KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/971
- Karar No
- 2022/170
- Karar tarihi
- 2 Mart 2022
Karar Metni
1.782 kelime·9 dk okuma·13 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/971 Esas
KARAR NO : 2022/170
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/09/2017
KARAR TARİHİ : 02/03/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DAVA
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; taraflar arasında 01.12.2015 tarihinde sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme ile davacının,------- sondajı delinme işini üstlendiğini, ---- havalandırma ----yapım işi ek protokoldeki------eksiksiz uyularak iş yapılırken---- meydana geldiğini,----üzerindeki bozuk ve çatlak zonlara gelindiğinde kaçak başladığını ve göçüğün büyüdüğünü, davacıya haber verilmeden göçüğün --- ile doldurulduğunu, ancak davacının ---- ağırlık,----- ve ---- oluşan ---ile doldurulması sonucu kuyuda kaldığını, davacıya ağır mal ve iş kaybı yaşadığını,
ayrıca davacıya hakediş ödenmeyeceği bildirildiğinden işbu davanın açılmak zorunda kalındığını, ----sayılı dosyasında hakediş yönünden verilen kararda davacının toplam hakedişinin 971.730TL. olduğunun, davacıya % 20 kusur atfedildiğinin, tahsil edilen 200.000TLlik hakediş tutarına göre davacının hakedişinin 577.384TL.
Olduğunun belirtildiğini, ayrıca ---- kalan malzeme toplam bedelinin 225.000 TL olarak tespit edildiğini, buna istinaden davacının ---- tarihli, --- tutarlı faturayı davalıya gönderdiğini, ancak davalının faturayı iade ettiğini öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000TL.lik hakediş bedelinin ve 5.000 TLlik malzeme bedetinin 21/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; taraflar arasında 01.12.2015 tarihinde sözleşme akdedildiğini, akabinde de ek protokol imzalandığını, sözleşmeye göre davalıya ait ----bulunan --- ----- açma işinin yapılacağını, son 7 metre kaldığında, beklenmedik şekilde kuyunun içindeki ----- boşaldığını, yüklenici davacının kusuru bu durumu öngörmesine rağmen davalı şirketten ek çap düşürmesi talebinde bulunulmadığını, bu hususun ek protokolün 1,3 maddesinde yazıldığını, buna rağmen davacının yazılı başvuruda bulunmayarak göçüğün meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, ---- doldurulmasından haberlerinin olmadığını,
şayet göçük sonrasında müvekkil şirket tarafından ---- atılmasaydı dahi davacı şirketin zaten göçük altında kalan malzemelerini alma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkil şirketin iş güvenliği kurallarına göre herhangi bir can kaybı yaşanmaması için derhal önlem alarak şirketin bilgi ve görgüsü dahilinde ---- attığını, bu nedenle davacının malzeme talebinin yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, diğer taraftan müvekkilince,---- sayılı dosyasından yapılan tespitlere de itirazların bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
ISLAH
Davacı vekili 24/07/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile ; ---- tarihli dava dilekçesi ile talep edilen toplam değeri 10.000-TL'lik davanın, (işbu ıslah dilekçesi ile ---- daha yükselterek,) ---- alacağın, davalı/k.davacı şirketin (06.03.2019 tarihli rapor da nazara alınarak) temerrüde düştüğü 15.08.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVA
DAVA
Karşı dava dilekçesinde karşı davalı ile davaya konu sözleşme ve ek protokol gereğince avans karşılığı olarak 215.000TL. ödeme yapıldığını, sözleşmede işin yapılamaması durumunda bu avansın geri iade edileceğinin öngörüldüğünü, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait çalışma yapılan tüm ayların karşılığı vardiya raporları mevcut olup bu ödemelerin müvekkil şirket tarafından yapıldığını, bu nedenle yapılan ödemelerden şimdilik 10.000TL.lik taleplerinin olduğunu, ayrıca ----karşılık şimdilik 5.000TL. ve muhafaza -----bedellerine karşılık şimdilik 5.000TL., ---- davacı/karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davaçı /karşı davalı vekili cevabında bahse konu 215.000TL.den 15.000TL.'nin bölgeye ------- bedeli olduğunu ve bunun karşılama sorumluluğunun asıl işverene ait bulunduğunu, geriye kalan 200.000TL.'nin ise bölgede kullanılacak olan---- üretimi için kullanılacak olan bedel olduğunu, müvekkiline ödenmesi gereken hakediş olmadığını, müvekkil şirketin, davalı/karşı davacıdan hakediş altında 2 yıl boyunca herhangi bir ödeme almadığını, nitekim asıl işveren sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesine rağmen müvekkil şirkete ödeme gerçekleşmediğini, savunarak karşi davanın reddini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Asıl Dava ; Ödenmeyen hak ediş bedeli ve göçük altında kalan malzeme bedelinin tahsiline ilişkindir.
Karşı Dava : Avans olarak verilen 215.000 TL ve sair giderler için yapılan masrafların tahsiline ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.
Davacının davalı ile aralarında düzenlenen 01/12/2015 tarihli sözleşme ile ----- civarındaki -----sahasındaki ----- delinme işini yüklenici sıfatıyla aldığı, işin yapımı sırasında göçük meydana geldiği, davacının ödenmeyen hak ediş bedeli ve göçük altında kalan malzeme bedelinin tahsilini talep ettiği görülmekle, teknik bilirkişilerden göçüğün meydana gelmesinde tarafların kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti için rapor alınmıştır.
Jeoloji Mühendisi ------- Maden Mühendisi ---- İnşaat Mühendisi -------ve Jeoloji Mühendisi----- İş Güvenliği Uzmanı ----- Maden Mühendisi --- tarafından düzenlenen birbiri ile uyumlu iki ayrı rapor ile davacı yüklenicinin % 70, davalı iş verenin ise % 30 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olup, ---- alınamadığı, devamında eksikliklerin tespit edildiği, bunun üzerine ek protokol imzalandığı, ek protokolde yapılacak iş tanımının açıkça belirtildiği, ikinci yapılan---- öngörülebilir ve alınacak tedbirlerle önlenebilir nitelikte bir göçük olduğu, kusurun çoğunlukla yüklenici de olduğu yönündeki kusura ilişkin tespitler mahkememizce de benimsenmekle bu iki rapor kusur yönünden hükme esas alınmıştır.
Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporları, tarafların iddia ve savunmaları, hep birlikte değerlendirildiğinde;
Davacının; taraflar arasında 01.12.2015 tarihli sözleşme düzenlendiğini, buna göre ---- civarındaki maden işletme sahasındaki ----- yapım işini üstlendiklerini, işi yaparken göçük medyana geldiğini belirterek ödenmeyen hakkediş alacağı ve ---kalan malzeme alacağının tahsilini talep ettiği,
Karşı davacının da; karşı davalıya 215.000 TL avans ödemesi yaptığını, ancak işin tamamlanmadığını belirterek avans ödemesinin iadesi ve ayrıca karşı davacı tarafından yapılan 30.000 TL masrafin tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlıklar asıl dava yönünden ; Taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının hakkediş alacağı olup olmadığı ve miktarı, davacıya ait malzemelerin göçük sırasında zarar görüp görmediği ve zarar miktarı, zarardan davalının sorumlu olup olmadığı,
Karşı dava yönünden ; karşı davacının davalıya avans ödemesi yapıp yapmadığı, avans iadesinin ödemesinin koşullarının oluşup oluşmadığı, karşı davacının davalıdan talep edebileceği masraf olup olmadığı, varsa miktarı ve karşı davacının yaptığı masrafın davalının sorumlu tutulup tutulmayacağı...” konularındadır.
Davacı-karşı davalı şirketin ticari defterlerinde, davalı-karşı davacı şirkete ait ---- hesap hareketlerinin incelenmesinde, --- avans tahsil edildiği, buna karşılık ----fatura düzenlediği, davacı-karşı davalı şirketin kendi defterlerinde ---- alacaklı gözüktüğü,
Davalı-karşı davacı şirketin incelenen defterlerinde, davacı-karşı davalı şirkete ait hesap hareketlerinin incelenmesinde, 215.000,00 TL BORÇ kaydettiği, karşılığında herhangi bir alacak kaydı girmediği ve defterlerinde 215.000,00 TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir.
Tarafların ticari defterlerindeki uyuşmazlık, davacı-karşı davalı ----------- --- şirketin defterlerinde kayıtlı olup, davalı-karşı davacı ----- şirketinin defterlerinde kayıtlı olmayan 31.07.2017 tarihli, 1.017.383,99 TL tutarlı fatura bedelinden kaynaklanmaktadır.
Faturanın incelenmesinde, davacı-karşı davalı---- tarafından davalı-karşı davacı ----- şirketi adına düzenlenen hakkediş, malzeme bedeli,---- bedeli açıklamalı olarak --- tutarlı faturaya ilişkin olduğu, faturanın davacı karşı davalı tarafından ----ihtarnamesi ile davalı-karşı davacı şirkete gönderildiği, davalı-karşı davacı tarafından---- ihtarnamesi ile iade edildiği görülmüştür.
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
Eser teslimden önce beklenmedik olay sonucu yok olursa iş sahibi, eseri teslim almada temerrüde düşmedikçe yüklenici, yaptığı işin ücretini ve giderlerinin ödenmesini isteyemez. Bu durumda malzemeye gelen zarar onu sağlayana ait olur.
Teslimden önce hasarın iş sahibine ait olduğu durumlar da vardır. İş sahibi, yapılan eseri teslim almakta temerrüde düşerse, temerrüdün başladığı andan itibaren hasar, iş sahibine ait olacaktır. Yine malzemeyi iş sahibinin sağladığı durumlarda da, malzemeye gelen hasara iş sahibi katlanmak zorundadır. Eserin iş sahibince verilen malzeme veya gösterilen arsanın ayıbı veya iş sahibinin talimatına uygun yapılması yüzünden yok olması durumunda yüklenici, doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında bildirmişse, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen değerlerin ödenmesini isteyebilir.
Eser sözleşmesi ilişkisinde konunun uzmanı yükleniciler olduğundan gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü de yüklenicilere aittir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre, zararlandırıcı olayın gerçekleşmesine etkili olan yüklenici kusurunun tespitinde, iş güvenliği mevzuatından da yararlanılması mümkündür. Çünkü, yüklenici işinin uzmanı sayılan, sorumlu meslek adamıdır. Yüklenici, eser sözleşmesi ile yüklendiği edimini yerine getirirken veya sözleşmenin hazırlanması aşamasında gerekli tüm tedbirleri almakla ödevlidir. Yüklenici, işçi sayılamayacağından iş sahibinin denetimine de tâbi değildir. Yüklenicilerin, iş sahibine karşı Borçlar Kanunu'nun 471. maddesi hükmünden kaynaklanan sadakat borcu ve özen borcu söz konusudur.
Bu genel açıklamalardan sonra somut ihtilafa dönecek olursak ,eser sözleşmesinde yüklenicinin işin uzmanı olduğu,işi bildiği " kural olarak kabul - edilir. Davacı yüklenici, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ek protokolde yer alan kurallar çerçevesinde işi yapmak ve iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür.İş sahibinin ödeme borcu ise eserin teslimi ile muaccel hale gelir.
Asıl dava yönünden yüklenicinin % 70 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.Yüklenicinin eser bedelini hak edebilmesi için eseri sözleşme kapsamında bitirip iş sahibine teslim etmesi gerekir. Yüklenicinin edimini -----açma işlemi,sözleşmeye göre yapılıp iş teslim edilmediğinden, eserin meydana getirilememesinde yoğunluklu kusur yüklenicide bulunduğundan yüklenicinin sözleşme bedelini talep edemeyeceği, göçük altında kalan malzeme bedeli ise menfi zarar kapsamında yer alan bir zarar kalemi olup,menfi zarar talebinde bulunanın kusursuz olması gerektiği, ancak davacı yüklenicinin kusuru bulunduğundan davacının malzeme bedelini de talep edemeyeceği belirlenmiştir.
Karşı dava yönünden ise teknik inceleme bölümünde açıklandığı üzere sözleşmenin feshinde davalı iş sahibi % 30, yüklenici ise % 70 oranında kusurludur. Yükleniciye ödenen avans bedeli ise 215.000 TL.dir.Bu durumda karşı davada iş sahibinin iadesini isteyebileceği avans bedeli;---- hesap edilmiştir. İş sahibi, davalı yükleniciden yakıt bedeli, konaklama bedeli ---- talebinde bulunmuştur. Bu masrafların tamamı,sözleşme nedeniyle iş sahibinin cebinden çıkan fiili menfi zarar kapsamındadır. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere,iş sahibinin menfi zarar talebinde bulunabilmesi için kusursuz olması gerekmektedir. Sözleşmenin sona ermesinde iş sahibinin de kusuru bulunduğundan karşı davada iş sahibinin menfi zarar talebinde bulunamayacağı belirlenmekle ;
Asıl davanın reddine, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/971, K. 2022/170, 2 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama