KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/629
- Karar No
- 2019/273
- Karar tarihi
- 7 Mart 2019
Karar Metni
880 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2017/629 Esas
KARAR NO : 2019/273
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 01/06/2017
KARAR TARİHİ : 07/03/2019
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin araç kiralama işi ile iştigal ettiği, davalı ----a ait ve kendisinin sevk ve idaresindeki --- plaka sayılı aracın 29/03/2017 tarihinde müvekkili şirkete ait seyir halinde bulunan ---- plaka sayılı araca %100 kusurlu olarak arkadan çarpmak suretiyle hasara uğrattığı, kaza neticesinde müvekkiline ait araçta 2.663,04 TL hasar meydana geldiği gibi müvekkiline ait aracın rayiç değerinde düşüş yaşanarak 500,00 TL'lik değer kaybı oluştuğu,
kaza nedeniyle müvekkilinin arcın tamir edildiği süre içerisinde kiraya veremediği ve kazaya karışan araç müşterisine de bu aracın yerine başka araç temin etmek zorunda kaldıklarığını, dolayısıyla kaza nedeniyle müvekkilinin ticari kazancından mahrum kaldığı, aracın günlük kirasının 100,00 TL olduğu ve iki gün kullanılmaması nedeniyle 200,00 TL kira kaybı olduğundan bahisle doğan maddi zararlarının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı -------- cevap dilekçesinde özetle; kaza anında yeşil ışıkta seyir halinde olduğu, davacının aracının tali yoldan ani çıkarak aracının sol ön kısmına çarptığı, kazanın meydana gelmesinde davacı aracının sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve kendisinin kusurunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle;----- plaka sayılı aracın müvekkili şirkete sigortalı olduğu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında olduğu, dava konusu olayda kazaya karışan sürücülerin kusur durumunun belirlenememesi nedeniyle ekspertiz raporunun kapatıldığı, kusur oranının belirlenmesi gerektiği, davacının ancak gerçek zararı talep edebileceği, değer kaybı zararının sigorta genel şartları ekinde yer alan yöntem ile hesaplanması gerektiği ve davacının avans faizi talebinin haksız olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında cevap dilekçesini tekrar etmiştir.
Taraf delilleri toplanmış ve kazaya ilişkin belgeler ve hasar dosyası celbedilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosya kapsamına ilişkin olarak alınan 05/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ara sürücülerinin beyanlarının birbirinden farklı olması sebebiyle sürücü ---------beyanını esas alması durumunda --- plakalı aracın sürücüsünün kusursuz olduğu,--- plakalı aracın sürücüsü davalı --- asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sürücü ---- beyanının esas alınması durumunda ise ---- plakalı aracın sürücüsünün asli ve tam kusurlu, ----plakalı aracın davalı sürücüsü--- kusursuz olduğu kanaatine varıldığı, davacı şirkete ait ---- plaka sayılı araçta meydana gelen onarım zararının 1.900,00 TL olduğu,
davacı şirkete ait araçta meydana gelen değer kaybının genel şartlar ekinde yer alan hesap yöntemine göre 922,48 TL olduğu, davacının kazanç kaybı talebi bakımından ise 2017 yılı vergi beyannamesi sunulamadığından tespit edilemediği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; talebin trafik kazası nedeniyle doğan maddi zararların tazmini olduğu, davalı tarafça davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, düzenlenen bilirkişi raporunun denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu,
kusur yönünden yapılan belirleme bakımından kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olduğu ve davalıların hasar ve değer kaybına ilişkin zarardan sorumlu oldukları, her ne kadar bilirkişi tarafından kazanç kaybına ilişkin olarak vergi beyannamesi sunulmadığından tespit yapılamadığı kanaatine varılmış ise de kaza tarihi itibariyle davaya konu aracın günlük kira bedelinin ortalama 100,00 TL olduğu da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği yönünde oluşan tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/629, K. 2019/273, 7 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama