KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1174
- Karar No
- 2021/1419
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2021
Karar Metni
1.598 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/1174 Esas
KARAR NO : 2021/1419
DAVA
Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 16/07/2013
KARAR TARİHİ: 27/12/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ---- davalı---- plaka sayılı aracın sürücüsü davalı---- alkollü araç --------- trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada davacılar ---- plaka sayılı araçta yolcu bulunan --- hayatını kaybettiğini, müteveffa ---- ölümü nedeni ile annesi, babası ve abisinin----- desteğinden yoksun kaldığını belirterek belirlenecek maddi tazminat ile ----manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Müteveffa ------vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu kazaya karışan aracın kendisine ait olmadığını, aracın kaza tarihinden önce araç sürücüsüne satıldığını, araçla bir ilgisinin bulunmadığını belirterek şahsı yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin adresi ---- olduğundan dolayı yetki itirazında bulunduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu iddia ettiği bu sebep ile görev itirazında da bulunduğunu,----- poliçesi ile davalı şirkete sigortalı olduğu,
poliçede verilen ölüm teminatı ----olduğunu, manevi tazminat poliçe kapsamında olmadığını, davacının davalı şirkete müracaatı üzerine hasar dosyasının açıldığını, gerekli belgelerin toplanmasına müteakip aktüer tarafından destekten yoksunluk tazminat hesabı yapıldığını, aktüer tarafından tespit edilen ---destekten yoksunluk tazminatı ---- tarihinde davacıya ödendiğini ve davalı şirket ibra edildiğini, davacılar tarafından davalı şirket gayri kabil rücu kaydıyla ibra edildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza esnasında hatır taşımasının mevcut olduğunu, -----plakalı araçta hatır yolcusu olarak bulunduğunu,
ücret mükabilinde taşıma söz konusu olmadığını, bu nedenle borçlar kanunu-----uyarınca tazminat hesaplamasında %25 hatır taşıması indirimi uygulanmasının gerektiğini, açıklanan bu sebeplerden dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep ettiği görülmüştür.
Davalı --- vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin---- olduğundan dolayı yetkili mahkemenin ----- olduğunu bundan dolayı yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; ---tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden ---- annesi, babası ve kardeşi tarafından araç sürücüsüne, işletene ve sigortacısına karşı açmış olduğu destekten yoksun kalma maddi tazminat ve sürücüsüne ve işletenine karşı manevi tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; kazanın oluşumunda araç sürücüsünün kusur oranı, müteveffa -----müterafik kusurunun olup olmadığı, hatır taşımasının olup olmadığı, müteveffa ----- davacılara destek olup olmadığı, davacıların destekten yoksun kalma tazminat talep edip edemeyecekleri, edebileceklerse miktarının ne olduğu, sigorta tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, davacıların bakiye tazminat talep edip edemeyecekleri, davacıların manevi tazminat talep edip edemeyecekleri ve miktarı hususlarında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Kazaya karılan araç trafik kayıtları, ceza dosyası, müteveffa ------- davacıların nüfus kayıt örneği, kaza tespit tutanağı, poliçe, hasar dosyası, sigorta tarafından yapılan ödemeye ilişkin belge, tarafların sosyal ve mali durum araştırma tutanakları vs. Taraflarca bildirilen tüm deliller dosya içerisine alınmıştır.
Dava konusu kaza nedeniyle davalı ---- Sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmiş, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatı, ------- düzenlenmiş olup; ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin edilmesi hükme bağlanmıştır. Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse ------maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.-------sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Öncelikli olarak davalı müteveffa ----aracın işleteni olmadığı hususundaki itirazın değerlendirilmesi gerekir. Davacılar tarafından her ne kadar aracın işleteni olduğundan bahisle---- davalı olarak gösterilmiş ise de; dosya içerisine alınan trafik kayıtlarından anlaşılacağı üzere kazaya karışan --- plakalı aracın kaza tarihinden önce --- tarihinde diğer davalı ---- sattığı tespit edilmiş, kazanın olduğu tarihte ---- işleten sıfatının olmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Davaya konu kazada tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Dosya içerisine alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davalı sürücü ---- aracın teknik özelliklerine uygun sürmediği, dönemeçlere yaklaşırken hızını azaltmadığı, yanlış manevra yapma, park için ayrılmış yerlerde park eden araçlara çarpma, kurallarını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu ----- plakalı aracın ise kurallara uygun şekilde aracını park etmiş olduğundan kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacıların maddi tazminat miktarlarının belirlenmesi için birden çok rapor alınmıştır. Ancak--------- belirtildiği üzere hesaplamanın --- göre yapılan ---- tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi raporunda, müteveffa----- kazanın gerçekleştiği tarihte --------- devam etmekte olduğu, emsal araştırması için yazılan müzekkerelere verilen cevaplardan müteveffanın net kazancının belirlenemediği, ancak okuduğu bölüm itibariyle asgari ücretin ----- varsayımı ile hesaplama yapıldığı belirtilmiştir. Bilirkişinin bu belirlemesinin olağan yaşam koşullarına, müteveffanın okumuş olduğu ------- özelliğine uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda da belirtildiği üzere destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmesi için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması gerekmektedir. Davacı---- müteveffanın kardeşi olduğu, destekten yoksun kaldığının ispat edilemediği anlaşıldığından bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Diğer davacılar yönünden bilirkişi raporunda sigorta tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğu belirtilerek davacı anne için ---davacı baba için----- bakiye alacaklarının olduğu hesaplanmıştır.
Bilirkişiler tarafından yapılan bu hesaplamadan müteveffanın davalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilerek araca binmiş olmasından dolayı %20 ve taşımanın hatır taşıması olması nedeniyle %20 olmak üzere toplamda %40 indirim yapılarak davacılar-------- maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların manevi tazminat taleplerinin yönünden yapılan değerlendirmede ise; manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak,---- alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. ---------, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen hususlar dikkate alındığında davacı ---------oğlu ve diğer davac-------- kardeşinin kaza nedeniyle vefat ettiği, dava konusu kazada davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun belirlendiği, somut olayın özelliği, kusur durumu, müteveffanın müterafik kusuru davacıların yaşı, tarafların sosyal ve mali durumu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1174, K. 2021/1419, 27 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama