KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1204
- Karar No
- 2019/389
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2019
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/998 Esas
KARAR NO : 2019/366
DAVA
Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı)
DAVA TARİHİ: 23/12/2011
KARAR TARİHİ: 09/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı borçlu ------- olan alacağı sebebi ile -------- tarihinde---- alacağı için Kadıköy 2. İcra Md. ----------- E. sayılı ve diğer davacı --------alacağı için Kadıköy 7. İcra Md.----------- E. sayılı dosyalarında icra takipleri yapıldığını ve takiplerin kesinleştiğini,
borçlu şirket adresinde haczi kabil menkul malada rastlanmadığı ancak takip borçlusu şirketin ------------ parsel noda kayıtlı arsa nitelikli taşınmazdaki 40/900 hissesini ------- tarihinde-------------- y. sayılı resmi senetle ve borçlu şirket adına vekaleten ---------tarafından diğer davalı ----------- TL bedelle devrettiğinin anlaşıldığını, yapılmış olan satış şeklindeki devir işleminin,
borçlunun borçlarını ödemekten kaçınmak ve üzerine haciz konulmasını engellemek için gerçek değerinin altında bir değerle ve İİK 278/2 maddesinde bağışlama olarak nitelenen tasarrufla devrettiği ve bu devrin iptale tabi tasarruflardan olması nedeni ile taşınmazdaki davaya konu hisse tapu kaydı üzerine ihtiyati haciz konularak tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan --------- vekili günlü cevap dilekçesinde müvekkili tarafından taşınmazın diğer davalı şirketten satın alınmasında davacılara zarar vermek kastıyla hareket etmediği gibi müvekkilinin diğer davalının mali durumunu bile bilecek durumda olmadığı ve iyiniyetli olduğu İİK 280/1 maddesindeki yasal şartın gerçekleşmediği dava konusu taşınmazın yaklaşık 50 m² yüzölçümünde 30 yıllık ve depo olarak kullanılan davalı borçlu tarafından birkaç yıldır satışa çıkarılan ancak satılamayan bir taşınmaz olduğunu ve gerçek değerinden satın alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalı -----------vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın satış ve devrinin diğer davalıya İİK 280 maddesinde belirtilen "Alacaklara zarar verme kastı" ile yapılmadığını, müvekkilinin malvarlığında bir eksilme olmadığını, taşınmazın satış tarihinde piyasa değerinin altında fahiş bir farkla satıldığının ispat külfetinin davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, tasarrufun iptali taleplidir.
Dava, ilk olarak ----------- tarihinde ikame edilmiş; İstanbul Anadolu 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin-------------- K sayılı dosyasında görülmüş, tasarrufun iptaline konu olan taşınmazın rayiç değerinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve nihayetinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay 17 HD nin 2014/7940E, 2016/3228 K sayılı,15/03/2016 tarihli ilamı ile, “Dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli olan 38.000 TL ile bilirkişi tarafından belirlenen 60.000 TL rayiç bedel arasında misli fark bulunmadığı gibi davacılar tarafından davalı 3.kişi ------------borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu (kötüniyetli) ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Davacılardan ------------ tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile alacağını------------ temlik ettiği, buna dair noterde hazırlanmış temlik sözleşmesinin dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Akabinde tek davacı olarak kalan -------de, alacağını ------------ devrettiği, buna ilişkin temlik sözleşmesini de 14/04/2015 tarihinde sunduğu anlaşılmıştır.
-------------- de 17/03/2017 tarihli kararla ----- ile yine --------- ünvanı altında birleştiği , böylece davacının -------------- olduğu anlaşılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Ne var ki dosya Yargıtay incelemesinde iken davalılardan----------- Gebze 2. AHM.nin --------- K sayılı, ----- tarihli kararıyla iflasına karar verildiği; bu kararın Yargıtay 23 HD nin incelemesinden geçerek onama kararı üzerine, 09/05/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Gebze 3. İcra Müdürlüğünün ---------- iflas sayılı dosyasında ikinci alacaklılar toplantısının 01/08/2017 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır. Gebze 3. İcra Müdürlüğünün yazı cevabında belirtilen iflas idare memurlarına tebligat çıkarılarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiştir. Nihayet tebligatların yapılması üzerine,------- tarihli celsede bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Tasarrufun iptaline konu taşınmazın ------ tarihinde --------’a satışının yapıldığı; buna karşın icra takiplerinin ------------ tarihinde başlatıldığı açıktır. Öte yandan davalı ------- borçlu ile el ve iş birliği içinde kötü niyetle hareket ettiği de ortaya konamamıştır. Yine bozma ilamında belirtildiği üzere rayiç değer ile satım bedeli arasında misli ile fark olmadığı anlaşıldığından, tasarrufun iptali talebinin koşulları oluşmadığı anlaşılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1204, K. 2019/389, 10 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama