KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/331
- Karar No
- 2026/136
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
Karar Metni
1.597 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/331
KARAR NO : 2026/136
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/05/2023
KARAR TARİHİ : 12/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi özetle.
11.08.2022 tarihinde ----- ili ----- ilçesinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, ------ plakalı araçta yolcu olarak bulunan müteveffa ---- ile kardeşi ----- hayatını kaybetmiş; kazanın oluşumunda müteveffaların ve üçüncü kişi konumundaki davacıların herhangi bir kusuru bulunmadığını, durumun kaza tespit tutanağıyla da sabit olduğunu , davanın müteveffa ---- yönünden açıldığı ifade edilmiştir. --- plakalı aracın -----. nezdinde genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında ihtiyari mali sorumluluk ve 150.000 TL limitli manevi tazminat teminatının bulunduğu,
ancak ---- annesi --- bu kapsamda ödeme yapıldığı ve ödenen miktarın tespit edilerek poliçe limiti dahilinde davacılara ödenmesi gerektiğni, Ayrıca aracın ----- nezdinde 1.000.000 TL limitli zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunduğunu, müteveffanın desteğinden yoksun kalan ve henüz ortaokul öğrencisi olan oğlu ------ maddi zararının poliçe limiti dahilinde karşılanması gerektiğini, her iki sigorta şirketinin poliçe limitleri ölçüsünde sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik ----- yönünden 110.000 TL,
----- Sigorta yönünden 1.000 TL olmak üzere toplam 111.000 TL maddi ve manevi tazminatın kısmen tahsili ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesi özetle.
Davaya konu kazaya karışan --- plaka sayılı aracın müvekkil ---- Nezdinde ---- numaralı ------ Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 08.01.2022/08.01.2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, Poliçe limitinin maddi bedeni ayrımsız snırsız İMM ile teminat altında olduğunu, Müvekkil şirketin ---- Sigorta Poliçesi içinde ek teminat olarak yer alan İhtiyari Mali Sorumluluk klozu ile teminat kapsamı içine alındığını, Poliçenin teminat kapsamı dahilinde ödeyeceği manevi tazminatların 150.000-TL ile sınırlandırıldığını, Müvekkil şirket yönünden manevi tazminata ilişkin sorumluluk limitinin maksimum 150.000-TL olarak poliçede mevcut olduğunu,
--- çocuğu ----- vefatı sebebiyle başvurucu daha önce manevi tazminat talebi bakımından arabuluculuğa başvurmuş olup, anlaşma sağlanmış ve müvekkil şirket tarafından talep sahibine 25.000,00 TL ödeme yapıldığını, Poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğumuz poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber;
masraf, vekâlet ücreti sorumluluğumuz da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, Poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, Poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun net ve kesin olarak tespiti gerektiğini, Davacı, sigortalı araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlaması gerektiğini, Zararın kanıtlanamaması halinde müvekkil şirketin sorumluluğu olmadığını,
nitekim müvekkil şirketin sorumluluğu ancak ve ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, ayrıca, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, zira, mahkemenizce belirlenecek manevi tazminat miktarının tayininde haksız fiili oluşturan olayın özelliğinin yanında tarafların sıfatı, sosyal ve ekonomik durumlarının dikkate alınması gerekmektedir. diğer taraftan belirlenecek miktar ceza olarak tayin edilemeyeceği gibi, zenginleşme amacı olarak da kullanılamayacığını, Manevi tazminatın takdirinde tarafların sıfat,
işgal ettikleri makam ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarının dikkate alınması gerektiği, Manevi tazminat, davacılar için ekonomik açıdan zenginleşme aracı olmaması gerektiğini, Zira sigorta zenginleşme aracı olmadığını, sigorta poliçesi ile ancak gerçek zararın tazmini amaçlandığı, Bu sebeple davacının talep etmiş olduğu afaki tazminat miktarının reddi gerektiği, arz ve izah edilen nedenlerle ve kabul anlamına gelmemek üzere, fazlaya ilişkin dava, itiraz ve beyan haklarımız saklı kalmak kaydıyla; dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine tevdii ile kusur raporu alınmasına,
Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle.
11.08.2022 tarihinde-----meydana gelen kazada sigortalı aracın karıştığını, poliçenin olay tarihinde geçerli olduğunu ancak şirketin sorumluluğunun sigortalı sürücünün kusur oranı ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı bulunduğunu Kazada vefat eden kişiler yönünden destekten yoksun kalma tazminatının, ölen ile davacılar arasındaki ilişki, yaş, yaşam süresi ve fiili destek durumu dikkate alınarak bilirkişi marifetiyle ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini, bakıcı gideri ve tedavi sürecine ilişkin bazı kalemlerin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatı dışında kaldığını ve bu tür taleplerden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumlu olduğunu,
Müteveffanın gelirine ilişkin resmi belge bulunmaması halinde hesaplamada asgari ücretin esas alınması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin ise poliçe kapsamı dışında olduğunu, ayrıca kaza tespit tutanağındaki kusur oranının gerçeği yansıtmayabileceğini, kusur durumunun uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, Sonuç olarak davanın reddini, aksi kanaate varılması halinde ise tazminatın kusur oranı ve poliçe limitleri çerçevesinde, aktüeryal esaslara göre hesaplanmasını ve diğer hususlarda lehlerine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava ; 11/08/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle müteveffa ----- mirasçılarının destekten yoksun kalma ve manevi tazminat alacaklarına ilişkin maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya bilirkişiye tevdi edilmiş 05/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle. 11.08.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı olarak vefat ettiği bildirilen ------ ölümü sonucunda geride kalan hak sahipleri tarafından davalı sigorta kuruluşları aleyhine olarak yöneltilen iş bu davada: Davalı ------ ZMMS.
Poliçesi Kapsamında Hak Sahibi Davacı Oğlu ------ Destekten Yoksunluk Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 261.132,21 TL. Olduğu, Davalı ----- Kasko Sigortası İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi Manevi Tazminat bakiye teminat limiti 125.000,00 TL. kalmıştır.
Davacılar toplam 110.000,00 TL. manevi tazminat talebinde bulunmuşlar olup, söz konusu talep miktarı davalı sigorta kuruluşunun 125.000,00 TL. bakiye teminat limitinin altında kaldığı, Davalı ------ Kasko Sigorta Poliçesi İMM manevi tazminat sorumluluğu bakımından: Manevi tazminatın tayin ve tespiti Sayın Mahkemenin taktirinde bulunduğundan tarafımızca bu hususta bir değerlendirme yapılması mümkün olmadığı şeklinde sonuç bildirmiştir.
BEDEL ARTIRIMI
Davacı vekili 30/09/2025 tarihli dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı talebini 261.132,21 TL'ye artırmış, bakiye harcını yatırmış ve dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talepli olduğu, 11/08/2022 tarihinde meydana gelen çift taraflı ölümlü yaralamalı trafik kazasında ---- plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların babası --- ve kardeşleri ---- vefat ettiği, eldeki davanın sadece vefat eden baba yönünden açıldığı, davacılardan sadece ------ için destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, diğer davacıların talebinin ise manevi tazminata dair olduğu, müteveffanın yolcu olarak içinde bulunduğu---plakalı aracın dava dışı ---- sevk ve idaresinde iken kazanın meydana geldiği,
ATK Trafik İhtisas Dairesinden ------ CBS tarafından aldırılan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu----- plakalı aracın sürücüsü dava dışı ------ %100 asli kusurlu bulunduğu, bu sebeple mahkememizce usul ekonomisi ilkesi gereğince ayrıca bir kusur raporu aldırılmadığı, destekten yoksun kalma tazminatı talep eden ------talep edebileceği tazminat miktarının bulunup bulunmadığı bulunuyor ise miktarının belirlenmesi için dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiği, 05/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı,
bu doğrultuda davacı ----- 261.132,21-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, bu bedelden kusurlu olan ---- plakalı aracın zmms sigortacısı ----- sorumlu olduğu, manevi tazminat yönünden ise davacıların babalarını ve kardeşlerini kaybettikleri tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, davacıların müteveffanın vefatı sebebi ile hissedeceği acı ve elem, paranın satın alma gücü,
manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ancak caydırıcı da olması gerektiği anlaşılmakla tarafların kusur durumu ve talep edilen manevi tazminat miktarları bakiye poliçe limiti de dikkate alınarak her bir davacı için takdiren 15.000,00-'er TL toplam 90.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş, bu bedelden de davalı olan kasko sigortacısı----- poliçedeki ihtiyari mali sorumluluk manevi tazminat klozu sebebi ile sorumlu olduğu mahkememizce anlaşılmış ve bu bedeller üzerinden bedel artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş,
dava öncesinde davalılara yapılan başvurunun tebliğine dair dosya kapsamında bir delil olmamakla temerrüt tarihi olarak dava tarihi benimsenmiş ve talep gibi yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/331, K. 2026/136, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama