KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/26
- Karar No
- 2026/337
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2026
Karar Metni
1.101 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/26
KARAR NO : 2026/337
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/01/2025
KARAR TARİHİ : 07/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ---- numaralı ----- Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan minibüs cinsi ----- plakalı araca, 31.07.2023 tarihinde davalının maliki olduğu kamyonet cinsi -/--- plakalı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, sigortalı araçta meydana gelen zararın tazmini için müvekkili şirket tarafından tevkifatta dahil olmak üzere 33.780,64 TL tazminatın ödendiğini, davalı aleyhine ----.
İcra Müdürlüğü ---- esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe, borca ve faize itiraz ettiğini sonuç olarak itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; konuyla ilgili eksper raporuna itiraz ettiklerini, karşı tarafın kendilerine ortadan vurduğunu, o tarafta oturan oğlunun kafasının kanadığını, sağ ön lamba etrafındaki macunlarının patladığını, tartışmanın yaşandığını, eşine ağır küfürlerin edildiğini, polis çağırmak istediklerini fakat ölüm olmadan gelmeyeceklerini söylediklerini, kendilerinin karakola gittiklerini, orada olan biteni anlattıklarını, polis memurunun bir şey çıkmaz dediğini, karşı tarafın aracında masraf olmadığı esas masrafın kendi araçlarında olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir -----Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.
Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir.
Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır.
Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir.
Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir (Yargıtay ---
----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 34.771,85 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 19/01/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, davacı sigorta şirketinin 31/02/2023 tarihli kaza nedeniyle kasko sigortalısına yapmış olduğu ödemenin davalı ----- rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, kazada tarafların kusur durumu, takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın otomotiv sektöründe uzman makine mühendisi bilirkişi ile trafikçi bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Temin edilen 15/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
"Davacı Sigortacının ---- plaka sayılı araç için Kasko Poliçesi düzenlediği, sigorta süresi dahilinde teminat kapsamında bulunan "Çarpma-Çarpışma" riskinin gerçekleşmesi nedeni ile tazminat ödediği,
Rücu talebi açısından, kazanın oluşumunda sorumluğu bulunan taraflara kusurları nispetinde talepte bulunabileceği (halefiyet prensibi)- Türk Ticaret Kanunu’nun 1472 Maddesinin 1 Fıkra), ------ plaka sayılı araç sahibinin eşi olduğu cevap dilekçesinden anlaşılan araç sürücüsünün 2918 sayılı karayolları trafik kanunu Madde 47 – c, Madde 47 - d Hükümlerine aykırı davranarak kazaya %75 kusuru ile sebebiyet verdiği,------plaka sayılı aracın sürücüsü ---- , 2918 sayılı karayolları trafik kanunu : Madde 52 – a hükmüne aykırı davranarak, çarpma fiili ile kazaya %25 kusuru ile sebebiyet verdiği,Aracın aynı taraftan eski hasarı olduğu,
bu sebeple sadece bu kaza ile alakası olan onarımın 20.320,43 TL tutacağı, Davalının sorumluluğunun Kusuru nispetinde 15.240,32 TL olduğu" belirlemelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, kasko sigortası kapsamında davacı tarafça kendi sigortalısına yapılan ödemenin kusuru nispetinde kazaya sebep olan araç sürücüsü yahut işletenine 6102 sayılı Yasa'nın 1472 nci maddesi gereği rücu edilebileceği, davalı Suzan'ın ------ plakalı aracın işleteni olduğu, hasar gören sigortalı aracın eski hasarının da göz önünde bulundurulduğunda onarımın vergisi dahil 20320,43 Türk Lirası olacağı, kazanın oluşumunda %75 kusurunun bulunduğu,
buna göre yapılan hesaplamada rücu edilebilecek tutarın 15240,32 Türk Lirası olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile davalının ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 15.240,32 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağı 19/09/2023 tarihinden itibaren yasal faizinin işletilmesine, likit olmadığı değerlendirilmekle davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/26, K. 2026/337, 7 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama