KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2019/143
- Karar No
- 2020/162
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2020
Karar Metni
2.187 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/143 Esas
KARAR NO : 2020/162
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/01/2014
KARAR TARİHİ : 03/12/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin ------- bünyesinde yer alan şirketlerden biri olarak ----- en köklü markaları olan -------- yürüttüğünü, müvekkili şirketin yapmış olduğu araştırmalarda davalının------ ibaresini içeren çeşitli markalara sahip olmasına rağmen bu markaların ---- yılı aşkın süredir kullanılmadığından haberdar olduklarını, ---- markasının tanınmışlığı ve markanın ----ve bağlantılı ürünler ile özdeşleşmiş olduğunun markanın tüketici nezdinde çok güçlü bir ayırt ediciliğe sahip olduğunun aşikar olduğunu,
----markasının uzun yıllar öncesinde müvekkilinin taraf olmadığı bir anlaşma çerçevesinde --------- gibi bir kısım ------- bakımından davalı şirket tarafından, asıl ürün olan ----- ve ----- ile ilişkili ----- ürünler bakımından ise müvekkili şirket tarafından kullanıldığını, ancak tanınmış ---- markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının markasının davacının ----- markası ile birebir aynı olması sebebiyle bu markaların ----- malları dışındaki kullanımının müvekkilinin tanınmış markasının itibarına zarar vereceğini,
gıda maddesi olan----- markasının --------- üzerinde kullanılmasının tüketici nezdinde çağrıştıracağı imajın hoş bir imaj olmayacağını, bu sebeplerle davalıya ait ---- sayılı ------ içerir şekil markasının müvekkilinin tanınmış ------markası üzerindeki hakları sebebiyle 556 sayılı KHK'nın 8/4.maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
KARŞIİDDİA / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının herhangi bir zarara uğramadığını, davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, davacının yenilebilir yağlar için tescilli -------- markalarının devralırken başkalarının kullanımında bulunan ve farklı ürünler için tescilli ------markalarının varlığına ve bu markaların kullanılmasına tahammül etmesi gerektiğini bildiğini, iş bu tescilli markaların gıda ve ------ bölünerek paylaşımı sonrasındaki kullanım ve aynı cinsi ürünlerdeki marka tescilini hakkının taraflardan biri için gerçekleşen tanınmış marka sahipliği ile de aşılamayacağını,
müvekkili şirketin ---ve ----- uzantılı markaların sahibi olduğunu,---- yıllarına dayalı marka tescillerinin bulunduğunu, markaların genel olarak ----- sınıfına ilişkin olduğunu, dava konusu markaları ------markalarının gerçek sahibi olan ------ devralmakla müvekkilinin bu markalar üzerinde öncelik hakkının ve kazanılmış hakkının bulunduğunu,-------markasının tanınmışlık kaydının ------yılında gerçekleştiğini, müvekkili şirketin ---- ürünlerini kapsayan --- markalarının tescilinin ----- yıllarına dayandığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERVEGEREKÇE / Dava davalı adına---- tescil nolu --------- ibareli markanın iltibasa sebep olacak şekilde benzer olduğu gerekçesiyle 556 sayılı KHK çerçevesinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Celp olunan ---- kayıtları, -----kayıtları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamından; davacı tarafından davalıya ait bir kısım markaların hükümsüzlüğü yönünde mahkememizin ---- sayılı dosyası ile dava açıldığı, mahkememizin --- tarihli ara kararı ile iş bu dava konusu ---- tescil numaralı markaya ilişkin davanın tefrik edilerek ayrı bir esastan görülmesine karar verildiği, davalıya ait ---tescil numaralı ------------- ibareli markanın ---------- tarihinde -- nezdinde tescil edildiği anlaşılmış olup;
Mahkememiz ---- tarihli karar ile " Bir markanın tanınmış marka olarak kabul edilebilmesi için markanın ------- olduğu yönünde ----kararı olması ve sonrasında markanın tanınmış olduğunu tespit eden bir mahkeme kararının olması ve ayrıca ----- olma durumuna dayanılarak açılan hükümsüzlük davalarında tanınmışlık kriterinin hükümsüzlüğü talep edilen markanın tescili sırasında bulunması gerektiği,-- kayıtlarında ---- markasının Tanınmış Marka statüsünde kabul edildiği,
556 sayılı KHK nın 8. maddesinin 4.fıkrasında "bir marka toplumda tanınmışlık düzeyine erişmiş olması halinde markanın itibarına zarar verilmesi veya markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi veya haksız bir yararın sağlanması sarflarından birinin mevcudiyeti durumunda farklı mal veya hizmetler bakımından da koruma altına alınır." hükmünün yer aldığı, bu madde ile Tanınmış Marka Sahiplerine üstün hak niteliğinde öncelikli hak ve koruma sağlanmasının amaçlandığı,
farklı emtia veya hizmet sınıflarında aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer markaların TPE nezdinde tescili veya tescilli ise hükümsüzlüğünü talep etme hakkı tanınmış olduğu, bir markanın aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetler bakımından kullanılmasının mümkün olduğu,
ancak 556 saylı KHK nın 8/4 maddesine göre bir markanın tanınmışlık düzeyine sahip olması halinde bazı şartların da gerçekleşmesi ile birlikte farklı mal veya hizmetlerde de kullanılamayacağı, buna göre Tanınmış Markanın başka mal ve hizmetlerde kullanılmasının önlenebilmesi için tanınmış markanın farklı mal ve hizmetlerde kullanılmasından dolayı haksız bir yararın sağlanması veya markanın itibarına zarar verilmesi ya da markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi şartlarından birinin varlığının gerektiği, somut olayda davacının---- markasının ------ tanınmış marka olarak korunduğu, 556 sayılı KHK'nın 9/1 (c ) bendinde;
"malların itibarından haksız avantaj elde edilmesi" şeklinde düzenlemenin mevcut olduğu, MarKHK 8/4 maddesi ile de aynı duruma açıklık getirildiği, söz konusu bu madde hükümleri ile sonraki tescil sahibinin tanınmış markanın toplumda edinmiş olduğu itibardan yararlanmasının önüne geçilmek istendiği, fazla bir emek ve mesai harcamaksızın zaten bilinir ve tanınır hale gelmiş olan tanınmış markanın var olan tüketici kitlesi kullanılarak haksız kazanç sağlanmasının engellenmesinin amaçlandığı, mahkememizce alınan ----- tarihli bilirkişi raporlarında ---- esas unsurlu markaların birden fazla devir işlemi ile zaman içerisinde el değiştirdiği,
bu durumun davacının beyanları ile de sabit olduğu, ---- tarihinde ------ markalarının yenilebilir sıvıyağlar ile ilgili olanlarını davacı şirkete, ---- tarihinde ise yine ------ markalarının ----maddeleri ile ilgili olanlarını ise davalı şirkete devrettiği, -------- nezdinde davacı ve davalı adına farklı mal ve hizmetler bakımından tescilli birden fazla marka bulunduğu,
------ esas unsurlu marka ------ olarak Tanınmış Marka sıfatıyla davacı adına kayıtlı olmakla birlikte özellikle ----ürünleri sınıfından da uzun yıllardır davalı adına tescilli olan ve üretimi ve pazarlaması devam eden, tüketici nezdinde belirli bir bilinirlilik seviyesine gelmiş bir marka olduğu, her iki tarafın da markaları devralırken markaların farklı mal ve hizmetler bakımından tescilli markalar olduğunu bildikleri, dolayısıyla davalının davacı markasının itibarından yararlanması ihtimalinin bulunmadığı, tanınmış markanın tüketicinin nezdinde tescilli bulunduğu malı veya hizmeti tanımladığı,
dolayısıyla bazı durumlarda tanınmış markanın farklı mal veya hizmetlerde kullanılmasının tanınmış markanın piyasada gücünün ve etkileme alanının azalmasına sebebiyet verebileceği, tanınmış markanın aynı veya benzerini kendi mal veya hizmetlerinde kullanan kişinin amacının tanınmış markayı kullanmak suretiyle toplumun dikkatini üzerine çekmek ve markanın temsil ettiği imajı kendi mal ve hizmetlerine devrini sağlamak olduğu taktirde, bu anlamda markayı kullanmak suretiyle toplumun dikkatini çekmek ve imajın devrinin, markanın itibarının istismar edilmesi anlamına geldiği,
davacı taraf markasının gıda sektöründe yenilebilir --- ----- bakımından tanınmış marka olduğunu, davalı ------ esas unsurlu markalarının ---- ----ürünlerinde sınırlı tescilini kabul etmekle birlikte ------------ gibi ürünler bakımından kullanılmasında tanınmış markalarının itibarının zarara uğradığını, bu sebeplerle kısmi hükümsüzlük talep ettiklerini beyan ettiği, dava konusu ------markasının----- bakımından tescilli olduğu, davalının ---- ibaresinin kullanım hakkını -----emtialar bakımından dava dışı şirketten devraldığı,
bu çerçevede kullanımlarını sürdürmekte ve sınırlı kullanım çerçevesinde bu emtiaları kapsar mahiyette ---- esas unsurlu seri markalarını ---- nezdinde tescil ettirmekte olduğu, ayrıca ---- esas unsurlu markaların ----- sınıftan tescilli olmasında ve bu ürünlerin tüketicinin beğenisine sunulmasında davacının tanınmış markasının itibarının zarar gördüğünün, markanın kötülendiğinin veya kötüleştirildiğinin karartıldığının veya bulanıklaştırıldığının, markanın ekonomik değerinin azaldığının, tüketicileri markayı tercihinde olumsuz rol oynadığının davacı tarafından ispat edilemediği,
her iki tarafın da tescilli ürünlerinin marketlerin farklı reyonlarında farklı stantlarda tüketicinin beğenisine sunulduğu, ayrıca ------ibaresinin yenilebilir yağlar dışında farklı mal ve hizmetler bakımından kullanılmasının sağlanmasının markanın davacı ve davalı tarafça devrinden önce gerçekleştirildiği,
dolayısıyla her iki tarafın da birbirlerinin kullanımlarına razı olmak ve sınırları dahilinde kullanımlarını kabul etmek zorunda oldukları, davalı tarafından gerçekleştirilen üretim ve pazarlamanın belirli bir standardın üzerinde olması ve davalının markasına yapmış olduğu yatırımın davacı markasının itibarına zarar gelmesine engel teşkil etmediği, bu doğrultuda davalının markasının davacı markasının itibarına zarar vermesinin söz konusu olmadığı, ticari hayatta markanın, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan işaret olarak tanımlandığı,
tanınmış markaların toplumda edindikleri tanınmışlık düzeyi sayesinde mal veya hizmetleri ile bütünleşmiş ve iş bu mal ve hizmeti belirtme noktasında dikkat çekici ve bu sebeple tüketici tarafından tercih edici bir özelliğe kavuştukları, ancak her tanınmış markanın farklı mal ve hizmetlerde kullanılması markanın ayırt edici gücüne zarar verdiği anlamına gelmeyeceği, tanınmış marka ile ayniyet veya benzerlik taşıyan farklı mal veya hizmet sektöründe tescilli markanın tanınmış markanın ayırt edici niteliğine zarar verebilmesi için tüketici kitlesi nazara alındığında karıştırılma ihtimalinin bulunması gerektiği,
davacı markası ile davalı markasının taraflara devir ile geçmeden önce marka hakkı sahipleri tarafından farklı sınıflardan tescilinin sağlandığı, ilk Marka sahibinin buradaki amacının ------ markası ile farklı sektörlerde de faaliyet göstermek istemesi olmasının ticari hayatın olağan akışına uygun bir durum olduğu, nitekim günümüzde de buna uygun kullanımların mevcut bulunduğu,
bir markanın belirli bir sektörde tanınmış marka olmasının farklı sektörlerde kullanılmasına engel teşkil etmeyeceği, kaldı ki bilindiği üzere tarafların ayrı ayrı markaları devralırken markaların farklı mal ve hizmet sektörlerinde tescilli olduğunu bildikleri, davacı markasının gıda sektöründe --------- için tescilli ve tanınmış marka iken, davalı taraf markasının sektör olarak aralarında bağlantı bulunmayan ---- ürünlerinde tescilli marka olduğu, markaların sektörlerinde uzunca bir süredir kullanılıyor olması ve ayrı ayrı marka değerlerinin bulunması sebebiyle tüketici nezdinde karıştırılması ihtimalinin bulunamadığı,
davacı markasının ayırt edici karakterine zarar verilmesinin mümkün olmadığı, dava dosyasına konu olayda 556 sayılı KHK'nun 8/4.maddesinin hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, açılan davanın reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından----- tarihli dilekçesi ile mahkememiz ----
tarihli hükmün bozulması talebi ile temyiz edilmiştir.
----------- tarihli
yargıtay ilamı ile " ...hükümsüzlüğü istenilen ------- markasının kapsadığı ürünler içesindeki "Aşındırıcı ürünler --------Parlatma ve bakım ürünleri ------ malları bakımından dava konusu markanın bu ürünler üzerinde kullanılması halinde, 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi uyarınca mahkemece de zeytinyağı emtiası üzerindeki kullanımı nedeniyle tanınmışlığı kabul edilen davacıya ait ----- markasının itibarına zarar verilip verilmeyeceği, markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği veya haksız yarar sağlanıp sağlanmayacağı hususlarında bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle bu hususa ilişkin davacı itirazları karşılanmaksızın bahsi geçen ürünler bakımından da davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2019/143, K. 2020/162, 3 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama