KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/838
- Karar No
- 2026/72
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2026
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/838
KARAR NO : 2026/72
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 27/06/2025
TEVZİ TARİHİ : 22/09/2025
KARAR TARİHİ : 28/01/2026
Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında ----- Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinin 30/06/2025 tarih ve -----Karar sayılı gönderme kararına bağlı olarak ve devamında ----- Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 04/08/2025 tarih ve-----Karar sayılı yetkisizlik kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak Mahkememizin başlıktaki esasına tevzi edilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle davacı adına açılan hizmet tespitine ilişkin davanın ---- İş Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gördüğü, davalılardan birinin "Tasfiye Halinde -----." ünvanlı olduğu ve söz konusu davada terkin edilmiş olması nedeni ile ihyası için süre verildiği ileri sürülerek sonuçta söz konusu şirketin söz konusu ----- Esas sayılı dava yönünden ihyasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Davalı-tasfiye memuru adına tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmış ise de bu davalı adına gelen olmamış ve cevap verilmemiştir.
Dava ticaret sicilinden resen terkin edilmiş olan ''Tasfiye Halinde -----' ünvanlı şirket aleyhine açılan ve Milas İş Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava nedeniyle ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir.
TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi:
"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."
hükmünü içermektedir.
Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin tasfiyeye bağlı olarak 28/03/2024 tarihinde terkin edildiği, şirketin adresinin ------ olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, şirketin tek ortağı ve sahibinin ----- olduğu, tasfiye kararının alındığı toplantıda tasfiye memuru olarak ...'in atanmış olduğu, temsilcisinin-tasfiye memurunun davalı ... olduğu belirlenmiştir.
Gerekli kısımlarının örneği celp edilen ----- İş Mahkemesinin ----- dosyası üzerinden işlem gören davanın davacı tarafından açılan hizmet tespitine ilişkin dava olduğu, davalılardan birinin de söz konusu ihyası istenen şirket olduğu ve 29/05/2025 tarihli duruşmada ihya davası açılması için süre verilmiş olduğu, yargılamasının devam ettiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir.
Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket hakkında bir dava olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı;
yargılaması devam eden söz konusu ----- Esas sayılı davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infaz işlemlerinin yapılmasının TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi yönünden söz konusu temsilcinin tasfiye memuru olarak atanmasının ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru olarak ... tarafından yapılması uygun görülmüş olup, yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı ...
Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır.Son olarak belirtmek gerekir ki ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına ilişkin kararda ücret belirlenmemiş olduğundan ve eldeki bu dava eksik tasfiyeye bağlı olarak açılmış olduğundan tasfiye memuru için ücret takdir edilmemiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/838, K. 2026/72, 28 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama