KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/413
- Karar No
- 2021/841
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2021
Karar Metni
767 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/413 Esas
KARAR NO : 2021/841
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/04/2017
KARAR TARİHİ : 29/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket aleyhine-------dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, icra dosyası celp edildiğinde takibe ve davaya konu çek ile dosyaya sundukları müvekkili şirket yetkilisi ------ imza sirküleri arasında kıyaslama yapıldığında imzaların aynı olmadığının görüleceğini, ayrıca imza sahteliğinin ortaya çıkması bakımından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, çekteki imzanın sahte olduğunu, müvekkili şirketin davalıya borcu olmadığını, aleyhi başlatılan icra takibinde ----miktarlı çekin takibe konulduğunu ana para ve ferileri ile birlikte takip çıkışı toplamı ------- tahsili talep edildiğini,
ancak sahtelik mefhumu nedeniyle müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket bakımından telafisi imkansız zararların doğmaması açısından öncelikle teminatsız olarak, bu talebinin reddi halinde mahkemece uygun görülece bir teminat karşılığında icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını talep ettiklerini, alacaklı olarak görülen tarafın takibi başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğundan takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere müvekkili lehine kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini,
takibe konu çek üzerindeki imzanın sahte olması nedeniyle takip çıkışı toplam borç olarak görünen ------ borçlu olmadıklarının tespitine ve menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın takip dayanağı çek üzerinde ki imzanın şirket yetkilisin ait olmadığını iddia ettiğini ancak bu iddianın gerçek dışı olduğunun yargılama neticesinde ortaya çıkacağını, davacı tarafın icra takibi sonrası İcra Hukuk Mahkemesi'nde itiraz davası açtığını ve dosya hakkında yetkisizlik kararı verildiğini, yetkisizlik kararı sonrası dosyanın yetkili yer icra müdürlüğüne gönderildiğini ve takip dosyasında işlem yapılmadığını, hal böyle iken davacı tarafın kötü niyet iddiasında bulunmasının asıl davacı tarafın kötü niyetli olarak iş bu davayı ikame ettiğini gösterdiğini,
bu nedenlerle haksız davanın reddi ile davacı tarafın kötü niyetli olması sebebiyle takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Hukuki niteliği itibariyle ----- dosyasına konu ---- keşidecisi dava dışı ------ çekteki imzanın davacıya ait olmaması sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemli menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce icra dosyası celp edilmiş, davacının imza örneklerinin bulunduğu kurumlardan evrak asılları ve çek aslı celp edilmiş, çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti için dosya ------ gönderilmiştir. --- tarafından tanzim edilen ---tarihli raporda özetle: "İnceleme konusu çekin arka yüz ------ üzerinde atılı ------- mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar hesaplandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyaslı ------ içeriğinde kanaat bildirmişlerdir.
Davalı taraf rapora itiraz etmiş ise de; raporda hangi aletlerin kullanıldığı, hangi inceleme yöntemi ile inceleme yapıldığı açık olup, tek tek imza örneklerinin rapora görsel açıdan yerleştirilmemesinin raporun sonuç kısmını değiştirmeyeceği, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespiti için bir çok evrak aslının bulunduğu ve üç kişilik heyetçe varılan kanaatin aksine başkaca bir delil olmadığı anlaşılmış, hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda karar vermek gerekmiştir.
Dava imza inkarına dayanılarak açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. İmza inkarı kıymetli evrağın sahte olarak düzenlendiği iddiası olup mutlak def’i niteliğindedir. İmzayı inkar eden tarafından çek üzerindeki herkese karşı ileri sürülebilir. Mahkememizce alınan------ raporunda davacı şirket yetkilisinin imzası ile çekteki imza arasında kıyasla farklılıklar saptandığı, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşılmıştır.
Alınan rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğundan davanın kabulüne, davacının çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan davacı davalının kötü niyetli olduğundan bahisle kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de; davalı ile davacı arasına başka cirantaların da girdiği, davacının cirosunu davalının takip etmediği anlaşılmış, davalının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı istemi yerinde görülmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/413, K. 2021/841, 29 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama