KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/64
- Karar No
- 2026/204
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
Karar Metni
1.307 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/64
KARAR NO : 2026/204
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/01/2025
KARAR TARİHİ : 31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davalıya eğitim ve öğretim hizmetleri sebebiyle kitap ve deneme sınav kitapçığı satışını gerçekleştirdiğini ve davalının borcuna karşılık ----- şubesine ait ----- seri numaralı 28.12.2022 tanzim tarihli 300.000,00 TL değerinde çek verdiğini, davalının teslim aldığı ürünlerle ilgili herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, teslim edilen ürünler karşılığında borcunu ödememiş olduğundan müvekkiline 01.02.2024 tarihinde ---- nolu dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra yoluyla takip başlattığını,
----- İcra Müdürlüğü tarafından verilen 06.02.2024 tarihli kararla çekin arkasında müvekkilinin ticaret unvanının üstüne ciro iptal ibaresinin basıldığını bu nedenle takip bakımından alacaklı sıfatının olmadığı gerekçe gösterilerek takibe başlanmasına yer olmadığa kararı verildiğini, çekin arka yüzüne "ciro iptal" kaşesinin basılma sebebinin çekin müvekkili tarafından bankaya cirolanması olduğunu, tüm bankalarca bankalara çekin ibrazı halinde çekin bankaya cirolanmasından önce cirolayan şirket ya da şahsın cirosunun üzerine ciro iptal kaşesinin basılmasının istendiğini, tüm bu gerekçelerle İcra Müdürlüğü tarafından verilen karara karşı ----.
İcra Hukuk Mahkemesinin ----- nolu dosyası üzerinden verilen karara karşı şikayet yoluna gidildiğini, ilk derece Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirme neticesinde İcra Müdürlüğü tarafından verilen kararın yerinde olduğu gerekçe gösterilerek şikayet başvurusunun reddine karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan karara karşı ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesinin ---.
Nolu dosyası üzerinden istinaf yoluna gidildiğini ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aynı gerekçeler benimsenerek istinaf başvurusunun kesin bir şekilde reddine karar verildiğini, BAM'ın kesin kararından sonra ----- İcra Müdürlüğü dosyasına talep dilekçesi sunulduğunu çekin kambiyo vasfının ortadan kalktığı ifade edilerek dosyanın işlemden kaldırıldığını, halihazırda çek aslının---- İcra Müdürlüğünün ----- nolu dosyası içerisinde bulunduğunu,
sonrasında davalı tarafından müvekkilimize verilen çeke ve ticari defter ve kayıtlara dayanılarak 03.12.2024 tarihinde---- İcra Müdürlüğünün ------ nolu dosyası üzerinden davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının, müvekkiline borçlu olmadığını ileri sürerek itiraz ettiğini, müvekkili tarafından davalıya satılan ürünler ve sunulan hizmet açıkça belli olduğu gibi bu ürünlere ilişkin borcun ödenmeyen kısmı ticari defter ve davalı tarafından müvekkiline verilen çekle sabit olduğunu, arabuluculuk sürecinde davalının toplantıya katılmaması sebebiyle anlaşma sağlanamadığını belirterek itirazın iptaline,
asıl alacak ile bu alacağın ferileri, icra giderleri, ticari faiz ve vekâlet ücreti bakımından takibin devamına, davalının icra takibine haksız surette itiraz ettiğinden dava değeri üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle.
Davacının konu ettiği ---- seri numaralı 300.000,00 TL bedelli çeke cayma ve ciro iptal işlemi yapıldığından davacının bu çeke dayanarak icra takibi başlatma hakkının bulunmadığını, davacı tarafça yapılan şikayetin ----. İcara Hukuk Mahkemesi ---- ve ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----.
Hukuk Dairesi ------- ilamları doğrultusunda reddedildiğini, aynı çeke dayanarak tekrar icra takibi başlatılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davacının çeki tahsil etme yetkisi olmadığını çekte lehtar olarak------ gözüktüğünü, ciro silsilesi iptal edildiği için davacının çeki elinde bulundurmasının hukuki sonuç doğurmayacağını belirterek davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli takip başlattığının tespitine, tarafına %20 kötü niyet tazminatı ödenmesine, yargılanma giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır. ---- İcra Müdürlüğünün ------. sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.Mali müşavir bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, davalı tarafça ----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi,-----İcra Müdürlüğünün ---- takip sayılı dosyası, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Buna göre, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş; defter incelemesinde tarafların defterlerini hazır bulundurduğu,
22.08.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, faturalar ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil teşkil ettiği, davalı tarafla iletişime geçilemediği için defterlerinin incelenemediği, davacı tarafından davalı adına yürütülen defter ve kayıtlarına göre, ----- Alıcılar Hesabında takip edilen davalı ile ticari ilişkisinin 2022 yılından önce süregeldiği, 13.07.2023 tarihinde sona erdiği, 13.07.2023 tarihinden itibaren ve 04.12.2024 takip tarihinde de davacının davalıdan 303.597,82 TL alacaklı olduğu,
davacı tarafından davalıya kesilen e-faturaların merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, söz konusu e-faturalarda vade bulunmadığı, dava dosyası içeriğinde davalı tarafından davacıya kesilmiş herhangi bir iade faturasının yer almadığı, davalı tarafından davacıya ciro edilen ---- şubesine ait ------ numaralı 28.12.2022 keşide tarihli 300.000, TL tutarlı çekin, keşide tarihinde davacı tarafından tahsil edilmek üzere ----- ciro edilerek takasa verildiği,
söz konusu çekin 28.12.2022 tarihinde karşılıksız olduğunun ------. tarafından çek üzerine vurulan karşılığı bulunmadığını gösteren kaşede görüldüğü, davacının davalıdan 303.597,82 TL alacağının söz konusu karşılıksız çek ile 08.07.2023 ve 13.07.2023 tarihli davalıya kestiği 3 adet e-faturanın davalı tarafından ödenmemesinden kaynaklandığı rapor edilmiş olup, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafça rapora karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunulmadığı, bilirkişi raporunun bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu,
davacı tarafın defterlerine işlenen faturalara davalı tarafından Türk Ticaret Kanununun 18. maddesinde belirtilen yöntemler ile yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itirazda bulunduğuna dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmadığı, herhangi bir iade faturasının bulunmadığı, yine davacının çek sebebiyle de davalıdan alacağı olduğu, davalı tarafça borcunu ödediğine dair dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı,
her ne kadar bilirkişi raporunda faiz hesabı yapılmamış ise de, çek bakımından vadesi itibariyle faiz işleyeceği, bunun basit bir matematik hesabını gerektirmesi gerçekliği karşısında, hakimin yargılamayı en kısa sürede ve en az masrafla bitirmesine ilişkin usul ekonomisi ilkesi ve yargılamada hedef sürenin sağlanması da gözetilerek bilirkişiden bu hususta ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek,
mahkememizce basit matematik hesabı yapılmak suretiyle davacının 128.597,28 TL asıl alacak (taleple bağlılık ilkesi uyarınca) için talep edebileceği işlemiş faizin 72.344,78 TL olduğu tespit edilmiş olup, icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya toplam 200.942,06 TL (128.597,28 TL asıl alacak, 72.344,78 TL işlemiş faiz olmak üzere) borcu olduğu,
3095 sayılı yasaya göre faaliyetin ticari iş sayılması ve ticari temerrüt faizi talep edilebilmesinin mümkün olduğu tespitiyle beraber, davanın kabulü ile davalının----İcra Müdürlüğünü ---- esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, toplam 200.942,06 TL (128.597,28 TL asıl alacak, 72.344,78 TL işlemiş faiz olmak üzere) üzerinden takibin devamına,
128.597,28 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48,00 oranında ve değişen oranlarda (icra takibindeki taleple bağlı kalınarak) ticari temerrüt faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 128.597,28 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/64, K. 2026/204, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama