KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/71
- Karar No
- 2025/480
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2025
Karar Metni
1.990 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/71
KARAR NO : 2025/480
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 24/01/2025
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tespit davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı -----tarafından ----- numaralı zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ----- plakalı araç, 19.01.2023 tarihinde davacıya ait ------ plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, bahse konu hasarın tazmini amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonda ----- başvuru numarasıyla yapılan başvuruda Uyuşmazlık Hakemince verilen ------- sayılı kararda, bilirkişi raporunda hasar miktarının 22.330,65-TL olduğu belirtildiğini ve bu tutar üzerinden hüküm kurulduğunu, davacı aracın kazalarını öğrenmek için Tramer sistemine mesaj gönderdiğini,
gelen mesaj içeriğine göre aracın 19.01.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 22.330,65-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne(TRAMER) 22.860,48-TL olarak işlenmiş olduğunu öğrendiğini, sigorta şirketi gerçekleşen kazaya ilişkin olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER)'e 19.01.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesini ihlal ederek davacıya ait aracın değer kaybına sebep olmuş ve bu nedenle davacının mağdur olduğunu,
davalı sigorta şirketine 08/01/2025 tarihinde bu hususta başvuru yapmasına rağmen herhangi bir gelişme sağlanamadığını, davaya konu ------ plakalı araçta 22.330,65-TL hasar meydana geldiğinin tespiti ile bu tutarın TRAMER’e doğru bir şekilde bildirilerek düzeltilmesi gerektiğinden davanın tespit davası olarak açılması zarureti hasıl olduğunu, yönetmeliğe göre sigorta şirketleri gerçekleşen kazaları yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (TRAMER) bildirmekle yükümlü olduğunu, sigorta şirketleri,
gerçekleşen kazaları anılan yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER) bildirmekle yükümlü olup yanlış kaydın düzeltilmesinde sorumluluk ve haliyle kaydın düzeltilmesi talebinde muhatap da ilgili sigorta şirketi olduğunu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne bu sorumluluk yüklenemeyeceğini, davalı sigorta şirketinin, araçta meydana gelen hasar bilgilerini Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne doğru bildirim yapması hususunda yükümlülüğü olduğunu, bir kişi aracını ister kasko,
isterse trafik sigortasından yaptırmak istediğinde sigorta şirketleri sigortalı adayının riskine bakarak teklif sundukları, TRAMER kaydında gerçekleşen hasar için ödenen bedelden daha fazla bir bedelin görülmesi halinde teklifin daha yüksek olacağı, sigortalının riskli olarak değerlendirileceği, ödenecek prim bedelinin artış gösterdiği sıklıkla karşılaşılan bir olgu olduğunu, ayrıca aracını satmak isteyen kişinin TRAMER kaydına bakan alıcı, hasarın gerçekleşenden daha yüksek olduğunu görmesi halinde daha fazla indirim için satıcıyı zorlayacağı bir gerçeklik olduğunu,
her iki durumda TRAMER kaydında sigorta şirketi tarafından hasar için ödenenden daha fazla bedelin yazılı olması araç sahibinin mağduriyetine neden olacağını, izah edilen sebeplerle, HMK 106/1. madde gereğince tespit davasının kabulü ile.
19.01.2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle davacıya ait ------ plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 22.330,65-TL olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) Gönderilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava, davalı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi veri tabanında kayıtlı hasar bedeli kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin olduğunu, yargı yolunun caiz olmaması, dava sartı olup yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliginden gözetileceğini, Sigorta Bilgi Merkezi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca Hazine Müstesarlıgı nezdinde kurulan, tüzel kisiligi haiz, yine denetimi adı geçen müstesarlık tarafından gerçeklestirilen bir kamu tüzel kişisi olduğunu, davalı,
kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet göstermekte olup eylem ve islemleri de kamusal nitelikte ve kamu hizmeti kavramı çerçevesinde olduğunu, istemin ileri sürülüs biçimine göre davacı; açıkça, davalı kamu tüzel kişisinin hizmet kusuruna dayandığını, kamu hizmetinin görülmesi sırasında ve hizmet kusurundan doğan zararların gideriminde idari yargı görevli olduğunu, davanın tespit davası niteliginde olmaması ve düzeltilmesi talep edilen hasar kaydının adli yargıda açılacak bir eda davasında kullanılabilecek bir belge niteliginde olmaması nedeniyle idari yargının görevli oldugu sonucuna varıldığını, yargı yolunun caiz olmaması,
davaya bakmakta idari yargının görevli olması nedeniyle HMK 114/1-b maddesi uyarınca davanın dava sartı yoklugundan usulden reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem kararı, Sigorta Şirketine Başvuru Dilekçesi ve Başvuruya İlişkin Ekran Alıntısı, ----- Noterler Birliği Araç Sicil Kaydı, Kaza Tespit Tutanağı, Sigorta Hasar Sorgulamaları, ZMMS Poliçesi ve Hasar dosyası, Ekspertiz Raporu, Banka Dekontu, Dosya kapsamındaki sair tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
6100 Sayılı HMK'nin 106. maddesi gereğince trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar kaydının 22.330,65 TL olarak tespiti ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezindeki (TRAMER) hasar kaydının bu şekilde düzeltilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili ve dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen incelemeye tabi özel ve genel dava şartları, taraf sıfatı, harç gibi hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında vaki sulh teşvikine rağmen tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilmiş ve aynı duruşmada toplanan tüm deliller incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
Buna müteakip tahkikata gerektirir bir husus bulunmadığı anlaşılmakla tahkikat bitirilmiş ve hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Bilindiği üzere Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır.
Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad. 106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir.
Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad.
114/1-h ve 115) Buna göre somut olayda davacının, cep telefonu operatörlerinin kısa mesaj uygulamasını kullanarak erişilebilecek olan aracında oluşan hasar bilgilerinin düzeltilmesi için dava açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. ----- BAM -------HD.10/04/2025 T. ------
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği Madde 23- "(1) Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından kendilerinden istenen tüm bilgileri, doğru ve eksiksiz olarak, belirlenen şekilde ve sürelerde Merkeze iletmekle yükümlüdür.
(2) Üye sigorta şirketleri, zorunlu sigortalar, zorunlu trafik sigortası, zorunlu taşımacılık sigortası ve zorunlu ferdi kaza sigortası sözleşmelerine ait poliçe bilgileri ile güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarlara ve kaza tutanaklarına ilişkin bilgileri Merkez tarafından hazırlanarak Müsteşarlık tarafından onaylanan veri yapısında ve en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır.
(3) Üye sigorta şirketleri, Yönetim Komitesi kararı üzerine ihtiyari trafik sigortası,kasko sigortası ve Birlik görüşü alınmak üzere Müsteşarlıkça belirlenen sigorta sözleşmelerine ait içeriği ve veri yapısı Birlik tarafından belirlenen poliçe bilgileri ile güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasar verilerini en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır.
(4) Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından, hatalı olarak gönderildiği tespit edilen bilgileri gecikmeksizin düzeltmek ve düzeltme kayıtlarını en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zarundadır.
(5) Üye sigorta şirketlerinin bilgi verme yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda Müsteşarlık gerekli tedbirleri alır."
Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190.maddeleri uyarınca; davanın taraflarından her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür.
Yapılan yargılama, yukarıda alıntılanan yasal düzenlemeler ve toplanan delillere göre somut olaya bakıldığında; öncelikle davacı tarafından ZMMS sigortacı olan TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olan davalı sigorta şirketi aleyhinde dava açıldığı, buna göre davalının kamu tüzel kişisi olmadığı gözetildiğinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi gereğince uyuşmalığın çözümünde adli yargı görevli olacağı ve hatalı kayıtların düzeltilmesinde hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir.
Bu kabule göre işin esasının incelenmesi gerekmiştir. Somut olayda davacının malik- işleteni olduğu motorlu araçta Sigorta Tahkim Komisyonu--- Uyuşmazlık Hakemince verilen 27/09/2023------sayılı kararda, bilirkişi raporuna göre hasar miktarının 22.330,65-TL olduğu yönünde görüş bildirildiği ve buna göre karar verildiği görülmüştür.
Davacı talebinin gerekçesini herkese açık olan Tramer kayıtlarında araçtaki hasarın 22.860,48 TL olduğunu beyan ederek bu durumun aracın sigorta poliçe fiyatlarının artmasına ve aracın ikinci el satış değerinin düşmesine neden olacağı olarak açıklamaktadır.
Ne var ki ikinci el araç piyasası oldukça değişkenlik gösteren bir sektör olup aracın marka, modeli ve kilometresi önceki hasarları da gözetildiğinde (------- model kamyonet,252.km öncesinde değişen ve boyalı parça olduğu anlaşılıyor) SBG sistemindeki tam olarak 529,83 TL'lik farkın sigorta poliçe fiyatlarına ve aracın ikinci el piyasa değerine hiçbir etkisi olmayacağı değerlendirilmiştir.
Kaldı ki bu tespitin de hakem tarafından atanan sigorta eksperi olan bilirkişi raporuna dayandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce bu davada yeni bir rapor alınması halinde de farklı bir rakam ortaya çıkacağı hakimlik bilgi ve tecrübesi ile sabittir. Anayasal çabukluk ilkesi ve usul ekonomisi ilkesi gözetilerek sonuca etkili olmayacağından bu yola tevessül edilmemiştir.
Filhakika yargısal uygulamada bilinmektedir ki; bilirkişi raporunda hasar onarım bedelinin ve/veya değer kaybının bilirkişi raporlarında nispeten az belirlendiği durumlarda da bilirkişi raporuna karşı şedit itirazlar öne sürülmekte ve gerçek zarar olgusundan hareketle uyuşmazlıklar sürekli artırıldığı gibi uyuşmazlıkların çözümünün uzatılması ile birlikte yargının iş yükü de hızla artırılmaktadır.
Halbuki, hasar onarım ve değer kaybı gibi hususlarda çok fazla etken bulunmakta olup, gerçek zararı matematiksel olarak bire bir tespit etmek mümkün değildir. Zira gerçek zarardan kastedilen gerçeğe en yakın zararı bulmak ve hüküm altına almaktır.
Somut olayda da Uyuşmazlık Hakemi tarafından bilirkişi raporuna göre gerçeğe en yakın zarar hakkında karar verildiği halde bu kere sistemdeki rakam ile hakem kararı arasındaki sonuca göre oluşan 529,83 TL gibi günümüzün ekonomik ve sosyal koşullarında esaslı hiçbir değer ifade etmeyen bir parayı, hele hele ikinci el araç piyasası ve sigortacılık mevzuatı ve uygulamaları yönünden hiçbir etkisi ve sonucu olmayacak işbu farkı öne sürerek dava açmak yargılama giderlerine sebebiyet vermekten başka hiçbir amaç taşımadığından mahkemeye erişim ve hak arama hakkının açıkça kötüye kullanılması niteliğinde olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.
Bilindiği üzere, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Dürüst davranma başlıklı 2. maddesinde yer alan; herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz, şeklindeki hüküm ile herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken makul ve dürüst bir kimseden beklenilen objektif davranışa uygun biçimde hareket etmekle yükümlü olacağı düzenlenmiştir.
Hukuki işlemlerin kurulmasında, yorumlanmasında ve tamamlanmasında dürüst davranma ilkesi oldukça önemlidir. Ayrıca hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığını belirleme noktasında da dürüstlük kuralının önemli bir işlevi bulunmaktadır. Bir başka ifadeyle hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığı belirlenirken somut olayın şartları dürüstlük kuralı dikkate alınarak değerlendirilmektedir.
Dürüstlük kuralına veya hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı bir davranış, doğrudan hakkın mevcudiyetini ortadan kaldırdığından bir itiraz teşkil eder. Bu nedenle, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden hâkim, dürüstlük kuralına aykırı, hakkın kötüye kullanılması oluşturan davranışı tespit ediyorsa, ilgili tarafından ileri sürülmemiş olsa bile, kendiliğinden (resen) bunu dikkate almalıdır-----.
Binaenaleyh, yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde davanın; yukarıda açıklanan sepeplerle resen gözetilen TMK'nin 2.maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı bulunduğundan yerinde görülmeyerek esastan reddine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1,2, 6, HMK, 25, 26, 27, 29, 30,31,33, 106, 146, 187/1,2, 190, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği Madde 23 )
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1. maddesi gereğince tamamen davacı taraf sorumlu tutulmak suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/71, K. 2025/480, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama