KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/776
- Karar No
- 2019/1044
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2019
Karar Metni
1.207 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/776 Esas
KARAR NO : 2019/1044
DAVA
( TTK 555.mad. Sorumluluk davası)
DAVA TARİHİ : 12/07/2017
KARAR TARİHİ : 23/10/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle ; davalının müvekkili şirketin ortağı, müdürü ve imza yetkilisi olduğunu, ------ tarihinde şirketin banka hesabına yurt dışındaki firmadan 70.995.- Euro transfer edildiğini, davalının aynı tarihte bu havalenin 35.000.- Euro'luk kısmını kendi hesabına aktardığını, 35.000.- Euro'luk kısmını da nakden çektiğini, davalının İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcılığı'nın---------- soruşturma numaralı dosyasına verdiği ifade de 35.000.- Euro'yu kendi hesabına havale ettiğini, 35.000.-Euro'yu da nakden çektiğini ve bu paranın şirkete ait olduğunu kabul ettiğini,
ancak buna karşılık 70.000.- TL'sı civarında borç ödediğini bildirdiğini, 70.000.- Euro'nun karşılığının yaklaşık 224.000 TL'sı tuttuğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının ödemiş olduğu 70.000.- TL' sı düşüldüğünde geri kalan 154.000.- TL' sının akıbeti hakkında açıklama getiremediğini, davalının zimmetinde kalan paranın kesin tutarının bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, bu nedenle ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.250.- Euro talep edildiğini ve 28-04-2016 tarihinden itibaren de faiz istendiğini, davalının yüzünden müvekkili şirketin borçlarını ödeyemez hale geldiğini,
şirketin içinde bulunduğu koşullar hakkında davalıya 15-02-2017 tarihinde ihtarname gönderildiğini, ancak bir cevap alınamadığını belirterek davalının banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalının zimmetine geçirdiği 70.000.- Euro'dan ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.250 Euro'nun 28-06-2016 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun'a göre Devlet Bankalarınca bir yıl vadeli döviz mevduat hesaplarına ödenen en yüksek faizi ile birlikte, fiilen ödeneceği tarihteki TCMB efektif satış kuru üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; 1.250,00 Euro alacağını 40.881,95 Euro artırarak 42.131,95 Euro'nun 28.04.2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte fiilen ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin % 50 oranında ortağı olduğunu, 28-09-2015 tarihiden itibaren diğer ortak ----- ile birlikte şirket müdürlüğünü ve münferiden imza yetkisini üstlendiklerini, diğer ortağın şirketi kötü yönetmesi sebebiyle Anadolu -----.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/986 Esas sayılı dosyası üzerinden ortaklıktan çıkma davası açıldığını, davanın henüz sonuca bağlanmadığını, şirket müdürü ve imza yetkilisi olan müvekkilinin kendisine yasa ve ana sözleşmeyle tanınan yetkilere göre hareket ettiğini, para çekme ve ödeme yetkisinin olduğunu, bu işlemler için elinde para bulundurabileceğini, dolayısıyla davacı şirketin müvekkilinden alacak talep edemeyeceğini, davacının paranın kaynağını ve şirkete ait olduğunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin parayı dava şirket için kullandığını, şirkette muhasebeye intikal etmeyen hesap hareketlerinin bulunduğunu,
şirketin kaynağı belli olmayan şekilde diğer ortağa borçlandırıldığını, davacı şirketin genel kurullarını yapmadığını, kâr payı dağıtmadığını, müvekkilinin yasal alacaklarının ödenmediğini, bunlar nazara alındığında müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkilinin alacağının belirleneceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; TTK'nun 555.maddesi gereği şirket ortağı aleyhine açılan sorumluluk davasıdır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.
Düzenlenen bilirkişi raporu ile; bilirkişi raporu ve ek raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.
Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı vekili, şirket ortağı ve imza yetkilisi olan davalının şirket hesabından çektiği parayı ödemediğini, bu durumu ikrar da ettiğini, kesin miktarın bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşacağını iddia ederek şimdilik kaydıyla 1.250 Euro alacak talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili ise müvekkilinin çektiği parayı şirket için kullandığını, müvekkilinin davacı şirketten alacağının bulunduğunu savunarak, haksız davanın reddini dilemiştir.
Davacı ...---------- sicil numarasıyla kayıtlı olup, tekstil ürünlerinin alım satımı konusunda faaliyet göstermek üzere 01-09-2010 tarihinde tescil edilerek kurulmuştur. Ana sözleşmesi --------- tarihli ve 7644 sayılı ---- Gazetesi'nde ilân edilmiştir
-------------- ve davalı ..., davacı şirketin kurucu ortaklarıdır. Şirketin 30.000.- TL'lık sermayesi kurucu ortaklar arasında eşit olarak paylaştırılmıştır.
Ana sözleşmesinin 9. maddesine göre ilk beş yıl süreyle -----şirket müdürü olarak seçilmiş ve kendisine münferiden temsil ve ilzam yetkisi verilmiştir.
Kuruluştan sonra dava dışı -----------hissesinin tamamını diğer iki ortağa eşit şekilde devrederek, ortaklıktan ayrılmıştır. Bu devir işlemi ortaklar kurulunun 14-03-2013 tarihli toplantısında kabul edilmiş, 15-03-2013 tarihinde tescil edilerek, 21-03-2013 tarihli ve 8283 sayılı --------- yayımlanmıştır.
Söz konusu devir işleminden sonra davacı şirketin 30.000.- T.L. lık sermayesinin;
15.000.- TL. lık kısmı -----
15.000.- TL. lık kısmı da davalı ...'e ait olmuştur.
Davacı şirketin ortaklar kurulu 28-09-2015 tarihli toplantısında; "----- ve davalı ....---- müdür olarak atanmasına ve her hususta şirketi münferiden temsil ve ilzam etmelerine" karar vermiştir. Bu karar 06-10-2015 tarihinde tescil edilmiş, 12-10-2015 tarihli ve 8923 sayılı -------------Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Dava; davacı şirket tarafından ortağı olan davalı müdürüne karşı açılmıştır.
Davacı şirket iki ortaklıdır ve ortakların hisseleri eşittir.
Yargıtay ------ Hukuk Dairesi Esas No:--------- tarihli kararında; "iki ortaklı limited şirketlerde, ortakların ikisi de müdür ise, dava açılması için ortaklar kurulu kararına gerek olmadığına" hükmetmiştir.
İnceleme sırasında davacı şirketin tasdik bilgileri yazılı olan ticari defterleri ibraz edilmiştir.
Davacı şirketin -------------- numaralı Euro hesabına yurt dışındaki ---- tarafından ---- tarihinde ---havale gelmiştir. Havale davacı şirketin -------------- olan alacağına karşılık gönderilmiştir.
Gelen havalenin;
35.000.- Euro'luk kısmı 28-04-2016 tarihinde davalı ..------ hesabına aktarılmıştır.
35.000.- Euro'luk kısmı da yine 28-04-2016 tarihinde banka tarafından davalıya ödenmiştir.
Davalı ... ------, bu hususları kabul etmekle birlikte, söz konusu paradan şirkete ait ödemeleri yaptığını ileri sürmektedir.
Davacı şirketin banka hesabına gelen 70.995.- Euro havalenin karşılığı 226.190,07 T.L. sidir. Bunun 70.000.- Euro'luk kısmını davalı almış olup aldığı tutarın karşılığı da 223.020.- TL' sidir. Davacı şirkete ait bilirkişinin raporu ekinde dosyaya konulan davalının müdürlüğü zamanında tutulmuş muavin hesap kaydına göre; davalının zimmetinde 174.434,70 TL'nin kaldığı, ( 223.020 TL - 174.434,70 TL = ) 48.585,30 TL'sının ise şirket defter kayıtlarına göre şirket harcamalarında kullanıldığı, davalının zimmetinde kalan miktarın 42.131,95 Euro olduğu, davalının delil listesine yazdığı vergilerin makbuz ve belgelerinden ödemelerin davalı tarafından yapıldığı anlaşılamadığı belirlenmekle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/776, K. 2019/1044, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama