrıca dava konusu alacağın zaman aşımına uğramış olduğunu, temlik yazısı sonrasında dilekçe ekinde bulunan 16.05.2012 tarih ve -----sayılı yazı gereği şerh konulduğunu,
26.04.2013 tarih ve----- nolu yazı gereği de iflas dairesine bildirimde bulunulduğunu ve kanuni süreç olan 5 yıl geçince de 2020 yılında gelir kaydı yapıldığının ifade edildiğini beyan ederek, yasal dayanaktan yoksun davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
-----İcra Müdürlüğünün ----. sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.
------- yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Mali müşavir bilirkişi kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Nitelikli hesap uzmanı bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, dava dışı------) tarafından yapılan temlik işlemine bağlı olarak davacı tarafın davalı taraftan 650.000,00 TL alacağı olup olmadığına dair alacak davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosyada, davalı vekilinin zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazları ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş; 27.10.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge ve ibraz edilen deliller ışığında, dava dışı şirketin, belgelerin çok eski tarihlere dayanmış ve de firmanın iflas etmiş olması sebebiyle ilgili bilgi ve belgelere ulaşılmasının çok güç olacağının tarafına bildirildiği, 2010-2011-2012 yılları dönemlerine ilişkin yasal ticari defter tasdik bilgilerinin excel ortamında sunulduğu, ticari defterlerin görülemediği, davalının sunmuş olduğu cevap
dilekçesi ekinde yer alan cari hesap kayıtlarına göre, dava dışı (Müflis) -------Belediye Başkanlığından 311.827,96 TL alacaklı olduğu, borç tutarının 31.12.2020 tarihinde belediyeye gelir yazılarak bakiyenin kapatıldığı, davalı belediyenin iç yazışmalarında söz konusu borcun varlığından haberdar olunduğu, dava dışı (Müflis) ------ Belediye Başkanlığından 311.827,96 TL alacaklı olduğuna kanaat getirildiği, (Müflis)-------diğer
kurum ve kuruluşlardan olan alacaklarının,----- Noterliğinin 23.12.2011 tarihli ------- yevmiye nolu temliknamesi -----firmasına devir ve temlik edilmiş olduğu, daha sonrasında ise ilgili alacakların --- tarafından, ----.Noterliğinin 04.05.2018 tarihli ------ yevmiye nolu temliknamesi ile davacı ---- devir ve temlik edilmiş olduğunun görüldüğü rapor edilmiş olup, sunulan itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosya aynı bilirkişiye tevdi edilmiş, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre bilirkişinin kök rapordaki görüş ve kanaati ile ek rapordaki görüş ve kanaatinin aynı olduğu,
ayrıca faiz hesabının uzmanlık alanına girmediği rapor edilmiş olup, bu tespite bağlı olarak dosya nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, 18.01.2026 tarihli rapora göre dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan deliler arasında bulunan -----
Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından 05.01.2012 tarih ------sayı ile ----İcra Müdürlüğüne gönderilen yazıda "------- borçtan haberdar olunduğu ve borcun kabul edildiği, bu tarihin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi halinde 23.01.2024 dava tarihine kadar dönemler itibariyle yılık %9 yasal faiz oranı üzerinden işlemiş faizin 338.388,11 TL olduğu, bu durumda, davacı tarafın toplam alacağının 650.215,37 TL olduğu, davacı tarafından huzurdaki davada 650.000,00 TL
talep edildiğinden talebe bağlılık ilkesi gereği davacının faiz dahil alacağının 650.000,00 TL olduğu rapor edilmiş olup, bilirkişi raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek, her ne kadar davalı tarafça husumet itirazında bulunulmuş ise de, dosya kapsamına ve temlik hukuki işlemine bağlı olarak davalı tarafa husumet yöneltilebileceğinden, davalı tarafın husumet itirazına itibar edilmediği, davalının, icra dosyasına bildirimi ile temerrüdün oluştuğu ve davacı tarafın davalı taraftan 650.000,00 TL alacağı olduğu,
davalı tarafça borcunu ödediğine dair dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, 3095 sayılı yasaya göre faaliyetin ticari iş sayılması ve ticari temerrüt faizi talep edilebilmesinin mümkün olduğu, davacı tarafça dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi uyarınca dava tarihi itibariyle faiz işletilebileceği tespitiyle beraber, davacı vekilinin 24.02.2026 tarihli celse için sunduğu mazeretinin vekil-müvekkil arasında sonuç doğurmak ve talik sebebi olmamak üzere kabulüne karar verilerek,
netice olarak davanın kabulü ile toplam 650.000,00 TL'nin 23.01.2024 dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/56, K. 2026/124, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama