İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/363 K.2021/1145

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2020/363Karar2021/1145Tarih3 Kasım 2021Okuma11 dk · 2.124 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/363
Karar No
2021/1145
Karar tarihi
3 Kasım 2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.124 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2020/363 Esas

KARAR NO: 2021/1145

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ: 19/08/2020

KARAR TARİHİ: 03/11/2021

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkili---- annesi olup gebelik takibinin dava dışı --------- tarafından yapıldığını, anılan ----poliçesinin ----- tarafından düzenlendiğini, ---- takibinde davacı anneyi -------- tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri ve bunların reddedilmesi halinde ortaya çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatmayarak küçük ---- olarak doğmasına sebebiyet verdiğini, oysa --- gebelikte tespiti mümkün olan, tespiti halinde de ---- göre gebeliğin sonlandırılmasına izin verilen bir özür olduğunu,------teşhise yönelik imkanlar konusunda hastayı aydınlatmayan doktorun sorumlu olacağını kabul ettiğini,

Davalarının, ---- davacıları aydınlatmaması sebebiyle --- doğumdan sorumlu olduğu iddiasına dayanmakta olduğunu,---- konudaki ilke kararının--- yönünde olduğunu, ---- kararında --- görevini özenle yerine getirmeli ve hastanın bilgi alma hakkı kapsamında onu aydınlatmalıdır.Somut olayda, hekimin ---- teşhise yönelik bir hatasının veya bu anomaliyi teşhise yönelik imkanlar konusunda hastayı aydınlatmamasının sorumluluğunu doğuracağı izahten varestedir ..." denilerek ilk olarak çok kesin bir şekilde down sendromu teşhis yöntemleri konusunda hastayı aydınlatmayan doktorun --------- sorumlu olacağının tartışmasız olduğunu vurguladığını,

-----kusur konusunda rapor almaktan veya bilirkişiye başvurmaktan bahsetmemekte tam tersi “aydınlatma yoksa sorumluluk vardır” demekte olduğunu, bu nedenle kusur konusunda rapor almanın gereksiz olduğu kadar ------- da istenmediğinden mesnetsiz olduğunu, Somut olayda, hekimin ----- teşhise yönelik bir hatasının veya bu anomaliyi teşhise yönelik imkanlar konusunda hastayı aydınlatmamasının sorumluluğunu doğuracağının izahtan vareste olduğunu, Davalı eğer davacıların aydınlatılmış onamını aldığını ispat edemezse davalarının kabul edilmesi gerektiğini, Fazlaya dair talep ve dava hakkı mahfuz kalmak kaydıyla;

müvekkili küçük --------- tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Görülmekte olan dosyada, davacılar adına maddi-manevi tazminat talebinde bulunulmakta olup ---dilekçeleri ekinde yer alan müvekkili şirketin düzenlemiş olduğu ------- hareket ederek davacının zararına neden olduğunun tespit edilmesi halinde müvekkili şirketin de sorumluluğunun doğacağını, Dava konusu edilen olay tarihinin dava dilekçesinde --- olarak belirtilmiş olunmakla -------uyarınca müvekkili şirketin ilgili poliçe kapsamında sorumluluğu ancak sözleşme süresi içinde sigortalıya dolayısıyla kendisine yapılan tazminat talepleri nedeniyle söz konusu olabilecek olup dava dilekçesi ekinde bulunan deliller taraflarında bulunmadığından davacının iddiasına maddi vakıaları yönünden cevap verememekle birlikte beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını,

---- davacının iddiasının aksine, ------ düzeyde özen göstermiş olup yapılan ---- ve gerekse teknik anlamda hiçbir hataya yer verilmediğini, ---- uyarınca da hekimin----- bilimsel verilerini tam olarak kullanırsa sonuçtan sorumlu olmayacağını, ----- öğretide tedavi yöntemini seçmenin hekimin işi olduğunu, bu nedenle klasik tıbba girmeyen bir uygulamanın hekim tarafından uygulanmasının hekimin hata yaptığının anlamını da doğurmadığını hekimin tıbbi müdahaleden dolayı sorumlu tutulması için çok üstün özen ve deha göstermesi aranmayacağını, normal düzeyde önlemlerin alınmasının ve özen gösterilmesinin yeterli olacağını,

Tüm tedbir ve gereken özeni gösteren, doğru bir tanı ve tedavi metodu uygulayarak davacıyı iyileştirmeye çalışan davalı doktora herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğinden huzurdaki davanın da reddinin gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, Öncelikle doğru tanı ve uygulama yahut hastanın kendisine verilen talimatlara uymaması durumunda hekimin tazminat yükümlülüğünün söz konusu olamayacağı gibi bu husustaki ispat külfetinin de Davacıya ait olacağını, davacı yanın iddia ettiği yanlış tedavinin önerildiğini, kendisine yanlış tedavi ve ameliyat uygulandığını ispatlamakla mükellef olduğunu,

dava konusu somut olayda sigortalının gerçekleştirmiş olduğu-------- davranışının, eylem ile zarar arasında illiyet bağının ve en önemlisi tıbbi uygulama hatasının ve davacı zararının ispatlanmasının şart olduğunu, sonuç olarak tüm bu hususların tespitinin uzman bilirkişiler marifeti ile yapılmasının gerekmekte olduğunu, tespit edilememesi halinde huzurdaki davanın reddinin gerektiğinin de izahtan vareste olduğunu, Zararla olay arasında uygun nedensellik bağının varlığının da bulunmadığını, davalı doktorun sorumluluğuna gidilebilmesi için davacının iddia ettiği bir hata varsa zarar ile illiyet bağının da tespitinin gerektiğini,

davalı doktorun başarılı bir operasyon gerçekleştirdiğini, dünyaca kabul edilen uygulanması en doğru ve geçerli tedavilerin davacıya uygulandığını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, davalı doktora hiçbir şekilde kusur izafesinin mümkün bulunmadığını, Ortada davacının gerek maddi gerekse manevi hiçbir zararı bulunmadığından,

davacının işbu dava ile maddi ve manevi tazminat talep etmesinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının talep ettiği faizin de haksız ve yersiz olup kabul edilemez nitelikte olduğunu, Müvekkili şirketin müdahil olarak duruşmalara kabulüne, müvekkili şirketin taraf sıfatı bulunmadığından aleyhine hüküm kurulmamasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava ; sigorta hukukundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.

Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporları, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde;

Davacı dışı sigortalı doktor ------ gebelik takibinde davacı anneyi ----tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri ve bunların reddedilmesi halinde ortaya çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatmaması nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Davalı ; dava dışı sigortalı ----- sırasında en üst düzeyde özen gösterdiğini, yapılan ----gerekse teknik anlamda hiçbir hataya yer verilmediğini kendisine her hangi bir kusur izafe edilemeyeceğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davacı ----- ait hastane dosyaları ve hasar dosyası celp edilmiş ve incelenmiştir.

Davalının dava dışı----- arasında sigortaladığı azami teminat limitinin maddi ve manevi tazminat kapsamında ---- olduğu görülmüştür.

----- oranında meslekte kazanma gücünde azalma olduğu ve sürekli birinin bakımına muhtaç olduğu belirlenmiş ve rapor mahkememizce gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.

Davacı ----sürekli iş göremezlik ve ömür boyu birinin bakımına muhtaç olması sebebiyle dava dışı sigortalının % 100 kusuru nedeniyle talep edebileceği tazminatın --- olduğu ancak davalı tarafından düzenlenen sigorta sözleşmesinin poliçe limitinin---- tarihli bilirkişi raporu ile belirlenmekle bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.

---- ilamında da vurgulandığı gibi. Hekim ile hasta arasındaki ilişki vekalet akdi mahiyetinde olup, ------- vekil vekâlet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır.

Vekil işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur ------ nedenle, doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

Doktor hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlarda bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür.

Gerçekten de müvekkil --------- olan vekilden tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir. Gereken özeni göstermeyen vekil, ------ uyarınca vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

--------------Bu sözleşmenin tarafları tüm insanların haysiyetini ve kimliğini koruyacak ----- ayırım yapmadan herkesin, bütünlüğüne ve diğer hak ve özgürlüklerine saygı gösterilmesini güvence altına almakla yükümlüdürler------ sağlık alanında herhangi bir müdahalenin ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerekir" düzenlemesi mevcuttur. ------yazılı olan veya yazılı olmayan meslek kurallarına uygun müdahaleyi güvence altına almaktadır.

Ayrıca, uygulamanın tedavi ya da yaşam kalitesinin yükseltilmesi amacına yönelmesinin zorunlu olduğu belirtilmektedir.

Burada kastedilenin tıbbi standartlar olduğu konusunda bir duraksama bulunmamalıdır.-------alanında herhangi bir müdahale, ilgili kişinin bu müdahaleye özgürce ve bilgilendirilmiş bir şekilde muvafakat etmesinden sonra yapılabilir.---- Bu kişiye, önceden müdahalenin amacı ve niteliği ile sonuçları ve tehlikeleri hakkında uygun bilgiler verilecektir.----- İlgili kişi, muvafakatini her zaman serbestçe geri alabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.--------Hekim hastasını, hastanın sağlık durumu ve konulan tanı, önerilen tedavi yönteminin türü, başarı şansı ve süresi, tedavi yönteminin hastanın sağlığı için taşıdığı riskler,

verilen ilaçların kullanılışı ve olası yan etkileri, hastanın önerilen tedaviyi kabul etmemesi durumunda hastalığın yaratacağı sonuçlar, olası tedavi seçenekleri ve riskleri konularında aydınlatır. Yapılacak aydınlatma hastanın kültürel, toplumsal ve ruhsal durumuna özen gösteren bir uygunlukta olmalıdır. Bilgiler hasta tarafından anlaşılabilecek biçimde verilmelidir. Hastanın dışında bilgilendirilecek kişileri, hasta kendisi belirler.

Sağlıkla ilgili her türlü girişim, kişinin özgür ve aydınlatılmış onamı ile yapılabilir. Alınan onam, baskı, tehdit, eksik aydınlatma ya da kandırma yoluyla alındıysa geçersizdir." denilmiştir.

------ hastanın, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahip olduğu, tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamayacağı; bilgilendirmenin kapsamı başlıklı 15. maddesinde, hastaya;

a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği, b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi, c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri, ç) Muhtemel komplikasyonları, d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri, e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri, f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri, g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği hususlarında bilgi verileceği.

18. maddesinde ise, "Bilgi, mümkün olduğunca sade şekilde, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde verilir.

Hasta, tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından tıbbi müdahale konusunda sözlü olarak bilgilendirilir. Bilgilendirme ve tıbbi müdahaleyi yapacak sağlık meslek mensubunun farklı olmasını zorunlu kılan durumlarda, bu duruma ilişkin hastaya açıklama yapılmak suretiyle bilgilendirme yeterliliğine sahip başka bir sağlık meslek mensubu tarafından bilgilendirme yapılabilir." düzenlemesi yer almaktadır.

Özetle hekim, görevini yüksek özenle yerine getirmeli ve hastanın bilgi alma hakkı kapsamında onu aydınlatmalıdır.

Somut olayda, alan uzmanı hekimin anne karnındaki bebekteki -------- teşhise yönelik bir hatası veya bu anomaliyi teşhise yönelik imkanlar konusunda hastayı yeteri kadar aydınlatmamasının sorumluluğunu doğuracağı izahtan varestedir.Davacı anne, dava dışı hekimin kendisini bilgilendirmediği için anne karnındaki bebekte var olan ----- tespit edilemediğini, riskli gebeliği sonlandırma hakkının elinden alındığını ileri sürmektedir.

Bu durumda hekim, üçlü tarama testi sonucunda elde ' edilen sonucu, kesin tanı için başvurulabilecek yöntemleri, bu yöntemlerin risklerini, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri gereğince ve usulünce anneye açıklamalı, onu aydınlatmalıdır. Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat yükü ise hekimdedir.

Somut olayda davalının, dava dışı sigortalı --------- sağlık hizmetinin verilmesinde davacı annenin sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini kanıtlayamadığı, sigortalının başkaca kusurunun aranmadığı, sadece bilgilendirme yükümülüğünü yerine getirmemesi davacıların tazminat talebinde bulunmaları için yeterli olduğu, davacıların taleplerinin davalı tarafından düzenlenen poliçe kapsamında olduğu, davacı---- olması nedeniyle % 100 maluliyetinin oluştuğu ve bu nedenle hayat boyu bakıma muhtaç olduğu, maddi zararın --- olduğu, ancak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu gözetilerek talep artırım dilekçesindeki talep uyarınca--- tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden ise ; " Genel kabul gören görüşe göre manevi tazminat; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bar tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği açıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır------ maddesinde düzenlenen hükme göre, hakimin özel durumları göz önüne tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır.

Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Taktir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. -------gerekçesinde de taktir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda taktir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. "

Somut olayda davacı ----- olarak dünyaya geldiği ve %100 malul olduğunun belirlendiği, yaşı ve maluliyet durumuna göre hayat boyu bakıcıya ihtiyaç duyacağı, dolayısıyla davacı annenin da çocukla birlikte ömür boyu bu sendromun getirdiği zorlukları birlikte yaşayacakları, sürecin ağır ve meşakkatli bir süreç olduğu bu durumun çocuk yanısıra anne içinde ciddi bir travma yarattığı, sigortalı hekimin ağır kusurlu olduğu, davalının sigortalısının kusurundan kaynaklı bu zarardan da poliçe limitleri dahilinde sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılarak davacıların manevi tazminat istemlerinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : DAVANIN KABULÜ ile ; 1-Maddi tazminat yönünden ; davacı ----- dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 2-Manevi tazminat yönünden ; davacı----- dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,

HARÇLAR

3-Alınması gerekli --- harçtan davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan ----- harçtan mahsubu ile, eksik bakiye --- --- davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

VEKALET ÜCRETİ

4-Maddi Tazminat davası yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 57.050,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Manevi Tazminat davası yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 8.600,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

YARGILAMA GİDERLERİ

6-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 1.804,11 TL ve yargılama sırasında ıslah harcı olarak yatırılan 991,00 TL olmak üzere toplam 2.795,11 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından sarf edilen 3.000,00 TL Bilirkişi ücreti ve 250,25 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 3.250,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------------- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/11/2021

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/363, K. 2021/1145, 3 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2021/1145
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 19/08/2020
  7. Karar Tarihi: 03/11/2021
  8. Dava
  9. Cevap
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Harçlar
  12. Vekalet Ücreti
  13. Yargılama Giderleri
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/363
Karar No
2021/1145
Tarih
3 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2020/364 K.2021/1413
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/364 K.2021/747
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/364 K.2021/703
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/364 K.2021/847
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/365 K.2021/800
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/365 K.2021/719

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.