KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/550
- Karar No
- 2022/393
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2022
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/550 Esas
KARAR NO: 2022/393
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/05/2016
KARAR TARİHİ: 10/05/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete çek borcu olduğunu iddiası ile müvekkili şirket aleyhine davalı tarafından----sayılı dosyası ile icra başaltıldığını, icra takibine konu çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, ------ sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, müvekkili şirketin davalı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, takibin yargılama sonuna kadar durdurulmasını, davalı hakkında %40'tan az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından -----dosyası ile davacı borçlu ve diğer borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emri ve dayanak belge suretleri tebliğ edildiğini ve takip kesinleştiğini, davacının huzurdaki dava ile imzaya itiraz ederek borcu olmadığını iddia ettiğini, Ancak davacı tarafından ödeme emrinin tebliğinden itibaren ----içerisinde, imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin itirazda bulunmadığını, kambiyo senetleri illetten mücerret ödeme aracı olduğunu, müvekkili, davaya konu borcun dayanağı olan çekin -------olduğunu, davacının borcu olmadığına dair itirazlarının,
davalı müvekkile karşı ileri sürmesi mümkün olmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle ---- sayılı takip dosyasından takibe konu yapılan ------- bedelli çekteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmaması nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.
Davacı tarafça ileri sürülen imza itirazı herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak def'ilerdendir.
----, davacı şirket yetkilisinin -----olduğunu bildirmiştir.
----raporunda özetle; inceleme konusu yapılan çekte atılı keşideci imzası ile----- mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzanın basit tersimli olması nedeniyle ----- eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği bildirilmiştir.
Mahkememizce ----- oluşturulacak ------ bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. Ancak davacı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmadığından dosya bilirkişi heyetine tevdii edilememiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davaya konu ------ bedelli çekteki keşideciye atfen atılan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığında bahisle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafça davanın reddine karar verilmesini talep edildiği görülmüştür.
Dosyamız kapsamına alınan -------- raporunda çekte atılı keşideci imzası ile şirket yetkilisinin mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzanın basit tersimli olması nedeniyle şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği belirtilmiştir. Raporda imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda net bir görüş bildirilmediğinden hüküm kurmak için elverişli değildir.
Mahkememizce --------- bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş olup kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmesine rağmen davacı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmadığından dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/550, K. 2022/393, 10 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama