KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/771
- Karar No
- 2024/768
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
Karar Metni
1.181 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/771 Esas
KARAR NO: 2024/768
DAVA
Sıra Cetveline İtiraz (İcra Yoluyla Takipten Kaynaklanan Sıra Cetveline İtiraz)
DAVA TARİHİ: 18/08/2017
KARAR TARİHİ: 09/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İcra Yoluyla Takipten Kaynaklanan Sıra Cetveline İtiraz) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle ; -----------Ş. hakkında açılan iflas erteleme davası sonucunda iflas kararı verildiğini ve ---------- İcra ve İflas Müdürlüğünün ---------- sayılı dosyasına kayıt edildiğini, dava dosyasının müdahil olarak takip edildiğini, iflas masasına alacak kaydının ------------ sırasına yapıldığını, müracaatta alacağa istinaden ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- sayılı dosyası alacağının iflas tarihi itibariyle hesaplandığını ve 06/11/2013 tarihi itibariyle 453.694,36 TL olarak kesinleştiğine dair derkenarın iflas müdürlüğüne sunulduğunu,
müvekkilin müflisten ---------- İcra Müdürlüğünün ------------- sayılı takibinde iflas tarihi itibariyle alacağın hesaplandığını ve 06/11/2016 tarihi itibariyle 242.500,97 TL olarak kesinleştiğine dair derkenarın iflas müdürlüğüne sunulduğunu, toplam 296.195,33 TL alacağın masaya kaydının yapıldığını, iflas müdürlüğünün alacağın 204.500,00 TL'lık kısmının kabulü ile ------------sıraya kayıt edildiğini, 491.695,33 TL'lık kısmının ise reddine karar verildiğini ileri sürerek 491.695,33 TL alacağın müflisin masasına kaydına karar verilmesini talep etmiştir. talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, davanın sıra cetvelinin ilanı yada tebliği tarihinden itibaren 15 gün içerisinde açılması gerektiğini, davalı müflisin ----------- esas sayılı dosyasından verilen 06/11/2013 tarihli kararı ile iflasına karar verildiğini, davalı müflis aleyhine başlatılan ----------- İcra Müdürlüğünün ---------- sayılı ve ---------- İcra Müdürlüğünün ------------ sayılı dosyaları ile başlatılan takiplerin durduğunu,
davacının 696.195,33 TL alacağının kayıt ve kabulü için iflas idaresine süresinde başvurduğunu ve alacağın ------------- nolu kayıt olarak sıra cetveline kaydedildiğini, iflas idaresinin 204.500,00 TL'nın kabul edilerek sıra cetvelinde -------------sıraya kaydedildiğini, bakiye 491.695,33 TL'nın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine karar verildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI
Mahkememizden verilen 06/02/2019 tarih ve ----------- Esas - ---------- Karar sayılı kararının ----------- sayılı ilamı ile ; " Kural olarak, yargılama aşamasında dayanılıp sunulmayan deliller, temyiz veya karar düzeltme aşamasında sunulamazlar; sunulmuş olsalar bile, bu aşamalardaki incelemeler sırasında dikkate alınamazlar.
Bu kuralın tek istisnası, dayanılıp sunulan delillin, o davaya konu borcu sona erdiren bir nitelik taşıması; örneğin, davaya konu borcun ödenmiş olduğunu gösteren makbuz, ibraname gibi bir belge olmasıdır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (Mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 188.) 114. maddesinde, “Hâkimin re’sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar” deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir. Bu noktada, dava hakkının bir anlamda dava şartı olduğu da dikkate alınmalıdır.
Dava hakkının varlığı ya da yokluğunun incelenmesi, doğrudan hâkime verilmiş ödevlerden olması karşısında, önceden ileri sürülmemiş olsa bile temyiz aşamasında dava şartının var olup olmadığını kendiliğinden gözetmesinde bir usuli engel bulunmamaktadır. Davanın hukuksal niteliği ve somut olayın özelliği gereği davalı, temyiz aşamasında dava konusu borcu sona erdiren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir.
Diğer bir anlatımla yargılama aşamasında, borcu itfa eden belge değerlendirilmeye alınmalıdır. Temyiz aşamasında sunulan ve borcu sona erdiren bir belgenin varlığı karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından söz edilemeyeceğinin (HMK 140, mülga HUMK. Md. 202) kabulü zorunludur. Ayrıca ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1).
Mahkemece, tarafların ticari defter ve belgeleri incelemeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu sebeple tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmek, davalının istinaf dilekçesinde belirttiği davalıya ödeme iddiasında bulunduğu çeklerle ilgili usulüne uygun araştırma yapılrak denetime elverişli raporla sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi isabetli olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur." karar verilerek mahkememizce verilen karar kaldırılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, sıra cetveline itiraz ve neticelerini düzenleyen İİK'nun 235.maddesi hükmüne dayalı kayıt kabul davasıdır.Müflis hakkında -------- Esas sayılı dosyası ile iflas kararı verildiği, iflas kararının kesinleştiği, tasfiyenin ----------- İflas Müdürlüğünün ----------- İflas sayılı dosyasından yürütülerek iflas idare memurlarının seçildiği, her bir iflas idare memurunun münferiden temsile yetkili olduğu, davacının alacağın sıra cetveline yazılması bakımından iflas idaresine başvurduğu ve alacağı red edildiği,
sıra cetvelinin 03/08/2017 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği dosyadan anlaşılmıştır.Davanın, İİK'nun 223/3 ve 235 maddesi hükümlerine göre süresinde açıldığının belirlenmesiyle davacının alacağıyla ilgili deliller toplanıp müflis defterleri ve davacıya ait defterler incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Düzenlenen bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla davacının incelenen ticari defterlerine göre davalıdan bakiye alacağının ------------- Şubesine ait 30.01.2010 tarihli 16.214,80 TL tutarlı --------- Şubesine ait 30.01.2010 tarihli 159.437,99 TL ve 30.01.2010
tarihli 85.500 TL bedelli, ------------ Şubesine ait 10.02.2010 tarihli 112.000 TL tutarlı çek bedellerinden kaynaklı 373.152,79 TL olduğu, Davacıya ait ticari defter kayıtlarına göre ise.
Davalının 2010 yılı yevmiye defterinin 01.03.2010 tarih ------------ no’lu yevmiye maddesinde davacı tarafından iade edilen 247.937,99 TL (159.437,99 + 85.500,00) tutarındaki iki adet çek bedelinin davacı cari hesabına alacak kaydedildiği, 30.06.2022 tarih ----------- no’lu yevmiye maddesinde davacı şirkete “--------- çek” açıklamasıyla 39.000,00 TL ve “------------“ açıklamasıyla 30.000,00 TL borç kaydı yapıldığı, Yevmiye defterinin 01.07.2013 tarih ---------- no’lu yevmiye maddesinde “4 adet Çek ciroladık” açıklamasıyla davacının cari hesabına 35.400,00 TL borç kaydı yapıldığı,
davalı şirketin kendi defterlerine göre iflas tarihi itibariyle davacının 140.537,99 TL alacaklı gözüktüğü belirlenmiştir. Ancak bankalara yazılan yazılara verilen cevaplara göre, 28.02.2012 tarihli 39.000 TL bedelli çekin ---------- Şti. Tarafından düzenlendiğinin ve bedelinin tahsil edildiğinin bildirildiği, 30..04.2010 keşide tarihli 50.000 TL ve 30.07.2011 keşide tarihli 30.000 TL bedelli çeklerinde ----------- Şti.
Tarafından ibraz edildiği ve bedelinin tahsil edildiği, bu durumda davalı müflis tarafından davacıya ciro yoluyla verilen 39.000 TL, 50.000 TL ve 30.000 TL olmak üzere toplam 119.000 TL tutarındaki çeklerin davacı tarafından davalıya iade edilen 85.500 TL bedelli çeklere karşılık verildiği,
davacının defter kayıtlarında görülen 373.152,79 TL alacak + 85.500 TL iade edilen çek bedeli = 458.652,79 TL'den davalı tarafından verilen toplam 119.000 TL çek bedelinin mahsubu ile davacının iflas tarihi itibariyle bakiye 339.652,79TL asıl alacağı ve 205.435,05 TL faiz alacağı olmak üzere 597.408,39 TL alacağı olduğu iflas idaresince 204.500 TL'lik alacağın kabul edildiği, bakiye 392.908,39 TL alacağı bulunduğu belirlenmekle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/771, K. 2024/768, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama